Connect with us

roportaj

Before the Dawn Röportajı

Finlandiyalı “İskandinav Melodik Metal” grubu Before the Dawn’dan Tuomas Saukkonen ile yapılmış uzunca bir röportaj

Published

on

Finlandiyalı “İskandinav Melodik Metal” grubu Before the Dawn’dan Tuomas Saukkonen ile yapılmış uzunca bir röportaj

 

Asuman: Selam herkese, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz ve vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

Tuomas: Yeni yılın yoğun kişisel programından ötürü sorular bir tek ben tarafından cevaplandırılmıştır.

 

Asuman: Bugünlerde neler yapıyorsunuz? Bildiğim kadarıyla Amorphis ve Amoral’le birlikte turdaydınız. Nasıl geçti? Tourblog’dan takip ettiğim kadarıyla gayet keyifli geçmişe benziyor.

Tuomas: Turne muhteşemdi! Güzel mekânlar, güzel bir ekip, şahane seyirciler ve daha birçoğuyla fazlasıyla eğlence!

 

Asuman: Söylemeden geçemeyeceğim Before the Dawn röportajı benim yabancı bir grupla yaptığın ilk röportaj olacak. Sevdiğim bir grupla başlarsam daha kolay olur dediler ama öyle olmuyormuş sanırım. Topu size atayım hemen, sizi tanımayan Türk metal dinleyicilerine kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Tuomas: Heh:) BTD, karanlık ve soğuk ülke Finlandiya’dan gelen yaklaşık 10 yıllık geçmişiyle melodik metal oluşumlu bir gruptur. Elimden gelen en kısa tanımlama oldu sanırım 

 

Asuman: 2001’de çıkardığınız EP Gehenna’dan bir soru sormak istiyorum. Vokaller Panu Willman ve Jani Saajanaho’ya ait bildiğim kadarıyla, doğru mu?

Tuomas: Gehenna’daki vokaller bana ve Jani’ye aittir. Panu, gruba bu kayıttan sonra katıldı.

 

Asuman: 4.16 am 2003 “My Darkness” son şarkı, 4.17 am 2004’teki albümün ismi, 4.18 am “Soundscape of Silence” albümünün ilk şarkısı “Dying Sun”da geçiyor. Bu saat olayı Panu Willman’dan çıkmış ve devam eden bir gelenek gibi görünüyor. Bence grubun ismini çağrıştıran güzel bir ayrıntı. Saat ne zaman 4.19 am olacak ya da olacak mı? Yani yeni bir albüm planı var mı yakın gelecekte?

Tuomas: Şubat başlarında yeni bir EP kaydı için stüdyoya yöneleceğiz ve haziranda da 6. albüm kaydına başlayacağız. Yakın gelecek için grubumuzu oldukça yoğun geçecek günler bekliyor. Zaman kavramının ise devam edip etmeyeceğini bizlere zaman söyleyecek   ve sanırım devamı gelecek.

 

Asuman: Lars ve Juho’nun gruba dâhil olma hikâyesini anlatabilir misin?

Tuomas: “The Ghost” kaydı ardından Lars ve Juho’ ya gruba dönemlik eleman olarak katılmaları teklif edildi. Lars clean vokalleri hallederken Juho da gitar sololarını üstlenmişti. Bir yıl sonra bu kadronun sağlamlaştırılması kararını aldık ve nihayetinde kendilerine daimi elemanlarımız olmak isteyip istemediklerini sorduk.

 

Asuman: Doğruyu söylemek gerekirse “Ghost Town” BTD’ nin sevmediğim tek şarkısı. Nasıl soracağımı da bilemiyorum gerçekten, nasıl ortaya çıktı? Tarzınızdan uzak olduğu için bana “çirkin ördek yavrusu” gibi geliyordur belki bilemiyorum.

Tuomas: Bu şarkı yüzünden ellerime çok fazla pislik bulaştıran oldu   tamamen farklı bir BTD şarkısı ve onu seviyorum diyebilirim. Memleketimle ilgili bir şarkı ve bünyesindeki underground müzik her zamanki gibi güçlü bir nitelikte. Hardcore, hip hop ve metal arenasından birçok elementi ve ayrıca istediğim yönünde hepsinden birer vokal çeşnisini de bu şarkıda kullandık. Büyük bir saygı duyumsadığım ve stüdyoda olmaktan dolayı eğlendiğim oldukça klas kişilerdir, hepsi! Gitaristimiz Juho, hala rap partlarını dinlerken büyük sorunlar yaşıyor [gülüşmeler]. Fakat ben bu şarkıyı seviyorum ve gerisi için ne halt ifade ettiği pek umurumda değil 

 

Asuman: Her klipte farklı yönetmenlerle çalışmanızın nedeni kliplerden tatmin olmamanız ve bir arayış olması mı?

Tuomas: Yaşanılan asıl sorun dediğin gibi memnuniyetsizliktir. Şimdiye kadar %100 hoşnut olduğumuz bir çalışma edinemedik. Belki gelecek video yeterince, değişiklik olmayacak kadar iyi olur 

 

Asuman: Bu yaz Summer Breeze’de Black Sun Aeon ve Before the Dawn izleme şansı yakaladım. Tuomas SB sahnesinde neden hiç konuşmadın? Çok erken ve güneş altında sahneye çıktığınız için bir tepki miydi? Bana bunu düşündüren Lars’ın “bu akşam” diye cümleye başlayıp sonra akşam olmadığıyla ilgili tam hatırlayamadığım ironik cümlesiydi!

Tuomas: Sahnede asla konuşmam! Bir şeyler söylediğim en son zaman sanırım yedi sene öncesiydi. Ve bunlar tam olarak benle ilgili de değildi. Sahnedeyken müziğimle birlikte kendi küçük dünyamdayımdır ve o an bulunmak istediğim tek yer orasıdır. Bahsetmek istediğim, dinleyiciler gözünde kibirli ya da her nasıl adlandırılırsa görünmek değil! Yeterince müzikten ve kişisel şeylerden bahsettiğim için bundan sonraki konuşmaları Lars’ a devrettim. Kendisi ön planda olmayı seviyor ve bende bu sayede mesafemi koruyabiliyorum.

 

 

Asuman: Geçen sene arkadaşlarım Wacken’da sizin CD ve tişörtlerinizi arayıp bulamadıklarını söylemişti, bu yıl da biz SB’de her CD ya da tişört satan yere sorduğumuz halde bulamadık “Before the Dawn grup mu yoksa albüm ismi mi?” diye sordu bir satıcı önce sinir oldum sonra kendisiyle beraber bütün dükkânın altını üstüne getirdim ne CD ne de tişört bulabildik. Festivalde yer almayan grupların CDleri ve tişörtlerinin satılmasına rağmen sizinkilerin orada olmaması festivali düzenleyenlerle mi yoksa gruplarla mı ilgili? Bunun sorumlusu kim?

Tuomas: Wacken’ da materyallerimizi beraberinde getirmedik ve Summer Breeze’de de bir hayli ürün getirdik ve sattık. Stantların içinde şimdiye kadar tanık olduklarımın en büyüğüydü. Hem sahne tertibi hem de programdaki karışıklık nedeniyle stantlar her zamanki gibi en son elden geçirdiğimiz yer oldu.

 

Asuman: : Gördüm ki merch şirketinizi değiştirmişsiniz, eski şirket ile ne sorun yaşandı ve artık BTD merchine erişim daha kolay olacak mı?

Tuomas: Problemlerimiz vardı; ama sanırım artık olmayacak. Merch şirketindekilerin hepsi yakın arkadaşlarım ve birlikte gerçekten iyi iş çıkarıyoruz.

 

Asuman: Bence BTD, metal müzik piyasasında birçok albümü olan; festivallerde çalan; iyi gruplarla tura çıkan ve çok çalışan bir grup olmasına rağmen layık olduğu yere gelemeyen bir grup ve sen de bunu belirtiyorsun. Senin metal müzik camiasında (şirketler, fanlar, fanzinler) eleştirdiğin şeyler neler?

Tuomas: İyiye giden şeyler olduğu gibi kötüleşenler birçok şeyin varlığı da devam etmekte. Şikâyetçiymişim gibi algılanmasın. Üç albüm sonrasında bir şirketle anlaşıp temelde yeniden başladık kadroda önemli güzel yönde gelişmeler yaşadık; ama tüm bunlar yavaş yavaş gerçekleşti. Bizim cephemizdeki en önemlisi yıldan yıla ve albümden albüme gerilemeksizin ilerlememiz; sadık fanlarla birleşmemiz ve arkamızda her zaman iyi ötesinde olabilen şirketler bulundurabilmemizdir. Doğru istikametteyiz. Bizler için gerekli olanlar bunlar. Kazanmak sadece diğerleri içindir.

 

Asuman: Grubunuza internet sayesinde ulaşan insanlardan birisiyim. Ve biliyorum ki interneti etkin bir şekilde kullanıyor ve grup hakkında facebook ve myspace üzerinden duyurular ve tur günceleri yayınlıyorsun. İnternetin müzik piyasası ve özellikle adı az duyulmuş gruplar açısından nasıl etkileri var sence?

Tuomas: İnternet yeni gruplar adına iyi bir yayın ortamı; ama öte yandan yasadışı downloadlarıyla da büyük bir sorun!

 

 

Asuman: Şu an geçmişe baktığında iyi ya da kötü gözüne batan BTD’in dönüm noktası diyebileceğin olay veya olaylar nedir?

Tuomas: Benim açımdan kötü diye tabir edilecek bir dönüm noktamız olmadı. En iyileri ise “Deadlight” kaydından önce iyi bir şirketle anlaşmamız ve de birkaç ay öncesinde gerçekleşen Amorphis dâhilindeki Avrupa turnesi sayılabilir.

Asuman: Bu arada BSA’ da davul çalıp aynı zamanda vokal yapman gerçekten büyük sürprizdi, aslında değildi “one man army” denen birinden beklenilesi bir durum   Basgitarın olmaması ilginçti.

 

Tuomas: Davulda olup background kaydıyla vokali de üstlenmek biraz gayret gerektiren bir durum. BSA solo bir proje ve nadiren çok dikkatlice seçilen sahnelerde yer alıyor. Ben sahnenin merkezinde yer alabilecek bir frontman anlayışında biri olamıyorum. Bizler, vokal ve diğer kalanları hep birlikte halleden sahnenin ortasında merkez diye belirlediğimiz bir yerlere ait olmayan üç kişiyiz. Bas kayıttan geliyordu. Müzisyenler konusunda biraz fazla seçiciyim sanırım ve istediğim canlı performansımıza katılacak zor olan uygun bir basgitar bulmak.

 

Asuman: Before the Dawn ve Dawn of Solace’de Lars’la beraber çalıyorsunuz neden Lars BSA’ da bas çalmadı? Sürekli beraber çalmaktan bıktınız mı? 

Tuomas: BTD ile yeterince sahnemiz oldu   farklı gruplardan ortak elemanlarla çalmak artık istemediğim bir durum.
 
Asuman: En yeni BTD elemanı Atte; göz kamaştıran pembe bagetler kullandığı ve Agonizer’den geldiği haricinde çok fazla bilgim yok hakkında. İzlediğim kadarıyla gruba uyum sağlamış görünüyor. Agonizer’de hala çalmaya devam ediyor mu? Bize kendisinden bahsedebilir misin?

Tuomas: Atte şimdiye kadar birlikte çaldığımız en iyi davulcu ve sanırım gruba mükemmelce uyum sağladı. Hala Agonizer’de kendisi faal ve pembe çirkin bagetlerde maalesef elinde  Fin metal arenasının en iyi adamalarından biridir ve ayrıca bu yılki top 3 davulcu listemde de baştadır kendisi. Onu kadroya almakta yerinde bir karar vermişiz.

 

Asuman: Müzik haricinde başka işlerle uğraşmaya vakit bulabiliyor musunuz? Neler yaparsınız?

Tuomas: Film izleyip zaman buldukça spor yaparım. Ayrıca kendi şirket işlerimi yürütüp kendi gruplarımın rezervasyon acenteliğini yürütmekteyim. Finlandiya’daki birçok büyük festivalin sahne menajerliğini de halletmekteyim. Ayrıca müzik videoları çekmekte yeni işlerim arasında yerini aldı. Bunlar beni epey meşgul tutan ve hayatımın büyük çoğunluğunu kaplayan meşgalelerim. Zaman buldukça da uyumayı da severim 🙂

 

Asuman: Finnish Metal Awards 2006 “yılın müzisyeni” Lars; Norwegian Grammy Awards (Spellemannprisen) Sensa Anima’nın 2001 SinThatic albümündeki vokalle ödülleriniz var. Bunların dışında benim aklıma gelmeyen ya da bilmediğim ödülleriniz var mı?

Tuomas: 2006 ve 2008 top beşte yerimizi aldık ve Somnium Award 2006’da mevcut. Bir de 2006 sahne menajerliği içinde aday gösterilmişliğim vardır.

 

Asuman: Finnish Metal Awards 2009’da hangi dalda adaysınız? Oy vermek isteyen arkadaşlar ne yapmalı? Bu soru için geç kaldık artık   bir dahakine artık…

Tuomas: “enstürmentalist” olarak aday gösterildim ve solo projem, Black Sun Aeon ile de “çıkış grubu” kategorisinde yerimizi aldık. Oylamak isteyenlere link; http://www.imperiumi.net/index.php?act=fma.

 

Asuman: Yaptığınız müziği “İskandinav Melodik Metal” ya da “Melankolik İskandinav Metal” olarak tanımlıyorsunuz fakat müziğinizin türünü daha çok “Finnish Melodik Death Metal” olarak biliyoruz. Tür konusundaki bu kavram kargaşasını netleştirilebilir misiniz? Türümüzün tek örneği biziz mi demek istiyorsunuz?   Bu arada Last.fm’de emo, alternative, gotik, metalcore (Ghost Town’dan dolayı bu etiket gelmiş bence) olarak etiketlemişler sizi bu konuda söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Tuomas: Melodik death metal olarak anılmamızı sağlayan yeterlilikte death metale yakınlığımız yok sanırım. ben daha çok İskandinav melodik metale bizleri yakın görüyorum. Emo mu? nutkum tutuldu 

 

Asuman: Bu arada Karanlık Oda için dövmeyle ilgili bir yazı dizisi hazırlanıyor. Tuomas sanırım bu konuyla ilgili soru sorulabilecek doğru kişilerden biri   Bir röportajda dövmelerinin derin anlamları olduğu söyleyip “kendini ifade etmek” olarak tanımlamışsın. Yani derin anlamlar neymiş merak etmiyorum dersem yalan olur ama özele girmeden başka neler söyleyebilirsin dövmelerinle ilgili?

Tuomas: Bütün dövmelerimin özel anlamları var; hepsi ailem ve de müzikle paralel yaşam felsefemle ilgili. Daha kişisele indirmek gerekirse müzik dövmelerimde yansıtılıyor diyebilirim.

 

 

Asuman: Şu ana kadar çalmadığınız ama çalmak istediğiniz bir ülke var mı? Hangi ülke?

Tuomas: Asya, A.B.D, İspanya ve Mısır. Kısacası her yerde 

 

Asuman: Tatil ya da başka sebeple hiç Türkiye’de bulundunuz mu? Türkiye ya da Türkler hakkında bilginiz var mı?

Tuomas: Türkiye’de hiç bulunmadım ve pek bir şey bildiğimi de iddia edemem. Üzgünüm. Kesinlikle benim kaybım; ama umarım bir gün bazı yerleri gezebilme imkânı yakalarım.

 

Asuman: Türk organizatörlerden bugüne kadar sizinle temasa geçen oldu mu?

Tuomas: Henüz değil. Kendi acentem olduğundan beri ücret konusunda problem yaşanmadığı sürece BTD tarafında oldukça esnek davranabiliyoruz. Dünya’nın her yerinde sahne almak istiyoruz.

 

Asuman: Umarım keyif almışsındır röportajdan. Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

Tuomas: Barış, sevgi ve metalle kalın! Ve yerli gruplarınıza sahip çıkın!

Anket:

 

-Kullandığınız Enstrüman (Marka, Model): Mayones custom guitars Amfisound custom 7 string baritone guitars ESP basses Yamaha Oak Custom drums (22×2, 10, 12, 13, 14, 16) Gibraltar Racksystem Pearl Demondrive pedals Sabian Cymbals Balbex sticks Laboga amps Laboga cabinets.

-Doğum yeri ve Tarihi: 18.03.1980 Parikkala, Finlandiya
-Favori Grupları: Insomnium, At The Gates, eski In Flames, Dimmu Borgir, eski Soilwork, eski Paradise Lost, Dissection, Katatonia.

-Favori Albümler: Dissection: Storm of the Lights Bane At The Gates: Slaughter of the Soul Paradise Lost: Draconian Times

-Hayranı Olduğunuz Müzisyen: Nicolas Barker, Mike Mangini
-Boş Vakitlerdeki Uğraşları: Film izlemek, spor yapmak ve uyumak.
-Favori İçeceği: koka kola
-Favori Yiyeceği: et!!!
-En İyi Olarak Değerlendirdiğiniz BTD albümü: Tabiî ki 6. gelecek albüm 
-En İyi Olarak Değerlendirdiğiniz Konseriniz: Bu yıl birçok iyi sahnede yer aldık; dolayısıyla aralarından birini seçmek epey zor. Ama bir tane seçilecekse oda; “Dedace of Darkness tour” olmalı!

-BTD ile Yaşadığınız En Unutulmaz Anı: Yine “Dedace of Darkness tour”! On yıl oldukça uzun bir zaman ve Avrupa’nın her köşesinden gelen fanlarla bunu kutlamak muhteşemdi.

-Hangi Gruplarla Sahne Almak İstersiniz? : Hımmm… Zor bir tercih daha. Black Sun Aeon’ın Katatonia destek turu iyi olurdu.

-İlk Aldığın Albüm: Dr Feelgood – Motley Crue
-Son Aldığın Albüm: Katatonia: Viva Emptines
-En son izlediğin film: Röportajı bitirdikten sonra zombieland izlemeye gittim.
-En son okuduğu kitap: Pek okuyucu sayılmam!
-Son Olarak Hayat Felsefen: Sadece bir kere yaşarsın; öyleyse tam anlamıyla yaşa ve her zaman kalbinin sesini dinle!

Röportaj: Asuman Ortaç

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

roportaj

Niklas Kvarforth video röportajı

Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!

Video Röportaj haberin devamında!

Published

on

Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!

Video Röportaj haberin devamında!

(daha&helliip;)

Continue Reading

roportaj

Papa Roachtan Jacoby ile Röportaj

Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;

“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve y…

Published

on

Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;

“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve yorgun hissediyordum. Hayatımda çalıştığım her şey için bunları hissediyordum. Ve kendi kendime babam gibi olmayacağıma söz verdiğim şeylere baktım. O sarhoş gibiydim – ki o ailesini dağıtmıştı-. Ben de… Asla yapmayacağımı söylediğim her şeyi yapmış gibi, öylece oturuyordum.”

Haberin Devamına Tıklayın…

(daha&helliip;)

Continue Reading

roportaj

Manowar Yeni Albümüyle İlgili Sorulara Cevap Verdi!

MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.

Röportajın devamını okumak için devamına tıklayın…

Published

on

MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.

Röportajın devamını okumak için devamına tıklayın…

(daha&helliip;)

Continue Reading

Konserler