Connect with us

biyografi

Ölü Gelinim: MY DYING BRIDE

Aşk ve ölüm üzerinde yürüyen, melankoliyi yaratanlar üzerine bir yazı…
My Dying Bride doom’u yapan ve yaşatan sayılı gruplardandır. Dinlerken sizi alır ve uzaklara götürür. Götürürken birşeyler kopartır içinizden… Yıllardır sağlam kalmayı başarabilmiş, hala ayakta duran doom’u yazan en iyi …

Published

on

Aşk ve ölüm üzerinde yürüyen, melankoliyi yaratanlar üzerine bir yazı…
My Dying Bride doom’u yapan ve yaşatan sayılı gruplardandır. Dinlerken sizi alır ve uzaklara götürür. Götürürken birşeyler kopartır içinizden… Yıllardır sağlam kalmayı başarabilmiş, hala ayakta duran doom’u yazan en iyi gruptur belkide …

Biyografi için haberin devamına tıklayın!

1990 yılında İngiltere’de My Dying Bride’ın temelleri atıldı. Aaron, Rick, Andy ve Calvin uzun bir süre çalıştıktan sonra ilk demoları olan “Towards The Sinister” ı çıkardılar.25 Kasım 1990 yılında çıkan demo’da 4 şarkı olmak üzere 25 dakikadan oluşuyordu. Revolver Stüdyolarında kaydedilen demo Tim Walker tarafından kaydedilmişti.

Klavye ve gitar görevini Andy’nin üstlendiği, Aaron’un vokallik yaptığı, Rick’in davula geçtiği, Calvin’in ise gitarda görev aldığı ve kadronun yavaş yavaş oturduğu demo’dan sonra The God Is Alone isimli single piyasaya sürüldü.

Çalışmaların ardından beğenilen grup, başarısından dolayı Peaceville Records’un dikkatini çekti ve yeni bir albüm için bu şirket ile anlaşma yapıldı.

Grup, ilk albümleri “As The Flower Withers” için Academy Stüdyolarına kapattılar kendilerini ve çalışmalarına hız verdiler. Sonunda ilk albümleri 1992 yılında Peaceville Records tarafından sürüldü. Grubun ilk albümü olmasına rağmen, albüm büyük bir ilgi gördü ve başarı elde etti. Ortalama 50 dakika süren albümde inişli çıkışlı notalar, duygu patlamaları grubun fan kitlesinin oluşmasına neden oldu.

Bütün grupların yapamayacağı birşey vardırki, My Dying Bride bunu ilk albümlerinde hissettirmişti; sözlerini notalar üzerinde yüzdürmek ve o harikulade sesle bunu yaşatmak… Kuşkusuz Aaron’un sesinin mükemmelliği diğer albümlerde daha da belirginleşecekti..

Albümde; Silent dance, Sear me, The forever people, The bitterness and the bereavemen, Vast choirs, The return of the beautiful, Erotic literature olmak üzere 7 şarkı bulunuyordu.

Grup yeni albümleriyle birlikte Avrupa turnesine çıktı ve turnelerin ardından diğer Ep’leri olan “The Thrash Of Naked Limbs” i 1993 yılında kaydettiler. Kayıtlar sonrasında gruba o efsanevi kemancı olan Martin katıldı.

Ep’nin ardından grup tekrar Avrupa turnesine çıktı. Turneler oldukça başarılıydı fakat havanın soğuk olması hastalıklara neden oldu, bu da konserlerin gecikmesine ve turnelerin uzaması için iyi bir sebepti.

Turnelerden dönen grup tekrar kendini stüdyolara kapattı ve “Turn Loose The Swans” albümü bu zamanda piyasaya sürüldü. Albümk kapak tarasımı grubun vokali Aaron Stainthorpeun tarafından hazırlandı. 1993 yılının Haziran ayında İngiltere’de, Peaceville Records imzası taşıyan albüm diğer albümler gibi My Dying Bride’ın tarzını açık bir şekilde ortaya koyduğunu gösteriyordu. Melodiler ve sözler bütünlüğü sağlarken, doom çevresi tarafından ilgi gören My Dying Bride yeni albüm için tekrar çalışmalara başladı. Stüdyo çalışmalarına başlamadan önce grup konserler verdi, yol durumu yüzünden birkaç küçük kaza yaşayan grup üyeleri diğer albüm için tekrar Stüdyo’ya girdi…

Bir sene boyunca kendini çalışmalara veren grup o güzel albümlerden biri “The Angel And The Dark River” ı yayınladı. 1995 yılının Şubat ayında çıkan albüm gene Peaceville imzasını taşıyordu ve Academy Stüdyolarında kaydedilmişti.

Albüm şaşırtacak kadar başarılı 6 şarkıdan oluşuyordu ve şu ana kadar yapılmış en güzel My Dying Bride albümlerinden biriydi. Keman ve Aaron’un sesi birleşince harika bir albüm ortaya çıkmıştı. Doom çevresi tarafından çok beğenilen albüm iyi bir ilgi gördü, melankoli sonuna kadar yaşanıyordu ve taşıdığı sözler ritimler keman ve o kendine has güzelliğiyle Aaron’un içinden çıkılmaz sesi müziğin insanı ne derece etkileyebileceğini anlatıyordu. Hüzün o kadar sarmıştıki sözlerin arasından kaçan gözyaşları kemanı islattığında nefes almak daha da zorlaşıyordu…
Albümde; The Cry of Mankind, From Darkest Skies, Black Voyage, A Sea To Suffer in, Two Winters Only, Your Shameful Heaven ve The Sexuality of Bereavement adında 6 şarkı bulunuyordu.

Bu başarılı yapının ardından bir Avrupa Turnesine çıkıldı. Albümün başarısı konserlere yansıyor, canlı performansları fanları büyülüyordu. 1995 yılının sonunda “Trinity” çıktı karşımıza.. Albüm İngilterede kaydedilmişti ve dokuz şarkı bulunuyordu; Symphonaire Infernus Et Spera Empyrium, God Is Alone, De Sade Soliloquay, The Thrash Of Naked Limbs, Le Cerf Malade, Gather Me Up Forever, I Am The Bloody Earth, The Sexuality Of Bereavement, Crown Of Sympathy (Remix).. Kuşkusuz mükemmel bir albüm olduğu söylenemezdi, fakat inişli çıkışlı melodiler, gitarlardaki agresif tonlar ve o keman sesi albümün iyi bir satış elde etmesini sağladı. Aaron’un clean vokal yaparak söylediği bir şarkı vardıki 2000 yılında en iyi My Dying Bride şarkısı olarak seçildi “The Crown Of Sympathy” .. Slov ve yavaş bir şarkı olması şarkıya biraz daha çekicilik kazandırıyordu.

1996 yılında grup bir sessizliğe büründü ve biraz daha çalışarak biraz daha para ödeyerek “Like Gods Of The Sun” ı yayınladı bizlere.. Peaceville Records imzasını yaşıyan albümün editörlüğü Andy Green tarafından yapılmıştı. Albümde 9 şarkı vardı; Like Gods Of The Sun, The Dark Caress, Grace Unhearing, A Kiss To Remember, All Swept Away, For You, It Will Come, Here In The Throat ve For My Fallen Angel …For My Fallen Angel kemanın ağladığı bir şarkıdır. Derinden hissedilir doom’un etkisi.. Bir çok yerde Aaron’un ölen sevgilisine karşı yazdığı ağıt olarak geçer.

My Dying Bride yazdıkça beğeniliyor, dinledikçe ağlatıyordu. Başarısında ilerledikçe daha büyük çalışmalar bekleniyor sonuç alındıkça bir diğer albüme bakılıyordu.. Hep bir şeyler bekleniyordu My Dying Bride’dan.. Bu beklentilerin yüksek safhalarda olduğu dönemlerde konserler düzenlendi, turlara çıkıldı. Turlara yolunda başarılı olan bir diğer grup “Cathedral” ile birlikte devam edildi. Herşey bu kadar güzel gitmeyecekti kuşkusuz. Davulcu Rick turneler sırasında sakatlandı ve uzun bir süre çalamadı bunun sonucunda gruptan ayrıldı ve My Dying Bride yeni bir davulcu aramaya başladı. Rick’in yerine Dominion grubundan Bill Law geldi ve Rick’in yerine çalan Martin gruptan ayrıldı. Grup yeni düzene alışmakta pek fazla zorlanmadı ve çalışmalara ara vermemek istercesine yeni bir albüm ile karşımıza çıktı; “34.788% …” Albüm çıkışından sonra gruba geçici olarak katılan davulcu Bill Law yerini Anathema’dan tanıdığımız Shaun Steels aldı. 34.788% albümü müzikal açıdan birçok eleştiri görsede olumlu tarafları olmuştur elbette. 1998 yılında çıkan albümün imzasını yine Peaceville yaşıyor. Martin’in eksikliği albümde hissediliyordu ve fanlar tarafından diğer My Dying Bride albümlerine göre az ilgi gördü.

Albümün ardından verilen konserler sonrasında Johnny Maudlin klavyeye geçti ve 1999 yılının Kasım ayında “The Light At The End of the World” yayınlandı. Her albümde olduğu gibi bu albümde de Peaceville imzası vardı. 9 şarkıdan oluşan albüm; She Is The Dark, Edenbeast, The Night He Died, The Light At The End Of The World, The Fever Sea, Into The Lake Of Ghosts, The Isis Script, Christliar ve Searme III’den oluşuyordu.

Kuşkusuz bir sevgiliye yazılabilecek aşkı anlatabilecek en güzel doom şarkılarından birisiydi Searme ve My Dying Bride bu şarkıyı ne zaman, nerede kullanacağını çok iyi biliyordu. Albümün geneline bakıldığında her albümde yakaladığı başarıyı devam ettiren grubun, bu albümde de başarılı olduğu söylenebilir ki bir çok My Dying Bride fan’ları tarafından çok beğenilir. bu albümde gruba Hamish Glenncross gitar’da katılmıştı oysaki etkisini hissetmek oldukça zordu..

2000 yılında grup 10. yılını tamamlamıştı bunun ürünü olarak 2001 yılında “The Dreadful Hours” çıktı karşımıza.. Andrew Craighan editörlüğünü yapmıştır. Grup üyelerinin röportajlarındaki yorumlarına göre en çok sevdikleri albümleridir “The Dreadful Hours”.. ve aynı melankoliyi hissettirir. Kuşkusuz diğer albümlerinden pek bir farkı yoktu ama dinledikçe şarkı başlıkları, sözlerdeki duygunluk bu albümü biraz daha estetik gösteriyordu. The Dreadful Hours, The Raven and the Rose, Le Figlie della Tempesta, Black Heart Romance, A Cruel Taste of Winter, My Hope the Destroyer, The Deepest of all Hearts, The Return To The Beatiful albümde yer alan parçalardır.

2001 yılında verdiği konserlerden sonra grup, “Voice Of The Wretched” adıyla Hollanda’da verdikleri konseri DVD formatında yayınladı. Aynı yıl bir diğer DVD “For Darkest Eyes” ı piyasaya sürdüler.

2004 yılına geldiğimizde My Dying Bride’ı “Songs Of Darkness, Words Of Light” isimli çalışmalarıyla gördük. Albümde The Wreckage Of My Flesh, The Scarlet Garden, Catherine Blake, My Wine In Silence, The Prize Of Beauty, The Blue Lotus, And My Fury Stands Ready ve A Dommed Lover adında 8 şarkı var.Daha iyi bir albüm olabilirmiş çünkü geçmişteki albümlere bakıldığında beyninizi sarsacak kadar başarılı olan çalışmalar var. Albümde dikkatleri üzerine çeken şarkılardan birisidir ki “My Wine In Silence” fanları tarafından yapılan anketlerde en iyi My Dying Bride şarkısı sıralamasında “For My Fallen Angel” dan sonra gelir..

Diğer albümleriyle kıyaslanırsa çok iyi bir yapıt olduğu söylenemez. Bir çok grupta da olduğu gibi My Dying Bride zamanla değişmiş tarzını oturtmuş ve bu tarz üzerinde yeni yapıtlar üretmeye devam etmiştir. Son olarak 2005 yılının Ağustos ayında “Sinamorata” adlı DVD sini piyasaya sunmuştur. Fanları tarafından çekilmiş oldukça iyi sahneler var içinde. Arşivde bulunması gereken yapıtlardandır..

Ayakta kalmayı başarabilen sayılı Doom gruplarından biridir.. Sözleriyle, melodileriyle kalitesini ortaya koyar.. Yeni albümleriyle yeni bir sayfa bekliyoruz My Dying Bride’dan…

Zor Dergisinin 6. sayınsında yaptığı dev MDB röportajından bir kesit..

Zor: Anathema hakkında ne düşünüyorsun? Geçmişte iki grubun bibirinden nefret ettiğini söylemiştin. Şu an durum nasıl? Sizi kendilerinden bir rifi çalarak “Sear Me” de kullanmakla suçlamışlardı. Andy de bir keresinde, bir Anathema elemanıyla bir barda buluştuğunu ve o zaman beste aşamasındaki bir parçayı mırıldandığını, sonra Serenades’i (ilk Anathema albümü) dinlediğinde o mırıldandığı rifin aynısının kullanıldığını duyduğunu söylemişti. Andy’ye göre o rifin “Turn Loose The Swans” albümünde kullanılması planlanıyormuş. Bundan haberin var mı? Varsa “Serenades” deki hangi riff MDB’den arak?

Aaron: Anathema’dan nefret etmiyoruz. Hiç etmedik. Ancak fazla görüşmüyoruz. Çünkü onlar kendilerine göre doğru olanı biz de kendimize göre doğru olanı yapıyoruz. Bazen birlikte çalışmamız gerektiğinde, ortam biraz ısınabiliyor. Ancak insanların abarttığı kadar değil. Andrew/Serenades hikayesinde ne olup bittiğinden tam emin değilim. Sanırım fanlar kimin şarkısının kiminkine benzediğine karar verebilir.

Albümler:
1990, Towards The Sinister (demo)
1991, God Is Alone (7″)
1991, Symphonaire Infernus et Spera Empyrium (EP)
1992, As the Flower Withers
1992, The Thrash Of Naked Limbs
1993, Turn Loose the Swans
1994, I Am The Bloody Earth (EP)
1994, The Sexuality of Bereavement (7″)
1995, Trinity
1995, The Angel And The Dark River
1996, Like Gods Of The Sun
1998, The Angel and the Dark River / Live at the Dynamo
1998, 34.788%…Complete
1999, The Light At The End Of The World
2000, Meisterwerk 1 (Compilation)
2001, Meisterwerk 2 (Compilation)
2001, The Dreadful Hours
2002, The Voice Of The Wretched (live)
2004, Songs Of Darkness, Words Of Light
2005, Sinamorata (DVD-live)

Grupta’ki Eski Üyeler;

Martin Powell 1992-1998 (keman,klavye)
Rick Miah 1990-1997 (Davul)
Bill Law 1998-1998 (Davul)
Calvin Robertshaw 1990-1999 (Gitar)
Yasmin Ahmid 1998-2002 (Klavye)

Şimdiki Üyeler;

Aaron Stainthorpe 1990- (Vokal)
Ade Jackson 1990- (Bass)
Andrew Craighan 1990- (Gitar)
Hamish Glencross 1999- (Gitar)
Shaun Steels 1998- (Davul)
Sarah Stanton 2002- (Klavye)

Where are you now my love?
My sweet one.
Where have you gone my love?
I’m so alone.

I only think of you.
And it drives me down.
I only dream of you.

I’ll come to you. Take my hand.
Hold me again. Please take my hand

Please hold me now my love.
Where are you now, oh my sweet love.

….

Continue Reading
36 Comments

36 Comments

  1. gothic

    6 Ocak 2006 at 19:58

    biyografi icin Depressed_angelica’a cok tesekkurler, mdb biyografisi yazmak benimde aklima vardi ama bir turlu zaman bulamiyordum 🙂 benden once davranmi$ ve yazmi$ ellerine saglik.

    you’re still mine, my lover
    i watch over you
    goodbye my lover
    no sorrow. Please, no tears..

  2. DoomeR

    6 Ocak 2006 at 20:24

    güzel bendede vardı aynı bu şekilde yazı bi sürü grubunda var.. bilseydim daha önce ben yollardım…

  3. DoomeR

    6 Ocak 2006 at 20:25

    hım bu arada MY DYING BRIDE my hope the destroyer ve my wine in silence deki gibi sadece sevgili acısından bahsetmiyo.. çok çok çok olgun bi grup.

  4. Depressed_angelica

    6 Ocak 2006 at 23:48

    aynı bu sekilde bir yazının elinizde olaması imkansız çünki cümleler tamamen bana ayit oturup ben yazdım ve emek harcadım..ve başka hiçbi yerde yok yayınlanmadı.. güzel , geniş bir biyografi oldu … teşekkürler

  5. secenda

    7 Ocak 2006 at 14:50

    bence süper bi biyografi oldu dep cim:)

  6. cyberghost

    7 Ocak 2006 at 16:59

    OKUMAYA DEĞER BULMUYORUM.

  7. gothic

    7 Ocak 2006 at 17:26

    okumaya deger bulmuyosan, yorum yapma, saygisizlik hic yapma!!

  8. RaZieL-RenZouKen

    7 Ocak 2006 at 18:48

    🙂 bitirmişşin kız…tEbrik ederM..güseL olmuS gerCekTen..bak KısKanDIm seni..NeySe deVaMını DiLeRim..

    Feed me! Hold me! Save me! Save
    yourself! Where now? Which way? Dear god,
    show me. Take your own. Struggle free! Arise!

    ARkaNdaYım DeP.. DooM…

  9. GlooM

    9 Ocak 2006 at 14:02

    eline saglik depcim cok guzel bi yazi olmu$ tebrikler.

  10. cyberghost

    9 Ocak 2006 at 19:31

    bu da bi yorum zaten.. saygısızlığın da zerresini içermiyor… Ama nedense yapılan her yorum iyi olmak zorundaymış gibi yaklaşılıyor.. yazık.

  11. Depressed_angelica

    10 Ocak 2006 at 14:13

    kimse size yorum yapmayın demiyor..
    yada olumlu yorumlar yapmalisiniz diye birsey de denmiyor

    “okumaya deger bulmuyorum”
    bulmuyorsan yorum yapma saygısızlık yapma..
    sonucta emek verilip yazilmis bisey..
    degerinide oradaki puanlamayla ölçebilirsin

    Ne has ! 5 ‘İN ALTINA DÜŞMEDİ !

    • strange_kind_of_woman

      10 Ocak 2006 at 14:43

      okumadan yorum yapmak ve bunun da bi yorum oldugunu savunmak cok ilginç tabii.

  12. strange_kind_of_woman

    10 Ocak 2006 at 14:49

    Gayet güzel olmuş, tebrik ederim .Beğenmeyenlere de bi şey diyemem ama merak ediyorum okumadan yorum yapmak ve onun da geçerli bi yorum olduğunu savunmak nasıl bi zihniyettir?

  13. be_off

    10 Ocak 2006 at 22:12

    bence de güzel bir çalışma hakkını vermek lazım .siz aldırmayın bazen sözle davranış bitrbirine uymuyor benim de şiir için zamanında aşk şiirleri sevmem o yüzden kötü demişlerid aynı bunun gibi çok komik bence :):)

  14. naiad

    11 Ocak 2006 at 13:25

    kesinlikle okumaya değer bir yazı.tebrikler.

  15. nobodies

    11 Ocak 2006 at 16:33

    grubun müzik tarihi daha gecmise dayanıyor diye biliyorum ben.her nekadar doom dinleyicisi olmasamda…ve grubun isminin bir zamanlar my dying child oldugunu duymustum..dogru oldugundanda hic süphem yok…bu grubu cok iyi benimsemiş birinden aldım bu bilgiyi 🙂 .. .daha akıcı biyografi okusaydık keske..okudugumdan pek bisey anlamadım.yinede ellerine saglık.

  16. Secho

    13 Ocak 2006 at 16:38

    eline saglik guzel bi yazi olmus 🙂
    fakat ben yaziyi baska bi yerde daha gordum eger oraya yazini sen vermediysen (ki vermedim demissin) birisi burdan baya bi kopyalama yapiyo cunku baska haberlerin de aynisi var 🙁

  17. Depressed_angelica

    17 Ocak 2006 at 20:03

    hiçbiyerde yayınlanmadı çünki biyografiyi yolladigimda eklemeler yapildi sonra yayınlandı..
    yani saçma oluyo biraz başka bi yerde tıpatıp
    aynısının yayınlanması…
    ha başkaları alıp yayınlama gibi bi terbiyesizlikte bulunmussa artık o benden çıkar..

  18. cyberghost

    18 Ocak 2006 at 03:09

    Biyografiyi yazan kişiyi tanıyor.. ve bu grupla ilgi ve alakasından ne kadar olduğunu fazlasıyla biliyorsan yorum da yaparsın gayet tabii…
    Zaten sağolsun kopyala-yapıştır haberleri de hemen ulaştı.
    Daha ben yorum yapmayayım, gerek de kalmadı… anlayan da anlamıştır…

  19. strange_kind_of_woman

    18 Ocak 2006 at 20:54

    zaten bu yorumun önyargı ile yapıldıgı belliydi.tabii hala yorum demeye dilim varmıyo ama…

  20. iRoNcLaD

    18 Ocak 2006 at 23:51

    yazı amacına ulaşmış ki kötü eleştiriler söz konusu…meyve veren ağaç taşlanırmış…

  21. cyberghost

    20 Ocak 2006 at 13:25

    Ügünüm ama…. önyargılı olduğumu düşünmen tamamen önyargı…

  22. strange_kind_of_woman

    20 Ocak 2006 at 13:47

    Okumadığın halde yorum yapıyosun.Nedenini de kendin söyledin, o kişinin mdb konusunda ne kadar bilgili olduğunu bildiğini sanıyomuşsun. Bu önyargıdır ve bunu daha fazla tartışmak da çok saçma ve gereksiz. BU arada bunu aklından ezbere yazdığını sanıyosan da çok komik. Sen bu biyografiden önceki bilgilerini eleştiriyosun ama sonuçta bunu yazarken araştırma yapmış. Otobiyografi yazarmış gibi yazmasını beklemek saçma. Bunu yazmak ona da bi şeyler öğretmiştir eminim.

  23. darnhag

    23 Ocak 2006 at 00:07

    emek vermissin eline saglik..
    sadece grubun album calismalariyla ilgili seyler yazmissin diger konularla zenginlestirsen daha iyi olabilirdi

  24. Depressed_angelica

    30 Ocak 2006 at 13:52

    nedense yorumlar biyografiye degilde bana yapilmis..copy/paste olayında hala bi kanıt göremedim.. zaten “alıntı” olan yazılar alıntıdır şeklinde belirtilir.. alıntı olsada yayınlanmaz burda zaten..bu konuda hassalar biyografiyi sitede yayınlayan falan da ben degilim..
    lütfen ya rica ediyorum biraz saygılı olun begenrisen begenirsin begenmezsen begenmezsin
    ama bunu hakaret boyutuna getirecek ne var bu biyografide? hayır nedendir bu kin.?

    teşekkür ederim sonraki biyografilerde görüşürüz..

    • cyberghost

      1 Şubat 2006 at 14:26

      Hakaret olarak algılamana çok üzüldüm.
      Eleştiri de sana değil.
      Hep yanlış anlamak zorunda mısın sen?

  25. diabolicle

    5 Şubat 2006 at 01:43

    en iy müzik yapan adamlar bunlar bence.. ama ben doomed lover ın sözleri yerine prize of beauty yada a kiss to remember ın sözlerini tercih ederim. eline sağlık..

  26. sodwol

    10 Şubat 2006 at 13:44

    bir albümü diğerini tutmayan her albümü ayrı yaratıcılığın dahiyane ürünleri
    yeryüzündeki hiçbir doom metal grubuyla karşılaştırılamaz , kıyaslanamaz. my dying bride sizde olmayan duyguları size yükler
    sizde olan duygularında seviyesini yükseltir derinleştirir .

    bu yorum onu açıklamaya tabi ki yetmez yeterli kavramları içermez çünkü mdb yi anlatmaya hiçbir edebiyattaki kavramlar yetmez

  27. SearMe

    4 Mart 2006 at 22:04

    eleştirim war hemde çok haklı olarak.sanırım gercekleştirirsem aklımdan geceni bu yazı daha bi çok yere göğe sığdırılmayacak.daha kötüsü>> meyva weren ağaç taşlanırmış vs gibi yakıştırmalar yinelenecek.yazmış olması çok iyi.! albümlerden başka hiç birşey yazılmamış?şuan liseye giden kaç kişi bilmiyorki dinlediği gurubun albümlerini?keşke bu gurup onlar arasına girmeseydi daha detaylı yazmak için keşke birilerine başwursaydın çok eksiği war bu biyografinin çok.üzüldüm çünki yetersiz.

  28. SearMe

    4 Mart 2006 at 22:11

    yaa kırılabilirsin belki ama yinede özür dileyim aslında gereksiz bi özür ama takma.
    birşeyLER yaratmak için acele etme.Bbi yutuntozunu bakıyım…anlatabiliyormuyum. öle albümlerini yazmışın felan..sokakta gezen birine görew olarak wersen yapar bunu ggogle gir mdb yaz bilgileri oku toparla uyarla yaz gibi.. bukadar basit değil ya yapmayın gözünüzü seweyim yapmayınolurmu? bu herhangi gurup için geerli. operator arkadaşlardan bazılarıda meywa weren ağaç taşlanır diyopr peh yani sana peeh?
    sen bi oper olarak bunu diyorsan ki demek en doğal hakkın ama senin bi çok şeyi geniş düşünmen lazım bilmen lazım. bırakın silin bu bu yazıyı.KİMSE KİMSEYE DARILIP GÜCENMESİN. dediğim gibi bu sepulturada olabilir nebiliyim venom da olabilir atıyorum cannibalda… bırakın ya. buişi erbabı yapsın.eywallah.küfür etmek serbest arkamdan. inanmıyorsan kendine??

    • empoeq

      30 Nisan 2006 at 06:22

      bence depressed angelica cok gusel yazmis yaa yazdıkları da gayet dogru yani meyva veren agaci taslamayalım lutfen serhat kardeş bu uyarım sana zaten son 1 yıldır benden köşe bucak kaçtığının farkındayım. ne kadar başarılı oldun bunu bi sor bakalım kendine…

  29. SearMe

    5 Mart 2006 at 18:20

    ŞÖYLE DEMİŞSİN BAŞLIKTA>>>>Aşk ve ölüm üzerinde yürüyen, melankoliyi yaratanlar üzerine bir yazı… My Dying Bride doom’u yapan ve yaşatan sayılı gruplardandır. Dinlerken sizi alır ve uzaklara götürür. Götürürken birşeyler kopartır içinizden… Yıllardır sağlam kalmayı başarabilmiş, hala ayakta duran doom’u yazan en iyi gruptur belkide …

    ŞİMDİDE BEN BİŞİ SORUCAM SANA>>>aşk ve ölüm üzerine yürüyor demişsin ??we MY DYING BRIDE doom u yapan kişimi?ha? doomu yazan en iyi guruptur diyorsun NEKADAR EMİNSİN?bildiğin
    ne war bu açıklamana dair?
    ŞU BA$LIK KALDIRILIRSA SEWİNİRİM.inanın çok sewinirim.!!! bunları neden soruyorum biliyormusun nedne böle üzerine gidiyorum biliyormusun?SENİN AİLEN İÇİN YORUM NASIL YAPAMAZSAM kim yapmamam gerektiğini biliyorsam bırak sende o aile fertlerinden biri yazsın yada ona yakın hissedenle ryazsın bilmem anlatabiliyormuyum.benzetmem ne anlama geliyor senin için buda beni biraz düşündürüyor ama..
    neyse kusura bakmasın kimse..

  30. oheplacivertgiyerdi

    5 Mart 2006 at 18:49

    oooo burda ufak çaplıı akrgaşa yaşanmış bakıorum 🙂

  31. empoeq

    30 Nisan 2006 at 06:24

    Depressed_angelica bravo canım ellerine saglik yaa süper yazmısıın baya emek harcamissin unutma ben hep yanındayım senin hemde sonuna kadar tamam mı dierlerine kulak asma onlar senin degerini bilmio bence. görüşmek üzere dikkat et kendine bi de biraz az bunalıma gir olur mu 😀 hadi gorusuruk

  32. rockstoreizmir

    22 Aralık 2006 at 08:55

    amacıda bu Sanırım :d

  33. Freddy_myers

    9 Ağustos 2009 at 16:10

    süper biografi teşekkürler.

    Ayrıca benim için çok ayrı bir gruptur.

Leave a Reply

Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

biyografi

Wintersun Biyografi

Başta Ensiferum ana vokali Jari’nin yan projesi olarak başlayan, sonradan ilk albümü çıkarabilmek için gruptan atılan Jari’nin ana projesi haline gelen, 2006 yılından beri ikinci albümünü beklediğimiz Wintersun kimdir? İşte haberin devamında buna ilişkin sorularınıza yanıtlar bulacaksınız…

Published

on

Başta Ensiferum ana vokali Jari’nin yan projesi olarak başlayan, sonradan ilk albümü çıkarabilmek için gruptan atılan Jari’nin ana projesi haline gelen, 2006 yılından beri ikinci albümünü beklediğimiz Wintersun kimdir? İşte haberin devamında buna ilişkin sorularınıza yanıtlar bulacaksınız…

(daha&helliip;)

Continue Reading

biyografi

Kontrast

Kontrast grubu 2008 yılında kurulmuş olup, 2009’da beste çalışmalarına başlamış ve grubun ilk albümü olan ‘Labirent’in temelleri atılmıştır. Alternatif metal tarzında müzik yapan grup, 2011 yılında albüm kaydını tamamlayarak sahnelerde yer almaya başladı. Albüm kayıtları Stüdyo FM’de Murat CUM taraf…

Published

on

Kontrast grubu 2008 yılında kurulmuş olup, 2009’da beste çalışmalarına başlamış ve grubun ilk albümü olan ‘Labirent’in temelleri atılmıştır. Alternatif metal tarzında müzik yapan grup, 2011 yılında albüm kaydını tamamlayarak sahnelerde yer almaya başladı. Albüm kayıtları Stüdyo FM’de Murat CUM tarafından; Mix/Mastering ise Virüs Müzik Prodüksiyon’da Ümit KUZER ve Martin SPENCER tarafından yapılmıştır.

Devamı için haberin devamına tıklayınız

(daha&helliip;)

Continue Reading

biyografi

Arkona

Arkona’nın doğuşu, yerel pagan topluluğu “Vyatichi” üyeleri Masha “Scream”(çığlık) Arhipova ve Alexander “Warlock” (büyücü) Korolyov’un kendi özgün felsefeleri ve müzik zevklerine ayna tutacak bir grup kurma fikrini benimsedikleri 2002 yıllarına dayanır.

Haberin Devamına Tıklayınız…

Published

on

Arkona’nın doğuşu, yerel pagan topluluğu “Vyatichi” üyeleri Masha “Scream”(çığlık) Arhipova ve Alexander “Warlock” (büyücü) Korolyov’un kendi özgün felsefeleri ve müzik zevklerine ayna tutacak bir grup kurma fikrini benimsedikleri 2002 yıllarına dayanır.

Haberin Devamına Tıklayınız…

(daha&helliip;)

Continue Reading

Konserler