Connect with us

yerligrup

Groza Röportajı

Son günlerin en çok konuşulan isimlerinden, Moribund Oblivion, Exile ve Groza’ nın bel kemiği ve kurucusu Bahadır ULUDAĞLAR ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Son albümler, konserler ve daha fazlası için Haberin devamına tıklayınız.

Published

on


Son günlerin en çok konuşulan isimlerinden, Moribund Oblivion, Exile ve Groza’ nın bel kemiği ve kurucusu Bahadır ULUDAĞLAR ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Son albümler, konserler ve daha fazlası için Haberin devamına tıklayınız.











Güven: Merhaba Bahadır, nasılsın? Öncelikle seni tanımayalar için kısaca kendini tanıtır mısın?


Bahadır: Merhaba. Gayet iyiyim çok teşekkürler. Yaklaşık 13-14 senelik aktif bir müzik yaşantısı olan bir müzisyenim. Bu yıllar içerisinde pek çok performans, ürün ile piyasada metal müzik için var oldum. Sanırım kısaca bu şekilde tanıtabilirim kendimi.

Güven: 2 hafta önce Exile albümü raflarda yerini aldı, satışlardan haberin var mı? Durum nasıl?

Bahadır: Evet Exile çıktı yalnız aynı zamanda Groza’nın da yeni albümü çıktı. Albümler şuan dağıtım aşamasında ve bir satış raporu alabilmek için daha çok erken. Öncelikle bir dağılım tamamlansın bir arz olsun ki talebi de ona göre görelim. Yalnız tabii ki albümler çıkmadan önce yayınlanan mp3 ler ve diğer promo çalışmaları sonrası oldukça yoğun bir ilgi vardı. İnsanlar beğenilerini dile getiriyorlardı.
Güven: Exile albümündeki sözlere bakarsak, genelde cinler, doğa üstü olaylardan bahsedilmiş. Senin başına böyle bir olay geldi mi?

Bahadır: Evet konsept bu. Aslında insanların yalnız, kendi başlarına kaldıkları anlarda ki korkularını anlatıyor genel olarak. Doğa üstü varlıklar ise küçüklükten beri herkesin bir çesit fobisi konumunda. Ayrıca bu tarz olayların gerçeklik payı olduğunu herkes bilir. Kendi başımıza gelen olaylar olsun, insanlardan duyduğumuz çarpıcı olaylar olsun hepsinden yola çıkarak biraz anlatmaya çalıştık. İnsanları korkularıyla yüzleştirmek denilebilir genel hatlarıyla.

Güven: Albüm kapakları sana ait, müzisyenliğin dışında aynı zamanda grafikersin de. Nasıl yetişiyorsun bu kadar yoğun tempoya, zor olmuyor mu?

Bahadır: Müzik dışında art director reklamcı olarak çalışıyorum. Mesleki yaşantım epey yoğun evet ve müzikte olabildiğince yoğun fakat tüm bunların yapılabiliyor olması mucize değil. Sadece biraz programlı olmak yeterli. Öncelikler ve sonradan da halledilse olur tarzı işlerimi iyi ayırıyorum ve tabii ki özellikle müzik işlerini ön planda tutarak. İşleri hallediyorum. 🙂

Güven: Groza’dan bahsedelim biraz. Tek kişilik bir proje, sadece sen varsın. Daha önceki röportajlarda “tek olarak daha rahatım” şeklinde açıklamaların var. Peki Bahadır Groza’yı konsere çıkarmak istemez mi?

Bahadır: Groza tek kişilik full özgür bir proje. Yani bu Moribund Oblivion grup olduğu için orada kasıldığım anlamına gelmiyor yanlış anlaşılmasın. Grup müziklerinin olayı daha başka. Karşılıklı sorumluluklar, fikir alış-verişleri, insanların uyumları, karakteristik durumular vs. gibi şeyler var ve bu gibi durumlar olayı kollektif bir hale getiriyor. Groza’da ise yalnız ben varım ve karar, uygulama mekanizması benim. Düşün, yap modeli… Bu hoşuma gidiyor. Groza’yı konsere çıkartmam için çok ciddi talepler ve istekler oldu, oluyor. Hatta her Moribund Oblivion konserinde seyirciler Groza parçalarını bağırıyorlar çalalım diye. Fakat Groza için bir grup toparlayıp konsere çıkarmak zor çünkü bu ciddi bir çalışma gerektirir, uğraş gerektirir. Bunu şuan sadece Moribund Oblivion için yapabilecek imkan ve zamanım var. Ayrıca Groza belkide böyle daha özel. O özelliğini de yitirsin istemem. Belki ileriki zamanlarda olabilir bilmiyorum.

Güven: Life, After Life albümünden bu yana Groza’da neler değişti?

Bahadır: Müzikal olarak değisim hep var olacak Groza’da, çünkü ben Moribund Oblivion’dan bağımsız sadece kafama göre bir müzik yapmaya çalışıyorum Groza’da. Her türlü değişiklik ve fikri deneyebiliyorum. Bu nedenle ilk albümle ikinci albüm arasında epey bir fark var. Sound kalitesi bir kere her şeyden önce çok daha üstün. Müzikal olarak ise ciddi bir Avrupai standart durumu var ki ilk albüme göre bunu bayağı bir ileri taşıdığım inancındayım. Metal müzik dinleyen her müzikseverin dinleyebileceği bir albüm bana göre. Groza yaşamımın direkt müziğe vurulmuş hali. Anlatılanlar, konseptleri bunu veriyor. Bende, hayatımda gelişmeler oldukça bu Groza’ya da yansıyacaktır ve onda da o oranda değişiklikler olacaktır.

Güven: Groza’nın albümün de hepsi Türkçe ve Moribund Oblivion’da da Türkçe parçalar var. Bu işi Türkçe yapmak zorladı mı seni? Hiç korktun mu, ya olmazsa diye?

Bahadır: Bu iş Türkçe olmaz diye ezelden beri konuşulur. Hatta Şebek yıllarında benim bile bu tarz bir ön yargım vardı. Fakat “Geçmişin Kasvetli İzleri” albümünü yapmaya başladığımda neden olmasın dedim kendi kendime. Groza bir yan proje olduğu için deneme yapmamda sakınca yoktu ve kendime olan inancımla birlikte sıkı bir çalışma yaptım. Çıkan sonuç ortada. Şuan sadece şunu duyuyorum bu konuyla ilgili insanlardan: “Bu iş Türkçe de oluyormuş”. İste bu ön yargının yıkılmasını izlemek çok keyifli. Bence bunu başka gruplarımız da denemeli. Groza’da aldığım sonuç ve tepkilerden çok memnun olduğum için tamamı olmasa da Moribund Oblivion’un da yeni albümünde Türkçe parçalar kullanmaya karar verdik ve koydukta.

Güven: Exile’nin klibi cd ile birlikte verildi, peki Groza’nın bundan önceki albümüne klip çekmiştin, bu albümde de klip olacak mı?

Bahadır: Exile klibi albüme konulamadı. Planlandı ama Atlantis Müzik kapaklarına yazılmış olmasına rağmen bu konuyu cok ciddiye almadı sanırım ve klip konulamadı. (hehe ben de benim cd bozuk sanıyordum – GlooM ) (gülüşmeler)
Ama sorun değil çünkü youtube.com da Exile klibi inanılmaz bir izlenme rakamına ulaştı. 52.000 izlenme var ve halende çoğalıyor bu sayı. Exile için başka bir klip olmaz ama Groza’nın yeni albümü için tabii ki bir klip hazırlanacak. Şuan Groza ve Moribund Oblivion’un yeni klipleri üzerinde çalışıyoruz zaten.

Güven: Bir süre Şebek’te ve Non-Serviam da falan yazarlık yaptın. Yazarlık hayatına devam etmeyi düşünmüyor musun?

Bahadır: Evet eski zamanlarda bunu yaptım ve çok önemli dergilerde önemli zamanlar geşirdim. Türk metali için Şebek, H.M.F ve Non Serviam’ın yeri bellidir anlatmama gerek yok. Yalnız ne var ki uzun zamandır kendimi sadece müzisyenliğe adadıım. Yazarlık yaptığımda farklı algılamalarla karşılaşıyorum. Bunlara mahal vermemek için sadece müzik yapmak daha doğru geliyor bana. Yoksa o günden bu güne pek çok magazin, fanzin vs. den yazarlık teklifi almıştım.



Güven: Moribund Oblivion albümü ne alemde en son Nisan da çıkacaktı ama Eylül’e sarktı sanırım. Son durum nedir?

Bahadır: Nisan da çıkacaktı evet ama Atlantis Müzik son anda bir karar değişikliği yaptı ve Eylül’de albümü basmaya karar verdi. Kendilerine göre haklı prodüksiyon stratejilerini bize sundular ve bizde ortak bir çalışma içerisinde olduğumuzdan anlayışla karşıladık. Exile ve Groza’nın da bu ara çıkmıs olması da bu konuyu etkileyen faktörler arasında. Türkiye bünyesine aynı anda 3 albüm biraz fazla olurdu. Eylül de albüm geliyor… Sanırım

Güven: Moribund Oblivion liriklerine baktığımızda, yani dinlediğim kadarıyla konserde, kendini arama, bir kaybolmuşluk var. Bahadır Uludağlar kendini mi arıyor?

Bahadır: Böyle birşey var evet ama sadece “Bahadır kendini mi arıyor?” diyemeyiz. Çünkü Moribund Oblivion sadece Bahadır Uludaglar’dan oluşmuyor. Ama Groza merkezli konuşursak tabii ki bir arayış var. Kendini bilme, kendini bulma…. Bu hayat boyu devam eden bir sorgulama. Moribund Oblivion’un “Ttime to Face” albümü de bu konulardan yoğunca bahsediyor. Moribund Oblivion’un bu konseptini de benzer düşüncelerde olduğum Fatih Kanık ile birlikte oluşturduk.

Güven: Eğer seçmek zorunda kalsaydın reklamcılığı mı, yoksa müziği mi seçerdin? Sana deseler ki reklamcılığı seçersen çok zengin olacaksın, müziği seçersen acayip fakir, hangisini seçerdin?

Bahadır: Bunu sormaya bile gerek yok. Tabii ki müzik. Ben çok zengin olsam da müzik yapamadıktan sonra ne kıymeti var ki? Çoğu zaman müziği reklamcılığa tercih ettiğim için pek çok ajansa istifayı basmak zorunda bile kalmışlığım vardır. Bilenler bilir. 🙂

Güven: Bir röportajın da “Khanjar ruh halimi en fazla yansıtan albümdür” demiştin. Şimdi tekrar soruyorum son çıkan albümlerle birlikte. Hala Khanjar mı?


Bahadır: Hayır. Sanırım o röportajın yapıldığı tarih itibariyle öyleydi tabii ki ama şuan soruyorsan “Geçmişin Kasvetli İzleri” derim. Hatta albüm içerisinde bununla ilgili kısa bir yazı yazmıştım. Okuyanlar anlayacaktır.

Güven: Evet bundan bahsetmek istiyorum. Albümde çok etkileyici bir yazın var bundan bahsetmek ister misin? Yoksa albümü alan okusun mu diyeceksin?

Bahadır: Albüm zaten liriksel ve konsept anlamında epey derin bir albüm. Bunu albümü baştan sona dinleyip iyice özümseyen birisi rahatca anlayacaktır. Yazıda da yazdığım üzere herkes mutlaka kendine bir pay çıkaracaktır çünkü hayatta herkes benzer yıkımlar ve zaferler yaşıyor. Kimse farklı değil ve farklı şeylerde yaşamıyor. Belki insanların da hissettikleri bir takım şeylerin tercümanı olabilecek bir yapısı var albümün. Biraz da bunu vurgulamak istedim. Yazının ana teması ve yazılış nedeni tabii ki çok çok özel. Bu özel durumumla sanırım zaten kimse ilgilenmek istemez. O nedenle bunlardan bahsetmeyeyim de orada vurguladığım gibi genel olarak alalım. Geçmişin Kasvetli İzleri albümü benim için çok özel ve yazıda da belirttiğim üzere aynı şekilde bir albüm yapmam mümkün değil bana göre. Burada daha iyi veya onun kadar iyi bir albüm artiı yapamam demiyorum yanlış anlaşılmasın. Benim dediğim aynı hissiyatta olmam artık mümkün değil. O nedenle ne kadar daha iyi bir albüm yapsam da ileride bu albümün hissiyatı hep daha bir başka olacak.

Güven: Moribun Olivion da Machine Brain albümünde Machine Brain parçasına klip çekilmişti yeni albümde klip olacak mı?

Bahadır: Evet… Az önce de bahsettiğim üzere yeni Moribund Oblivion ve Groza klipleri üzerinde çalışıyoruz. İlk ekranlarda görünecek olan albümü daha çıkmamış olsa da Moribund Oblivion klibi olacak. Albümden “Kayboldum” isimli bir mp3 yayınlamıştık ve oldukça beğeni toplamıştı. Klipte bu parçaya çekilecek.

Güven: Biliyorum çok konuşuldu, çok tartışıldı, artık Infected defterini kapattığını düşünüyorum. Eklemek istediğin veya söylemek istediğin bir şey var mı bu konu hakkında?

Bahadır: Infected’a çok ama çok yazık edildi. Yazık edenlerde şuan tarih oldular gittiler. Kendileri gibi koca bir ismi de yok ettiler. Sadece bir takım hazımsızlıklar, hırslar ve ego sorunları Infected’in ipini çekti. Bugün bizler halen devam edebiliyor olsaydık dünya çapında bir grup olarak yola devam ediyorduk fakat sorun degil. Şuan bu misyonu Moribund Oblivion fazlasıyla üstlenmiş durumda. Infected’la elde edilemeyen pek çok başarı Moribund Oblivion’la yakalandı ve dahası da var. Ama sonuç olarak Infected’a yazık olmuştur. Bizden sonraki bir takım girişimler saçmalıktan başka bir şey değildir. Infected hazin bir şekilde bitmiştir ve bunu kabullenmek gerekiyor artık.

Güven: Grup arasında yaşadığın çok komik bir hatıra var mı?

Bahadır: Evet çok var. Fatih ile birlikteyken komiklik olmaması mümkün değildir zaten. Yıllar yılı sayısız olayımız var ve hepsi özel, güzel şeyler. Sahnede ayrı, stüdyolarda ayrı vs. vs… Hmm bir tanesi aklıma geliyor… Fatih ile birlikte Taksim İstiklal caddesinde bir cafede oturuyorduk. Tam muhabbet ederken kalabalık arasından gök mavisi renklerde t-shirt giymiş alakasız bir tipin geldiğini gördüm. Biraz daha yaklaştıkça t-shirt ünde bizim Khanjar t-shirt ündekine benzer bir kartal fark ettim. Tam Fatihe “olm bak bizim t-shirt ü giymiş amcaoğlu” diyordum ki eleman iyice yaklaştığında gördük ki t-shirt zaten bize ait! Yani o gün, o an Khanjar t-shirt lerinin sahtelerinin piyasaya çıktığını anladığmız gündü. 🙂 Çocuğu çevirdik ve “nereden aldın bunu?” deyince tabi tipimizle arkadaşı biraz korkutmuş olacağız ki abi valla bir arkadaşımın deyip kaçtı. 🙂 Sonradan sahte t-shirt lerin izini bulduk. Orjinallerinden bile iyi olmaları bizi daha da şaşırtmıştı. 🙂


Güven: Groza ve Moribund Oblivion’un çift başlı kartal logosu senin için ne ifade ediyor, tasarımı sana mı ait?

Bahadır: Projelerin her türlü tasarımı bana ait. Kartal cok sevdiğim bir hayvandır. Asildir herşeyden önce. Ayrıca bizim balkanları temsilen geçmişten günümüze çok kullanılmış bir semboldür. Bende bir balkanlı olarak yakın hissettim kendime bu figürü. Temsil ettiği asalet de beni çeken başka önemli bir etken. Şuan için bu sembolü sadece Groza’da kullanıyorum artık. Moribund Oblivion’un Time to Face ile başka bir sembolü var.

Güven: Yeni albümde Moribund Oblivion da ne gibi değişiklikler olacak?

Bahadır: Grup çıkışında olduğu gibi şuan gerçek tarz çizgisine oturmuş durumda. En önemli değişiklik bu. Machine Brain ile yarattığımız farklılık ve bir takım denelemer bu albümle son buluyor. Oldukça hızlı ve karanlık bir atmosfer var. Müzikal olarak böyle. Elemanlarda ise sadece Machine Brain deki 2. gitaristimiz Uğur KEÇECİOĞLU artık aramızda degil. İmaj olarak ise eski imajimiza geri döndük. Başka bir değişim yok.

Güven: Cover parça yapmayı düşünmüyor musun? ( 3 grup içinde geçerli)

Bahadır: (Groza grup degil:)) Ben ve grupca biz her zaman cover olayına karşıyız. Yapmadık ve yapmayacağız. (Arkadaşlarımız olmaları ve saygımızdan ötürü Pentagram gecesini saymıyoruz) Başka bir grubun bir eseriyle milleti coşturmak bana göre çok aşağılayıcı birşey. O grubun bir nevi dublörlüğünü yapmış oluyorsunuz. Sahnede siz olduğunuz için değil çaldığınız eserin sahibine hayran olunduğu için insanlar coşuyorsa bu bana göre sahnedeki grubu küçülten bir durumdur. Yapana birşey diyemem elbette çünkü en büyüğünden en küçüğüne kadar cover yapan gruplar var. Herkesin kendi mantalitesi tabii birşey diyemem. Biz böyle düşünüyoruz.

Güven: Metal müzik dinlemeye ne zaman ve hangi grup ile başladın?

Bahadır: 80’lerin sonlarıydı başladığımda. Valla ilk dinledigim grup sanırım Iron Maiden olsa gerek. Ama hiç sevmemiştim.

Güven: Etkilendiğin gruplar hangileri?

Bahadır: Böyle bir grup yok. Sevdiklerim var sadece o kadar…

Güven: En çok sevdiğin, taparım dediğin bir grup var mı?

Bahadır: Moribund Oblivion. Başka hiçbir gruba karşı fanlık durumum söz konusu değildir. Başarılı grupları dinler ayakta alkışlarım hepsi bu.

Güven: İlk kimin albümünü aldın?


Bahadır: Motörhead – Marc Or Die albümüydü sanırım.

Güven: Türkiye’de ki Metal piyasasını nasıl görüyorsun?

Bahadır: Ön yargılı, kendi insanını sevmeyen ve desteklemeyen, yabancı hayranlığndan bir türlü kurtulamamış olarak görüyorum. Bu tabii genelleme olarak söylediğim birşey, arada tabii ki bu tanımlamalara uymayan insanlarda epeyce var. Yetenekli ve işinin ehli pek çok müzisyenin var olduğunu söyleyebilirim. Tek sorun profesyonel zihniyet. Bu sağlandığında oldukça büyümeye açık bir piyasamız var.

Güven: En çok sevdiğin, muhteşemdi dediğin konser hangisi?

Bahadır: Bizim için soruyorsan 2004’te İstanbul Maslak Venue’de Moonspell ile birlikte verdiğimiz konser ve 2006’da Doğu Almanya’da çaldığımız Morbide Fest. festivali diyebilirim.


Güven: Yakın zamanda Yurt dışında bir turne sizi bekliyor bundan bahseder misin biraz?

Bahadır: Yurtdışı albüm satışları, geçen yıl ki başarılı geçen Almanya turnemiz sonrası Avrupa genelinde çoğalmaya başlayan fan kitlesi ve organizasyon şirketlerinin talepleri bir konser sirkülasyonu yarattı. Moribund Oblivion artık yurtdışında da sürekli çalan bir grup haline geldi. Albümün Eylül ayında çıkacak olması planlarımızı biraz bozdu ama sorun yok. Yıl sonuna kadar Türkiye içi konserlere devam edeceğiz ve sonrasında Avrupa’nın bazı ülkelerinde festival ve çeşitli konserlerimiz olacak. Bu bilgileri her şeyi ile ve organizasyonların official sitelerinde duyurulduğunda açıklamak istiyoruz. Sonra biliyorsunuz ki bir terslik çıktığında “şişiriyorlar, atıyorlar” gibi saldırılar oluyor. Bunu iyi tecrübe ettiğim için temkinli olmakta fayda var. Avrupa dışında da Amerika’da çalmamız olası. Şuan tüm bu organizasyonlar için detaylar görüşülüyor. Zamanı gelince hepsini büyük bir keyifle açıklayacağım.

Güven: Ankara ve İstanbul da konser vermeden Bursa ve Trabzon ile Türkiye turnesine başlamanın özel bir nedeni var mıydı? Ayrıca konserler nasıl geçti?

Bahadır: İlk izmir’den başladık. Özel bir nedeni yok ama tercihen buraları istedik çünkü Ankara olsun İstanbul olsun seyirci olarak epey bir düşüste. İnsanlar konserlere gitmiyor. Bu iki şehirde ciddi bir ilgi azalması var konserlere. Biz de daha ateşli olacağını düşündüğümüz diğer şehirleri öncelikli tuttuk. Sonuçta Ankara, İstanbul gibi şehirlerde her zaman çalmak mümkün ama örneğin bir Trabzon da çalmak özel bir durum. Her zaman olmuyor. İzmir ve Trabzon konserleri çok iyiydi. Özellike Trabzon. Bursa ise performans olarak iyi ama katılım beklediğimiz düzeyde değildi.

Güven: Hazır bahsetmişken, Ankara ve İstanbul konserlerinin tarihleri belli oldu mu?

Bahadır: Hayır henüz belli değil ama dediğim gibi albüm Eylül’de çıkacağı için konserlerin arasını yıl sonuna kadar uzun tutup yaymaya karar verdik. Planlandığı gibi Nisan’da çıksaydı albüm her haftaya bir konser gelecek şekilde devam edecektik İzmir, Bursa, Trabzon sonrası ama şuan gerek yok.

Güven: MetalTR hakkında ne düşünüyorsun? Siteyi Menajerin takip ediyor sanırım, sen hiç bakıyor musun?

Bahadır: MetalTR ve diğer tüm siteleri menajerimiz Aykut GÜR gün aşırı takip etmekte. Ben işlerimin yoğunluğu nedeniyle zaten vakit bulamıyorum takip etmeye fakat zaman bulduğumda da mutlaka bakarım. Yerli gruplara ve müzisyenlerine olan desteğinden haberdarım sitenizin ve bunun için tüm yerli piyasa adına teşekkürlerimi sunarım.

Güven: Benim sorularım bu kadar, röportaj için teşekkür ederim Bahadır. Son olarak eklemek istediklerin var mı?

Bahadır: Ben teşekkür ederim. MetalTR ve takipçilerine selamlar… Sırada Moribund Oblivion’un yeni albümü var. Dikkat edin diyorum 🙂

İletişim:

Bahadıruludaglar@hotmail.com

www.Bahadıruludaglar.net

www.mspace.com/moribundoblivionband

www.myspace.com/Bahadirgroza

www.myspace.com/exileblack



Güven (GlooM) CEYLAN

Continue Reading
10 Comments

10 Comments

  1. ImpLosioN

    26 Mayıs 2007 at 15:19

    Baya bir beklenen şeylerin cevabı var 🙂 Sağol Güzel olmuş =)

  2. GlooM

    26 Mayıs 2007 at 15:25

    SAmimi cevaplar için Bahadıra teşekkür ederim çok güzel bi röportaj oldu 🙂

  3. belzebul

    26 Mayıs 2007 at 15:36

    Emeğine sağlık diyorum ben de. Çok keyifli, dolu dolu bir röportaj olmuş Güven.

  4. YamukPirenses

    26 Mayıs 2007 at 15:57

    Bahadır Uludağlar’ı tanımayanlar için çok tanıtıcı ve öğretici, zaten bilenler içinse keyifli bir sohbet tadında röportaj olmuş. Güven’e emeğinden ve Bahadır Uludağlar’a da samimi yorumlarından dolayı çok teşekkür ederiz…

    • walter103

      28 Mayıs 2007 at 10:42

      bu adam metali türkiye’de bi yerlere getiren adamlardan biri…saol bahadır uludağlar…hastanız:D

  5. Dark_Flames

    29 Mayıs 2007 at 21:02

    çok güzel bi röpörtaj olmuş, bahadır uludağları bu vesile ile daha iyi tanımış oldum, grozanın promo parçası olan geride kalan yıllarım şarkısını dinledim çok güzel olmuş, life after life ayrı kalitede bir albüm, başarılarının devamını diliyorum..

  6. KopuK

    30 Mayıs 2007 at 06:29

    Her nekadar bazı kitlelerce sevilmesede işini iyi ve öz veriyle yaptığı icin taktir ediyorum.. röportajda güzel olmuş

  7. SouLOfBLaCK

    6 Haziran 2007 at 15:53

    bahadırın yaptığı herşey guzel….

  8. DyiNg

    12 Haziran 2007 at 14:02

    güzel röportaj olmuş tbrk ..

  9. Schizoid

    12 Haziran 2007 at 18:42

    fönlü saçlarıyla, pelerin giyip ormanda gezerek çektiği kliplerin, cinlerden bahseden şarkıların devamını ailecek bekliyoruz.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yerligrup

Pentagram’ın bir albümü ilk kez plak formatında çıktı

PENTAGRAM’IN “BİR” ALBÜMÜ 24 YIL SONRA İLK KEZ PLAKTA!

TÜRK METALİNİN DÖNÜM NOKTASI ÖZEL PLAK BASKISIYLA!
Türk metalinin adını altın harflerle yazdıran Pentagram, 2002 yılında yayımladığı ve hala tartışmasız bir dönüm noktası olarak görülen “Bir” albümünü, tam 24 yıl sonra ilk kez Sony Music T…

Published

on

PENTAGRAM’IN “BİR” ALBÜMÜ 24 YIL SONRA İLK KEZ PLAKTA!

TÜRK METALİNİN DÖNÜM NOKTASI ÖZEL PLAK BASKISIYLA!

Türk metalinin adını altın harflerle yazdıran Pentagram, 2002 yılında yayımladığı ve hala tartışmasız bir dönüm noktası olarak görülen “Bir” albümünü, tam 24 yıl sonra ilk kez Sony Music Türkiye etiketiyle plak formatında müzikseverlerle buluşturuyor.

(daha&helliip;)

Continue Reading

yerligrup

Leyan Senay’ın Yeni Şarkısı ‘’Afterlife’’ Yayında

MEDUSA’NIN BATERİYLE MİTOLOJİK YOLCULUĞU!

LEYAN SENAY’IN YENİ ŞARKISI ‘’AFTERLIFE’’ YAYINDA!

Davulcu Leyan Senay, enstrümantal müzikte alışılmadık bir hikayeyle Medusa’ya tekrardan hayat veriyor.

Daha önce ‘Bluetiful’ isimli şarkısıyla 9/8 ve Türk müziğini dünyaya tanıtar…

Published

on

MEDUSA’NIN BATERİYLE MİTOLOJİK YOLCULUĞU!

LEYAN SENAY’IN YENİ ŞARKISI ‘’AFTERLIFE’’ YAYINDA!

Davulcu Leyan Senay, enstrümantal müzikte alışılmadık bir hikayeyle Medusa’ya tekrardan hayat veriyor.

Daha önce ‘Bluetiful’ isimli şarkısıyla 9/8 ve Türk müziğini dünyaya tanıtarak, dünyaca ünlü müzik dergisi Metal Hammer’da haftanın şarkısı seçilerek ülkemize birincilik getiren Leyan Senay, ‘Afterlife’ ile de aynı başarıyı hedefliyor.

Duayen isimden büyük destek!


“Yeni video klip de haberin devamında yer alıyor.”

(daha&helliip;)

Continue Reading

yerligrup

SECURIS yeni Albümünü yayınladı.

Securis yeni E.P. Ve yeni albümünü dinleyicilerin beğenisine sundu.

Published

on

Securis yeni E.P. Ve yeni albümünü dinleyicilerin beğenisine sundu.

(daha&helliip;)

Continue Reading

Konserler