yabancigrup
Bundan sonra Stratovarius yok…
Stratovarius gitaristi Timo Tolkki, grubun resmi web sitesinde grubun dağılmasına dair şu açıklamaları yaptı:
Sevgili Stratovarius Hayranları,
Artık sessizliği bozup hepinizin duyduğu spekülasyonlara bir son vermek gerekiyor. Bundan sonra Stratovarius yok…
[Haberin Detayları Deva…

Stratovarius gitaristi Timo Tolkki, grubun resmi web sitesinde grubun dağılmasına dair şu açıklamaları yaptı:
Sevgili Stratovarius Hayranları,
Artık sessizliği bozup hepinizin duyduğu spekülasyonlara bir son vermek gerekiyor. Bundan sonra Stratovarius yok…
[Haberin Detayları Devamında ]
Geçtiğimiz Ekim ayında arkadaşlara grubun tükendiğini ve bitmesinin nedenlerini anlattım. Yazdığım mektup sizlere, bizleri yıllarca destekleyen Stratovarius hayranlarına yazıldı. Öncelikle düşündüm ki oldukça genel, tipik “müzik işi” olabilecek, basitçe hiçbir şeyden bahsetmeyen şeyler yazabilirdim. Ama sonrasında düşündüm ve sizlerin sahne arkasında olup bitenleri bilme hakkınız olduğuna, bunları anladıktan sonra kararımın nedenlerini daha iyi anlayabileceğinize karar verdim.
Bütün bu zaman boyunca, TK ve Jörg gruba katıldığından beri ortalıkta bir gerilim ve olumsuzluk havası hakimdi. Bu benim TK ve Jörg üzerinde yoğunlaşmamı sağladı. Jari Kainulainen’in kovulduğu yıllardaki nedenler o kadar anlamsızdı ki, onları burada açıklamaya bile çalışamam. Ancak eğer bir gün bir kitap yazmaya karar verirsem, belki… Her neyse, bence yaklaşık 12 sene önce bu ayrılığın tohumları ekilmişti. O dönemlerde çok fazla karşılaştırmalar vardı, Jörg bana sürekli TK ile ilgili yakınıyordu, TK bana gelip Jörg’den yakınıyordu… Bazı zamanlar bu içinden çıkılmaz bir hal alıyordu ve elbette ki bu durumu dışarıda gösteride hayranlarımıza asla göstermek istemiyorduk. Burada TK ve Jörg’e saygısızlık etme amacı gütmüyorum. İkisi de esaslı iyi insanlar. Bazen bir şeyler olur ve ilişkiler gitmelerini istemediğimiz noktalara varır. Bu bir boşanma gibi, hiç kimse olmasını istemez ama zaman zaman bunun gerçekleşmesi ve herkesin kendi hayatına devam etmesi herkes için en iyisidir. Buna ek olarak size perdelerin arkasında durumun nasıl olduğunu anlatmak istiyorum. Sizler her zaman iyi kısmı gördünüz, gerçekte neler olduğunu hiç bilmediniz.
Muhteşem yıllar geçirdik. Bu yıllara 14 kayıt oldu, dünyanın her yerinde binlerce gösteri, 6 dünya turnesi, 3 altın disc, bir Fin Grammy ve neredeyse 3 milyon satışı sığdırdık. Bu karara dikkatli, uzun ve rasyonel bir düşünce sonucu, bir sene sonunda kendim için en doğru yolun bu olduğunu düşünerek vardım. Stratovarius içinde olmaktan dolayı gerçekten kötü hissediyordum. Ortada büyük bir sorun vardı ve kimsenin umrunda değil gibi görünüyordu.
2005 senesinde son Stratovarius albümünde geri sayım başlamıştı. O dönemde grubun ortamı gerçekten fazlasıyla tuhaftı. 2004 senesinin çoğunu Nisan 2004’te sinir bozukluğu geçirip hastaneye kaldırılışımı telafi etmek için harcadım. İşte o noktada bazı şeyler değişmeye başladı. 2004 senesinde Jens telefonla beni arayarak gerçekten bana çok destek oldu. İşte bu dönemden sonra bence en berbat albümümüz olan “Stratovarius”u ortaya çıkardık ve sonrasında turne yapımına giriştik. İşte bu dönemde herşeyin kötüye gittiğini aşikar bir şekilde görmeye başladım. Kimsenin hiçbir şeyle ilgisi yok gibiydi. Projeksiyon perdesi kullanma fikrim nedeniyle grafikler üretmem gerekiyordu. Bütün gösteri için bunları basitçe planladım. Kimsenin ilgisini çekmişe benzemiyordu. Ne kadar az o kadar iyi… Hele ki provalardaki ortam berbattı. Lauri Porra gruba daha yeni girmişti ve nelerin olduğuna şaşırıyordu. Jörg Michael Saxon’dan gelmişti turneye ve gösterilerin birçoğunda da Saxon t-shirtünü giyiyordu. Genelde herkese karşı olan tutumu kibirliydi. Ama özellikle bana ve TK’ya karşı daha da belirgindi bu tutumu. TK’nın bana karşı olan tutumu ise ılık ve kibardı ama yine de düşmanlığı hissedebiliyordum. Elbette profesyonel olduğumuz için bütün bunlara rağmen güzel gösteriler ortaya çıkıyordu ama bu tamamen kenetlenmiş, duygularıyla çalan bir gruptan daha çok ustalık ve düzgün provalardan kaynaklanan bir performanstı. Sanırım TK Strato kayıtlarında kendi şarkılarını ya da şarkı sözlerini göremediğinden buruktu. Bunu gerçekten tam olarak anlamadım çünkü kendi solo grubu vardı ve orada her istediğini yapabilirdi. Ona şarkı ve söz yazımında neleri sevmediğimi, onunla kendim arasındaki farkın benim Strato şarkısıyla başlayıp Strato şarkısı olarak bitirdiğimi, onun ise Strato şarkısı ile başlayıp Kotipelto kaydı imzası taşıyan bir sonla, şarkıyı Kotipelto şarkısı olarak biritdiğini basitçe anlatmam yıllarımı aldı. Birine müziğini sevmediğinizi söylemek hiç kolay değil. Hepiniz her müziği sevmezsiniz, ben de. TK da… Ben neyin iyi neyin kötü müzik olduğunu söyleyecek kişi değilim ama sevdiğim müziği söyleyebilirim. Ve TK’nın müziği benim sevdiğim gibi değildi. Burada şunu da söylemem gerekir ki solo kariyerinde gerçekten birçok harika şarkı yazmışır. Bunlara ek olarak muhtemelen o da benim şarkı yazımım hakkında aynı şeyi söyleyecektir. Biz sadece çok farklıyız. Benimkinden çok farklı bir espri anlayışı var. Belki de Strato’daki en tuhaf şey grupta bizlerin hiçbir zaman dost olmamış olmamızdır. 12 yılda TK’yı en fazla 5 defa ziyaret etmişimdir. Jens grup içinde bana en yakın olan isimdi ve sonlara doğru muhteşem bir insan olan Lauri Porra… Ama hiçbiri gerçek dost değildi. Bu size çok ilginç gelebilir ama bu bir gerçek.
Turne devam etti ve Jörg’ün bateri roadiesi sarhoşken turne sonrasında Jörg’ün gruptan ayrılacağını ama ayrılmadan önce bu turnede bulunmasının onun bir “iş adamı” olması nedeniyle olduğunu söyledi. Tahminimce o turne esnasında Seattle’daki konserde bana söylediklerinden de anladığım kadarıyla bu istek Jörg için o dönemde doruklardaydı. Bana grubun bittiğini düşündüğünü söyledi. 3. defa Sao Paulo’da canlı DVD kaydı yapmayı denedik ama çok kötü çaldığımız için yapamadık. Tam anlamıyla berbattık. O 120 günlük dünya turnesinde birçok kalabalığı galeyana getirmiş olsak da daha çok işe gidiyor gibiydik. Sadece benim için böyle değildi. Hala da o noktada değilim. Ama bu durum bana sanki kimsenin kalbinin grupta olmadığını, bütün bunların para için olduğunu hissettiriyordu. Turne geldi, geçti ve biz durumu kurtardık, Jörg de gruptan ayrılmadı. Ama bu bizim şimdiye dek geçirdiğimiz en tuhaf turne oldu. Çok başarılıydık ama hala bir şeyleri zorladığımızı hissediyordum. Bu eğlenceli değildi artık. Üzücüydü.
Bir sonraki dönemde aklıma gelen eski moda Power Metal albümümüz Visions tadında taze şeyler yazmaktı. Hayranlarımızın bunu hak ettiğini düşünüyordum ve bu bence doğru bir işti. Bu bizim ünlenmemiş “RR” albümümüzdü. Şarkılar yüzer gibiydi ve parçalar oldukça melodik ve eski Strato’ya benziyordu. Oldukça güzeldi. Her zaman için grubun durumu yüzünden parmak uçlarımda oldum ve zorlayıcı kayıt dönemlerinde bunu hissediyordum. Her neyse 2006 sonlarında 10 yeni şarkı barındıran bir demo hazırladık. Demo için çok sevinmemiştik ama amacına hizmet etmesi için onu kayıt firmasına verdik. Sonrasında Helsinki’deki Sonic Pump stüdyosunu 2007 Mart ayı için 12 günlüğüne kiraladım. Bu benim şimdiye kadar yaptığım en tuhaf çalışmaydı. Jörg devamlı “Visions’daki açlığımızı”ı yeniden ortaya çıkarmamızı söylüyordu oysa ben kendisinde o açlığın mevcut olduğunu sanmıyordum. Kimsede yoktu… Bu kayıt zamanları daha öncekilerden çok farklıydı. Hiç kimse şarkıları gerçekten prova etmemişti ve herşey biraz berbat sound’a sahipti. Ben bir hafta kadar bateri kısımlarıyla uğraştım sonradan vazgeçtim. İşte bu noktada bu grubu neden zorla ayakta tutmaya çalıştığımı düşünmeye başladım. Elements1’de ortaya koyduğumuz zaman, enerji ve parayı hatırladım. İşte bu noktadan sonra geçmişi tekrarlamaktan başka gidecek yerimiz yoktu. TK ile aramızdaki farkı gösterecek olan bir başka olay da, TK o albümü hiçbir zaman için sevmemişti. Bu o albümü sevmek zorunda olması anlamına gelmiyor elbette ama benim için Elements1 Strato’nun geçirdiği evrimin doğruluğunu gösteriyordu ve o anda gruba bir son vermeliydim.
Geçtiğimiz sene, 2007’de benim için birçok defa dönüm noktası oldu. Daha iyi hissettim ama Strato açısından daha kötü hissetmeye başladım. Herşeyle ilgili kavgalar çıkıyordu hatta en sinir bozucu olan en önemsiz şeylerde bile tartışma çıkıyordu. Birçok tartışma… Birçok… Yine bu dönemde satılacak hiçbir şey kalmadığından ama yine de sitede resimleri görüp sipariş verildiğinden Jörg ve TK’nın omuzlarında olan Stratoshop ile ilgilenmem gerekiyordu. Sitenin güvenliğini sağlayan SSL sertifikasının süresi bir sene önce geçmişti. Öncelikle onları halletmeye çalıştım ama yapamadım çünkü yetkim yoktu. Sitedeki en popüler eşyalar satıldı ve Jörg daha fazla basmayı reddetti. Etrafımda gerçekleşen hiçbir şeye anlam veremiyordum. Aynı dönemde rock operam olan Saana ile daha çok eğlendiğimi fark ettim. O işi yaparken Strato’da sahip olmadığımız şeyi fark ettim: eğlence, yaratıcılık ve heyecan. Artık eski yıllardaki gibi değildi. Saana bana benim için hala bu yaşta öğrenebileceğim yeni bir şeylerin olabileceği konusunda umut veriyordu ve başlamak için dünyalarca şey verdi… Buna ek olarak işlerim arasında bazı karizmatik Metal şarkılarımın da olduğunu biliyordum.
2007 senesi boyunca 8 festivalde yer aldık ve ondan sonra, Wacken’da Almanya’da 45.000 metalcinin önünde sahnede dururken, bu grubun tamamen bittiğini fark ettim. Eski şarkıları çaldığımızı ve birçok defa hissettiğim duygunun üzerime yapıştığını ve içimden bir sesin: “bu grubun artık ruhu kalmadı” dediğini duydum. Etrafıma baktım ve sanki çalma makinesinin bir parçası gibi hissettim… Yeni ve taze olan, mutluluk ve ilgi uyandıran hiçbir şey kalmamıştı… Grubun soundu berbattı. Hiç kimse işin içine kalbini koymuyordu. Sadece eski bir şarkıydı… Bu noktada Jörg prodüksiyon firmasında çalışıyordu ve turne boyunca yönetim işleriyle uğraştı. Wacken’da da çalışmıştı. Sahneye tam olarak sadece çalmak için geldi ve işi biter bitmez yine prodüksiyon bürosuna geri döndü. Herkes yüzeysel olarak kibardı ama dostluk yoktu ve bunun altında ilişkilerin sona ermesinden önce ortaya çıkan gerginliğin varlığını hissedebiliyordum. Sürekli bu grubun sadece bir nedenle ayakta durduğunu düşünüyordum o da :para. Bu durum aralarındaki bariz gerginliğe rağmen Jörg ve TK’yı neyin motive ettiğini açıklıyordu. Wacken sahnesinde sınırsız korkumla yüzleşirken, bunun en azından benim için artık bir gerçeklik halini aldığını anladım. Ben de para için devam ediyordum. İşte o anda grubun sona ermesi gerektiğine karar verdim.
İşte bu gösteri sırasında grubun bittiğine karar verdim. Herşeyi sürekli düşünüyordum ama geleceğim için yapılabilecek en mantıklı işin sadece grubu bitirmek olduğunu hissediyordum. TK ve Jörg’ü kovmak istemiyordum çünkü benim kadar onlar da Strato’nun bir parçası oldular ve bu hayranlar açısından haksızlık olurdu. İşte ondan sonra zaten ölmüş bir şeyin artık dinlenmeye çekilmesi gerektiğine karar verdim. 2007 Ekim ayında kararımı ve detaylı açıklamayı, onların da durumu değerlendirip benim gibi gerçeği görmelerini umduğumu e-mail ile haber verdim. Sadece Jens ve Lauri maile cevap verdi. TK ve Jörg maile cevap bile vermedi. Jens kararıma anlayış gösterdi, Lauri anlamadı. Onu anlıyorum. Dünyayı gezen başarılı bir rock grubunda olmanın tadını aldı. Bundan vazgeçmek kolay değil. Benim açımdan hikayeyi göremedi. TK ve Jörg ise bu konuyla ilgili tek açıklamada bile bulunmadı. Stratovarius’u destansı bir stille ve acemice sonlandırmaya çalıştım, Şubat 2008’de gruba bir mail göndererek bir tarzla hayranlarımıza veda etmemizi ardından son bir turne yapmamızı teklif ettim. Burada detaylara girmeyeceğim ama bu sefer TK ve Jörg’den cevap aldım. Onların düşmansı cevapları nedeniyle artık bir turnenin daha mümkün olmadığını anladım ve onlara iyi dileklerle cevap yazdım. İşte bütün herşey buydu. Kararımla ilgili iyi hissediyordum ancak hukuk dışı nedenler sonucu bunu duyurmak için uzun süre beklemek iyi değildi.
Sonrasında elimde olan muhteşem parçaları bir araya getirip ortaya çıkartmayı düşündüm. Bu amaçla birkaç arkadaşla irtibata geçtim ve 1 sene önce Strato’nun RR bölümlerini kaydettiğimiz mekanda bazı basit parçaları ortaya çıkardık. İşte bu mutluluk vericiydi. Orada enerji vardı. Şarkılar harikulade sounda sahiptiler. Arkadaşım Michael Kiske ve Tobias Sammet albümde şarkı söylemek konusunda anlaştılar. Ben de “Revolution Renaissance” adında, Stratovarius’un mirasını devam ettirebilecek yeni bir grup kurmaya karar verdim. Bu ilk albümde bu şarkıları da kullanmak istiyordum ama sonuç olarak kalıcı kadro oluşturmak için araştırma yapmaya vaktim yoktu. Ama şu an için vakit var. Yani eğer ilgileniyorsanız, mail atın! 6.6.2008’de yeni albüm Frontiers Records’dan piyasaya sürülecek.
Yıllardır ilk defa heyecanlandım ve mutluyum. Yeni grubuma, bana kaderin ne hazırladığını bekleyemiyorum, projeleri ve şarkı yazmak için kendimi zor tutuyorum… Çok yaratıcı bir dönem geçiriyorum. Kendi prodüksiyon şirketim var ve birçok değişik proje üzerine çalışıyorum. Sadece metal üzerine değil ama genel olarak beni harekete geçiren herhangi birşeyler üzerinde çalışıyorum.
Bütün bunların yanı sıra Jörg’e, TK’ye, Jens’e, Jari’ye, Lauri’ye, Tuomo’ya, Antti’ye ve Jyrki’ye bu 22 sene içinde ilk defa teşekkür etmek istiyorum. Bu uzun süren bir gezintiydi. Umarım Jens, TK, Jörg ve Lauri hayatta karar verdikleri işlerde yapabilecekleri en iyi şeyleri yaparlar ve bunlarda başarı sağlarlar.
Son olarak -ki bence çok önemli- Stratovarius hayranlarına, yani sizlere desteğiniz ve sevginiz için teşekkür etmek istiyorum. Bir yerlerde bir zamanlarda birbirimizi görmeye devam ediyor olacağız. Her zaman benim kalbimde kalacaksınız.
Sevgiler, Timo www.stratovarius.com
yabancigrup
Alter Bridge yeni albüm Scales Are Falling
Hard rock grubu ALTER BRIDGE, Cuma günü kendi adını taşıyan yeni albümlerini yayınladı ve “Scales Are Falling” şarkısı için yeni bir video klip paylaştı .
Albüm, Napalm Records etiketiyle yayımlandı.
“Scales Are Falling” parçasının visualizer videosunu YouTube üzerinden izleyebilirsiniz.


Hard rock grubu ALTER BRIDGE, Cuma günü kendi adını taşıyan yeni albümlerini yayınladı ve “Scales Are Falling” şarkısı için yeni bir video klip paylaştı .
Albüm, Napalm Records etiketiyle yayımlandı.
“Scales Are Falling” parçasının visualizer videosunu YouTube üzerinden izleyebilirsiniz.
yabancigrup
Black Veil Brides yeni single’ları ”Certainty”
Black Veil Brides, yeni albümünden “Certainty” adlı şarkıyı yayınladı. Parça, grubun bir sonraki stüdyo albümünde yer alacak şarkılardan biri olarak dinleyiciyle buluştu.


Black Veil Brides, yeni albümünden “Certainty” adlı şarkıyı yayınladı. Parça, grubun bir sonraki stüdyo albümünde yer alacak şarkılardan biri olarak dinleyiciyle buluştu.
yabancigrup
Gibson imzalı Tony Iommi belgeseli yayında
Gibson, Black Sabbath gitaristi Tony Iommi’nin hayatını ve müzik kariyerini merkezine alan yeni bir belgesel serisini yayına aldı. Tony Iommi: The Godfather of Heavy Metal adını taşıyan yapımın ilk bölümü şu anda Gibson TV üzerinden izlenebiliyor.
Belgesel, haberin devamında izlenebilir.


Gibson, Black Sabbath gitaristi Tony Iommi’nin hayatını ve müzik kariyerini merkezine alan yeni bir belgesel serisini yayına aldı. Tony Iommi: The Godfather of Heavy Metal adını taşıyan yapımın ilk bölümü şu anda Gibson TV üzerinden izlenebiliyor.
Belgesel, haberin devamında izlenebilir.
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- album21 yıl ago
Cradle Of Filth – Nymphetamine
Entertainment9 yıl agoRappers are blowing up Twitter with praise for Jay Z and ‘4:44’


SearMe
7 Nisan 2008 at 02:36
Timo Kotipelto’yu gordugum icin cok $ansli hissediyorum $uan kendimi. Onlari izlemek yarattiklari o atmosferde olmak heycan vericiydi.Ke$ke dagilmami$ olsalardi fakat bunu gerektiriyormu$.Dogru olan buysa en guzelini yapmi$lar.Kotuyu gormek hic ho$ olmazdi ne kendileri neden sevenleri icin.
STratovarius artik olmayabilir evet fakat en azindan KOTIPELTO var.
(uzuldum ya)
transformation
7 Nisan 2008 at 09:32
kalbim sıkışıyor..
gunlerdir bu duruma inanamıyorum…
bindokuzyuz84
8 Nisan 2008 at 01:11
finlandiya denilince apocalyptica dan sonra onların ismini duyarsınız..
hala şoktayım uznca bi süre düzeleceğini de sanmıyorum..
Caleb
15 Nisan 2008 at 00:42
Stratovarius gibi eşsiz bir grubun artık olmıyacak olması bizi üzsede mektuptan anladığım kadarıyla Timo Tolkki piyasayı Michael Kiske ile derinden sallıcak bakalım Revelation Renaissance’yi heyecanla bekliyoruz 🙂