konser
Marduk Istanbul Kritiği
Konseri önden izleyip savaştan çıkmış, yıkılan bariyerleri geri kaldırıp insanların ezilmesini engellemek adına bedensel yıpranma payım oldukça fazla olduğu için ancak şimdi kendime gelip başlayabildim kritiğe
[Gerisini okumak için Link tiklayin.]

Konseri önden izleyip savaştan çıkmış, yıkılan bariyerleri geri kaldırıp insanların ezilmesini engellemek adına bedensel yıpranma payım oldukça fazla olduğu için ancak şimdi kendime gelip başlayabildim kritiğe
[Gerisini okumak için Link tiklayin.]
Marduk’ un 2.gelişi biliyorsunuz.. Güzel bir tanıtım ile bu sefer kalabalık olabileceğini düşündüğümden ötürü bilet için acele etmek gerekli gibi bir hisse kapıldım.. Ancak bilet alma hususunda bir takım sıkıntılar yaşadım. Nedeni ise satılan yerlerin hiçbiri ile alakam olmaması, çok uzak olmam, ay sonunda yurtdışına çıkacağım için deli gibi koşturmam, arkadaşlarla irtibatı tam olarak sağlayamamamız, tüm paraları işe güce dökmemiz, bileti konser günü almak zorunda kalışımız ile ‘Giremezsek içimize oturur’ endişesiyle ancak konserin 1 gün öncesinde bileti ayırtabildik ve konser günü saat 13.00 da taksimde, 14.00 da köstebekte ‘Ayrıttınız mı arkadaşım bak emin misiniz? ‘ ‘Evet, dostum ayırttık’ ‘ Ama burada değil nerede peki? Haa o zaman öbür dükkânda olabilir!’ ( Öbür dükkândaki arkadaşını arayarak ) ‘Abi şu şu isminde biri ayırtmış mı, emin misin, ayırtmış mı?’ derken, diğer dükkândan biletleri alabildik…
Sonrası bekleme süreci, diğer arkadaşlarımın katılımı ve güzel muhabbetler ile saat 20.00 da ( Kesin geç açılır kapılar 19.00 ise 20.00 dedik ) Studio Live a geçtik. Marketin oradaki girişte beklemeye başladık, kapılar yine açılmamıştı. Alınan biralar, muhabbetlerin devamında oldukça eğlendik daha girişte :).Konseri bekleyenlere göz gezdirdiğimde, gerçekten yaş olarak üst insanlar dikkat çekiyordu, önceki Marduk konseri gibi değildi. Ama 18 altının girişini uygun görmeyen benim de yanıldığım üzere yaşı büyük ancak tavır olarak kaç yaşında olan insanlar oradaydı??. Bu büyük bir soru işaretiydi. İçkinin tesiri ile ne dediğini bilmeden hal, hareket ve tavırlarına hâkim olamayanlar, terbiyesizlik yapanlar, hadi birader işine deyip uğurladığımız etraftaki herkesi dövecekmiş gibi davranıp herkese kötü bakanlar, ortalığa omuz atanlar, arkadaş gruplarının verdiği cesaretle edilen tehditler ( Biz 8 kişiydik ve sadece kendi aramızda muhabbet edip ne ben ne arkadaşlarım etrafı umursamadık. Eğer umursasaydık gerçekten büyük kavgaların çıkabileceği çok rahatsız bir ortam vardı içeride ve dışarıda ) Ben hiçbir konserde bu kadar rahatsız bir ortama rastlamamıştım ( Türkiye’nin büyük bir eğitimsizlik sorunun adeta yansıması gibiydi gerçi bu müzik belli bir seviyenin üstü için dinlenilen bir müzik değildir, diğer ülkelerdeki konser kitlesini gördüğümden ya da benim yaş geçtiğinden ötürü mü yadırgıyorum artık bilemiyorum ) 20 dk içerisinde sokağın aşağısında çıkan 2 bağırış çağırış birbirine saldırmaya çalışan insanlar, onları önleyen diğerleri ve rahatsız olan bizim gibi ağırlığını bilen ve sadece konser izlemeye, eğlenmeye gelen kişiler. Aramızda bulunan yaşı 30’a yakın arkadaşlarım ve yeni tanıştığım abilerimiz bu durumdan rahatsız olup bir kısmımız bir şeyler yemek için ve bizde Soundcheck’i izlemek için içeri ayrıldık ve 4 arkadaşımla içeri girdik.
Girdiğimizde Artisian sahnede idi. İzleyen neredeyse kimse yoktu. Tam önlerine oturduk. Soundcheck ve hazırlıkları izlerken birden ortaya çıkan ve otların kapladığı kamuflaj ağını tüm ekipmanların üzerine örtmeleri oldukça hoş bir detaydı. Iain’in bana ‘You cant even see me now’ söylemi ‘Yeah man waooov you are fuckin invisible now beware…’ Cevabım ile samimi bir diyalog bizi kırdı geçirdi. Sonrasında sahnede soyunup elbiselerini değiştirmesi de bu samimiyetin bir göstergesi gibiydi ahahhhha. Bizde aynı zamanda Morgan’ın çıkacağı yeri kestirmeye çalışıyorduk, geçen konserde yanlış tahmin ile çaprazımıza yerleşmesi ufak bir moral çöküntüsü oluşturmuştu :).. Biraz Artisian’ı izleyebildik keza geç gelmiştik sonrasında diğer arkadaşlarımıza kapı girişine dönüp beklemeye başladık..
Yan girişten alınmaya başlandığını Umut bana bildirdi.. İçeri girdik ve sahnenin sol önüne geçtik. Tüm alt grupları soluksuz izledik. Artisian ın çıkışı, çalışı ve zaman zaman Hardcore’a dahi kayabilen Thrash’ten tutunda, Death ve Black metal’e kadar bu kadar geniş yelpaze’nin riff yapısını bu kadar uyumlu birleştirebilen bir grubun çaldığı çatır çatır extreme metal müthişti. Sadece Marduk ile 20 konser turu ve akabinde Mayhem ile 4 konserde daha nasıl alt grup seçildiklerini anlatır nitelikteydi.. Gitaristin müthiş performansı ağzımı açık bıraktı. Sadece Marduk adına şartlanmadığım ve illa da Marduk Marduk diye adamlar sahnede çalarken sanki bu gruplar Marduk ile turnede değilmiş gibi bağıran insanların aksine, bu konserin alt grupları da benim için oldukça önemliydi ve güzel bir müzikal ziyafet yaşattı. Marduk ile turlamak her grubun harcı değil.
Sonrasında Zonaria çıktı. Grup hakkında iyi ya da kötü yorum yapmak istemem çünkü genel olarak o tarzı beğenmediğimden ötürü benim için bir şey ifade etmedi. Bu nedenle bir yorum yapmam yersiz olacaktır ve grubu beğenenlere de haksızlık. Ancak Swedish Metal Awards ‘En iyi çıkış yapan grup’ adayı olmaları ve Marduk ile turlamaları da iyi bir grup olmalarını gösterir..
In battle 3.alt grup ve konserin son alt grubu olması nedeniyle Marduk etkisini en çok hisseden ( Marduk’un tercihi ve izni ile onlarla birlikte turlayan bir alt grup ve sürekli Marduk şeklinde tempo tutulması kadar saygısızca bir şey yok, yurtdışında birçok konsere katıldım ve bu kadar cahil bir kitle yok, ancak her konserde bu tarz olaylar oluyor ) üzerine talihsizlikler yaşayan bir gruptu. Batersitin lensleri, vokal ve bass ın şekil yapısı ilginçti 🙂 Black metal etkisinde Death / Thrash ve harika bir müzikal altyapının ürünü soundları. Vokalin sağ monitörden kendi sesini duymaması ötesinde bizim de neredeyse bir şey duymamamız, grubun performansını ve bende bıraktığı takdiri pek etkilemedi. Bence asıl önemli olan rifflerdi ve kalitesi olsun, müthiş temposu olsun etkileyiciydi. Grind etkileri dahi rahatlıkla hissedilebilen Artisian ve In battle bu performanslarından sonra beğendiğim ve merak ettiğim diğer gruplardan biri haline gelmesi beni hiç şaşırtmadı…
Pogo konusundaki sıkıntıya da bir açıklık getirmek gerekirse, evet Black metal pogo yapılabilecek bir müzik değildir ve pogo da yapılmaz, çok az konserde bu tarz bir saçmalık görebilirsiniz, yurtdışında da bu böyle, ancak şunu da söylemek lazım ki bir Black metal konserinde de izleyiciler arasında bu kadar büyük bir karmaşada göremezsiniz. Konser izlemek imkânsız hala geliyor arkadan öne itmeler, itiş kakış konseri tamamıyla izlenemez hale getiriyor. Demirleri tutmaktan, yeri kaptırmamak için gösterilen çabadan, sırtına vuranlardan, omzuna çıkmaya çalışanlardan, tekmeden, tokattan gına geliyor. Oldukça rahatsız etti bu insanlar. Eğer Pogo yapılacaksa bu iki ön grup biçilmiş kaftandı. Ama sadece alt gruplar olduğundan, çoğu seyircinin gözünde baştan aşağı yerde ve çoğu zaman ne yaptıklarını dahi anlamaya çalışmayan, izlemeyen aralarda Marduk diye tempo tutan, bağıran neredeyse bir yuhalamadıkları kaldığı kılını kıpırdatmadan izleyen insanlar hiçte acayibime gitmedi.
Gel gelelim Marduk’ un çıkışı ve ortalığın karışıp bilumum dayı takımının ön saflara geçmesine.. İnsanların yerini almak için arkadaş grubu arkasında gelen sonrasında vurmaya kalkan, küfür eden, tehdit eden, ‘Biz sizden büyüğüz’ ‘Çekilin lan’ şeklinde yaş büyüklüğünü ve arkasındaki arkadaşlarıyla kendini adam sanarak herkesi geri itmeye çalışan işe yaramazlar ve akabinde güvenliğin gelip bunları arkaya atması da çok yerindeydi. Marduk’ un performansı her türlü takdiri hak eder ve bu müzikteki 18 küsür senelerine fazlasıyla yakışır bir şekildeydi… Morgan’ ın tam önümüzde çıkışı, Mortuus’ un duruşu, sahneye hakimiyeti hatta bir ara çıldırıp önümüzdeki boşluğa büyük bir cesaretle atılışı ( Sonrasında parçalanmaktan kendini kurtarması için yardım etmek zorunda kalmam ).. Tam da izleyenlerin istediği gibi seçilen yerli yerinde süper bir playlist… Rom’ dan çalacakları muhtemel birçok parçadan korkmamız ama aksine eskilerden tutunda yenilere kadar çalınan çok iyi ayarlanmış müthiş parçalar ve playlist.. ‘Beyond the grace of god’ da dünyada yaşadığımı unuttum!.
İzlenimlerim bunlardı. Mekân ile ilgili olarak; güvenlik kapı girişinde bence yetersizdi ve diğer bir arkadaşın söylediği gibi istenirse bilumum kesici, yaralayıcı, her şey sokulabilirdi çok kötü olaylar olabilirdi. Ancak içeride yaptığı işleri takdir ettim ki büyük kavgalara izin verilmeden müdahale edildi, izleyicilerin önlerde rahatsız olduğu tipleri de bir bir arka sıralara ayıkladılar, şikâyetleri değerlendirip hemen gelip dinlediler. İzleyici kitlesi ile alakasını kesip konser izleyen biri olmama rağmen izleyen insanlardan rahatsız olmamak mümkün gibi değildi.. İş sadece bu müziği, Marduk’u, Black metal’i bilmenin ötesinde ( Ki bizim arkadaşlarımızda da çok çok alakalı insanlar yoktu ), kişilikten, efendilikten, saygıdan yoksun, kişiliksiz insanların biliyoruz adı altında tavırlarını gördükten sonra ( Ben bunca süredir dinlememe rağmen efendi gibi konseri izledim ortalığı yıkıp dağıtmaya, ona buna bir şeyler öğretmeye, rahatsız edip artistlik yapmaya, dövmeye çalışmadım ) bu işi bilmese de saygılı ve görgülü adamların konserde olmasını bu tarz insanlara ben tercih ederim. Bilenlerin halinin bile bu kadar kendilerini ispat etme içerisinde ve acınası olduğunu görmemin ötesinde bu konser, Türkiye’ de izlediğim müzikalite ve organizasyon olarak en sağlam extreme konserlerden biri olduğunu açıkça söyleyebilirim.
Diğer şehirlerdeki arkadaşlarıma tavsiyem 20 ytl değil de, 50 ytl olsaydı bile yine verin ve gidin derdim. Unutamayacağınız bir tecrübe olacak. Insomnia büyük bir iş yaptı. Diğer tavsiyemde konserde bizim gibi işinize bakın, üç kuruşluk adamlara uymayın, tahrik etmek için neredeyse her haltı yiyorlar çünkü. Etraftaki saçma tiplere odaklanmayın, kendinizden aşağıları umursamayın çünkü her yerde olacaklardır.
Sevgiler.
Gate_of_Nanna
konser
Blood Red Shoes İstanbul’da konser verecek
İkonik indie rock ikilisi Blood Red Shoes, 02 Ekim 2025’te %100 Studio sahnesinde unutulmaz bir geceye hazırlanıyor! Laura-Mary Carter ve Steven Ansell’den oluşan bu güçlü ekip, enerjik ve yıkıcı sahne performanslarıyla dinleyicilere tam anlamıyla patlayıcı bir deneyim yaşatacak.


İkonik indie rock ikilisi Blood Red Shoes, 02 Ekim 2025’te %100 Studio sahnesinde unutulmaz bir geceye hazırlanıyor! Laura-Mary Carter ve Steven Ansell’den oluşan bu güçlü ekip, enerjik ve yıkıcı sahne performanslarıyla dinleyicilere tam anlamıyla patlayıcı bir deneyim yaşatacak.
konser
Starsailor İstanbul’da
Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor İstanbul’da!
Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor, 24 Ekim’de %100 Müzik katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle bir araya geliyor! 2000’lerin başından itibaren melankolik melodileri ve içten şarkı sözleriyle geniş bir hayran kitle…


Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor İstanbul’da!
Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor, 24 Ekim’de %100 Müzik katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle bir araya geliyor! 2000’lerin başından itibaren melankolik melodileri ve içten şarkı sözleriyle geniş bir hayran kitlesi edinen grup, yeni albümleri Where The Wild Things Grow ile Türkiye’deki sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor.
konser
Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta
+1 İftiharla Sunar: Thrash metal efsanesi Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta!
Geçtiğimiz sene ülkemizi ziyaret eden ve biletleri 15 dk içinde tükenen MEGADETH, Türk hayranlarına minnettarlığını göstermek üzere yeniden İstanbul, KüçükÇiftlik Park’ta!
BİLETLER HABERİN DEVAMINDA


+1 İftiharla Sunar: Thrash metal efsanesi Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta!
Geçtiğimiz sene ülkemizi ziyaret eden ve biletleri 15 dk içinde tükenen MEGADETH, Türk hayranlarına minnettarlığını göstermek üzere yeniden İstanbul, KüçükÇiftlik Park’ta!
BİLETLER HABERİN DEVAMINDA
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- album21 yıl ago
Cradle Of Filth – Nymphetamine
Entertainment9 yıl agoRappers are blowing up Twitter with praise for Jay Z and ‘4:44’




HeiroftheMetaL
13 Ocak 2008 at 17:08
abim sağol çok guzel bir konser kritiği olmuş skılmadan yorulmadan her kelimesini bir sonunda ne diyeceksin diyerek okudum ve yazdıkların hakkındaki herşey için sana çok çok katılıyorum ve yazdıklarının üstüne birşey daha: sokakta elinde cep telefonuyla ” hayko aç lan hayko” diye zırvalayan mor gömlekli kıro takımı tiplerle senin yazıda bahsettiğin tiplerin hepsi aynı b*k ve hiçbiri için seninde dedigin gibi dikkate almaya degmez.
psYchotic-eYes
14 Ocak 2008 at 12:49
Kritik son derece seviyeli olmuş tebrik ederim Ilker, izlenimlerini çok guzel yansitmissin. Ulkemizdeki metal barzolarının yaptıklarına surekli dem vurman da daha bir etkili olmus anlayana anlar o cumleleri umarim ve gelecekte daha elit bir kitleye kavusuruz. Eskisehir’e gelmediler icimizde kaldi ama napalim artik Eskisehirde ogrenci dedigin ….ir felsefesine devam ederiz biz de ahaha 😀
Uranos
14 Ocak 2008 at 18:51
nihayet düzgün kritik yapan biri
Todes_Engel
14 Ocak 2008 at 21:24
İzmir kritiğini’de ben yapmak istiyordum ama söylediklerinden farklı olmayacak…Zaten birşey olmadı,izmir tayfası iyi değildi :)…Beklediğim gibi olmadı…Seninki iyi olmuş,iyi gözlem,hep aynı şeyler :)eline sağlık…
omur
14 Ocak 2008 at 23:24
hımm topiciği gördğüm iyi oldu..istdaki konserde bende vardım..ne rezalet bişydir..mardukta pogo yapılırmı yaa..3 tn alt grup çıktı asıl o zmn yapılırdı.marduktn bişy anlayamadım açıkçası..üstelk pankart açmk girişimimz oldu öndeki et yığınları yüzünden gerksiz hareketler vs. bizde kenardan kısasüreliğine pankart açtık sona arkaya geçti geride izledk konseri :/ sırf bu yüzden öne geçip izlmk istemedim.ama mardukun performansı iyidi bana göree…yeni bateristleride hiç fena değil ama emil bi başkaydı..
gothic_dreams
15 Ocak 2008 at 03:36
ben en onde izledim konseri bir bayan olarak acıkcası pek hos seylerle karsılasmadım…bir ara arkamdan biri manowar diye bagırdıgını duydum.. bu denli bilinçsiz insanlıktan yoksun bir kitle olamazdı.. ama işin konser boyutu cok guzeldı cok eglendım…
cliffology
17 Ocak 2008 at 16:23
Gözlem cok iyi olmuş neyi yazıcağını nelerden bahsetceğini cok ii kavramış arkadas.. Bu Marduk kritiğini başka yerde okusam eminim sadece konser anında olanlardan çalan şarkılardan bahsedilecekti ama Got_of_Nanna nın konsere bakış acısını takdir ettim.
CurseOfDaRkneSs
19 Ocak 2008 at 15:25
Güzel bi kritik olmuş genel olarak güzel anlatmış..Zonaria hakkında biraz daha aydınlatılsa daha da güzel olurdu..
Zonaria gerçekten Marduk’un altında çıkan gruplardan en ilgi göreni ve begenileniydi..İleride çok çok daha ii olabileceklerini inanıyorum o veletlerin..Yaşlar 19-20 yaşındaki elemanlar zaten..
Orda bi cümle ilgimi çekti ve harbidende katıldımm..İnsanları küçük düşürmek gibi bi niyetim yok ama öndeki tiplere bakıyorum..abi adamlar ilk defa türkiyeye gelmişler öndeki tayfa sanki müslüm dinlemeye gelmiş elemanlar gibiydi haliyle böyle olunca biraz garip oldu..Hatta bizim arkadaş dayanamdı sen ne dinliosun birader dedi..Bi kaç pop ve fantazi tarzı isimler söyledi bizde güldük geçtik 🙂
Herşeeye ragmen gürültü patırtıya ragmen konser güzeldi..Devamını bekliyoruz 🙂
TK_Erdal
20 Ocak 2008 at 16:36
Asıl Eleştiri :
Bir insan bir kritikte bir çok hataya ramen ne de güzel eleştirebiliyormuş…
Ben de o gün konserdeydim.Çok güzel bir seyirci kitlesiyle iç içe olduğumu düşünüyorum.Konser esnasında absürtlükle yapılmış laf şakaları-Manowar diye bağırılması,kibirle sorulan ;”kimi dinliyorsun” sorularına saçma cevaplar vermek-ortamın şakayı yapan kesim tarafından dostane bir havaya bürünmeye çalışılmasından başka bir şeyi göstermemektedir.
Black metal’in doğasında bazı yerlerde karikatürize edilmiş bazı yerlerde ciddi şekilde vurgulanmış bir vahşet mesajı vardır.Bu bilinen bir gerçektir.Hepimiz kabul etmeliyiz ki Metalin müzikal ve lirik karakterinde hayatın diğer alanlarında karşılaşılan zorluklara verilecek olumsuz tepkilerin atılması imkanı vardır.Bence bu karakteristiği Marduk-İstanbul’da çok güzel ve doğal bir şekilde yakaladı Türk Metal seyircisi.
Hayatın senin seçtiğin yolda gelişir.Ama bunun için savaşmalısın da…
Örneğin;sen bir eleştirmen olarak gelip yerini elinden aldıklarından yakınıyorsun.Verdiğin bilet parasının içinde güvenliğin de olabilir ama gerçek bir erkek kendi alanını korumayı bilmelidir.Sen orada :
-Arkadaşlar ben burada izlemek istiyorum ve en az sizin kadar gedikliyim.Deseydin belki de işler farklı gelişecekti ama bunun yerine bence içinde yatan şiddet izleme güdüne kapılarak güvenliğe bir şekilde haber verdin.Ve o cemiyette saygı kazanmış senin üyesi olduğun kültürü yaşayan insanların bir kısım kaba insanlarca itilip kakılmasını görmek hoşuna gitti belki de.
Dışarıdaki olaylara gelince ben bu yazıyı yazmadan 24 saat önce başka bir sözlü tartışmada o gün kavga eden taraflar birlikte hareket ettiler.
Sen eleştirmen belki Metalcinin Yolculuğu adlı belgeseli izlemişsindir orada Metalci bir “Muasır medeniyet” vatandaşı senin özendiğin kadar “kültürlü,eğitimli,yumuşak tenli” bir Metalci şöyle buyuruyor:
-Burada bir yığın çocuk görüyor gibiyim yaşları büyük ama içleri çocuk.
Eh,yukarda verdiğim bilgi ve belgeselden yaptığım alıntıdan da anlaşılacağı gibi bu insanlar birbirlerine olan samimiyetleri ve alkolün tatlı etkisiyle birbirlerine giriyorlar ve herkes bir erkeğin yapması gerektiği gibi kendini koruyor sonucunda dediğin gibi hiç bir güvenlik müdahalesi söz konusu olmadığı halde olay kimse ciddi şekilde zarar görmeden kapanıyor.
Yazımın sonlarına gelirken bir şeyi daha belirtmeden edemeyeceğim güvenliğin aramasının zayıflığı kötü şeyler doğurmazdı çünkü senin o ahlaksızlıkla itam ettiğin insanların en birinci düsdurları;gerçekten mecbur kalmadıkça kesici,delici ve ateşli silahları kullanmamaktır helede bir metalciye karşı asla sana bile.
Doğada kabul etsek de etmesek de bir savaşım vardır ve hep devam eder sen bir gün bir grup başıboş tarafından gasp edilirken o eleştirdiklerin seni kurtarmak için güç kullanmaktan kaçınmazlar.
Senin görüşlerini desteklememe rağmen saygı duyuyor kendi açımdan yorumluyorum gerçek Metal centilmenliği bunu gerektirir.Seni de buna davet ediyorum.
Olayları Eric Adams’ın da dediği gibi Metalle okuyabilmek bizi aydınlığa Dünya’yı huzura götürecektir 😉
pearldrummer
25 Ocak 2008 at 14:05
yorum gayet güzel yüregıne saglık dostum ben bır kac seyle desteklemek ıstıyorum dusuncelerım soyle:
kapıya ogrenci kimligimizle gelmistik cunku; ızmıtte sınavı asıp konsere gelmıstık ıkı arkadasımla. Kımlık bılgılerımızın yer almasına karsın zorluk cıkardılar kapıda ve bu sorunuda bır yolla hallettık. kapılar gec acıldıgı ıcın ben ancak yetıstım saat 20,15 ordaydım sonunda marduk gelmıstı herkes heyacanlıydı, bızde sessızce bufenın onunde beklıyorduk biara WC ıcın yer aramaya gıttıgımızde gerı donuste bırı yolumuzu kestı bellı kafası bin dunyaydı ve sanıyorum ki kendinde bile degildi!
sonra ben ve ıkı arkadasımla bırlıkte konusmaya basladı bız allattan alıyorduk cunku adam cok ıcmıstı ne ıçtıyse artık ( bunu tahmıs etmek cok da zor olmasa gerek! ) … o soyledı bız alltan o soyledı bız allttan aldık o elemanın yanında da arkadasları vardı ve onlar kendılerındeydıler ( tabırı caızse kafaları yerındeydı ). sınavı asıp konsere gelmısken ve ertesı gun yıne zor sınavlarımız varken bır olay cıkmasını ıstemıyorduk yolumuz uzundu ve ertesı gune sınavlara hıc uyumadan gırıcektık belkıde -ki oyle oldu. ( damarımıza basmadıgı ıcın ve bardagı tasıracak kadar bızlerı sınırlendırmedıgı ıcın cunku ona acıyorduk )Kafamızı egip kendını black metal dınleyıcısı olarak goren KOLPALAR dan ayrıldık bır yollu ve ıcerı gırdık nıhayet.
Elaman da ıcerdeydı sonunda yıne bırılerıne satastı ve olay cıkardı halıyle dısarı atıldı sonrada. hak ettıgını elbet bır gun alırsın derler…..
sonunda marduk cıktı bende kolonların bırıne monta edılmıs tezgahın uzerıne cıkarak oturdum ve konserı kendı capımda ıstedıgım gıbı dınledım gorus ve duyus acım gayet memnun ettı benı cunku bunları engelleyecek kımse yoktu herkes sahneye yakın olmak ıcın ugrasırken benım yerıme goz dıken kımse olmadı ve konser bıtene kadar oradaydım…
sözlerim black metalın kendıne has olarak bilinen özelliklerine, kendını kaptırmıs olan ve kendısını bulundugu ortamın lordu olarak goren ve satan muahabbetlerıne kaptırmıs cahıllere sizler gibi olsaydık, sizler gibi sizinle, sizin istedıgınızı yapmıs olurduk…
okudugunuz için tesekkur ederım….