roportaj
Disbelief Röportajı
Alman Death/Sludge Metal grubu Disbelief’ten Jagger ve Joe ile gerçekleştirdiğimiz röportaj… Hayallerinizde bu adamlarla aynı sahneyi paylaşmak varsa myspace sayfalarını ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ederim 🙂
http://www.myspace.com/disbeliefmetal
Gelelim röportaja: [Röportaj için…

Alman Death/Sludge Metal grubu Disbelief’ten Jagger ve Joe ile gerçekleştirdiğimiz röportaj… Hayallerinizde bu adamlarla aynı sahneyi paylaşmak varsa myspace sayfalarını ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ederim 🙂
http://www.myspace.com/disbeliefmetal
Gelelim röportaja:
[Röportaj için Tıkla ]
Asuman: Merhaba. Türk metalcilere sizi tanıtma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederiz. Nasıl gidiyor?
Jagger: Şu an her şey yolunda, yeni albümüz “HEAL!” üzerinde çalışıyoruz ve Disbelief’in yirminci yılını kutluyoruz.
Asuman: Bildiğim kadarıyla senin dışında bütün Disbelief üyelerinin yan projeleri oldu (Joe; No Silence ve Kai; Devastate). Jagger, ilk ve tek projenin büyük başarısı hakkında ne düşünüyorsun?
Jagger: Bu aralar grubu tamamlamak için yeni bir gitarist arayışındayız. Disbelief için yola koyulalı çok uzun zaman oldu. Grubu 1990’da kurdum ve yıllar sonra geriye baktığımda grubun başarılı bir şekilde büyüdüğünü görüyorum. 1997’den beri 8 albüm kaydettik ve birçok büyük gruplar sahneyi paylaştık. Disbelief sabit bir grup olarak kaldı ve metal sahnesinin de önemli bir parçası oldu ve ben bununla gurur duyuyorum.
Asuman: Sanırım şuan grubunuzda sadece Witali Weber “Legal Hate” isimli başka bir projenin içerisinde de yer alıyor?
Jagger: Witali, Disbelief’te sadece gitar çalıyor ve aynı zamanda kendi prodüktörlüğümüzde yayınlayacağımız ilk albüm olan “HEAL!”in de kaydedildiği stüdyonun sahibi.
Asuman: Grubunuzun en yeni elemanı İspanya’dan Alejandro Varela’nın gruba katılması açık bir duyuru sonucu düzenlediğiniz provalar sonucunda oldu bildiğimiz kadarıyla, bu süreç nasıl gelişti? Çok talep oldu mu? Aklınızda kalan yaşadığınız ilginç bir olay var mı denemeler sırasında?
Joe: Çok fazla istekte bulunan olmadı ama tuhaftır, çoğu Almanya dışından geldi. Alex çok hevesliydi ve bizi, Almanya’ya uçmak zorunda kalacak olmasına rağmen onu denemeye çağırmamız konusunda ikna etti. Çok iyi bir iş çıkardı ve onu seçmemiz konusunda işimizi çok kolaylaştırdı!!!
Asuman: Alejandro Disbelief’e katıldıktan sonra yakın bir yerlere taşındı mı, yoksa mesafeyi nasıl telafi ediyorsunuz?
Joe: Hayır taşınmadı. O zamanlarda İspanya’da gitar öğretmenliği yapıyordu. Bu yüzden yolculuk yapmaktan başka şansı yoktu!
Asuman: Bu arada diğer gruplarla kıyaslandığında Disbelief kadrosunda çok fazla eleman değişikliği olmadığı dikkat çekiyor. Kadronun sürekliliğinin ne tür avantajları oluyor?
Joe: Yaklaşık 10 yıldır mükemmel kadroyu bulmaya çalışıyoruz. Bu çok zor, çünkü DISBELIEF yaşamımızı henüz finanse edecek durumda değil. Ama müzikten kazandıklarıyla yaşayanlarla aynı miktarda vakit harcıyoruz! Yine de aramaya ve bizimle aynı felsefeyi paylaşacak gitaristi bulmayı ummaya devam ediyoruz. Devamlılık çok önemli. Her seferinde sıfırdan başlamak yerine şarkı yazmaya ve gelişmeye daha fazla konsantre olabiliyorsun.

Asuman: Bana göre şarkı sözlerinizdeki karamsarlıkla müziğinizdeki melodi zenginliği ve enerji tam bir tezat oluşturuyor, aradaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?
Jagger: Disbelief için şarkı yazma sürecinde enstrümental müzik ön planda oluyor. Bu sözler konusunda bana ilham gelmesini kolaylaştırıyor. Birçok şarkının atmosferi, şarkıyı hangi konularla tamamlayabileceğimi gösteriyor. Sonra iki elemanı da birleştiriyorum ve sesimle en iyi uyum sağlayacak olan yolu bulmaya çalışıyorum. İşte Disbelief bu.
Asuman: Disbelief şarkı sözleri oldukça kişisel. Psikolojik ve felsefi öğeleri ağır basıyor. Sözler sanki bir insanın güncesine aktardığı düşünceler gibi. Gerçekten Disbelief parçalarında vurgulandığı kadar “karanlık” mı bakıyorsunuz hayata? Şarkı sözlerini yazarken nelerden ilham alıyorsunuz?
Jagger: Bu gezegenin üstünde ve kapalı kapılar ardında bir sürü dehşet verici olaylar oluyor. Hastalıklı insanoğlu başkalarının üstünde güç uyguluyor, her gün bir sürü ruh kapana kıstırılıyor. Savaş artık sıradan bir şeymiş gibi görülüyor ve daimi barış da hayalden öte bir şey değil. İnsanların maneviyatı, iyi ve etik tarafı… İşte bütün bunlar benim Disbelief’in şarkı sözlerini yazarken öfkemi, ruh halimi besliyor.
Asuman: “Honour Killings”in sözlerinde anlatılan ne yazık ki hala bizim ülkemizde yaşanan bir gerçek. Sizi bu sözleri yazmaya iten neydi?
Joe: Bu konu hakkında bir belgesel izlemiştim ve şok olmuştum. Bir baba veya erkek kardeş nasıl olur da “onur” adına kızını veya kız kardeşini öldürebilir? Zalimce olmasına rağmen, bu beni değişik kültürler ve aile değerleri hakkında düşünmeye itti. Ben ve benim gibi batıda yaşayanlar belki de yüzyıllardır gelişip bu kadar uç noktaya gelen bir şeyi anlamakta çok güçlük çekiyoruz. Bu konuda daha bir sürü şey yazabilirim ama ne demek istediğimi anladın diye tahmin ediyorum.
Asuman: Dini ve dini fanatizmi(haklı olarak) parçalarınızda eleştiriyorsunuz. Şuandaki dünyaya bakarsan eğer dinin hayat üzerindeki baskısı ve fanatizmin gidişatını nasıl görüyorsun? İnsanoğlu sence bu fanatizme karşı olan savaşı kazanabiliyor mu?
Joe: İnsanoğlunun dünyaya gelişinden beri aynı hikaye – fanatizm savaşa yol açar, dini veya politik sebep olması önemli değil. İnsanlar liderlerin ve elit tabakanın çıkarları uğruna kullanılıyorlar! Farklı kültürlere daha fazla anlayış ve toleransla yaklaşmaya başlamamız gerekiyor. Irk, din, dil, gelenekler ve diğer tüm bizi farklı olduğumuzu düşündüren şeylerin aslında kendi kültürümüzü zenginleştiren unsurlar olduklarını ve birbirimizden artık ders almamız gerektiğini düşünüyorum!
Asuman: Müzikal açıdan bakıldığında müziğiniz Core / DeathCore yapısına yakın. Ve bu açıdan Amerika en büyük piyasaya sahip. Disbelief’in Amerikadaki durumu nedir?
Joe: Şu aralar gerçekten kötü, çünkü Amerika’da bir plak şirketimiz yok. Ama bunu yakın gelecekte zorlamak istiyoruz.
Asuman: Hazır ABD demişken Amerika kıtasında bir turne ihtimali var mı?
Joe: Turlar şirketle anlaşmaya bağlı. Eğer değıtımınız yoksa turlamınızın bir anlamı olmaz. CD’lerimiz erişilebilir olmalı! Amerika’yı turlamak da kolay değil. Orada çalışmana fırsat veren bir çeşit “Green Card”a ihtiyacınız vs. var. Müzik yapmaya başlamadan önce çözülmesi gereken bir sürü sorun var!
Asuman: Müziğiniz kolay dinlenebilir bir müzik olmadığını belirtiyorsunuz sizce bunun sebebi nedir? Ve şu ana kadar prodüktörlerinizden, menajerlerinizden ya da plak şirketinizden hiç tarzınızı daha alışıldık Death Metal kalıplarına kaymasını tavsiye edenler oldu mu?
Joe: İstediğimizi yapmakta özgürüz. Şirketimiz asla “ticari” kaygılarla bir iş yapmayacağımızı biliyor. Onlar da bizim gibi, DISBELIEF’in kendi stilinde müzik yapan bir grup olarak kalmasının gelecek için bize fayda sağlayacağı inancına sahipler! Neden “kolay dinlenebilir” olmadığımızı tanımlamak zor. Ama müziğimizin insanların derilerinin altına geçip ruhlarına hitap ettiğini düşünüyorum. DISBELIEF bir metal partisinde dinlemek isteyeceğiniz bir grup değildir. Onun müziği daha çok, evde tek başına moda girerek ve belki de bizim şarkılarımızdaki duyguları paylaşarak dinlenecek türden!
Asuman: 2001 Worst Enemy, 2002 Shine, 2003 Spreading the Rage olmak üzere arka arkaya 3 yıl albüm çıkarmanızı “müzikal açıdan çok üretken bir dönem” diye tanımlayabilir miyiz ya da o dönemde çok fazla birikmiş materyal mi vardı?
Joe: O kesinlikle çok üretken bir dönemdi. SHINE’ı çok kısa sürede kaydetmek zorundaydık çünkü BOLT THROWER’a 2002’deki Almanya turunda eşlik etme fırsatımız vardı. Ve böylece Massacre Records bizden yeni bir albüm yayınlamamızı istedi çünkü WORST ENEMY’nin böyle bir şey için “fazla eski” olduğunu düşünüyorlardı! Biz öyle bir albüm için 30 şarkı yapıp da en iyilerini seçen bir grup değiliz – CD’deki her şey bu kısacık sürede yaptıklarımızdı! Eğer albüm yayınlama sürelerimizi incelersen her zaman oldukça yaratıcı olduğumuzu görebilirsin – 1997, 1998, 2001, 2002, 2003, 2005, 2007 ve 2009 – ve sonunda bu yıl bir tane daha yayınlayacağız!!!
Asuman: Navigator albümünüz çok etkileyici ve başarılıydı, Protected Hell’de Navigator’ın üzerine neler kattınız?
Joe: Doğal olarak yeni bir şarkı yazma dönemine girmeden önce, grup içinde bir önceki albümünün kritiğini yapıyoruz! Herkes bir sonraki CD hakkındaki fikir ve beklentilerini serbesttir. İşte bunun sonucu da PROTECTED HELL! Genel olarak tipik DISBELIEF’i kaybetmeden her CD’de değişik bir şeyler ortaya koymak istiyoruz – belirgin özelliklerimiz, soundu oluştururken gelişim göstermemiz ve bireysellik!
Asuman: Benighted 2007 Icon albümünde “Human Circles” şarkısına eşlik ediyorsun, teklif kimden gelmişti?
Jagger: Benimle myspace sayfam üzerinden irtibat kurdular. Benighted, “Icon” albümlerini Almaya’da, benim de fazla uzağında oturmadığım bir stüdyoda kaydettiler. Yani benim için çok kolay oldu. Vokalleri ayarladık ve ve ben de onların sözlerini böğürdüm! Onlarla çalışmak gerçekten çok eğlenceliydi, iyi herifler ve “Human Circles” şarkılarını çok beğeniyorum.
Asuman: Graveworm’un 2009 “Diabolical Figures” albümünde konuk olarak yer aldın ve “Forlorn Hope” sözleri sana ait, hatta Stefano ile arkadaşlarımın yaptığı röportajda “Jagger, Forlorn Hope kaydı için hazır stüdyodayken coverımızda (Message in a Bottle) da bizlere epeyce yardımı dokundu. Onun eli şarkıya ayrı bir hava kattı.” diye söylemiş. Gruplar arası bu tür destekler ortaya çok hoş sonuçlar çıkarıyor? Senin fikrin nedir bu konuda?
Jagger: Graveworm’la çalışmak benim için büyük bir onurdu, çünkü “Forlorn Hope”un sözleri, çok iyi arkadaşım olan gitaristleri Eric’e sunduğum çok özel bir hediyeydi. Benden bunu rica etti çünkü şarkı ona biraz Disbelief’i hatırlatmış. Guba Stage One Stüdyosu’nda eşlik ettim ve bunun yanında Police’in “Message in a bottle” şarkısının da ırzına geçtik.
Asuman: Graveworm ve Benighted haricinde beraber çalışmalarda bulunduğun başka gruplar da var mı?
Jagger: Şu an herhangi bir proje yok. Gelecekte benzer özellikteki Death / Thrash Metal projelerinde çalışacak müzisyenler bulmak süper olur, evet!
Asuman: Graveworm’dan bahsetmişken bu yıl Unirock Extreme Festivalinde izleme şansını yakaladık. Sizi de Türkiye’de görebilecek miyiz?
Joe: Bunu gerçekten umuyoruz. İlk irtibatlar kuruldu ve umarız rezervasyon ajansımız ve Türk organizatörler yakın gelecekte Türkiye’de etkinlikler düzenlerler!!!
Asuman: Lay Down Rotten ve Gorilla Monsoon’la birlikte Ocak ayında Hell Goes On Tour 2010 başlıyor nasıl geçer diye tahmin ediyorsunuz?
Joe: Tur gerçekten fenaydı. Gruplarla beraber çok eğlendik. Hepimiz arkadaş gibiydik ve her grup pastadan pay aldı! Ve böyle zorlu bir ekonomik buhranda da hayranların tepkisi oldukça iyiydi! Belki bu pakette tekrar yola çıkarız…..kim bilir!!
Jagger: Bu tur ortalığın .mına koydu!
Asuman: 🙂 Yaz için planlarınız neler? Yaz festivalleri için teklifler gelmeye başladı mı?
Joe: Bütün Avrupa’da festivallerde çalmak bizim hedefimiz. Mümkün olduğunca sık çalarak ve birçok ülkede çalarak ismimizi yaymak ve yeni Disbelief hayranı kazanmak istiyoruz.
Asuman: Disbelief’in 20. yılı planlarınız nedir?
Joe: Yeni albümümüz “HEAL!” 23 Nisan 2010’da raflardaki yerini alacak. Albümde bize yıllardır ilham veren gruplara saygımızı gösterme anlamında 4 yeni şarkı, çok özel grupların 3 tane coverı ve SHINE’ın da yeni versiyonu yer alıyor!!! Turlamak, festivaller bunu takip edecek. Türkiye’de çalmayı ve beşinci DISBELIEF üyesi olacak olan gitarstimizi de bulmayı umuyoruz!!
Asuman: Vakit ayırdığınız için çok çok teşekkürler.
Jagger: Siz Türk metal kafalarla ülkenizde canlı çalarken görüşmek üzere!
Anket (Jagger tarafından cevaplandı):
Kullandığın Enstrüman (Marka, Model): Ben vokalistim ve her zaman konser mekanının mikrofonunu kullanıyorum. Umarım yakın zamanda bu değişir de kendi mikrofonumu kullanırım.
Doğum yeri ve Tarihi: Yakında 40 yaşında olacağım ve Frankfurt/Main yöresinde yaşıyorum.
Favori Grupları: Crowbar, Alice in Chains, Death, Bolt Thrower, Slayer, Pothead
Favori Albümler: Metallica – Master of Puppets, Kreator – Pleasure to Kill, Death – Leprosy, Dark Angel – Darkness Decands
Favori Müzisyen: Şu şahıslara büyük saygım var: Lemmy Klimister, Angus Young, Tom Araya, Lars Ulrich, Chuck Schuldiner!
Boş Vakitlerdeki Uğraşları: Futbol oynamak, ormanda yürüyüşe çıkmak, yemelik güzel mantarlar aramak, gölde ve nehirde balık tutmak, doğanın keyfini sürmek, bu benim tutkum!
Favori İçeceği: Coca Cola, Jack Daniels, Bira, Kakao!
Favori Yiyeceği: İyi Alman geleneksel yemekleri, Yunan mutfağı, Çin mutfağı!
En İyi Olarak Değerlendirdiğiniz Konseriniz: O kadar çok var ki! Anthrax’ın orijinal “Spreading the Disease” kadrosuyla çıktığımız şov benim için çok özeldi.
Disbelief ile Yaşadığınız En Unutulmaz Anı: Bir gün bir konserden sonra (“Attack of Fire” adında, Prag, Çek Cumhuriyeti yakınlarında bir festival) eğlenmek için Prag’da fazladan bir gün kalma şansımız vardı. Hayatımdaki en korkunç günlerden biriydi, gerçekten! Bir karakolun önüne park ettiğimiz arabamızı çaldılar.Kimse dediklerimizi anlamak istemiyor. Joe ve ben Prag’daki Alman Büyükelçiliğini’ni aramak zorundaydık, pasaportlarımız da çalınan arabamızda olduğu için. Olay biraz Betty Mahmoody’nin filmine benzemişti (Kızım Olmadan Asla), nihayet birisi bizim dilimizle konuşuyordu ve sorunumuzu anlıyordu. Vay canına, o an o kadar güzel geliyor ki!
Hangi Gruplarla Sahne Almak İstersiniz? : Bolt Thrower’la bir tur daha çok iyi olurdu!
İlk Aldığın Albüm: Scorpions – “Love at first sting”
Son Aldığın Albüm: Alice in Chains – “Black gives way to blue”
En son izlediğin film: The Last Train (600 yahudinin Berlin’den Auschwitz’e olan garip yolculuğunu anlatıyor, çok derin, duygusal bir film)
En son okuduğu kitap: Stieg Larsson’dan Blindness (Körlük)
Röportaj: Asuman Ortaç
roportaj
Niklas Kvarforth video röportajı
Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!
Video Röportaj haberin devamında!

Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!
Video Röportaj haberin devamında!
roportaj
Papa Roachtan Jacoby ile Röportaj
Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;
“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve y…

Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;
“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve yorgun hissediyordum. Hayatımda çalıştığım her şey için bunları hissediyordum. Ve kendi kendime babam gibi olmayacağıma söz verdiğim şeylere baktım. O sarhoş gibiydim – ki o ailesini dağıtmıştı-. Ben de… Asla yapmayacağımı söylediğim her şeyi yapmış gibi, öylece oturuyordum.”
roportaj
Manowar Yeni Albümüyle İlgili Sorulara Cevap Verdi!
MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.
Röportajın devamını okumak için devamına tıklayın…

MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- album21 yıl ago
Cradle Of Filth – Nymphetamine
Entertainment9 yıl agoRappers are blowing up Twitter with praise for Jay Z and ‘4:44’





