Connect with us

konser

Zeytinli Rock Festival Soulfly Kritiği

Brezilyalı Groove metal grubu Soulfly, Zeyinlideydi

Published

on

Brezilyalı Groove metal grubu Soulfly, Zeyinlideydi

Festival alanına geldiğimizde oturduğumuz yerde beklemeye başlıyoruz. Panda sahnesinin ilk konserinin saati geçiyor. Zaten ortada bir Panda Sahnesi yok. Üstüne resmi bir açıklamada yok ortada. Tost almaya çalıştığımız sırada ön grupların paralarının ödenmediği, ana sahneninde biraz sonra toplanacağı söylentisi yayılmaya başlıyor.(Organizatörler bununla kalmayıp Güvelik Firmasının ve festival alanında çalışan gençlerinde parasını ödememiş hatta kapıda bekleyen görevlilere bir su dahi verememiş) Soulfly için o kadar yol teptiğimiz için umrumuzda değil beklemeye devam ediyoruz. O gün çalacak bir kaç grup toplanıp, festivalin merkezinde yer alan cafeye doğru gelmeye başlıyor. Onlarda bizim gibi umutsuzca beklemeye başlıyor. Birkaç saat sonra anasahneden bir duyuru yapılıyor; arkadaşlar festivalimiz tüm …… devam ediyor, arkadaşlar fes…imiz tüm hızıyla devam ediyor, arkadaşlar festivalimiz tüm hızıyla devam ediyor.

Bunlarda anlıyoruz ki ses sisteminde büyükçe bir delik var. O kadar geldik ama olsun kalk gidelim sıkıldım demeye başlarken yine aynı yöreden bir ses; Soulfly kendi ses sistemini getirmiş bu akşam çıkacakmış deniliyor. Rahatlıyoruz. Festival alanını gezdikten sonra sahnenin arkasında gölge bir yere oturup olayları takip etmeye devam ediyoruz. Biraz sonra olayların göbeğindeyiz. Bütün organizatörler birkaç metre ötemizde tartışıyorlar, bağırıyorlar, telefon ediyorlar. Hatta aralarında en yetkili gibi görünen bir abi; Bizim 4 tane avukatımız var gerekirse çıkmadıkları için davada açarız diye kimsenin duymadığını düşünerek tehditler bile ediyor. Bu konuşmadan öncede amatör gruplar haklı olarak; biz çıkamadık tazminat isteriz diyolardı. O sırada hızla bir minibüs geliyor içinden çıkan arkadaş; abi adamlar (muhtemelen Soulfly elemanları) benden hotel odasının anahtarlarını aldı diyor ve arabanın içindeki ses aletlerini indirmek için sahnenin arkasına geçmeye çalışıyor. O sıradada grubun baterisi indirilip, bir süre sonra geri yükleniyor sonra tekrar indiriliyor. Bunlar olduktan sonra sahnenin en önüne geçip beklmeye başlıyoruz. Saat 19.00. Hiçbir grup çıkmamış. Çoğu ziyaretçi alanı terk etmiş. Sponsor çadırlarından bir kısmını toplanmış durumda. Sahnenin sağ önünde beklemeye başlıyoruz.

Ses sistemi takılıyor, hava kararıyor, sahne önündeki kalabalık artmaya başlıyor. Çoğu Soulfly için saatlerdir bekleyen kalabalık protestoya başlıyor. Dahil oluyoruz. En öndeki bariyerlere vuruyoruz ki o sırada organizatör hanımlardaan biri geliyor ve; susmazsanız grup sahneye çıkmayacak gidecek diyerek blöf yapsada kimse dinlemiyor ve bağırmaya devam ediyorlar. Sonrada o güzel hanımdan seyirciye doğru; sus lan o.çocuğu diye bir serzeniş geliyor. Küfürde yiyoruz. Islıklar, alkışlar devam ediyor. Bizi susturmak için elinde metal adına sadece Metallica bulunan DJ yüksek seste bütün albümleri açıyor. Metallica yüzünden kusmak üzereyiz. Saat 22.00 olduğu sıralarda Soulfly`ın teknisyenleri sahneye çıkıp soundcheck yapmaya başlıyor. Aralarından şişman olanını oldukça seviliyor olsada tam arkamızda bulunan ve liseli olduklarını söylemeselerde anladığımız grup; herşeye küfür etmeye, sahneye çıkan tercüman kızlara, organizastör hanımlara küfürlerini sürdürüp, gülüşüyorlar. Üstüne birde Ceza gelse 50th cent gitse muhabbeti açıyorlar.

Sonunda benden önce biri çıkıp; biz buraya Soulfly için geldik deyip bir nebzede olsa o grubu sustuyor. Susmasalar güç kullanmaya hazır. Saat 01.00`a geldiği sıralarda gitarist, bassçı, baterist sırasıyla geliyor ve arkadan ezilmekten korkanlar çıksın uyarısı tam zamanında geliyor. Beklenen adam Max elinde Brezilya desenli gitarıyla gelince ortam hareketlenmeye başlıyor. En önde olduğum için mutlu olduğum dakikalarda başlıyor. “Blood, Fire, War, Hate” İle Soulfly`ın sahneye çıktığı sıralarda tam arkamda inanılmaz bir pogo başlıyor. Toplasan 1.000 kişi etmeyecek sağ taraf kendinden geçiyor. Ortamın kumsal olmasından dolayı yükselen tozun haddi hesabı yok. Girişi kaydettikten sonra kamerayı cebime koymaya çalışıyorum ama sağımdan solumdan insanlar fışkırıyor. Şarkının nakarat kısmıyla kafam kopana kadar sallıyorum kafamı. Pogo hala devam ediyor. Bir kaç resim çekip devam ediyorum. “This is the prophecy” başlayınca video almaya çalışıyorum ama video izlenmez durumda sanırsam şarkının çoğunda avazım çıktığınca bağırıyorum. O sırada kafamın üstünden biri geçiyor. Max, Circle Pit diye bağırıyor. Durmayan pogo çoşuyor. Seyircinin durmadığını görünce bir kaç şarkı sonra Max küçük el hareketleriyle; Türkiye, ayrılın şöyle ikiye Wall of Death zamanı diyor ve görüş mesafesi 10cm`e kadar düşüyor. O kadar çok yükleniyorlar ki ön tarafa güvenlik amiri birini gönderip önümdeki birleşme noktasına bir adamın yüklenmesini söylüyor. Tam hatırlamasamda o sırada “Bloodbaht & Beyond” başlıyor.

Şaçlarımdan çıkan ter yüzünden görevli biraz olsun uzaklaşsada bırakmıyor demirleri. Az bilinen hatta bilmediğimiz şarkılar sırasında ortalık duruluyor. Görevlinin gözlerinde bunlar ne yapıyor bakışlarını görebiliyorum. Adamın kolu yüzünden hızımı alamadığım için yanımdakiyle yer değişiyoruz. “Rise of the Fallen” başlıyor. Çıksada dinlesek değidiğim şarkıya eşlik edemiyorum. Nakarat kısmını tam söylemiyor Max, bakıp kalıyoruz. Yine son albümden “Kingdom” giriyor az sayıda kişiyle eşlik ediyorum şarkıya. Nakaratta bütün vokal özelliklerimi sergiliyorum, demirlerden aşmak üzereyim. Kingdom bittikten sonra beklenmedik şekilde “Pantera-Walk” çalmaya başlıyorlar. Sonradan üstüme alınıyorum tek başıma Kingdom söyledim üstümdede Pantera t-shirtü var jest mi lan deyip bütün narsisliğimi ortaya seriyorum. Bir ara ortaya büyük 3 trampet geliyor. Az önce seyirciye küfür eden hanım abla bütün bu küçük sahneyi ben yarattım yürüşüyle gelip seyircilerden, az önce “Orgazmatron” diye bağıran arkadaşı sahneye çıkarıyor. Max elindeki bagetlerden birini arkadaşa veriyor ve çalmaya başlıyorlar. Ordaki arkadaşa bir sürü küfür ediliyor arkadan yerinde olmak isteyenler tarafından.

Max`e sarılıp büyük ihtimalle orgazmatron istedikten sonra bagetlerle aşağıya geliyor. Sahnede tek bırakılan baterist ritim atmaya başlıyor sonra kalkıp o sıcakta deri eldiven giydiği ellerini kaldırıp sol tarafı işaret edip çığlık istiyor. Sadece ön tarafı çalışan soldaki arkadaşlar cılız bir ses çıkartıyor. Wall of death bile yapılan sağ tarafa geldiğinde kendi sesimi duyamıyorum. Aynı olay birkez daha tekrarlanıyor ama iki sıra arkamda duran kızı durduramıyorlar sonraki şarkılarda ince sesiyle ortalığı yıkıyor. Grubun seyirciyle olan etkileşimi inanılmaz. Nerdeyse her şarkıdan sonra alkışlamamızı yada elleri yukarı kaldırmamızı istiyorlar. Bir ara “Eye for an eye” çalarken yarıda kesip Oley Oley Oley Soulfly Soulfly diye bile bağırdık. Bir ara arkada duran Brezilya bayrağının etkisiyle Lay Lay Laydan sonra Şampiyon Brezil diye bağıracağımızı sandım Brezilya Milliyetçiliği sayfanın etkisiyle. Olmadı. Almanya`da 10.000lerce kişiye çaldıktan sonra bu kadar az insanı inanılmaz şekilde etkiledi grup. Ondan olsa gerek grup sahneden indikten sonra yaklaşık 1 dakika boyunca seyirci Soulfly diye bağırdı.

Sesleri az çıkıyordu. Bende dahil bağıran herkesin sesisinin kısılmasından dolayı. Organizasyonun son günü batırmasına, hiçbir grup çıkmamasına, seyircilerin yarısının alanı terk etmesine, alanda kalan birçok insanın öğle saatlerinde Black Eyed Peas dinlerken kalça sallamalarına, organizatör ablalardan küfür, Soulfly teknisyeninin gitar sadece öndeki hopörlerden çıksın yanlar kalsın dediğini anlamayan ses teknisyeninden azar işitmemize, 3 liraya satılan bira bardaklarından her 3ünden 1inde su içmemize, Soulfly`da müzisyen miydi şimdi diyen tiky gençlerin ortamdan bir türlü gitmemesine rağmen, grup gösterebileceği en iyi performanslardan biriyle Türk seyircisini 2. kez mutlu etti.

çalan şarkılar:

1. Blood Fire War Hate
2. Kingdom
3. Roots Bloody Roots (Sepultura cover)
4. Troops of Doom (Sepultura cover)
5. Refuse/Resist (Sepultura cover)
6. Rise of the Fallen
7. Porrada
8. Prophecy
9. Unleash
10. Seek N Strike
11. Bloodbath & Beyond
12. Back To The Primitive
13. L.O.T.M.
14. Jumpdafuckup / Eye For An Eye

Continue Reading
1 Comment

1 Comment

  1. m3taaa

    21 Ağustos 2010 at 19:37

    Barış Durmuş: Chaos AD çalmadılar, Refuse Resist çaldılar, davulda Max’in oğlu Zyon vardı. Sepultura’dan Troops of Doom çaldılar onu eklememişsin, this is the prophecy değil, sadece “Prophecy” şarkının adı. “3” albümünden Seek’n Strike çaldılar, eklememişsin. Eye for an Eye’dan önce Jumpdafuckup çaldılar, 1 dakika sonra filan Eye for an Eye’a geçip kapanışı yaptılar. Ayrıca Arise çalmadılar.

Leave a Reply

Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

konser

Blood Red Shoes İstanbul’da konser verecek

İkonik indie rock ikilisi Blood Red Shoes, 02 Ekim 2025’te %100 Studio sahnesinde unutulmaz bir geceye hazırlanıyor! Laura-Mary Carter ve Steven Ansell’den oluşan bu güçlü ekip, enerjik ve yıkıcı sahne performanslarıyla dinleyicilere tam anlamıyla patlayıcı bir deneyim yaşatacak.

Published

on

İkonik indie rock ikilisi Blood Red Shoes, 02 Ekim 2025’te %100 Studio sahnesinde unutulmaz bir geceye hazırlanıyor! Laura-Mary Carter ve Steven Ansell’den oluşan bu güçlü ekip, enerjik ve yıkıcı sahne performanslarıyla dinleyicilere tam anlamıyla patlayıcı bir deneyim yaşatacak.

(daha&helliip;)

Continue Reading

konser

Starsailor İstanbul’da

Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor İstanbul’da!

Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor, 24 Ekim’de %100 Müzik katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle bir araya geliyor! 2000’lerin başından itibaren melankolik melodileri ve içten şarkı sözleriyle geniş bir hayran kitle…

Published

on

Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor İstanbul’da!

Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor, 24 Ekim’de %100 Müzik katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle bir araya geliyor! 2000’lerin başından itibaren melankolik melodileri ve içten şarkı sözleriyle geniş bir hayran kitlesi edinen grup, yeni albümleri Where The Wild Things Grow ile Türkiye’deki sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor.

(daha&helliip;)

Continue Reading

konser

Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta

+1 İftiharla Sunar: Thrash metal efsanesi Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta!

Geçtiğimiz sene ülkemizi ziyaret eden ve biletleri 15 dk içinde tükenen MEGADETH, Türk hayranlarına minnettarlığını göstermek üzere yeniden İstanbul, KüçükÇiftlik Park’ta!

BİLETLER HABERİN DEVAMINDA

Published

on


+1 İftiharla Sunar: Thrash metal efsanesi Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta!

Geçtiğimiz sene ülkemizi ziyaret eden ve biletleri 15 dk içinde tükenen MEGADETH, Türk hayranlarına minnettarlığını göstermek üzere yeniden İstanbul, KüçükÇiftlik Park’ta!

BİLETLER HABERİN DEVAMINDA

(daha&helliip;)

Continue Reading

Konserler