roportaj
Caliban Röportajı
Onlar Metalcore’ un Avrupa’ daki en iyi temsilcilerinden biri. Heaven Shall Burn ile yaptukları split albümleri artık Metalcore klasiği oldu. Kimden söz ettiğimi anlamışsınızdır sanırım. Caliban’ ın vokali Andy ile sağlam bir röportaj gerçekleştirdik.
[ Röportaj Detayları Haberin Devamında …

Onlar Metalcore’ un Avrupa’ daki en iyi temsilcilerinden biri. Heaven Shall Burn ile yaptukları split albümleri artık Metalcore klasiği oldu. Kimden söz ettiğimi anlamışsınızdır sanırım. Caliban’ ın vokali Andy ile sağlam bir röportaj gerçekleştirdik.
[ Röportaj Detayları Haberin Devamında ]
—Selamlar Andy, röportaj teklifimi kabul ederek bu fanınızı ne kadar mutlu ettiğinizi anlatamam sanırım. Geçenlerde Amerika turnesindeydiniz. Bununla başlayalım nasıl geçti Amerika turnesi?
Muhteşemdi! Oldukça güzel zaman geçirdik ve inanılmaz insanlarla tanıştık. Şimdiye kadarki en iyi Amerika turnesiydi diyebilirim.
—Hemen sormak istiyorum, siz Avrupa Turnelerini mi daha çok seviyorsunuz yoksa Amerika Turnelerini mi?
Ben daha çok Avrupa turnelerini seviyorum. Nedenini tam olarak bilmesem de bana evimdeymişim gibi hissettiriyor.
—Yeni bir albüm daha yayınladınız, “Say Hello To Tragedy” albümü müthiş olmuş. Albüme şu ana kadar gelen tepkiler nasıl biraz bundan bahsedebilir misiniz?
Gelen tepkilerin hepsi olumlu diyebilirim. Sanırım albümü dinleyen herkes onu beğendi.
—Say Hello To Tragedy albümün kayıt süreci nasıl geçti bunu da biraz anlatabilir misiniz?
Tüm yazma ve kayıt aşaması için fazlasıyla vaktimiz vardı ve bu bize albümü üç farklı stüdyoda kaydetmemizi sağladı. Davul, gitar/bas ve vokal partlarını farklı yerlerde hallettik. Yeni parçalar üzerinde çalışmak çok eğlenceliydi, şimdiye kadarki hissettiklerimin en iyisiydi…
—Yeni albümde önceki iki albüme göre daha karmaşık bir sound çıkmış, bazıları son iki albüm tadında, bazıları da daha öncekiler gibi, yeni bir müzikal yönelim mi var?
Elimizden geldiğince farklı ve ilginç bir şeyler yapmaya çalıştık ve bunu başarmak için de farklı birçok stil kullandık.
—Son klip çok etkileyici olmuş, “Caliban’ s Revenge” ve “24 Years” ın albümün itici şarkıları olduğunu düşünüyorum, bu şarkıları aylar öncesinden Myspace’ e koydunuz, bu şarkılar bu şekilde albümdeki diğer şarkıların önüne geçti mi sizce?
Bunun geri kalan albüm şarkıları için bir problem oluşturduğunu düşünmüyorum.
—Tişört tasarımlarınızı Myspace üzerinden yarışmayla yapmıştınız. Acaba albüm tasarımı da mı o yarışmadan?
Hayır, albüm kapak tasarımı için profesyonel biriyle çalıştık. Kendisi yakın arkadaşımızdır ve bunun için elinden gelenin en iyisini yaptı.
—Grubun kuruluşa dönelim isterseniz! İlk kurulduğunuzda grubun ismi “Never Again” idi, sonra grubun ismini neden değiştirme ihtiyacı hissettiniz? Caliban nedir, bu ismi koymak nereden aklınıza geldi?
Never Again başlangıç için gruba uyan bir isimdi ve bir straight edge grubuna uygundu. Fakat bizler bir straight edge grubu değildik, bu yüzden de adımızı değiştirmenin daha iyi olacağını düşündük. Caliban, Shakespeares’ ın “the tempest” adlı oyununda bir karakterdir. Onda şeytandan ve de bir köleden bir şeyler var, öfke ve nefret ile dolu ve çekmek zorunda kaldığı tüm acılardan öç almak istiyor. Caliban’ın hikayesini hepimiz çok beğendik ve çok aşina olmayan bu ismin bir grup için uygun olduğunu düşündük.
—Caliban Avrupa’ daki Metalcore’ un en önemli temsilcilerinden biri. Grubun bu kadar ünlenmesini siz nasıl açıklıyorsunuz?
Bana göre bunun nedeni bu türde müzik yapan Avrupa’daki ilk grup olmamızdır ve fanlarımıza karşı davranışımızla ve yaptıklarımızla sanırım bizler en doğru olanlarız.
—Çok önceden Ergin Güneş bas gitar çalıyordu Caliban’ da, ne oldu da ayrıldı gruptan?
Engin çok iyi biriydi; fakat onla görüşlerimiz apayrıydı. Bizler daha çok turne ve konser isterken onun farklı ilgileri ve de gruba ayıracak daha az zamanı vardı. Bu yüzden onunla yollarımızı ayırmamız gerekti.
—Vent’ te bazı şarkılarda bayan vokal ve klavye kullanmıştınız. Fakat sonrasında bir daha böyle bir şey hiç yapmadınız, bu bir denememiydi bize açıklayabilir misiniz?
Her kaydımız için farklı bir şeyler ortaya koymaya çalışıyoruz ve Vent için düşündüğümüz de bir bayan vokal kullanmaktı. Bunu sadece bir seferliğine özel kılınsın diye kullandık, daha fazlası özel olmazdı sanırım. Fakat son kayıt için olan klavye partları görüldüğü gibi bu seferlik fazla tutuldu.
—Vent’ ten sonra Caliban Shadow Hearts ile bugünkü tarzının temellerini attı demek yanlış olmaz sanırım. Nitekim ilk defa bu albümde clean vokaller kullanılmaya başlanmıştı. Siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Kayıtlarımda her zaman eleştirel sanatsal sözler kullanırım ve clean vokalleri de konuk vokallerle daha önce de kullanmıştık. Seyirciler için müziği daha ilginç kılabilecekleri kullanmaya çalışıyoruz. Sürekli scream vokal kullanmak yerine farklı ilginç şeyler denemek işin tuhaf olmasını sağlıyor.
—Ve “The Opposite from Within” albümünden “The Awakening” albümüne kadar “Anders Friden” albümleriniz prodüktörlüğünü yaptı. “The Awakening” de ise “I See The Falling Sky” parçasında size vokaliyle eşlik etti. Sormak istediğim onunla çalışmanız nasıl gerçekleşti ve onunla çalışmak nasıl bir duygu?
Andreas oldukça iyi bir vokal ve bir o kadarda uyumlu biridir. Onula birlikte çalışmak muhteşem bir deneyimdi. Şarkı yazmakla ilgili ondan kazandıklarımız epey oldu sanırım. aslında Undying Darkness için bizlere fazla yardım etmediğini bile öğrendik Bizlerle bu albüm için yer alır mı diye sorduk ve nihayetinde göründüğü gibi kendisi bizlerle oldu.
—The Undying Darkness’ da bulunan “Moment of Clarity” de Mille Petrozza ile düet yapmıştınız. Onunla çalışma fikri nasıl ortaya çıkmıştı ve onunla da çalışmak nasıl bir duyguydu?
Mille, bizlerin iyi bir arkadaştı ve aynı zamanda aynı yerde de yaşamaktayız. Marc, thrash metal türünde bir şarkı yazdı ve dürüst olmak gerekirse thrash metal hiçte bana hitap eden bir tür değildir; bu yüzden ona iyi fikirler sunmamda epey imkânsızdı. Bu doğrultuda Mille’ i stüdyoya çağırıp bizler için bir gitar solosu kaydetmesini istedik. Fakat bunu yanı sıra kendisine bu şarkıda benimle vokalde yer alması fikrini sundum. Thrash metal camiasında oldukça bilindik olan Mille için bu parça için bir şeyler üretmek onun açısından oldukça kolay gelişti diyebiliriz.
—Bu zamana kadar baya şirket değiştirdiniz. Roadrunner Records’ dan Century Media Records’ a geçme sebebiniz nedir?
Roadrunner şirket politikasını değiştirince bizler bunu göz ardı edemedik. Böylece son kaydımızı bitirip Roadrunner ile yollarımız ayırıp Century Media’ ya geçiş yaptık.
—Caliban underground kültürüne bağlı bir grup kanımca çünkü konserleriniz o şekilde geçiyor siz neler düşünüyorsunuz?
Bununla konserlerimizin yoğun, güçlü, yakın olduğunu söylemek istiyorsan sana bunun için teşekkür ederim bizler sahneye kendimizi %100 verebilmek için çabalıyoruz ve yenilikleri yakalamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.
—Şarkıları yazarken Caliban nelerden etkileniyor yani size ilham veren şeyleri nelerdir?
Hayatımda karşılaştığım kötü şeyler daha çok konu olarak sözlerde yer alıyor. Mutlu olduğum zamanlar yazamıyorum, sözleri yazabilmem için kızgın ve depresif olmaya ihtiyacım var. Yazarken Dünya üzerinde gerçekleşmiş olaylardan etkilenirim. Joseph Fritzl olayı gibi. Bu olayı araştırdım ve üzerine tam iki şarkı yazdım. 24 years ve Denegation of Humanity.
— Heaven Shall Burns ile split albümler çıkardınız 2000 yılındaki ilk çalışmanız hatta metalcore klasiği oldu. Onlar hakkında neler düşünüyorsunuz yani bize onları hem yakından tanıyan birileri olarak hem de bir dinleyici olarak anlatabilir misiniz?
Bizler hala iyi birer dostuz ve tekrardan aynı şirket içerisindeyiz. Bu harika! Onlar harika insanlar. Onarlı hem kişisel olarak sevdiğimiz gibi HSB olarak yaptıkları işleri de seviyoruz. Ama bizler hakkında hissettiklerinin aynı olup olmadığını bilemiyorum.
—Biraz imaj hakkında konuşalım. Bir ara konserlerde bütün grup elemanları siyah giyiniyordu. Fakat sonra sıkılmış olacaksınız ki bıraktınız. Birde grupta dövmesi olmayan tek kişi sanırım sensin. Dövme yaptırmamanın bir sebebi var mı? Caliban dövme hakkında neler düşüyor bunları öğrenebilir miyiz?
Sahnede bir takım gibi görünmenin grup olmak açısından gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu illaki bir üniforma olmamalı; ama birbirimize uygun giyiniyor olmamız gerekir diye düşünüyorum. Evet, biraz stilimizi değiştirdik ama rengârenkten daha çok hala siyah yönde ağırlıklı giyinmekteyiz. Dövmeleri seviyorum; ama benim için pek bir anlam ifade etmiyorlar. Gelecek haftada beğeneceğim resim aynı olur mu gerçekten bilemiyorum.
—Saçlarını yeniden uzatıyorsun sanırım. Kısa saç daha iyi duruyordu bence sende
Evet, bende aslında kısa saçı daha çok seviyorum; ama biraz değişikliğe ihtiyacım vardı, bu yüzden uzatmaya karar verdim.
— Ülkemizde daha geçen seneye kadar konserler verdiniz. Gerçi ben hiç birine gelemedim (lanet olsun). Öncelikle sormak istediğim kültürümüz hakkında neler biliyorsunuz?
Kültürünüz hakkında pek bir bilgim yok. Sadece inançlarınız ve de Ramazan ayınız hakkında birazcık.
— Geçen seneki Ankara konserinizde (11. Rock Station festivali) sahneden indirilmek zorunda kaldınız. Neden böyle oldu ya da şöyle diyeyim sahneden indirilme gerekçesi olarak size ne dediler?
Polis alana geldi ve festivali durdurdu. Çok geç bir saatti. Bizler sahnedeyken organizatör bizlere bunun normal olduğunu ve her yıl headliner sahnedeyken polisin mekânı bastığını söyledi. Bu durumla sadece dalga geçebildik. Eğer bu durum değişmezse bir daha orada asla çalmayacağız.
— Türkiye’ den teklif gelse yeniden gelir misiniz? Gerçi duyduğum kadarıyla geçen sene ki hem İstanbul hem de Ankara konserinizde az ama baya azgın bir seyirci varmış. Sizce Türk seyircisi nasıllar?
Tabiî ki de. Eğer iyi bir organizasyondan bir turne ya da konser için teklif gelirse seve seve. Şov muhteşemdi. Az insan vardı; ama yeterliydiler.
— Marco ve Patrik’ in önceden grupları vardı onlar hala devam ediyor mu?
Hayır, şuan için sadece Caliban için çalışıyorlar.
— Bu sorum biraz özel yaşama girebilir dilerseniz cevaplamayabilirsiniz. Aranızda evli olan var mı? Varsa ona şunu sormak istiyorum. Turneler sizin için ne ifade ediyor?
Aramızda evli biri yok; ama turneler sırasında kız arkadaşımızdan, arkadaşlarımızdan ve ailemizden uzun süre ayrı kalmak gerçekten zor.
— Dünya’ daki Metal Müzik sektörü ile ilgili bir şey sormak istiyorum. Örneğin siz albüm çıkmadan önce Myspace’ de yayınladınız, bunun sebebi nedir? Dünya’daki albüm satışlarının azalması sizi ne derece etkiliyor, bu yaptığınız buna bir tepkimiydi?
Şarkıyı, yeni biten Amerika turnesinden dolayı önce myspace de yayınladık. Önce burada yayınlamak şarkının kitle tarafından bilinmesi açısından şovlarda bazen işimize yarayabiliyor
— Sizleri çok seven bu hayranınızın sorularını cevaplayarak onu ne kadar sevindirdiğini bilemezsiniz, son olarak söylemek istedikleriniz varsa alabilir miyiz?
Sorularını cevaplamak benim için bir onurdu. Sizler ve okuyucularınız olmadan bizler sadece birer hiçiz. Bu zamana kadar orada bizlerin destekçisi olarak bulunan herkese de teşekkür etmek istiyorum. Umarım en yakın zamanda tekrar görüşebiliriz. Kendinize iyi bakın.
Anket:
PATRICK:
—Kullandığınız Enstrüman (Marka, Model): Mapex „Orion“ Drumset, Gibraltar Hardware, Black Panther Snaredrum, Mapex Pedals, Sabian „Vault“ Crashcymbals 18“, 17“, 16“, AAX Hi-Hat 14“, Megabell-Ride 22“, 19“ China, 12“ IceBell, 10“ HHX Splash, 10“ Chinasplash, FischerAmps InEar Phones, Senheiser InEar System, Ddrum 4 Triggers, VicVirth 5A Extreme Drumsticks,
—Doğum yeri ve Tarihi: 11.04.1975 Koblenz/Almanya
—Favori Grupları: Lamb of God, Machine Head, Seeed, 3 Doors Down, Slayer, Ignite, Beatles, Jimmy Eat World ve daha fazlası!
—Favori Albümler: Reign in Blood, South of Heaven, Master of Puppets, Ashes of the Wake, Gute Musik,
—Hayranı Olduğunuz Müzisyen: Dave Lombardo, Joey Jordison
—Boş Vakitlerdeki Uğraşları: DVD izlemek, yolculuğa çıkmak (tatil), ailemle ve arkadaşlarımla vakit geçirmek…
—Favori İçeceği: BitBurger Pils, Rockstar Energy içeceği, su, iyi şarap.
—Favori Yiyeceği: BBQ, Asya yemeği, İtalyan yemeği
—En iyi Caliban albümü: Say Hello To Tragedy
—En iyi Caliban konseri: birçok var; ama 420.000 insanın önünde headliner olarak çıktığımız Polonya’daki Woodstock Festival’ i muhteşemdi.
—Caliban ile Yaşadığı en unutulmaz anısı: 2004 senesinde Roadrunner’ ın bizlere 3 aylık Machine Head Avrupa Turnesini ayarladığını haber verdiği an.
—Hangi Gruplarla Sahne Almak İstersiniz? : bu yaz sonrasında son isteğimde gerçekleşti. Avusturya’daki Nova Rock festivalinde aynı gün aynı sahnede METALLICA ile birlikte çaldık. Slayer, Faith no More, Slipknot, Ozzy ve diğer birçok idolümle aynı sahneyi paylaşabildim.
—İlk Aldığın Albüm: Iron Maiden – Live after Death
—Son Aldığın Albüm: Ignite – Our darkest Days
—Son Olarak Hayat Felsefen: kendin ol!
DENIS:
—Kullandığınız Enstrüman (Marka, Model): 6505 Peavey Amp, Peavey 4X12 Cab, ESP Explorer,ESP NV
—Doğum yeri ve Tarihi: 19.11.1974 Haan/ Almanya
—Favori Grupları: Morbid Angel, Absu, The Police, The Beatles
—Favori Albümler: Morbid Angel- Heretic
—Hayranı Olduğunuz Müzisyen: Lemmy
—Favori İçeceği: bira ve ekşi viski
—Favori Yiyeceği: Hindistan ve Tayland mutfağı
—En iyi Caliban albümü: Say Hello To Tragedy
—En iyi Caliban konseri: Woodstock Polonya 2009
—Caliban ile Yaşadığı en unutulmaz anısı: turneler süresince Dünya’yı görebilmem
—Hangi Gruplarla Sahne Almak İstersiniz? : The Beatles
—İlk Aldığın Albüm: Billy Idol-Rebel Yell
—Son Aldığın Albüm: Belphegor-Walpurgis Rites-Hexenwahn
—Son Olarak Hayat Felsefen: Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.
MARC:
—Kullandığınız Enstrüman (Marka, Model): Esp – Horizon iyi
Peavey 6505 Boss ns2 Boss tuner BBE sound maximizer Ibanes tube screamer Beyer dynamik
—Doğum yeri ve Tarihi: 13.11.77 Hattingen/Almanya
—Favori Grupları: the acacia strain, thrice, earth crisis, bury your dead
—Favori Albümler: continent. Violater, destroy the machines
—Boş Vakitlerdeki Uğraşları: snowboard, yemek yapmak, sinema…
—Favori İçeceği: starbucks frapochino
—Favori Yiyeceği: Hindistan ve Tayland yemeği
—En iyi Caliban albümü: yeni albüm
—En iyi Caliban konseri: hellfest 2004 ve undying darkness ile gerçekleştirilen şovlar.
—Caliban ile Yaşadığı en unutulmaz anısı: 9.11 Amerika! Tek kelimeyle korkunçtu. İyi olan tek şey Japonya’daki beastfest festivaliydi.
—İlk Aldığın Albüm: Depeche Mode albümüydü sanırım.
—Son Aldığın Albüm: emmure felony
—Son Olarak Hayat Felsefen: kendin ol, başkaların ne söylediklerine bakma ve asla başkaları beğensin diye kendinden ödün verme!
Marco:
—Kullandığınız Enstrüman (Marka, Model): Ampeg SVT Special Edition + Ampeg Bass Cabinet 8 x 10
—Doğum yeri ve Tarihi: 22.07.1977 Koblenz
—Favori Grupları: Minor Threat, Black Flag, Misfits, Assück, Dropdead, Johnny Cash, Social Distortion, Phobia, Bad Brains, Anthrax, Bob Marley, Coalesce, Spazz, Megadeth, Ramones, The Beatles, Infest.
—Favori Albümler: Misfits-Walk among us, Anthrax – Among the living, Bad Religion – No Control, Black Flag- Damaged
—Hayranı Olduğunuz Müzisyen: birçok iyi müzisyen var, ama benim en sevdiğim Helge Schneider’ dir.
—Boş Vakitlerdeki Uğraşları: kız arkadaşım, ailem, köpeğim, DVD, sinema, müzik ve parti…
—Favori İçeceği: Kola
—Favori Yiyeceği: Hindistan ve İtalyan yemeği
—En iyi Caliban albümü: Shadow Hearts , Say Hello To Tragedy
—En iyi Caliban konseri: her şov benim için özeldi.
—Caliban ile Yaşadığı en unutulmaz anısı: arkadaşlarımın ve iyi müziğin olduğu her anı benim için unutulmazdır. Fakat Machine Head ile olan Avrupa turnemizin Sırbistan ayağında hapse girmemiz en unutulmazıydı.
—Hangi Gruplarla Sahne Almak İstersiniz? Misfits’ in orijinal kadrosuyla.
—İlk Aldığın Albüm: Tanrım bunu biraz düşünmem gerekecek… ZZ Top – El Loco ve Iron Maiden – Killers
—Son Aldığın Albüm:: sanırım Johnny Cash – American IV The Man Comes Around
—Son Olarak Hayat Felsefen: “Gute, alte, goldene Zeiten hat es nie gegeben….” (iyi, eski, altın sayfalar hiçbir zaman olmadı…)
roportaj
Niklas Kvarforth video röportajı
Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!
Video Röportaj haberin devamında!

Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!
Video Röportaj haberin devamında!
roportaj
Papa Roachtan Jacoby ile Röportaj
Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;
“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve y…

Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;
“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve yorgun hissediyordum. Hayatımda çalıştığım her şey için bunları hissediyordum. Ve kendi kendime babam gibi olmayacağıma söz verdiğim şeylere baktım. O sarhoş gibiydim – ki o ailesini dağıtmıştı-. Ben de… Asla yapmayacağımı söylediğim her şeyi yapmış gibi, öylece oturuyordum.”
roportaj
Manowar Yeni Albümüyle İlgili Sorulara Cevap Verdi!
MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.
Röportajın devamını okumak için devamına tıklayın…

MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- album21 yıl ago
Cradle Of Filth – Nymphetamine
Entertainment9 yıl agoRappers are blowing up Twitter with praise for Jay Z and ‘4:44’



