Connect with us

konser

Sonunda… Karşımızda Helloween!

1 Şubat 2006 akşamı, yıllardır gelmesi için beklediğimiz 80lerin güzide gruplarından Helloween, Keeper Of The Seven Keys The Legacy World Tour 2005/2006 adı altındaki turlarıyla İstanbul Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde sahne aldı. Grubun öncesinde ise yeni albümleri ‘Divan’ ı çıkaran yerli grup…

Published

on

1 Şubat 2006 akşamı, yıllardır gelmesi için beklediğimiz 80lerin güzide gruplarından Helloween, Keeper Of The Seven Keys The Legacy World Tour 2005/2006 adı altındaki turlarıyla İstanbul Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde sahne aldı. Grubun öncesinde ise yeni albümleri ‘Divan’ ı çıkaran yerli gruplarımızdan Knight Errant alt grup olarak sahne aldı.

Helloween konserinin kritği için haberin devamına tıklayın.

Hafta içinde konser yapma zihniyetine her ne kadar karşı olsam da oraya gittiğimde sahnede olacak olan grup Helloween’dı ve bu her şeye değerdi benim için.Ama yine Taksim’e geç gelip DoRock Bar’da içme faslını biraz uzun tuttuğum için alt grup Knight Errant i izleme şansını elde edemedim.Neyse…Yeni Melek’e girerken koluma takılan bileklik beni ne kadar kangren etmek istese de elime tutuşturulan bir el ilanı tansiyonumun o an için düşmesine sebep oldu; Testament geliyor!!! O gün aldığım en güzel haber de buydu. Klasik, Yeni Melek’de vestiyer engelini de atlattıktan sonra büyük bir hızla Helloween için önlere doğru yardırma hareketlerini kendimce başlatmış oldum ve nerdeyim, bodyguardlarla burun buruna, göz göze, yani en önde… Ve, ağzım kulaklarımda artık, Helloween sahnede! Önce bir şaşırma, anı yakalayamama sendromu, şaşkınlık, bu bir rüyamı Tanrım vs derken, başladık sahnedeki performansa hakkını vermeye… Şöyle bir mekanı süzüyorum; ön VIP, balkon VIP, geri kalan her yer düşündüğüm gibi yeterince dolu, Helloween konserine yakışır bir şekilde.
Gelelim kadroya, tabiî ki gönül isterdi ki bizler Helloween i seneler önce o ilahi kadrosuyla görelim, ama napalım buna da şükür dedik de ben birkaç yerde onu da diyemedim valla. Neyse, vokal Andi Deris’den dalayım direkt yorumuma; tamam hoş adam güleryüzlü adam, sahnede iyi bir frontman, seyirciyi de çok sevdi,eyvallah ama izleyenler fark etmiştir,özellikle birkaç parçadan sonra sesi yetersiz kalmaya başladı ve şarkılar olduğundan bir ton aşağı çekilerek çalındı.Yani Andi kesinlikle maçın yıldızı olamaz benim gözümde:) Gelelim gitarlara,önce Sascha Gerstner, gördüm ki ön safhalardaki bazı hatunlar ona bakarken salyalarına hakim olamıyordu.Maşallah boylu poslu diğerlerine göre genç bir eleman ve bildiğiniz Finli tipi hakim Sascha’in yüzünde,davulcuları Dani ondan gül aldığı zaman ‘ibne’ Sascha’ın ağzından dökülen ‘Türkçe’ kelimeydi;buna şaşırırken çok da güldük valla.Gruba uyumu ve soloları gayet başarılı,seyirciye karşı sürekli güler yüzlüydü ve bir seyircinin en çok sevdiği şey;sürekli pena dağıttı,tabi biz de bu penalardan nasibimizi alıp odamızın en güzel köşesine koyuverdik,hatıra olarak.Sıra benim adamım olan bassist Markus Grosskopf’da.Benim adamım demem sadece en sevdiğim müzik aleti olan bass gitarı çaldığı için değil,o konu da laf yok zaten,gitarı eline oyuncak etmiş müzisyenlerden biri,bunun dışında sürekli eğlenceli bir yapıya sahip olduğunu göstermesi,gülmesi,koşması,ve boy boy fotoğraflarını çekmem için önüme gelip poz vermesi beni onu izlerken mest etmeye yetti.Ben şarkılara eşlik ederken sanki doğru söylüyor muyum diye ağzımı okumaya çalışıyordu ve birçok izleyene daha yaptı bunu,en önlerde olan.0-6 yaş grubuna hitab edebilecek bir davul setiyle sahneye çıkıp grubun davulcusuyla atışması,kafasına göre zillere vurup vurup onları yere düşürmesi izleyici gülmekten kırdı geçirdi diyebilirim.Nerdeyse Steve Harris kadar sevdim adamın hareketlerini.Diğer gitarist Michael Weikath,yaşça biraz aşmış bir adam ama nedense sahnedeki hareketleri bana pek bir yapmacık geldi,şimdi diyeceksiniz adamın stili,tarzı o,bu da doğrudur ama seyirciyle arasına çizgi çekmiş bir gitarist gibi.biz Türk seyirciler genelde güleryüzlü sıcakkanlı olan grup elemanlarını baş tacı ederiz ya,heralde bende de öyle bir yargı oluştu.Adamın performansına baktığınızda amenna diyeceğim çünkü ona yazılmış tüm soloları hakkını vererek çaldı,hep sağ tarafta olduğu için gözümü ayırmadan izledim.Sürekli ağzında sigara yakıp gelmesi,Onu, eski 80ler gitaristlerindeki ‘coolllll’ bir havaya sokuyordu.Son olarak davulcu Dani Loeble,öncelikle şunu söyleyeyim; tam anlamıyla bir power davulcusu.15 dakika falan sürdü sanırım tam hatırlamıyorum ama yaptığı davul şov, gördüğüm kadarıyla Onu izleyen seyircinin ağzını açık bıraktırdı.En son dikkat ettiğimde birkaç seyirci Onun gibi baget döndürmeye çalışıyordu
Helloween neler çaldı, neleri çalmadı derseniz; Future World, The King For A 1000 Years, Eagle Fly Free, Hell Was Made In Heaven, A Tale That Wasn´t
Right (burada ağladığımı hatırlıyorum.), Occasion Avenue, Mr. Torture, The Invisible Man, Mrs. God, I Want Out, Dr. Stein, If I Could Fly, Power… Aklımda kalanlar bunlar.Fakat herkesin çektiği gibi benimde dikkatimi çekti daha doğrusu yadırgadım ki; çok sevdiğim The Time Of The Oath albümünden sadece bir parça gelirken,diğer çok sevdiğim albüm olan Better Than Raw albümünden hiç parça gelmedi.En azından insan bir ‘I Can’ ya da ‘If I Knew’ çalmaz mı yahu!
Helloween dışındaki dikkat ettiklerime gelince ses sisteminle biraz sorun vardı gibi, en azından en önden vokalin sesi zorlukla seçilebiliyordu, diyebilirim. Onun dışında tabiî ki yine bira olayına laf sokmadan geçemeyeceğim Yeni Melek Gösteri Merkezi’ne; dışarıda 1.300 e 1.400 e satılan bildiğiniz şişe Tekel Birası içerde 5 YTL’den satıldı. Yorumu size kalmış…
Sahnedeyken Helloween grubunun ne kadar samimi olduğunu ve ne kadar zevkle çalıp söylediğini gelenler zaten adamların gözlerinin içine bakıp görmüşlerdir ki gelmeyenlere de bu duyguyu anlatamayacağım, o yüzden yazımın sonunda tek teşekkürüm sonunda yurdumuza geldikleri için Helloween’a ve getirdikleri için organizasyonda çalışanlara gidecek… Eyvallah.
Buyurun arşivinize ekleyin, birbirinden güzel olduğuna inandığımız 10 fotoğrafı sizlerle paylaştık…

Konserden Kareler:

Continue Reading
6 Comments

6 Comments

  1. GlooM

    7 Şubat 2006 at 20:03

    eline saglik duygucum guzel bi kritik her zamananki gibi fotolarda cok guzel

  2. Nevermore

    7 Şubat 2006 at 20:21

    Cok güsel yorumlamıssın eline saglık 😉

  3. aargh

    7 Şubat 2006 at 22:16

    Hafta içi olmayacaktı bu konser be. Pff kötü oldu gidemedim valla. Neyse Duygucum kritik için teşekkürler ne oldu bitti baya bi anlatmışsın. Fotoğraflar için de teşekkürler ayrıca.

  4. kazuratbaba

    8 Şubat 2006 at 16:29

    Eline sağlık orda olamayanlar için güzel bir anlatım.
    hayal gibi bir geceydi.Markus inanılmaz bir performans göstererek herkesi kendine hayran bıraktı.Geri kalan üyeler de oldukça iyilerdi.Bir tarih dersi gibiydi.Ön grup Knight Errant da gayet gaz çaldılar ve helloweene yakışır bir performans gesterdiler.İyi seçim…Organizasyonu düzenleyenlere teşekkür fakat ses sistemi böyle bir grup için vasat kaldı.

  5. hollow2546

    19 Şubat 2006 at 05:21

    yorumsuz… hayatımdaki en güzel gecelerden birisiydi ve sanırım sayılı güzelliklerden birisi olarak da kalacak!… ( sırada testament de var – o da felaket sevindirici bi haberdi!- ) birlikte izledik ve eğlendik inanılmaz…penalarımız da hakikaten süper birer hatıra :)) fotolar da süper çıkmış ayrıca! ağzına sağlık süper yazmışsın!… — hakkaten yaaa…. better than raw’dan hiç çalmadılar :(( —

  6. hipo

    26 Mayıs 2006 at 08:55

    muhteşem bir atmosfer ve muhteşem bir sahne işte helloween bu dedirten bir gece dr. stein ve future world ses tellerimin gitmesine sebep oldular
    yine bekleriz :)))

Leave a Reply

Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

konser

Blood Red Shoes İstanbul’da konser verecek

İkonik indie rock ikilisi Blood Red Shoes, 02 Ekim 2025’te %100 Studio sahnesinde unutulmaz bir geceye hazırlanıyor! Laura-Mary Carter ve Steven Ansell’den oluşan bu güçlü ekip, enerjik ve yıkıcı sahne performanslarıyla dinleyicilere tam anlamıyla patlayıcı bir deneyim yaşatacak.

Published

on

İkonik indie rock ikilisi Blood Red Shoes, 02 Ekim 2025’te %100 Studio sahnesinde unutulmaz bir geceye hazırlanıyor! Laura-Mary Carter ve Steven Ansell’den oluşan bu güçlü ekip, enerjik ve yıkıcı sahne performanslarıyla dinleyicilere tam anlamıyla patlayıcı bir deneyim yaşatacak.

(daha&helliip;)

Continue Reading

konser

Starsailor İstanbul’da

Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor İstanbul’da!

Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor, 24 Ekim’de %100 Müzik katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle bir araya geliyor! 2000’lerin başından itibaren melankolik melodileri ve içten şarkı sözleriyle geniş bir hayran kitle…

Published

on

Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor İstanbul’da!

Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor, 24 Ekim’de %100 Müzik katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle bir araya geliyor! 2000’lerin başından itibaren melankolik melodileri ve içten şarkı sözleriyle geniş bir hayran kitlesi edinen grup, yeni albümleri Where The Wild Things Grow ile Türkiye’deki sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor.

(daha&helliip;)

Continue Reading

konser

Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta

+1 İftiharla Sunar: Thrash metal efsanesi Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta!

Geçtiğimiz sene ülkemizi ziyaret eden ve biletleri 15 dk içinde tükenen MEGADETH, Türk hayranlarına minnettarlığını göstermek üzere yeniden İstanbul, KüçükÇiftlik Park’ta!

BİLETLER HABERİN DEVAMINDA

Published

on


+1 İftiharla Sunar: Thrash metal efsanesi Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta!

Geçtiğimiz sene ülkemizi ziyaret eden ve biletleri 15 dk içinde tükenen MEGADETH, Türk hayranlarına minnettarlığını göstermek üzere yeniden İstanbul, KüçükÇiftlik Park’ta!

BİLETLER HABERİN DEVAMINDA

(daha&helliip;)

Continue Reading

Konserler