roportaj
Aura Noir Röportajı
[Röportaj için Tıkla ]

Selam Apollyon
İdolüm olan ve gerçekten müziklerine taptığım iki grupta (Aura Noir & Immortal) yer alan bir müzisyenle konuşmak heyecan verici. Bunun olacağını daha önce söyleseler sanırım güler geçerdim
Bu gerçek… hhahaha bak şimdi kim gülüyor
Neyse… Keyfiniz yerindedir umarım. Aura Noir cephesinde herşey yolunda mı?
Oldukça yerinde teşekkürler! Yıllar sonra yeni bir davulcuyla ilk canlı gösteriye çıkmanın stresini yaşıyoruz ve bir yandan da bir sonraki albümün hazırlığını yapıyoruz… Sonunda meşgulüz… Ki bu çok iyi… Çünkü bazı zamanlar gerçekten çok felaket tembel oluyoruz…
HeiroftheMetaL : Aura Noir sürekli takip ettiğim ancak çokta fazla detaya ulaşamadım bir grup. Eminimki ülkemizdeki birçok dinleyicide benimle aynı fikirdedir. Grubu çok iyi tanımayanlar için biraz Aura Noir’i tanıtabilir misin?
Hmm tamam… Biz Aura Noir’iz ve biz Black Metal tarzında Thrash Metal yapıyoruz ya da benzeri şekilde… Biz bu işe başladığımızda bizim yaptığımızı başka hiçbir grup yapmıyordu çünkü o sıralarda tüm gruplar ilk dalga Norveçli Black Metalcileri kopyalamak konusunda oldukça meşguldüler…
Grupta üç kişiyiz: Aggressor, Blasphemer ve ben (Apollyon).
HeiroftheMetaL : Aggressor ve ben grubu tahminimce 94’te kurduk… İlk albümümüz “Dreams Like Deserts”ı 95’te kaydedip piyasaya sürdük. O albümdeki bütün bass olayını Aggressor üstlendi. Davul, gitar ve vokalleri de aramızda paylaştık…
İlk canlı gösterimiz için ekstradan birine ihtiyacımız vardı. Bu sebeple o sıralar yeniden birleşen Mayhem’da çalmaya yeni başlayan Blasphemer’a sorduk. O da “evet” dedi ve o zamandan beri beraberiz. O Mayhem nedeniyle birkaç özel durumdan ötürü uzakta oluyordu bu sebeple 98’deki “Deep Tracts on Hell” albümünde ve 2008’deki “Hades Rise”daki bütün enstrümanları Aggressor ile ben çaldım. Biz basit olarak şimdiye kadar her şekilde bütün şarkıları tamamlamayı başardık.

HeiroftheMetaL : Aura Noir Black Metal’de yeni bir dönemin temelini atan gruplardan birisi. Sert Black Metal öğelerini Thrash Metal’in sürükleyiciliği ile harmanlama fikri nereden ortaya çıktı?
Bu bizim gibi eski Thrashçiler için oldukça doğaldı. Ve Black Metal fikri birbirinin aynı sound’a sahip olan gruplar tarafından da kullanılmıyordu. Ayrıca biz ve Norveç Black Metal kurucuları çoktan birçok eski Thrash/Speed Metal tarzına Black Metal olmak için el atmıştı… Hatta Mercyful Fate bile…
Ama elbette ki Black Metal içinde olan herkes Varg Vikernes’ı gazetelerden okumuştu… Kökleri olmayan insanlar… Bizlerin corpsepaintsiz, biraiçer yüzlerimizi albüm kapağında gördüklerinde şaşırdılar. Bu bazı gözleri açtı da… Belki de bizim kalemiz buydu… İnsanları Sodom, Kreator, Destruction, Coroner’in ilk zamanlarına götürmek ve 95’te yayınlanan herhangi bir şey kadar hırçın olduğunu anlamak.
Aura Noir yaklaşık 16 senelik bir geçmişe sahip. Ancak grup bu sürede diğer gruplara göre daha az albüm yayınladı. Bunun sebebi grup üyelerinin diğer projelerle meşgul olması mı yoksa ortaya daha sağlam metaryeller çıkartma çabası mı?
Bu bizim karışımımız, tembel olmak, diğer gruplarla meşgul olmak ve en önemlisi de kazıkçı firmalarla uğraşmak… 96’daki 2. Albümümüz “Black Thrash Attack”i Malicious Records üzerinden çıkarmaya çabaladık. Hammerheart’a gittiğimizde – ki kazıkçı bir firma için oldukça telkin edici bir isim!!!- son günlerde isimlerini karmageddon olarak değiştirdiler… Uzak durmak lazım…
Ama son iki albümümüz Tyrant Syndicate üzerinden piyasaya sürüldü. Peaceville’ye karşın… Onlar oldukça sağlamlar.
HeiroftheMetaL : “Hades Rise” ardından yakın zamanda yeni bir albüm hazırlığınız var mı? Yoksa Aura Noir yine bir süre inzivayamı çekilecek?
Benim tahminim bir sonraki albüm 2010 başlarında çıkar. Şimdiden 3 şarkısı hazır bile ++
HeiroftheMetaL : “Hades Rise”, önceki albümlerinize göre müzikal olarak bana biraz daha sakin bir albüm gibi geldi. Son dönemlerde bir çok Black Metal grubunun tarzında hafif bir sakinleşme gözlemliyorum. Bu sakinlik sizede yansımış olabilir mi? Yoksa ben mi yanlış değerlendiriyorum?
Bu sefer bu albüm daha çok Aggressor’un albümü… Biz şarkıları yapar ve birimiz davulu çalarken diğerimiz bir süre ona şarkıyı sunardı. Geçirdiği kazadan sonra artık davul çalmıyor ve bu nedenle birçok materyali onun hazırlamasını sağlamak çok kolaydı. Bir önceki albümümüz “The Merciless” için hazırladığı üç şarkı sadece “sakin”di. Bu iki albüm arasındaki fark sadece şu; “Hades Rise”da ben sadece üç şarkı yaptım… Ve o davulları çalmadı…
Her neyse bu oldukça rastlantısal. Bir sonraki albüm için yaptığımız ilk iki şarkı oldukça şiddetli. Yani bu elinizdeki albüm bizim bundan sonra yavaşladığımız anlamına gelmiyor.
HeiroftheMetaL : Bildiğim kadarıyla Aura Noir kaydettiği her albümde farklı bir firmayla çalıştı. Yine yanlış bilmiyorsam son albümünüz Peaceville tarafından piyasaya sürüldü. Bu konuyla ilgili ilk sorum Aura Noir’in her albümde neden firma değişikliğine ihtiyaç duyduğu. İkinci sorum ise Fenriz ve Nocturno Culto gibi iki deneyimli müzisyen ile kayıt yapmak nasıl bir deneyim?
(Bilmeyenler için not: Peaceville Darkthrone grubunun elemanları Fenriz ve Nocturno Culto’nun kurduğu kayıt şirketidir.)
Daha önce de dediğim gibi… İlk firma Hot Records, Oslo’daki gerçekten çok b*ktan bir kayıt marketti. Ama dimmuborgir’dan Shagrath orada çalıştığı kısa süre içinde yöneticiyi ikna ederek bizim ve Old Man’s Child’ın bir çift albümünü piyasaya sürmeyi başardı.
İkincisi, Malicious Records, bu da herkesi kazıkladı, böylece Hammerheart’a geçtik… Bu gerçekten çok b*ktan bir işti ve biz iş adamı değiliz… Biz sadece salak müzisyenleriz…
Darkthrone’a piyasaya sürdükleri ve yıllarca yaptıkları herşey için daha çok saygı duyuyoruz.

HeiroftheMetaL : “Black Thrash Attack” albümünde çok ilginç bir sıralama söz konusu. Tek sayılı parçalarda Agressor gitar, bass ve vokal’i üstlenirken sen davulları çalmışsın. Çift rakamlı parçalarda ise bir görev değişimi olmuş ve gitar, bass ve vokal görevini sen üstlenmişsin. Agressor ise senin yerine davulda yer almış. Bundaki amaç neydi? Gerçekten çok ilginç bir sentez
Biz her zaman bu şekilde yaptık. Eğer benim şarkım çalınıyorsa, ben gitar çalıp şarkı söylerken o da davula geçer… Ve stüdyoda bass kısmını da ben çalarım… Ve diğer yandan, bu daha uygun çünkü bu sayede bir diğerine riffleri öğretmek için zaman harcamıyorsun… Ve bu şekilde biraz daha olağandışı oluyor… Sette sürekli onunla yer değiştirmek… Ama o günler geride kaldı…
HeiroftheMetaL : Black Metal’de yeni bir sayfa olan bu albüm (Black Thrash Attack) 1999 yılında Century Media tarafından tekrar basılmış. Albüm 1999 yılında yenidenmi kaydedildi, yoksa 1996 yılında yapılan kayıt tekrar mı piyasaya sürüldü?
Hayır. Bay Malicious Records, bütün kayıtların satış hakkını hiçbir gruba sormaksızın Century Media USA’a sattı tabii ki…
Sonuçta Century Media bizimle irtibata geçip bize biraz para borçlu olduğunu söyleyecek kadar kibardı…
HeiroftheMetaL : Biyografinizde genelde albümlerden bahsediliyor. Peki ya canlı performanslar? Aura Noir bu döneme kadar hangi gösterilerde yer aldı? 2009 için gösteri planlarınız neler?
Genelde hep Norveç’te çaldık. Sadece 98’de Aeternus ve Nocturnal Breed ile birlikte çıktığımız bir Avrupa turnemiz var… Sonrasında Danimarka’da bir çift, Yunanistan’da bir ve bir defa da İtalya’da gösteri yaptık… Norveç dışında…
2009’da başlangıç olarak bazı festivallerde yer alacağız… Nasıl olduğuna bakacağız. Norveç’te Karmøygeddon ve Hole In The Sky, Fransa’da Hellfest, Almanya’da Festung ve ABD’de Maryland Death Fest’e katılacağız…
HeiroftheMetaL : Genelde gözlemlediğim şey şu. Özellikle Norveç Black Metal grupları arasında büyük bir yardımlaşma var. Belli bir yere gelmiş gruplarda çalan müzisyenler mutlaka farklı projelerede destek veriyor. (Örneğin senin Gorgoroth grubunun turnesinde live member olarak çalman gibi) Bu yardımlaşmayı neye bağlıyorsun? Sence Norveç’in Black Metal’deki önderliğinin sebeplerinden biride bu olabilir mi?
Biz burada çok kalabalık değiliz ve bazılarımız da farklı tarz müzik yapıyor bu nedenle ihtiyaç halinde sürekli birbirimize soruyoruz. Ama her nedense bugüne kadar canlı gösteriler için çok az görev aldığımı düşünüyorum. Kendi grubumla yeterince canlı gösterilerde yer alıyorum.

HeiroftheMetaL : Birkaç soru da ülkemizle ilgili sormak istiyorum. Türkiye hakkında herhangi bir bilginiz var mı? Bildiğin kadarıyla Aura Noir yada grup elemanlarının yan projelerinden herhangi biri Türkiye’den herhangi bir konser teklifi aldı mı?
Sadece yemek, şehirler ve …spor kelimesiyle biten birçok futbol takımı… Ve bir de Yunanlıları sevdiğinizi biliyorum… haha… Evet, son olarak bu soru bir başka Türk gazeteci tarafından sorulmuştu bu soruyu ordan biliyorum. Sanırım diğer ülkelerdeki insanların sizin hakkınızda ne bildiği konusunda çok ilgilisiniz.
Cevap verebileceğim hiçbir turne teklifi gelmedi. Doğrusunu söylemek gerekirse, benim metal haritamda Türkiye henüz çok yeni.
HeiroftheMetaL : Bu sorunun arkasından klasik bir soru sormadan olmaz Biz davet etsek gelir misiniz?
Menajerimize sor!!! Tahminimce sizin için oraya pek çok grubu getirmek kolay değildir. Muhtemelen oldukça pahalı kaçıyordur.
HeiroftheMetaL : Peki ülkemizden tanıdığınız, dinlediğiniz herhangi bir grup var mı?
Henüz değil.
Anket soruları: (Her grup elemanı için ayrı ayrı)
-Kullandığınız Enstrüman (Marka, Model): Ludwig 68 drumkit, Çoğunlukla zildjan k or sabian aax cymbals Eğer doğru hatırlıyorsam, geçen yıldan beri tek gitarım gibson les paul custom ve sonrasında Immortal’a katıldıktan sonra esp plus jeff hanneman guitar aldım ve bunu South America Death ve Hades Rise için kullandım.
-Doğum yeri ve Tarihi: 1 Nisan 1974 Sentralsykehuset i akershus
-Favori Grupları: hmm… kayıtlara atlayalım…
-Favori Albümler: RIP (Coroner), Hell Awaits / Haunting the Chapel (Slayer), Severed Survival / Mental Funeral (Autopsy), Bonded by Blood (Exodus), Cease to Exist (Metal Onslaught), Ilusions (Sadus), Sodom / Kreator / Destruction’a ait 86’dan beri çıkan tüm albümler, Metal Church (Metal Church), Forest of Equilibrium (Cathedral), buradaki ilk şaşkınlığım (Pentagram…Compilation), Epicus Domicus Metallicus (Candlemass), Black Sabbath, Ozzy ve Bon Scott zamanlarının AC/DC’sinin birçok albümü… Ride the Lightning (Metallica), Don’t Break the Oath / Melissa (Mercyful Fate), genel olarak Darkthrone, Into the Pandemonium ‘dan sonra Celtic Frost, Motorhead (İsveçli baterist dışında tercih edilir)
-Hayranı Olduğunuz Müzisyen: Chris Reifert
-Boş Vakitlerdeki Uğraşları: Köpeği benim dağlarım ve ormanlarımda gezdirmek.
-Favori İçeceği: Kendi suyum!!! Ve tabii ki alkolü severim… bira, şarap, şampanya…ayışığı!
-Favori Yiyeceği : Eksi – tatlı Çin yemekleri dışında her yerin yemeğini severim.
-Aura Noir’nın En İyi Olarak Değerlendirdiği Albümü: Hades Rise/The Merciless
-Aura Noir’nın En İyi Olarak Değerlendirdiği Konseri: Atina
-Aura Noir ile Yaşadığı En Unutulmaz Anısı: 98’deki Kiel Ferry
-Hangi Gruplarla Sahne Almak İstersiniz? : Bu saçmalık için oldukça yaşlıyım.
-İlk Aldığı Albüm: Kendi paramla… Kiss’in Love Gun albümü. İlk Thrash Metal albüm ise, Hell Awaits idi.
-Son Aldığı Albüm: Son zamanlarda birçok albüm aldım. Piledriver: Metal Inquisition, Deathrow:Satan’s Gift, Hawkwind: Master of the Universe, Aerosmith:Draw the Line, Angel Witch: Angel Witch, Tröjan: Chasing the Storm, Bulldozer:The Final Separation, Kiss:Creatures of the Night ,Bathory:Nordland 2
-Son Olarak Hayat Felsefesi: Yok et!!!
roportaj
Niklas Kvarforth video röportajı
Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!
Video Röportaj haberin devamında!

Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!
Video Röportaj haberin devamında!
roportaj
Papa Roachtan Jacoby ile Röportaj
Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;
“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve y…

Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;
“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve yorgun hissediyordum. Hayatımda çalıştığım her şey için bunları hissediyordum. Ve kendi kendime babam gibi olmayacağıma söz verdiğim şeylere baktım. O sarhoş gibiydim – ki o ailesini dağıtmıştı-. Ben de… Asla yapmayacağımı söylediğim her şeyi yapmış gibi, öylece oturuyordum.”
roportaj
Manowar Yeni Albümüyle İlgili Sorulara Cevap Verdi!
MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.
Röportajın devamını okumak için devamına tıklayın…

MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
- biyografi21 yıl ago
Karanlığın Biyografisi: BURZUM
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- biyografi20 yıl ago
Ölü Gelinim: MY DYING BRIDE



