biyografi
Karanlığın Biyografisi: BURZUM
Varg Vikernes 11 Şubat 1973 te saat 21:58 te Norveç’in Bergen şehrinde doğdu.Bir rivayete göre Varg, hamileliğin 6. ayının 6. gününün 6. saatinde doğmuştur.Bunun ne derece doğru olduğunu bilinmiyor.
Asıl ismi Kristian’dır Fakat gerek düşünce yapısı, gerek mevkisi bakımından asıl ismini hiçbir za…

Varg Vikernes 11 Şubat 1973 te saat 21:58 te Norveç’in Bergen şehrinde doğdu.Bir rivayete göre Varg, hamileliğin 6. ayının 6. gününün 6. saatinde doğmuştur.Bunun ne derece doğru olduğunu bilinmiyor.
Asıl ismi Kristian’dır Fakat gerek düşünce yapısı, gerek mevkisi bakımından asıl ismini hiçbir zaman kullanmak istememiş ve Varg ismini kullanmıştır.Fakat bu kanuni bir isim değişikliği değildir ve bundan önce birçok farklı isim kullanmıştır.
-Babası Irak’ta çalıştığı için Irak’ta kaldığı bir yıl sayılmazsa- Varg Bergen’de büyüdü.Gençliği süresince etrafındakilere hep Bergen’in ormanlarını,vahşi hayvanlarını,sert dağlarını sevdiğini anlatırdı ve aradan yıllar geçtikten sonra O’nu tanımak için yapılan bir röportajda; “Soğuk bir kış gecesinde ormanda tek başınıza yürüyün, işte o zaman ‘O, gerçekten konuşuyor’ sözüyle neyi kastettiğimi anlarsınız.” şeklinde konuşmuştu. Diğer insanlar sadece ağaçlar ve kayaları görüyorken Varg,Troller ve gölgeler arasında dans eden elfleri hayal ediyordu.Varg’dan önce bu tür şeylerin hayalini kuran son Norveçli Theodor Kittelsen, bu tarz fantastik resimler çizmişti ve Varg’ın bu resimlerden bazılarını albüm kapağı olarak kullandığı söylenir.
Varg gençlik yıllarında iki arkadaşıyla birlikte Uruk-Hai isimli projesi üzerinde çalışmaya başladı fakat diğer iki elemanın bir kız için birbirine girmesi ve Varg’ın Old Funeral elemanlarıyla tanışması üzerine provalar durduruldu.Uruk-Hai, Tolkien’in orta dünyasındaki Sauron’un high-orc larına verilen isimdir (Oo’rok-High).Bunlar tipik Viking berserker ine benzerler.Varg niçin Uruk-Hai ismini seçtiğini “Tolkien; Sauron’u Odinn den esinlenerek yaratmış ve bu durumda Uruk-Hai de Odin’in hizmetkarlarına benzer.Uruk-Hai nin Gondor’a saldırması Vikinglerin Charlemagne’ın yönettiği hristiyan Fransa’ya saldırmasına, Uruk-Hai nin Rohan’a saldırması ise Vikinglerin hristiyan İngiltere’ye saldırmasına benzer.Fakat neticede Vikingler de Sauron ve orkları gibi kaybettiler.” şeklinde açıklıyor.

80 li yılların sonunda Varg halen politik ve müzikal görüşünü şekillendirme aşamasındaydı.Satanel, Old Funeral gibi gruplarda çalmaya başladı, bunların gerçekten çok iyi müzisyenler olduklarını düşünüyordu fakat hiçbirisi hayal ettiği kadar zevk vermiyordu.Kendi müziğini yapmaya karar verdi ve başlamadan önce Tolkien’in kurduğu dünyadan etkilenerek yapacağı işin temellerini oluşturdu.90 ların başında kendi solo projesi BURZUM üzerinde çalışmaya başladı.Burzum kelimesi Ork dilinde “karanlık” anlamına geliyordu.Burzum gerek maddi olarak gerek düşünce olarak tüm sorumlulukları Varg’a ait olan bir projeydi.Bu sebeple müziğe sadece Varg’ın vizyonu ve kurduğu hassas denge yansıdı.
Projeyle aynı ismi taşıyan ilk Burzum albümü 1992 yılında MAYHEM elemanı ve kurucusu Øystein Aarseth (Euronymous) in şirketi Deathlike Silence Production tarafından piyasaya sürüldü.Bundan sonra herşey birbirini takip etti ve Norveç’in en ünlü kiliseleri yakıldı, yerle bir edildi.

12. yüzyıldan beri ayakta duran (1883 te restore edilmiş), büyük bir kısmı tahtadan yapılmış, Norveç’in en çok saygı gören kilisesi Fantoft Kirke, 6 Haziran 1992 de “Norwegian Black Metal” sahnesi altında ortaya çıkan Neo-Pagan bir topluluk tarafından kundaklandı ve kilise tamamiyle yandı.Varg yanan kilisenin fotoğrafını “Kirke EP” albümüne kapak yaparak olayı ölümsüzleştirdi. Olaylara müzikal açıdan yaklaşarak hareketin militan kısmını yönetti.Buna rağmen Norveç polisi hiçbir zaman onun işlevi hakkında gerçek bir bilgiye sahip olmadı.
Kilise kundaklamalarının ardındaki sembolizmi düşününce bunun Hristiyanlığa karşı açılmış bir savaş olduğu açıkça görülmektedir.Varg için ise bu sadece bir intikam davasıdır.Bundan yaklaşık bin yıl önce Norveç’te Hristiyanlar, kiliseler dışındaki tüm tapınaklara zarar vermişlerdi ve Paganları kazıklara bağlayarak yakmışlardı.Varg herzaman kendini Odin’in savaşçısı olarak gördüğü için Pagan dinlerin öcünü almak zorunda olduğunu hissetti.

1991 ve Ağustos 1993 arasındaki dönem Varg’ın deyimiyle Burzum’un “Altın Çağı”dır.Varg bu dönemde bütün albümler için gerekli müzikleri yaptı.Daudi Baldrs ve Hlidskjalf albümlerinin müziklerini ise Burzum’un unutulmuş gitar riffleri, synthleri ve şarkılarını tekrar gözden geçirip düzenleyerek hazırladı.
Müziğinde ağır bir hava ve synth kullanan ilk grup Burzum’du fakat günümüzde bunları yapmayan black metal grubu sayısı yok denecek kadar az.Varg tamamen ambient olan ilk albümünü 1994 yılında tamamladı ve 1997 yılından itibaren Pagan-ambient i kendi tarzı olarak belirledi.Kendisini sürekli geliştirdi ve tarzından hiç ödün vermedi.
1993 yılında Mayhem “De Mysteriis Dom Sathanas” albümünün kayıtlarına girmeden önce Varg gruba bassçı olarak dahil oldu. Grupta olduğu sürece Count Grischnackh nickini kullandı.Varg ve Euronymous blackmetal sahnesinde en çok dikkat çeken iki kişi oldu.Euronymous müzikal olarak hep şeytani bir imaj yaratmaya çalıştı. Varg için ise şeytan geri plandaydı ve Norveç kültürüne bağlı kalarak Norveç mitolojisini konu edinmek istiyordu. Bu durum Varg ve Euronymous’u iki kutup haline getirdi.
Kilise kundaklama olayları ile ilgili Euronymous basının karşısına çıkarak “evet kiliseleri kundaklayan hristiyan karşıtı bir örgüt var ve bu tür olaylara devam edilecek” gibi bir açıklama yaparak uzun süredir faaliyetlerine gizli olarak devam eden Inner Circle örgütünü deşifre etmiş oldu.

Varg’ın Euronymous’u öldürme sebebi her zaman tartışma konusu oldu.Euronymous Varg’dan borç alarak piyasaya sürdüğü Burzum albümlerinin tamamını sattıktan sonra yaptığı kazançla daha çok albüm piyasaya sürmek yerine parayı kişisel borçlarını ödemek için kullandı.Varg’a bir röportajda O’nu para için mi öldürdüğü sorulduğu zaman; “Hayır onu kesinlikle para için öldürmedim.Zaten çok daha fazlasını kazanma imkanım vardı.Bu saçma bir dedikodu.Kazancı sadece 5100$ dı. Onu öldürmekle elime 5100$ geçmedi.” Açıklamasını yapmıştı.
Euronymous’un Varg’ın kız arkadaşına sarktığı için aralarının açık olduğu dedikoduları da vardı.Varg’a O’nu bir kız için mi öldürdüğü sorulduğunda ise; “Ortaya sürekli saçma sapan fikirler atılıyor. Kız arkadaşım ben Euronymous’u öldürene kadar böyle bir kişinin varlığından bile haberdar değildi.Çünkü kız arkadaşım metalci değildi ve açıkçası yaptığım şeylerle pek ilgilenmiyordu.Bildiğim kadarıyla Euronymous’un da arasıra birlikte olduğu kadınlar dışında hiç kız arkadaşı olmadı.Bu saçma bir yalan.”

Varg, başka bir röportajda olaya şöyle açıklık getiriyor; “Helvete’yi sırf annesi ve babası rahatsız olduğu için kapattığını söyledi ve akın akın gelen müşteriler kapıda kaldı.Şeytan imajına bürünmüş bir ana kuzusu.Ne kadar aptalca.De Mysteriis Dom Sathanas albümünün kayıtlarında benim hiç bir grup elemanıyla problemim yoktu ve birlikte çok eğleniyorduk fakat Hellhammer da dahil olmak üzere biz Euronymous’la birarada olmak istemiyorduk. Kayıtlarda artık O’nu öldürmemizi söyleyerek şakalar da yapmıştı.Metal camiasındaki Euronymous a olan soğukluk bir kaç ay daha devam etti ve daha fazla insan O’nun nasıl bir moron olduğunu anladı.Artık benden gerçekten nefret etmeye başlamıştı.O’na göre insanların O’na olan saygısını kaybetmesine ben sebep olmuşum.Bir bakıma da söylediklerinde haklıydı.O’na karşı olan fikirlerimi hiçbir zaman saklamadım ve insanlar da benim düşüncelerime katıldı.Artık metal sahnesinin 1 numaralı adamı değildi ve bunun da benim suçum olduğunu söylüyordu.Herkes asıl nedenin bu olduğunu, “asıl kişi” olmak için yarıştığımızı düşünüyordu.Bu Sadece Euronymous için önemliydi.Mayhem Trondheim’den Snorre W. yi gitarist olarak kadrosuna ekledi.Bergen’de kendi evini satın alıncaya kadar benimle birlikte kalmasına ve oturma odamda uyumasına izin verdim.Snorre kendi evini satın alıp taşındı. Artık evde tektim ve bu andan itibaren Euronymous benimle ilgili planlar kurmaya başladı.Beni öldürmek istiyordu.Ona göre tüm bu problemlere sebep olan bendim ve ben öldükten sonra ortada hiç bi sorun kalmayacaktı.Planlarını paylaştığı birkaç müzisyen bana O’nun planlarını açıkladı.Euronymous onlara güvendiği için herşeyi anlatmıştı fakat belli ki onlar benimle daha samimiymiş. Euronymous Snorre’u telefondan aradı ve O’na herşeyin normale dönmesi için benim ortadan kalmamın gerektiğini söyledi ve diğerlerine anlattığı planları Snorre a da anlattı.Euronymous bunları söylerken Snorre hepsini bana telefonda dinletti. Artık emindim çünkü sadece en yakın arkadaşlarına planlarını söylüyordu.Snorre la konuştuğu gün ondan bir mektup aldım. Mektup gayet olumluydu hatta arkadaşçaydı.Daha önceen katılmadığım bir anlaşmayı imzalamam için benimle buluşmak istediğini söylüyordu.Ancak planlarını uygulaması için beni ayarlamaya çalıştığını biliyordum.Arkadaşlarına da anlattığı gibi önce beni (bir silahla) bayıltacak, ellerimi ve ayaklarımı bağlayarak araba bagajına koyacaktı ve şehir dışında kırsal bir yerde beni bir ağaca bağlayarak ölene kadar bana işkence yapacaktı ve tüm bunları kameraya çekecekti.

Bütün bunlar karşısında o kadar sinirlenmiştim ki. Bu herif kendini ne bok sanıyordu bilmiyorum.Oslo’ya gitmeye karar verdim.Kontratı O’nun eline vererek “siktir git” diyecektim.Bu şekilde ondan uzaklaşacaktım ve bir daha benimle iletişim kurmamasını sağlayacaktım.Herşey normale dönecekti.Ayrılmadan önce Snorre da Euronymous’a vereceği yeni gitar riffleri olduğu için benimle gelmek istedi.Saat 21:00 da Bergen’den ayrıldık,yolda arabayı sırayla sürdük ve 3:00-4:00 arası Oslo’ya ulaştık.Arka koltuğa geçerek kemerimi çıkardım ve Snorre’a onu güvenli bir yere koymasını rica ettim.Belinizde bir bıçak varken uyumak hiç te güvenli olmaz.Ulaştığımızda ben uyuyordum. Kapıya geldik ve zile bastım.Uyuyordu.Kim olduğumu sordu ve ismimi söyledim.”Daha sonra gelemezmisin?” diye sorması üzerine sadece kontratı imzalayıp gideceğimi söledim ve beni içeri aldı.Bu sırada Snorre sigarasını yakmış, merdivenlerde beni bekliyordu.Euronymous beni sinirli bir şekilde kapıda karşıladı.Kontratı O’na verdim ve artık iyice sinirlenmişti.Bana kapının eşiğini göstererek gitmemi söyledi.O’na doğru bir adım atınca iyice panikledi. Hareketleri, duruşu, bakışı garipleşmişti ve karnıma bir tekme attı.O’nu kapıya ittim ve biraz sersemledi.Tekmesinden etkilenmemiştim ama o anki şartlar içinde bile yaptıkları bana komik gelmişti.Karşımdaki , gecenin yarısında kendisini Bruce-Lee zanneden bir kaçıktı.Kendini döşemeden mutfak tarafına doğru attı.Mutfaktan bir bıçak bulacağına emindim.Eğer bir bıçak alırsa benim de bir bıçak bulmam gerekecekti.Getirdiğim bıçak ise kemerimi arabada unuttuğum için yanımda değildi.Cebimde 8 cm uzunluğunda başka bir bıçak daha vardı.üzerine atladım ve eline bir bıçak geçirmeden onu 4 yerinden bıçaklayarak kontrol altına aldım.Fakat bu sefer de başka bir silah bulmak için yatak odasına yönelmişti.Bu silahın Dead’in kendini öldürdükten sonra polislerin aldığı ve Euronymous’un geçenlerde geri aldığı tüfek olduğuna düşünüyordum (evinde tüfek veya bayıltıcı silah bulundurmadığını sonradan öğrendim).Kavga etmek için peşine düştüm fakat beni şaşırtıp daireden kaçmaya başladı. Kavgayı başlatıp kaçması benim sinirimi bozmuştu.aşağıya indiğimde Snorre sigarasını bitirmiş, ilgisice etrafa bakıyordu.O sırada Euronymous yarı çıplak ve birkaç yeri kanayarak koşuyordu.Hayalet görmüş gibiydi.Komşularının zillerine basıyor,kapılara vuruyor,yardım istiyordu.Snorre halen merdivenlerde olayları izliyordu. O, bu olayların bir parçası mıydı,bana saldırcak mıydı bunu bilmiyordum.Olacakları görmemek için koşarak merdivenleri inmeye başladı ve yanımdan geçmesine izin verdim.Çok korkmuşa benziyordu. Euronymous’u bıçaklamaya başladım.Dizlerinin üstünde duruyordu ve “artık yeterli” diye bağırmaya başladı.O’nu bırakıyordum ama bana tekrar tekme atmaya çalıştı.Bıçağı son kez alnının ortasına soktum ve oraya saplanarak kaldı.Çıkarmaya çalıştığımda bedeni öne doğru düştü ve merdivende bir patates çuvalı gibi yuvarlandı.Zaten yaptığı gürültüyle tüm komşularını uyandırmıştı.

Onu öldürdüğüm için kendimi hiç de kötü hissetmemiştim.Eğer O’nu canlı bıraksaydım hayatım üzerine yeni bir girişimde bulunmasına izin vermiş olurdum.”
Geri dönüşte polis kontrol noktalarına yaklaşmamak için şehir dışından döndüler. Varg kanlı giysilerini göle fırlattı ve gölde yüzerek temizlendi.saat 11:00 civarı eve ulaştı ve 20 dakikalık bir uykudan sonra gazeteciler ve televizyon kanalları Euronymous’un ölümüyle ilgili konuşmak için onun evine gelmişlerdi.Ertesi gün gazetelerde; “Conut Grischnackh en iyi arkadaşı Euronymous’u kaybettiği için çok hüzünlü” gibi haberlere yer verildi.
Polis artık Varg’dan şüphelenmeye başlamıştı.Etrafındaki kişilere sürekli birşeyler sormaya başlamışlardı.Snorre olayın şokunu hala atlatamamıştı ve Snorre’un garip hareketleri, tedirginliği polislerin de dikkatini çekti.Günlerce O’nu sorguladılar ve Snorre artık dayanamayarak Euronymous’u Varg’ın öldürdüğünü ve kendisinin de olay anında orda olduğunu söyledi.Polis raporlarında Snorre’un çok hassas bir kişiliğe sahip olduğu da yazılmıştı.Varg bir gece kulübünde eğleniyordu ve kapıdan çıktığı anda O’nu tutukladılar.Bir hücreye attılar ve yatacak bir şey bile vermediler. Sorularına düzgün cevaplar vermediği için bir hafta boyunca hücresinin ışığını hiç söndürmediler.Varg artık iyice zayıf düşmüştü ama polislerin ellerinde Snorre un anlattıklarının dışında bir bilgi yoktu.Polisin elinde aynı gece Varg gölde temizlenirken Snorre’un benzin istasyonundaki güvenlik kameralarıyla çekilmiş tek başına yakıt doldurma görüntüleri vardı.Varg istese Snorre u suçlu duruma düşürüp hapise attırabilirdi fakat bunu yapmadı.Polis suçunu itiraf etmesi için cesetin üstünde parmak izlerinin bulunduğunu da söylüyordu fakat Varg cinayet esnasında eldiven kullanmıştı. Sonunda herşey açıklandı ve olay açıklığa kavuştu.Snorre tüm olanları polise açıkladığı için hiçbir ceza almayacağını düşünüyordu.Varg da mahkemede Snorre’un olanlarla bir ilgisi olmadığını, sadece yanlış zamanda yanlış yerde bulunduğunu söylediyse de Snorre hiç payı olmayan bir suç yüzünden 8 yıl hapis cezası aldı.Gazetelerde Varg’ın Euronymous’un yerine lider(?) olmak için onu öldürdüğü yazıyordu.Hatta Varg’ın durumundan istifade eden bir gazeteci onun sakallarını fare kuyruğuna,kız çocuğu örgüsüne benzetip alay etmişti.Metal camiasındaki (Mayhem elemanları ve Fenriz hariç) herkes gazetedeki güç yarışı teorisine inanıp Varg’dan nefret etmeye başlamıştı.

Varg; “Norveç mahkemesi beni ‘Akıl almayan bir güdü ile Euronymous’u öldürmek’ le suçladı ve Norveçteki en ağır ceza olan 21 yıl hapis cezasına çarptırdı.Bundaki mantık nedir anlamadım.Ben sadece kendimi kurtarmak için onu öldürdüm.Mahkeme O’nu 23 yerinden bıçakladığımı ve vücudunu paramparça ettiğimi söylüyordu.Fakat son vuruşu yaptığımda öldüğünü zaten biliyordum.Mücadele esnasında kendisini cam kırıklarına atması,duvarlara çarpması ve öldükten sonra merdivenlerde yuvarlanması bedeninde bir çok yaraya sebep olmuştu ve hepsinden beni sorumlu tutuyorlardı.” diyordu.
Mahkeme sonunda yargıçların Varg vikernes’ın şeytana taptığını söylemesi üzerine Varg ne tanrıya ne de şeytana taptığını söyledi.Jürideki bir papaz ise İSA’nın yardımıyla Varg’ın içindeki şeytanın dışarı çıkarılabileceğini söylüyordu.Bu esnada Varg sadece olanlar karşısında gülüyordu.
Mahkeme ve hapis cezası için “Bütün bu olanlara karşı sinirliyim ama bir gün tekrar özgür olacağımı ve tekrar en tepede olacağımı biliyorum ve onlar gibi olmadığım için şükrediyorum. Yaşadığım şeyler sayesinde çok derin tecrübeler kazandım. Tüm bu olanlar bir şişmanla bir aptalın kavgasına benziyor.Şişman olan sürekli kilo verecektir ama aptal olan daima aptal kalacaktır” yorumunu yaptı.
Varg artık hapishanedeydi ve buranın şartlarına alışmıştı.Varg; ”Norveç’teki hapishane sistemi çok gelişmiş ve Dünya standartlarının oldukça üstünde.Geldiğimden beri hiçbir sorunla karşılaşmadım, herhangi birisi de beni rahatsız etmedi. Günün 23 saati tek kişilik hücremizdeyiz. Kalan 1 saatlik süreyi ise yemek veya ekmek almak için turlayarak geçiriyoruz.Ayrıca, haftada bir kez kütüphaneye gitme hakkımız ve Haftada bir de ailelerimizle görüşme hakkımız var. Ailemle ilişkilerim çok iyi fakat belli ki kızım beni hiç tanımıyor ve bana yaklaşmaktan çekiniyor.Karımı sormayın çünkü ben hiçbirzaman kızımın annesiyle evlenmedim.
Her hücrede televizyon var.Kendi hücremde bir bilgisayarım var ve programlamacılık üzerine çalışıyorum.”
Burzum’un metal sahnesinden niye çekildiği sorulduğu zaman ise Varg şöyle diyor “Bunun için birçok sebep var. Hapishaneden 2 albüm çıkarabildim fakat açıkça söylüyorum ki zahmetine değmedi.Zaten şu anda Black Metal adı altında anılan bir çok grupla birlikte anılmak istemiyorum.”
Hapisteyken bir çok Blackmetal dinleyicisiyle tanıştı. Televizyonda haftalık bir metal ve SMS programı oluyordu. Bir keresinde bu programı izleyen bir arkadaşı onu çağırdı ve SMS lerde sürekli Burzum dan bahsedildiğini ve çalınmasını istendiğini söylemişti.Varg televizyonun karşısına geçmişti fakat şovu sunan kişi Burzum’un bir videoklibi olmadığını söylüyordu. Dinleyicilerin SMS’lerle Dunkelheit videosunu söylemesi üzerine şovmen bu klibin çoktan unutulduğunu söylemişti. Artık radyolar da televizyon kanalları da Burzum’u boykot etmişti. Televizyonda rock müziğin tarihçesi ile ilgili bir seri vardı ve Blackmetal e gelindiğinde sadece Mayhem, Satyricon ve Darkthrone dan bahsedilmişti. Immortal ve Burzum’un sözü bile açılmamıştı. Diğer bir yandan hiçbir şirket Burzum albümlerini Norveç’te piyasaya
Sürmek için anlaşmaya girmiyordu ve Norveç’teki dinleyiciler artık Cd leri yurtdışından almaya başlamıştı. Burzum’a karşı ülke çapında kesin bir propaganda vardı.Varg bu durum karşısında ; “Kanayan yaralar iyileşmediği sürece ben hafızalardan silinmeyeceğim ve görülüyor ki halen kanayanlar var.” diyor.
2003 yılına gelindiğinde Varg hapishaneden kaçma girişiminde bulundu fakat bu başarısızlıkla sonuçlandı.Çaldığı arabayla kaçarken polislere yakalandı.Olayın videoları piyasada vir çok sitede var.Yakalandığı zaman yanında bir AG3 ve 700 tane mermi bulundu.Sorgulamalarda suç ortaklarının ismini hiç bir zaman vermedi.
– 1 kişi öldürmek
– 3 kilise yakmak
– Evinde yüksek miktarda (150 kg) patlayıcı (dinamit) bulundurmak.
suçlarının üstüne
– Hapishaneden kaçma girişiminde bulunmak
– Otomobil hırsızlığı
– Yasa dışı silah taşımak
suçları da eklendi ve hapis cezası 14 ay daha artırıldı.
Varg hapisten çıktığında Norveç’in herhangi bir yerinde küçük bir çiftlik satın alıp orada yaşayacağını, bilgisayar programlamacılığı ve kitap çevirmenliği yaparak geçineceğini söylüyor.
Varg Vikernes ile iletişim kurmak isteyenler için posta adresi ;
Varg Vikernes
Trondheim Fengsel
Nermarka 2, N-7047
Trondheim, Norway
Varg sadece kişisel sorulara ve ciddi mektuplara cevap vereceğini söylüyor ve “Hail Satan” ve benzeri ibarelerle başlayan mektupları direk çöp kutusuna atacağını söylüyor.
“Ben müzisyenlerin %99 luk kısmını oluşturanlar gibi para veya kadınlarla eğlenmek için müzik yapmıyorum.Ne parayla ne de ünle ilgileniyorum.Sadece sıkıcı bir dünyadan ve ışıktan uzaklaşmak için karanlık bir müzik yapıyorum”
Varg Vikernes
biyografi
Wintersun Biyografi
Başta Ensiferum ana vokali Jari’nin yan projesi olarak başlayan, sonradan ilk albümü çıkarabilmek için gruptan atılan Jari’nin ana projesi haline gelen, 2006 yılından beri ikinci albümünü beklediğimiz Wintersun kimdir? İşte haberin devamında buna ilişkin sorularınıza yanıtlar bulacaksınız…


Başta Ensiferum ana vokali Jari’nin yan projesi olarak başlayan, sonradan ilk albümü çıkarabilmek için gruptan atılan Jari’nin ana projesi haline gelen, 2006 yılından beri ikinci albümünü beklediğimiz Wintersun kimdir? İşte haberin devamında buna ilişkin sorularınıza yanıtlar bulacaksınız…
biyografi
Kontrast
Kontrast grubu 2008 yılında kurulmuş olup, 2009’da beste çalışmalarına başlamış ve grubun ilk albümü olan ‘Labirent’in temelleri atılmıştır. Alternatif metal tarzında müzik yapan grup, 2011 yılında albüm kaydını tamamlayarak sahnelerde yer almaya başladı. Albüm kayıtları Stüdyo FM’de Murat CUM taraf…

Kontrast grubu 2008 yılında kurulmuş olup, 2009’da beste çalışmalarına başlamış ve grubun ilk albümü olan ‘Labirent’in temelleri atılmıştır. Alternatif metal tarzında müzik yapan grup, 2011 yılında albüm kaydını tamamlayarak sahnelerde yer almaya başladı. Albüm kayıtları Stüdyo FM’de Murat CUM tarafından; Mix/Mastering ise Virüs Müzik Prodüksiyon’da Ümit KUZER ve Martin SPENCER tarafından yapılmıştır.
Devamı için haberin devamına tıklayınız
biyografi
Arkona
Arkona’nın doğuşu, yerel pagan topluluğu “Vyatichi” üyeleri Masha “Scream”(çığlık) Arhipova ve Alexander “Warlock” (büyücü) Korolyov’un kendi özgün felsefeleri ve müzik zevklerine ayna tutacak bir grup kurma fikrini benimsedikleri 2002 yıllarına dayanır.
Haberin Devamına Tıklayınız…

Arkona’nın doğuşu, yerel pagan topluluğu “Vyatichi” üyeleri Masha “Scream”(çığlık) Arhipova ve Alexander “Warlock” (büyücü) Korolyov’un kendi özgün felsefeleri ve müzik zevklerine ayna tutacak bir grup kurma fikrini benimsedikleri 2002 yıllarına dayanır.
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- album21 yıl ago
Cradle Of Filth – Nymphetamine
Entertainment9 yıl agoRappers are blowing up Twitter with praise for Jay Z and ‘4:44’




rottendogs
11 Temmuz 2005 at 14:19
bir burzum sever olarak güzel bir biografi olduğunu söylemek istiyorum.Ravensgateteki bütün burzum yazılarının derlenip bir araya getirmişi olarak gördüm.ama yazan arkadaş iyi bir iş çıkarmış.
Shatraug
12 Temmuz 2005 at 01:32
evt hazırlarken bi çok röportajdan,resmi sitedeki otobiyografiden,fan sitelerindeki biyografilerden yararlandım. ortaya iyi bişe çıktı sanırım. fikrimce en geniş Türkçe Burzum biyografisi oldu 🙂
ilhanner
12 Temmuz 2005 at 01:51
valla ben bu olayı bilmiyodum ve mayhem in albüm kapagındaki ölü grup üyesinin bana intihar ettiği söylenmişti.Şimdi neler olup bittiğini anladım.Bilgilendirici bir biyografi imiş…
Shatraug
12 Temmuz 2005 at 04:00
ilhanner senin bahsettiğin albüm kapağındaki ölüm başka. Mediolanuım Capta Est albüm kapağındaki ölü Dead dir ve intihar etmiştir. bu olayla alakası yok.
satan_
12 Temmuz 2005 at 03:29
Euronymous’u batıran vargı yücelten resmen taraflı bi biografi olmuş ben beğenmedim….
burzum’un müziği ne kadar iyiyse varg’da o kadar hıyar bi insandır…varg’ın hıyarlıkları niye anlatılmamış anlamadım ben şeytan ve odinin oğluyum diyen bi insan….
Ugur_Tm
4 Ekim 2007 at 00:46
vargın hıyarlığı diosunda euronymous un yapmaya çalıştığı şey ele gelmez bir puştluktan başka bişey deildi açıkçası
somberlain
12 Temmuz 2005 at 03:41
muhteşem bir çalışma olmuş…Varg’ın davası herzaman Paganizmdi zaten.Herdaim bahsettiği neo-paganizm ise özünde nasyonel sosyalizmle örtüşür.Varg’da zaten hep nasyonel sosyalist olduğunu vurgulamıştır.bazılarına kapak olur umarım bu çalışma…
Shatraug
12 Temmuz 2005 at 04:05
ilhanner senin bahsettiğin albüm kapağındaki ölü resmi başka. Mediolanuım Capta Est albüm kapağındaki ölü Dead dir ve intihar etmiştir. bu olayla alakası yok.
Karadul
12 Temmuz 2005 at 04:11
maşallah maşallah güzel olmuşun ama ben başlığa bittim : Karanlığın biyografisi, ayrıntılara epey yer verilmiş iyi baya
peopLeshit
12 Temmuz 2005 at 04:39
biyografiye eklenen röportajlarla ayrı bi havasi olmuş son derece güzel biyo..
lumerian
12 Temmuz 2005 at 08:23
eywallah eline sağlık….
KopuK
12 Temmuz 2005 at 09:44
eline sağlık 🙂 karanlıklarda kalan gercekleri gün yüzüne cıkarmış bak:) eheh
Hexagram
12 Temmuz 2005 at 11:24
varg ı sevmem black metal de çok daha iileri var.
ucube
19 Temmuz 2005 at 04:24
bencede daha eyileri var ama burzumda eyi tabi
GuWeN
12 Temmuz 2005 at 11:30
elinize sağlık süper bi yazı
Depressed_angelica
12 Temmuz 2005 at 11:38
çok genis bi burzum biyografisi olmus ..
biçook siteden daha ii ve bilinmeyenleri
günyüzüne çikarmis …
shatraug u tebrik etmek lazim …
karacor
12 Temmuz 2005 at 11:59
Şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı Türkçe Burzum biyografisi sanırım. Eline sağlık Shatraug…
kanpp
17 Temmuz 2005 at 14:56
Bizlere bu biyografiyi sunduğunuz için çok tesekkür ederim…
Arkadasımla biz ona yazmıstık senin sadece hırsına ve yaptığın müziğpi sevdiğimizi…oda bize teşekkür maili atmıstı ama Türklerden fazla hoslanmadığınıda belirtmişti…
jahreviking
19 Temmuz 2005 at 03:56
ben de bir burzum ve varg sever olarak yazıyı gercekten cok begendim.ama bazı arkadasların yazdıkları ne bilim ya garip geldi..bi arkadas kapaktaki elemanın oynstein olduğunu sanıyo galiba..o adam dead tir ve gercekten intihar etmiştir.bir arkadasta blacte cok daha iileri var demiş..evet gercekten doğru sölüyo ama ben varg ın gercek anlamda black yaptığına inanmıyorum.belki mayhemde falan calarken ok ama burzum cok daha baska bişi…paganlık agır basıyo..blackte genelde karanlık güçler seytanlar karabüyü ıvırzıvır var…ama varg hep norvecten,odinden,lord of the rings ten bahsetmiş…
yanlısım olablir.affola
serpentangel
19 Temmuz 2005 at 20:15
euronymous u öldürme olayi ve o anda yasadiklari tamamen duzmece
Giyotin
20 Temmuz 2005 at 13:23
Öncelikle yaptığın çalışma için seni kutluyorum sonuç olarak emek vermişsin.Ama yazıları deidğin gibi röpörtajlardan vs. derlediğin için kopuk bi yazı olmuş belli bir bütünlük yok.Ve Buzrzum’un müziğinden neredeyse hiç bahsedilmemiş tam anlamıyla kişiliğinden ve dünya görüşünden, ve tabikide lyriclerinden bence bunlarda toparlanıp yapılsaydı çok daha iyi bir çalışma olurdu.
Shatraug
21 Temmuz 2005 at 03:14
müziği hakkında bilgi vermek aklımdan geçti ama saçma olacağını düşündüm. yüzeysel olarak müziğinde kullandığı tekniklerden bahsettim. açık yakalayıp dalga geçmeye çalışan çok kişi var o yüzden kendimden pek bişey eklemedim. kopuk olduğunu sanmıyorum. aksine 1. şahısdan anlatımla daha sürükleyici oldu.
Giyotin
22 Temmuz 2005 at 11:27
Bence aklından geçeni yapsaydın çok daha doğru olurdu, yani kendi yorumunuda katsaydın.O dalga geçmeye çalışanları boşver zaten insalar bişeylerin üzerine ekleyip geliştirmektense yapılanı kötülemeyi seçiyolar çünkü çok daha kolay ve hiçbir bilgi gerekmiyo.Bu yzaıdan edindiğim burzum bilgisi için tekrar teşekkürler.
Shatraug
3 Ağustos 2005 at 04:01
olayların gerçek yüzünü kendim anlatamazdım. röportajlardan anlatmak daha iyi oldu. asıl okuyup yorumladığın için sana teşekkürler.
Kataklysm
25 Temmuz 2005 at 08:22
karanlık bi bio baya tefarruatlı ciktısını alıyorum lazım olur belki cunku okuduğum en genıs kapsamlı burzum ve varg biosu
halliburton
27 Temmuz 2005 at 13:43
burzum’la varg’ın yaptığı şeyin ne black metalle ne de genelin bildiği anlamda müzikle bir alakası yoktur. bu düşünen, hayal eden bir adamın, dinleyenleri düşündürebileceği sesler bütünüdür. varg pagan olmuş, pangermanist ve nazi olmuş önemli değildir. bu sesler, sizin düşünsel dünyanızda gerekli noktaları harekete geçirebiliyorsa bence yeterlidir.
Shatraug
31 Temmuz 2005 at 10:08
zaten müzikal anlamda bişey hazırlamadım farkındaysan. hep merak edilen, bilinmeyen şeyleri ortaya çıkarmaya çalıştım hepsi bu.
sagaris
2 Ağustos 2005 at 06:58
güzel olmuş abi ellerine sağlık
Shatraug
2 Ağustos 2005 at 11:30
eyvallah hacı. sende saol
Gwar
3 Ağustos 2005 at 10:46
tebrik ediyorum cok kaliteli bi iş çıkarmıssın ”Shatraug ”
bi kaç sağlam adam arsına senide aldım
Shatraug
22 Ağustos 2005 at 07:20
eyvallah.
Shatraug
22 Ağustos 2005 at 07:21
eyvallah.
hatun_death
3 Ağustos 2005 at 11:01
şaşırdım kaldım evet abi harıka olmus diyorum baskada bişi demiyorum
hatun_death
3 Ağustos 2005 at 11:01
şaşırdım kaldım evet abi harıka olmus diyorum baskada bişi demiyorum
streetwars_
13 Ağustos 2005 at 07:54
burzum biyografisi gerçekten çok iyi olmus
yapan arkadasi kutlamak gerek
gördüklerimden en iyisi nerdeyse
ben 5 puan verip çiktim
yazilanlarin counu biliyorum ama örendiim seylerde oldu .. tebrikler
fatalstar
14 Ağustos 2005 at 10:08
bak aslında çok güzel bir yazı ama varg’ın Abbath (immortal) la olan geçmişini yazsaydın daha iyi olurdu ben bunu biliyorum ama bilmieyenler yazının sonunda immortal’a değinmene bir anlam veremiyorlar. bu arada bilmiyorsan söyleyeyim Varg’ın ilk grubu Abbath ile kurulmuş bir death metal grubu idi ve çok sık çocukluk arakadaşı idiler. Birde Morbid’den biraz bahsedebilirsin çünkü Mayhem’de iki adet leş vardır biri DEAD (MORBID) diğeri EURONYMUS (MAYHEM)
Shatraug
22 Ağustos 2005 at 07:06
ölülerden bahsettim zaten ama abbath la olan dostluğunu bilmiyodum. Morbid den ancak Mayhem biyografisinde bahsedebilirim. Burzum’un mayhemdeki kariyerine pek girmedim farkındaysan.sadece kafalarda soru işareti olarak kalan kısımları anlatmak istedim. teşekkürler yorumlar için.
enslaved
2 Ekim 2005 at 17:13
gercekten muthis.. varg hakikkaten onemli bi insan.. blografinin son sozleri olyin en iyi ozeti.
enslaved
2 Ekim 2005 at 17:13
gercekten muthis.. varg hakikkaten onemli bi insan.. blografinin son sozleri olyin en iyi ozeti.
GercekManyak
17 Kasım 2005 at 19:29
Bence de babalar gibi biyografi olmuş…bazı arkadaşlar varg ın satanist olduğunu iddia etmişerl..ama varg öyle demiyor? ben ne şeytana taparım ne de tanrıya.
Kısacası paganlık ayrııııı bir görüş, satanlık ap ayrı bir alaka
anlayana saz anlamayana boru az!!
brutalis
15 Aralık 2005 at 02:36
varg hakkinda bir yazi okumustum aslinda,ama ingilizceydi..turkcesi icin gercekten saol..
mukemmel arastirma.
malotof
23 Aralık 2005 at 14:47
Varg’ın geçmişini ve başına gelmiş olayları bilmemiz onun tarzını anlamamıza yardımcı oldu.
Tipik bir kuzeyli gibi davranan ve yaşayan VARG umarım en kısa zamanda eski güzel günlerine döner (her ne kadar bi daha metal müzik yapmak istemese de…)
Supreme_Vempire
16 Ocak 2006 at 21:44
eheeheh böyle adam yaparlar işte hapishanede.
mille_petrozza
17 Ocak 2006 at 17:46
benim nlamadii şu!eer gerçekten varg buakdar melekse ve tamamen suçsuzsa ve hiç hatası yoksa nası oluoda norveçte ona karşı bi boykot oluşalbrki..??
Shatraug
31 Ocak 2006 at 12:51
taraflı bir biyografi olduğunu mu düşünüyosun? ben varg ın sözlerini yazdım genç.
slayer-83
29 Haziran 2006 at 01:41
gerçekten çok ilgi çekici
deathangel_marian
2 Temmuz 2006 at 04:24
tek kelimeyle süper olmuş
ziff
21 Ağustos 2006 at 22:28
Varg hakkında fazla fikir sahibi olmadan yazılmış bir biyografi olmuş. Varg’ ın Euronymous u öldürdükten sonra ilk tutuklamada verdiği ifade ile örtüşmüyor. Ayrıca Varg ın yaptığı ropörtajların birbirine uymadığını da konuyu yeterince araştıran herkes bilir. Biyografi detaylı ancak detaylar yanlış.
Ayrıca bahsi gecen ve kapağında ölü resmi olan Mayhem albümü, Dawn Of The Black Hearts’ dır ve o albümde Euronymousun resmi de vardır (iç kapakta). Yine Kapağında Dead Ve Euro olan başka bir albüm de, A Tribute The Black Emperors’ dır. Mediolanum Capta Est albüm kapağındaki kişi gruptan 2004 yılında ayrılan Maniactır.
inhofeld
3 Eylül 2006 at 03:24
“Ben müzisyenlerin %99 luk kısmını oluşturanlar gibi para veya kadınlarla eğlenmek için müzik yapmıyorum.Ne parayla ne de ünle ilgileniyorum.Sadece sıkıcı bir dünyadan ve ışıktan uzaklaşmak için karanlık bir müzik yapıyorum” bittim buraya.Varg’ı yanlış tanıyanlar için çok iyi bir çalışma eline saglık..
sheytan__
7 Eylül 2006 at 05:02
gerçektende çok şahane bi iş çıkarmış arkadaşımız teşekkür ederim böle bi bio paylaştığı için bizimle
cadaver
15 Eylül 2006 at 12:14
ya bu adam harbi salak hiç sevmiyorum bunu ben kendini ne zannediyosa bu mal!! bak yine sinirlendim mnk.. nese sakinleşeyim biraz ben…
melkor_darklord
16 Eylül 2006 at 10:43
burzum a laf edeni yok ederim ulan.Görmüyonuzmu adam gerçek bi metalci metalci dediğin parayla kızla ilgilenmez….Bu arada güzel ve karanlık bi biyografi olmuş. tebrikler.
non_serviam
21 Eylül 2006 at 08:20
güzel bir biyografi hoşuma gitti, ellerine sağlık
darkfeel
14 Kasım 2006 at 08:15
hayranım buna
painofparanoia
15 Aralık 2006 at 10:32
ya çok güzel olmuş.eline sağlık da bu posta adresi nedir grçekten mektup yazabilirmyz adama?
HyperboreaN
25 Şubat 2007 at 13:38
Bu adam belki suçsuz ama 1 türlü sevemiyorum Euronymous’u öldürdü…
Ke$ke böle olaylar hiç ya$anmasaydı!
raiderforce
25 Şubat 2007 at 18:31
ne burzum’u ne de mayhem’i severim.böyle pagan ve satanist düşünceler metal müziğin felsefesiyle örtüşmez.black metali de pek sevmem bu yüzden.bunlar ruh sağlığı yerinde olmayan bir avuç geri zekalı.bunlara destek vermek bu davranışları tasvip etmek metal camiasına zarar verir.bu tarz grupların dinleyici kitlesi genel olarak zaten aklı başında olmayan bebeler.bu tarz düşüncelere sahip grupların yaptığı müzik evrensel değildir.bize ne norveç’teki olaylardan.mantıklı ve bilinçli metal kitlesi bunu farkediyo zaten…metal thrashing mad…
Rimfrost
25 Nisan 2007 at 11:43
paganizmi savunan bir kişi black metal yapamaz
acaba euronymous u öldürmeseydi varg bukadar tanınırmıydı?
spectrum
16 Ağustos 2007 at 08:47
senin bahsettiğin paganizm neo-paganism
HolyDemon
16 Mayıs 2007 at 07:32
Tamamını okudum ve gerçekten çok beğendim. Teşekkür Ederim.
666_ave_sathanas_666
5 Haziran 2007 at 20:07
gerçekten çok iyi bir biyografi olmuş.ayrıca euronymousu öldürmekle de çok sağlam bir iş yaptığını söyleyebilirim.black camiasında böyle tiplere gerek yok.en fazla hırs yaratırlar başkada bir s*kim yapamazlar.sonlarıda böyle olur.ayrıca immortal ve burzumun unutulması olayı da çok s*kko bir muhabbet.böyle birşeye kimsenin gücü yetmez!!!
HolyDemon
1 Ekim 2007 at 00:05
Süper bi biyografi hocam eline sağlık. Varg bi çıksın davullu zurnalı düğün yapijam ona 🙂
Death-Black-Heavy
30 Aralık 2007 at 19:03
Yazlyl sonuna kadar,bir an olsun slklLmakslzln okudum ve yazar arkada$ iyi i$ çlkarml$
merak ettigim birsey var,mektubu hangi dilde yazmam gerekir??
blacklove
27 Ağustos 2008 at 17:41
çok güzeldi sağol paylaşım için çok sağol
Freddy_myers
7 Ekim 2008 at 18:57
Öncelikle biyografiyi tertib eden arkadaşa teşekkür ediyorum.Burzum bugün hapiste olmasa black metalin zirvesinde olurdu.Adam sadece doğru bildiğini yapmış neo-pagan inancını yansıtmış ne satanist ne de başka bir sapmaya girmiştir sadece atalarına yapılan haksızlığın bir patlaması olmuştur.İşlediği cinayet ise sadece bir pisliğin ortadan kalkması olarak beni mutlu etmiştir.Kendine has riffleri ve black metale kattığı yeni solukla EN DEĞERLİ BLACK METALCİ OLDUĞUNU SÖYLEMEĞİ KENDİME BİR BORÇ BİLİRİM