Connect with us

roportaj

More Than Human Röportaj

Mersin çıkışlı ve Türkiye’nin önemli deathcore/metalcore grupları arasında yer almaya hızla yaklaşan MORE THAN HUMAN, ile sizler için keyif verici bir röportaj yaptık buyrun okuyun.
[ MORE THAN HUMAN,Röportajı için Tıklayınız!!]

Published

on

Mersin çıkışlı ve Türkiye’nin önemli deathcore/metalcore grupları arasında yer almaya hızla yaklaşan MORE THAN HUMAN, ile sizler için keyif verici bir röportaj yaptık buyrun okuyun.


[ MORE THAN HUMAN,Röportajı için Tıklayınız!!]


More Than Human

Merhaba beyler. More Than Human cephesinde durumlar ne âlemde?

Onur: Grup olarak şu sıralar birçok uğraşlarımızın ardından nihayet yayınlayabildiğimiz Trade The Tragedy Ep’sinin keyfini yaşıyoruz. Onun haricinde her zaman olduğu gibi bir yandan da yeni besteler ve ilk albümümüz için çalışıyoruz.

Yakın zamanda Trade The Tragedy adlı ilk EP’nizi kaydettiniz. EP’yi sadece internet üzerinden mi yayınlamayı düşünüyorsunuz yoksa dükkânlarda satışa çıkacak mı?

Onur:Şu an dağıtım için bir şirketle anlaşma evresindeyiz. Eğer anlaşma sağlanırsa çok kısa bir zaman zarfı içerisinde birçok yerde satışa sunacağız. Diğer yandan isteyenler tabii ki internet üzerinden de ulaşabilecekler.

EP kayıtları nerede yapıldı? EP dağıtımı yapıldıktan sonra albüm hazırlıkları var mı?

Kasım: Ankara’da Aeolian Productions’ta kaydettik.

Onur: Tabii ki, grup olarak çalışmalarımız devam ediyor. Şu an hazırlık aşamasında olan birkaç yeni bestemiz mevcut. Onlar da içimize sindikten sonra ilk albümümüzün kayıtlarına başlayacağız.

Son zamanlarda sizleri Ankara’da festivaller de ve konserler de görüyoruz. 2009 Kasım ayında Dorock Bar’da sahne aldınız ve bende o konserdeydim. Sahne performansınız etkileyiciydi.Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Onur: Öncelikle güzel geribildirimin için teşekkürler. Genellikle gerek sahne performansımız olsun gerekse bestelerimizin yanı sıra tracklistimize eklediğimiz cover seçimleriyle ilgili olarak güzel tepkiler alıyoruz. Gelen tepkiler de güzel olunca, içimizdeki müzik yapma isteği de büyüyor.

Tarzınızı ne olarak tanımlıyorsunuz? Etkilendiğiniz gruplar arasında kimler var?

Hakan:Aslında daha önceleri birçok tarzda çalışmalarımız olmuştu doğal olarak buda şu an yaptığımız müziğe çok yönlülük kazandırdı şu an Metalcore-Deathcore alt yapısı altında çalışmalarımız oluyor hepimizin severek icra ettiği bir tür. Etkilendiğimiz gruplara gelince tabii ki bu tarzın üstatlarından Lamb of god, Chimaira, As I lay dying, Throwdown başta olmak üzere birçok metalcore-deathcore grubundan etkilenmişizdir

Bir süre önce çift gitarı teke düşürdünüz ve Kasım basgitara geçti. Tek gitarla devam etmek istemenizin sebebi nedir?

Hakan: Gitar sayımızı teke düşürmemiz aslında istemediğimiz bir durum, çift gitar olarak devam etmek isterdik ama biz yaptığımız işi ciddiye alıyoruz ve herkesin bu tavır altında davranmasını istiyoruz. Sorumsuz ve yaptığı işi ciddiye almayan, önem vermeyen kişilerle çalmayı kimse istemez sanırım.Ama en yakın zamanda gitar sayımızı arttırmayı düşünüyoruz.

Trade The Tragedy ile gayet kaliteli bir çalışma ortaya koymuşsunuz. Sizce gelecek tepkiler ne yönde olur?

Onur: Biz yaptığımız tarzdan keyif alarak yapıyoruz ve ortaya gayet güzel bir çalışma çıktığına inanıyoruz. Şimdiye kadar gelen tepkiler arasında olumsuz bir şeye rastlamadık, bundan sonra da rastlamayacağımızı umuyoruz.

Şarkı sözlerini genelde hanginiz yazıyor?

Kasım: Onur yazıyor.

EP’nin kapak tasarımı kim tarafından yapıldı?

Onur: Genel konsept ve artwork Amerika’dan Prable Visions ve benim ortak çalışmam ile yapıldı.

Trade The Tragedy 4 parçadan oluşuyor,bu parçalar da sözler ne üzerine sabit bir konu var mı?

Onur: Aslında bütün şarkı sözlerinin birleştiği genel sabit bir konsept yok ama sözlerde yoğunlukta olan duygu etrafımızdaki ahlaki çöküntüye, ikiyüzlülük ve çıkarcılığa karşı bir eleştirisel yaklaşım diyebiliriz.

Aslında 2009 yılında Manhunt adında 7 şarkıdan oluşan bir EP kaydettiniz fakat yayınlayamadınız ve defalarca ertelediniz buna sebep olan neydi? Ne tür aksiliklerle karşılaştınız?

Kasım: İçimize sinmedi bir türlü yaptığımız iş. Kayıt ortamı ve stüdyo ile sorunlarımız vardı, zaten bir voltaj dalgalanmasıyla her şey yok oldu.

Hakan: Sanırım hepimiz için zor bir kayıt dönemiydi. Çok büyük uğraşlar sonucunda 7 parçamızı kaydetmiştik ama aksilikler hiç peşimizi bırakmadı o kadar emekten sonra kayıtlarımızın silinmesi ödülümüz oldu diyebilirim.

Grubunuz 2005 yılında kuruldu. Gerçi kurucu elemanlardan kimse kalmadı ama More Than Human öncesinde müzikle ne kadar zamandır uğraşıyordunuz?

Kasım: 2002 – 2008 arası Adana’da bir thrash metal grubum vardı. Megadeth coverları çalıyorduk.

Onur: Ben yaklaşık 10 senedir aktif olarak çeşitli gruplarda çalıyorum. Bundan yaklaşık 5 sene kadar önce death metal yapan ve bir albüm kaydettiğim grubum Kharon’daydım.

Kasım Adana’da, Ufuk ise Antakya’da yaşıyor fakat grubunuz Mersin’de. Bir araya gelmek zor olmuyor mu? Zaman, yer konusunda anlaşabiliyor musunuz?

Onur: Grupta herkes yaptığı işi ciddiye alıp özverili ve istekli davrandığı için böyle bir sorunla hiç karşılaşmadık. Herkesin uygun olduğu zamanlarda bir araya gelip provalar, konser hazırlıkları, beste çalışmaları yapılıyor. Ayrıca kimse bu buluşmaya kadar olan zaman zarfı içerisinde boş durmuyor, herkes kafasını grupla alakalı yeni şeylere ya da bestelere yoruyor ve zamanı gelip toplandığımızda bunlardan çok güzel fikirler ortaya çıkıyor.

Ufuk: Yolculuklar bir yerden sonra fazlasıyla sıkmaya başlasa da yüksek motivasyonla müziğe konsantre olduktan sonra geriye teferruat kalıyor.

En son Ankara Karakatliam’da Quo Vadis, Seth.Ect, Insistence, Cenotaph ve daha birçok grupla aynı sahneyi paylaştınız.Nasıl geçti,nasıl bir atmosfer vardı?

Onur: Karakatliam güzel bir organizasyondu ve hak ettiği ilgiyi görmediğini üzülerek söylüyorum. Çıkan son dakika aksaklıkları organizasyonun akıllarda kötü anılarla yer etmesine yol açtı ama biz grup olarak eğlendik ve gelenleri de eğlendirdiğimize inanıyoruz.

İleriye dönük planlarınız ve düşünceleriniz neler? İleriye baktığınız da kendinizi nerede görüyorsunuz?

Onur: İleriye dönük olarak tabii ki kendimizi daha iyi yerlerde daha geniş kitlelere müziğimizi yayarken görmek istiyoruz ve bunun olacağına da inanıyoruz.

Ufuk: Disiplinli hayal tacirliği olsa da bizimkisi bunca yıl verilen emeklerin karşılığını beklemek hakkımız diye düşünüyorum. Kaldı ki şartların acımasızlığı konusunda da kimsenin karşı bir görüşte olduğunu sanmıyorum.

Benim soracaklarım bu kadar sizin söylemek istedikleriniz var mı?

Onur: Öncelikle bize ayırdığınız vakit için ve güzel tepkileriniz için teşekkür ediyoruz. Sizin de yardımlarınızla yaptığımız ve dinlediğimiz müzikle alakalı olarak bu ülkede gerçek bir gelişme olacağına inanıyoruz.

Bende bu keyifli röportaj için sizlere teşekkür ediyorum. Çalışmalarınız da başarılar.

Myspace Dinlenebilir adres



http://www.myspace.com/morethanhumantr

Röportaj: Doğukan BİNİCİ & Volkan GÜNGÖR

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

roportaj

Niklas Kvarforth video röportajı

Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!

Video Röportaj haberin devamında!

Published

on

Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!

Video Röportaj haberin devamında!

(daha&helliip;)

Continue Reading

roportaj

Papa Roachtan Jacoby ile Röportaj

Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;

“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve y…

Published

on

Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;

“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve yorgun hissediyordum. Hayatımda çalıştığım her şey için bunları hissediyordum. Ve kendi kendime babam gibi olmayacağıma söz verdiğim şeylere baktım. O sarhoş gibiydim – ki o ailesini dağıtmıştı-. Ben de… Asla yapmayacağımı söylediğim her şeyi yapmış gibi, öylece oturuyordum.”

Haberin Devamına Tıklayın…

(daha&helliip;)

Continue Reading

roportaj

Manowar Yeni Albümüyle İlgili Sorulara Cevap Verdi!

MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.

Röportajın devamını okumak için devamına tıklayın…

Published

on

MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.

Röportajın devamını okumak için devamına tıklayın…

(daha&helliip;)

Continue Reading

Konserler