Connect with us

yerligrup

Black Tooth

1 ) Grubunuzu bize tanıtarak, nasıl bir araya geldiğinizi ve ne zaman kurulduğunuzu kısaca anlatır mısınız?

Öncelikle selamlar herkese.

Türkiye nin ilk Southern/Sludge grubu olan Black Tooth, 2004 yılının Kasım ayında Ankara da ben (Tuna) ve Deniz tarafından kuruldu. Grubun adı içme…

Published

on

1 ) Grubunuzu bize tanıtarak, nasıl bir araya geldiğinizi ve ne zaman kurulduğunuzu kısaca anlatır mısınız?

Öncelikle selamlar herkese.

Türkiye nin ilk Southern/Sludge grubu olan Black Tooth, 2004 yılının Kasım ayında Ankara da ben (Tuna) ve Deniz tarafından kuruldu. Grubun adı içmeyi seven biz grup elemanları için baya bir anlamlı oldu diyebiliriz 🙂 Grubun bu adı, Whiskey ve Cola karışımından yani Black Tooth Grin içkisinden geliyor. Denemek isteyenlere karışımı da vereyim (Tuna Ustadan enfes tatlılar tarifleri); 7grams ya da Crown Royal viskisi ile Cola’yı güzel bir oranda karıştırıp ( 2’ye 1 ölçü; vallada verdim bak sırrı 🙂 küçük shot bardakları ile çakın kafanızı düzleyin 🙂



[ Detaylar Haberin Devamında ]


2 ) Müziğe ne zaman başladınız? Bu konuda eğitim aldınız mı? Sizi neler etkiledi ve kimlerden etkilendiniz?

Ben bul müzik tarzını 18 – 20 yıl önce dinlemeye başladım ama müzisyen olarak söylemek gerekirse grubun bu konudaki gediklisi şüphesiz Onur’dur ( davul ) Geri kalan hiçbirimizin ne bir mektebi ne de daha önceden yeterli ve tutarlı bir deneyimi mevcut.

Deniz’le ( bass ), benim (Tuna) zaten ilk grubumuz Black Tooth, Orca’nın (gitar ) ise 2. grubu ki o da üniversite yıllarında 4 arkadaş oluşturdukları bir Megadeth cover grubundan ibaretmiş, onunda ömrü 1 – 1,5 seneyi geçmemiş. Yani açıkçası grubun kuruluş yılı olan 2004 yılı sonu 2005 yılı başı bizim ilk deneyimimiz. Tabi ki hepimiz öncelerden her hevsli tip gibi sütüdyo ya girip bişeyler denemişizdir ancak Onur hariç hiçbirimizin budur diyebileceği bir işi olmamıştı daha önce.

Kimlerden etkilendiğimize gelince Deniz, ben ve Orcan’ın müzik zevkleri tamamıyla örtüşmektedir , Onur sa sonradan aramıza katılmasına rahmen hiçbir zaman kafa uyumsuzluğumuz olmadı çünkü onunla da müzik zevklerimizin aynı yönde olduğunu şüphesiz biliyorduk. Dinlediğimiz tarz tabi ki ağırlıkta Southern Rock & Metal grupları ama bununla paralel giden bir Blues ve Country müzik tarzlarını dinlerliğimiz var. Ayrıca hepimizin çeşitlilik gösteren metal türlerin de takipçiliği mevcut. Hard Core, Metal Core, Death Metal, Trash ve Endüstriyel aslına bakarsanız metal müziğin her tarzını takip etmeye çalışıyoruz, sonuçta Metal Müzik ortak nokta. Birde vazgeçilmezimiz var o da GLAM ROCK

3 ) İlk kaydınızı nerede yaptınız ve sizce nasıldı? İlk kaydınızdan bugüne ne gibi değişimler oldu ?

Aslında grup elemanlarının çok kayıt tecrübesi yok ( Onur dışında 🙂 benim, Orcan ve Deniz’in ilk kayıt tecrübesi Black Tooth la oldu. Zaten 3 kere kayıt için sütüdyo ya girdik o kadar. Sanırız bu konuda baya bir üşengeciz bir kerede bir TV programı çekimi sırasında çaldığımız parça bizden bile habersiz kaydedilmişti o kayıt var 🙂

Bize herkes albüm soruyor hatta bazı grupların elemanları ( isim vermiyim J ) eleştirmek adına sağda solda albüm yapacak kadar parçamızın dahi olmadığını söylüyolarmış J Black Tooth un 2005 yılından bu yana 20 ye yakın bestesi bulunmaktaki sanırız bu da bir albümü fazlasıyla doldurabilir ama biz önceleri bu iş için kendimizi hazır hissetmedik sonrasında ise kendi içimizde bir zıtlaşmaya girdik. Kiminle mi ? Albümümüz yok diye konserlere ve festivallere çıkarmayan organizatör bozuntuları ile, albüm yok diye grupları adam yerine koymayan ve kendini otorite sanan salaklarla. Bu zıtlaşmada ki amacımız insanlara albüm olmadan da bir başarı yakalanabileceğini göstermekti ve beklide biraz olsun bunu ispat edebildik (en azından biz öle düşünüyoruz). Ama elbetteki yapacağız bir albüm artık bizde yapalım istiyoruz. Bu noktada değişim ya da gelişimin kararını dinleyenler verecek bizim birşey söylememiz pek doğru olmaz bu noktada.

4 ) Gelelim geçenlerde herkesin tek bir yürek olduğu ve ( Gerek Türkiye’ den olsun gerek yabancı ülkelerden olsun ) Black Tooth’ a Sweden Rock Festival oylamasında verdiği desteğe. Sanırım diğer ülkeler ve gruplar Türkiye’ den gelen bu sert rüzgârın 2. oylamada da tokat gibi yüzlerine çarpmasına oldukça şaşırmışlardır. Kim bunlar diye? Neler oldu bitti anlatır mısın? Tepkileri öğrenelim senden kapsamlı bir şekilde.

İşin gerçeği Türkiye de müzik yapmaktan çok her grubun zorlandığı ve başarmak istediği şey elbette yapılan işi yurt dışına taşımak ve kabullendirebilmek. Elbette bunu başarmış gruplarımız çok az da olsa var ama yine de maalesef hiçbir Türk Metal grubu, bu müzik türüne dünya genelinde henüz damgasını vuramadı. Yani şöyle bir geriye baktığınızda aşağı yukarı birçok ülkenin adı ile anılabilen grup mevcuttur (Brezilya deyince aklımıza Sepultura’nın gelmesi gibi) ama ülkemizden maalesef ki böyle bir grup henüz çıkamadı ve eminiz bunu bu müzikle uğraşan herkes hayal etmiştir.. İşte bizde tüm diğer ülkemizde ki gruplar gibi gözümüzü en baştan beri yurt dışına çevirip hareket ettik. Bu doğrultuda 2 kere Amerika ya gidip turne yaptık ki bunların içinde Ozzfest ve Ride For Dime gibi Festivaller de vardı. Böylece kendi adımıza ilk adımlarımızı atmayı başardık diyebilirim ve şimdide senin söylediğin Sweden Rock Festival olayı.

Saolsun arkadaşlarımız bizleri gerek Türkiye den gerekse yurt dışındaki ülkelerden olsun yalnız bırakmayarak desteklediler hem de öle böle değil. Hani hep kullanıyoruz ya ‘’ TAM DESTEK ‘’ 🙂 işte harbiden bunun adı tam destek. Gerek yarışmanın diğer katılımcı grupları gerekse organizasyon eminiz şaşırmıştır. Aslen Black Tooth’u duyduklarını ve takip ettiklerini dile getirmişlerdi yarışma öncesinde ancak bu kadar da destek geleceğini onlarda hiç tahmin etmemişti ki Sweden Rock Festival in internet sitesinde Grupların tanıtıldığı bölüme girin, okuduğunuz zaman daha ilk iki cümleden bu şaşkınlığı anlayabiliyorsunuz. Buradan destekleyen herkese sonsuz teşekkürlerimizi ve minettarlığımızı iletmek istiyorum ve her zamanki gibi METAL TR tayfasına da.

5 ) Birçok site ve forumdan fazlasıyla destek aldınız ve olumlu tepkilerle karşılaştınız, bir de bunun diğer yanı var; ‘ Hadi canım siz de, abarttınız ‘ diyenler gibi mesela? Yok, oy verenler yurt dışına mı gidecek, yok gitseler ne olacak gibi bir çok gereksiz cümleler duyduk.. Sence bu yüzden mi yurt dışına açılamadık? Ya da bir şekilde geç kaldık? Bu anlamda hep geriden gitmiyor muyuz sana göre de? Senin bu eleştirilere tepkin nedir?

Elbette eleştiri olmalı zaten o eleştiriler ile şekillenebiliyoruz ve doğru çizgiyi yakalayabiliyoruz ancak şu var ki kendi adımıza çok yersiz ve yıpratma amaçlı olduğunu düşündüğümüz baya bir eleştiri de alıyoruz elbet. Bazen düşünüyorum da neden yurt dışından hiç böyle yıpratma amaçlı eleştiri gelmezken sadece ülkemiz sınırlarından yöneltirliyor bu eleştiriler. Şimdi okuyan bazı arkadaşlar şunu düşünebilir ‘’sizi yurt dışında ne kadar tanıyorlarda eleştirsinler ki ? ‘’ işte bu noktada şunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliyorum ki bizim yurt içindeki takipçi arkadaşlarımızdan çok yurt dışından destekçimiz var. En basit örnekle Türkiye de şarkılarımızı çalacak 1 bilemedin 2 radyo istasyonu varken bu sayı Amerika da 11-12 Avrupa da 6-7 istasyonu buluyor. Ayrıca Myspace bizim nabız tutmak için iyi bir referansımız ve oradan rahatlıkla takipçi sayısının % 65 – 70 inin yurt dışı kaynaklı olduğunu da gözlemleyebiliyoruz. ( basitçe bir örnek vermem gerekirse ) Ama işte ne acıdır ki ülkemizde bir şeyler yapmak için mücadele eden herkesin üzerine bir şeyler maalesef yapıştırılıyor. Eminim ki şu yazıyı bile okurken içinden tonlarca eleştiri yöneltecek hatta yazıyı sonlandırma noktasında direk mesaj atarak bunu belirtecek arkadaşlar çıkacak. Ama her zaman söylediğimiz gibi değersiz yıpratma amaçlı eleştiriler ‘’SİKİMİZDE BİLE DEĞİL’’ Yani müzik yapan ya da bilimsel bir proje yürüten anlıcağınız ne olursa olsun. Bu tarz adamlar için değişen birşey yok ki. Tek amaç ortaya bir şey atıp karalamak hatta buna yakın arkadaşlarını da dahil edip hep beraber gülüp eğlenmek. Baba benim esas merak ettiğim şey ne biliyomusun ? Hani biz amatör metal grupları bu işlerden dehşet paralar kazanırızda, konserlerimiz tıka basa dolar, kliplerimiz TV lerden düşmez , radyolardan inmez de adamın biride çıkarda der ki ulan herifler hamuduyla götürüyor kimsede şunu sormuyor der eleştirir. Bu memlekette daha gruplar şehirler arası gidip konser verecek parayı bulamazken, albüm basıpta 1000 rakkamına ulaşınca rekor diye düşünülürken 10 – 15 senelik gruplar bin birtürlü özveri ile sahne aldıkları mekanlarda 100 ü aşmayan seyirciye çalıp bırak klibi kayda girecek paraları yokken daha neyin eleştrisini yapıpta hala bu grupları bu özverilerinden dahi soğutuyorsunuz ki. İnanırmısın geçenlerde 16 yaşında biri bana mesaj atmış ‘’ Abi arkadaşlarım benim gitar çalarkenki yüz ifadelerimle dalga geçiyorlar inan bu yüzden gitar çalmayı bıraktım ‘’ Daha değerleri yaratmadan tüketmeye başlayan bir toplumun parçalarıyız. Ufak yaşlardan eleştrinin sadece dalga geçip yıpratmak olduğu öğretiliyor en azından öyle görerek büyüyor ve bunu doğruymuş gibi uyguluyoruz. Hepinize sesleniyorum bırakın sektörün oluşması için herkes kendi bildiği şekilde ilerlesin hatta buna destek olun önüne set germeyin ki şekillenerek gelişsin ve artık ülkemizden de her alanda işte budur denilecek cevherler çıksın. Muhakkak eleştriler olacak karşıt görüşler olmazsa zaten bişeylerin gelişmesi de mümkün olmazdı ama yapıcı olmakta fayda var. Sonuçta en basit örnekle bir grubu yıkıcı şekilde eleştirip, soğutup, pes ettirdin ve bıraktırdın müzikle uğraşmayı. Bu işten Ne kazanılabilir ki ? Zaten bu ülkede eninde sonunda birileri bizleri soğutmasada mecburen önüne bişeyler çıkıyo ve gruplar yok olup gidiyor. Ekonomik nedenler , örf adet baskıları yok gazete ve TV ler de ki bu müzik türüne karşı aleyhte yazılar yani anlıyacağınız zaten var oğlu var ve bir şekilde hepimiz bir yerinden yakalanıp etkileniyoruz bu işlerden.


6 ) Geçen sene Texax Ride For Dime & OZZFEST Festivalinden sonra oldukça olumlu tepkiler geldi. Bir de DIMEBAG özel ödülü aldınız, neler hissettiniz o an?

O festivallere, böylesine bir atmosferde ilk defa yer alacak olmanın hatta ve hatta büyük kitlelere çalacak olmanın verdiği bir heyecan içinde çıktık kuşkusuz. Orada kendinizde farklı bir sorumluluk hissediyorsunuz ister istemez. Hani böyle ülkemizde Eurovision hersene bir heyecan yaratır ya sonuçlar gece yarılarına kadar beklenir ya işte öyle bir şey. Sanki Türkiye den uluslar arası bir yarışmaya gelmişsiniz ve ülkenizi temsil edecekmişsiniz gibi. İnanın bana hissettiğimiz şey buydu ‘’ NEDEN ‘’ dersenizde cevap veremeyeceğim. Belki de ülkemizden çıkıpta bu tarz festivallerde yer alabilen ender gruplardan olduğumuz içindir. İnsan ister istemez kendini sorumlu hissediyor yaptıklarıyla ve yapacaklarıyla ülkenizi temsil ettiğiniz fikri kafanızdan çıkmıyor (kafayı bulmanızın dışındaki zamanlarda:) ) mesela bir konserimizde hiç unutamadığım şey şuydu . Dallas da Palladium diye bir mekanda çalıyorduk ve bizimle beraber başka Amerikalı gruplarda vardı. Biz sahneye çıktık çalmaya başladık ve sahnenin hemen sağ tarafından 1, 2 kişinin el salladığını gördüm Türkçe bağırıyorlarda ‘’ Türküz biz Türküz diye ‘’ Düşünün adamlar konsere gelmişler ve sahneye bi grup çıkıyor üzerlerinde göğüslerinde Türk Bayrağı var ve DALLAS dasınız J adamlar şok olmuş , heyecan yapmışlar. İnanın öylesine güzel bir olaydı ki işte o zaman yaptığınız şeyin daha değerli olduğunu anlıyorsunuz. Sizi Amerika lı arkadaşları ile tanıştırıyorlar işte bizim oradan bi grup diyorlar ve bununla övünüyorlar zaten bundan ala ne ödül olabilir ki. O yüzden Dimebag ödülü bizim için sadece bir başarı göstergesiydi ama bize hissettirdikleri asla o gün o sahnede olanlarla bir olamaz.

7 ) Festival sırasında birçok ünlü isimle yan yana geldiğinizi fotoğraf ve videolardan takip ettik. Açıkçası kıskandık sizi Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.Nasıl diyaloglar yaşandı? Türkiye & Black Tooth hakkında neler söylendi? Türkiye’ ye gelmek istediğini söyleyen grup veya üyeler oldu mu?

Evet gerçekten hayallini bile kuramayacağımız kişilerle bir arada biralarımızı yudumlayarak sohbet etme fırsatı bulduk. Bizim için güzel anılardı ama öte yandan tabi sürekli bişeyleri anlatma çabası içerisinde olabiliyorsunuz. Çünkü Türkiye hakkında pek fazla bilgiye sahip değiller ne yazık ki. Türkiyedeniz dediğimizde afallayıp salak salak yüzümüze bakanları dahi tanıdık J ama kesinlikle şu bir gerçek ki daha fazla grubumuz o sahnelerde çalarak varlığımızı hissettirip kanıksatmalı. Aslında müziğe ulusalcı bir tavırla gibi yaklaşma niyeti ile söylemiyorum bunları en nihayetinde Müzik evrensel ve ortak bir dil. Ama sadece insan orada ülkemizden de gruplar çalsın istiyor ve eksikliğini hissediyor bunun nedendir bilinmez. Mesela Kingdom of Sorrow dan Kirk le konuşmaya başladık bana nerdensin dedi bende ‘’Türkiye’’ cevabını verdim adam salakladı. Çünkü çok kısa bir süre önce Ali Samiyen de Metallica ile beraber geldikleri turnede ( Down) sahne almışlardı ama ilk defa geldikleri bir ülkede ( hele ki ister istemez bir önyargı ile geliyorlar ) gördükleri inanılmaz kalabalığı ve potansiyeli görünce göt olmuşlardı adeta ve bunu da tavırlarıyla ve sözleriyle direk belirtti. Bunun dışında Devil Driver’ın davulcusu ile sohbetimiz esnasında bir bayanın gelerek ‘Türkçe olarak ‘’ AAaa.. Türkmüsünüz ‘’ diye sorması ve bu bayanın davulcunun kız arkadaşı olduğunu öğrenmemde değişikti. Hatta Geçtiğimiz Eylül, Ekim gibi Bodrum tarafına tatile geldiler. İşin gerçeği adamlar prof. parayı verirseniz gelirler 🙂 yoksa Türkiye ya da Almanya adamlar için çok fazla bir önemi yok, sadece gelmeden önce ki önyargıyı ve kafalarında ki soru işaretlerini yok etmek önemli ki bunu da biz ve bizler gibi bu yolda ilerlemeye and içmiş amatör düzeyli gruplar başaracaktır ve tabiki de festivalleri düzenleyen organizatörlerimizin de büyük yükümlülüklerini es geçmemek lazım.

8 ) Peki Black Tooth’ un bundan sonraki hedefinde hangi festivaller var?

Aslına bakarsan o artık dünya genelinde festivallerin sayısı ve kalitesi öylesine yükseldi ki yetişmek mümkün değil. Bilindiği üzere ülkemizde de bu yönde önemli adımlar atılıyor ve bu sayede ülkemiz sınırları içinde de uzaklara gitmeye gerek kalmadan özlemini duyduğumuz grupları birer birer izleme fırsatına sahip oluyoruz. Bugün ünlü sınıfında ter alan bir grubu İstanbul da ki bir festivalde, Sweden Rock da ya da Wacken da da görmek mümkün olabiliyor. Bunlar arasında bizim hedefimizse festivaller içinde geçmişi sağlam ve basının yakından takip ettiği referans festivaller elbette ve yavaş yavaşta ulaşabileceğimizi düşünüyoruz ama kısmet, yarının neler getireceği bilinmez elbet.

9 ) Festivalden sonra albüm teklifleri gelmişti. Nedir son gelişmeler, albüm için çalışmalarınız var mı?

İşin aslı şudur;

Bize daimi sorulan soru ‘’ ALBÜM ‘’ oluyor nedense ülkemizde albümlü grup prof. albümsüz grup amatör gibi bir bakış açısı var . Bunu anlamış ve kabullenmiş değiliz. Bugün albüm dediğiniz olayı besteleriniz tamamsa cebinize parayı koyup yapabilirsiniz. E peki sizce amaç bu mu olmalı. Yani yap albümü çıkart ortaya koy. Ne anladım ben o işten.

Bize göre iyi bir promosyon, sıkı bir destek (maddi, manevi ) ve yaygın bir dağıtım ağı kurulmadan planlanmadan çıkan albümlerin hepsi ölü sınıfında yer alıyor ve bizde onlardan biri olmak istemediğimiz için bugüne kadar bir arayış ve bekleyiş içinde yer aldık ama asla tatmin eder ölçüde bir teklif almadık ( en nihayetinde herkes kucak açmış sizi bekliyor değil ya ) yoksa tekrar sölüyorum parça sıkıntımız yok sadece doğru zamanı ve doğru ismi kollamak peşideyiz ama maalesef beklide en sonunda bizde o ölü albümlüler sınıfına adımızı yazdırabiliriz. Biliyosun ülkemizde çıkan birçok güzel albüm bu yüzden heba olup gidiyor. Açıkçası teklifler geldi ama bu tekliflerin hiçbiri aradığımız şeyi vermiyordu bize ve o yüzden nazikçe geri çevirdik ancak bir kısmı ile hala bağlantıdayız bunun sebebide albümün Amerika da ki dağıtımını sağlayabilecek kanallardan kopmamak.

10 ) Albümün kayıt sürecinden bahseder misin?

Baba şu konuya bi açıklık getirmek istiyorum. Albümün kaydına daha başlamadık bile. Sadece gidişatı , şarkıları ve genel yapısını belirledik.Şuan her şey hazır start vermek için zamanı bekliyoruz. Şimdi diyeceksin ki ‘’ DRINK DRIVE GO TO HELL Turnesi neydi o zaman ? ‘’ Bu sadece çıkacak albümün ismini bir sloganmışcasına grubun adı ile bir arada anılmasını sağlamak için yapılmış bir turneydi. Bu turnede albüme ilişkin sinyaller verildi slogan yerleştirildi. Bu adın adeta BLACK TOOTH un adının her geçtiği yerde olmasını hedefliyoruz.

11 ) Parçaları nasıl oluşturuyorsunuz, yapım aşamasını ve o en yoğun anınızı bize anlatabilir misiniz? Besteler için belirli bir tema seçiminiz var mı?

Parçalarda konu seçimi anlamında bir temamız yok. Sadece içiyoruz ve eğleniyoruz bu parçaları yaparken J yani kendimizi ille de böle olacak diye şu sınırları aşma bunun altına inme gibi kısıtlamıyoruz. Birinin aklına bir ritim geliyor sonra sütüdyo da diğerlerine dinletiyor ya da mırıldanıyor bir bakmışsınız parça şekillenmeye başlamış. Deniz çizerken Onur boyuyo ben fazlalıkları alıyorum Orcan içiyo hehehe J yani sadece o an ne hissettiriyosa o yönde gidiyoruz. Amacımız eğlenmek ve eğlenirken de bizimle aynı bakış açısına sahip kitleyi eğlendirmek. Yani Gülerken düşündürmeye kasmıyoruz J Tek tema var ‘’ DRINK DRIVE GO TO HELL ‘’ nereden algılamak istersen oradan algıla yani.

12 ) Besteleri kim yapıyor? Gruptaki herkesin albüme katkısı oluyor mu?

Elbette albümde ki her parçada tüm grup elemanlarının bir parmağı mevcut . Dedim ya biri bi yerden parmaklıyo biri bi yerden bi bakmışız ortaya çıkmış.

13 ) Türkiye’de amatör anlamda yapılan işleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Beğendiniz işler neler?

Hepimiz amatörüz ve amatör duyguyu yaşamaktan keyif alıyor ve bunun hiç kaybolmamasını istiyoruz. Ülkemizde dehşet gruplar var gün geçmiyo ki bir yerlerden elimize bir demo, albüm geçsin ve dinleyince şaşırmayalım. İşte böle işler amatör işler ülkemizde. Yani varlığınız red edilemez bir gerçek ama kabullenilmeniz imkansızmış gibi.

Şunu söyleyeyim Amerika da ki turnelerde bir ton grupla çaldık ama inanın bana ülkemizden çıkan işler gerçekten çok iyi ve kaliteli.

14 ) Metal müzik piyasası hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce birçok grubun hak ettiği yere gelememesinin sebebi nedir?

Valla biz açıkçası zaten bahsedip durulan bu piyasayı göremiyoruz zaten. En büyük problemde bu. Yani böyle bir sektörün oluşamaması. Herkes kendi yolundan bişeylere kasıyo ama maalesef bir araya gelinemiyor yani piyasa denilen kavramı oluşturamıyoruz. Türkiye de bu müzik tarzını her dinleyen arkadaşımız bir yönünden bu müziğin içinde. Kimi gitar çalıyo kimi davul kimi vokal , kimisi de bu yönde hayaller kurup imkan verilmesini bekliyor. İşte bu noktada çaldığınız insanlar birer de müzisyen zaten ve bu yüzden de bir sektör yok ortada. Çünkü fazla kalabalık değiliz senin de çok iyi bildiğin üzere ve bu az sayıda insan körler sağırlar birbirini ağırlar oynuyoruz Türkiye de. Sen sahneye çıkıosun bana çalıosun sonra sen iniosun beni izliosun. Ne anladım bu işten 🙂 Bizim önce dinleyenler ve müzisyenler olarak ayrılmamız gerekli ki bunun temelide festivallerin yani festival kültürünün oluşmasından başlıyor bana göre. Yani 15 – 16 yaşında ki arkadaşlarımız bu festivallere gelecek ki doğrusuyla yanlışıyla bir konserde nasıl eğlenilir görecek bundan keyif alacak yani anlayacağınız öncelikle seyirci yetişecek. Bu sölediklerim bir çoğunuza garip geliyor eminim ki ama bu müziği dinlemek bile bana göre ayrı bir özen istiyor. Sahnede ki adamı ateşleyecek olan dinleyendir. Dinleyen gazı verdikçe müziyen sahnede coşar , coştukça daha çok festivalde konserde yer almak ister ve bu bir rekabet doğurur , rekabetse kaliteyi getirir er ya da geç. İşte biz daha yolun başında bile değiliz bana göre ve adeta emekleyerek gidiyoruz.

15 ) Peki bir video klip düşünüyor musunuz? Ve eğer düşünüyorsanız hangi şarkı için?

Tabiki video klip çok istiyoruz hatta kafamızda senaryolar bile hazır inanırmısın . Ama bu işler hayal kurmakla değil mangırla yürüyo ve o da şuan için bizde yok o yüzden bu konu rafta beklemek zorunda. Parçalara gelince 1 tanesini söyleyeyim kuşkusuz IRON CLAD.

16 ) Bu arada aklıma gelmişken, grubun isim babası kim? Merak edenler vardır elbet bunu Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.

Grubun isim babası elimizde ki içki şişesinden başkası değil. Grubun her elemanı yüklü derecede içmeyi maalesef çok seviyor 🙂 eee herhalde böyle bir grubada içki adı yakışırdı . Birde konu Southern Rock olunca Black Tooth gibi o taraflarda fazlasıyla popüler bir içki adı tercihimizde güzel bir ayrıntı oldu bizim için.

17 ) En iyi performans gösterdiğiniz ve en fazla etkilendiğiniz konserler hangileri? ( Sana Unirock & MetalTR ve Wall Of Death desem ne dersin bana )

Türkiye de kesinlikle UNIROCK…. Keşke o zaman bir daha dönme fırsatımız olsaydı diyorum defalarca kendi kendime. Sanırım bir makine olsa başa alıp alıp yaşardım ve bıkmazdım J aslında burada en büyük pay siz METAL TR nin J yani öle organize ve hani o bahsettiğim festival izleyicisi mantığına sahip bir kitle vardı ki karşımızda hala inanamıyorum . Tek bir el hareketimle Circle Pit in sinyalini verip bunun algılanıp yapılması DEHŞET keyifliydi adeta bir orduyu yönetmek gibi ama burada ki komutanların rolü ( bu sensin:) asla ve asla indirgenemez. SÜPERDİNİZ tekrar ve tekrar teşekkürler bunu yaşattığınız için bize.

18 ) Grup üyeleri müzik dışında nelerle uğraşıyor? Bizleri biraz da bu konuda aydınlatır mısınız?

Baba ben bi holding de yöneticiyim ( yarışma programı gibi oldu a.k ), Onur Bilgi Üniversitesinde müzik bölümünde öğrenci, Orcan Odtü de öğretim görevlisi ve Deniz de Başkent Üniversitesinde Biyomedikal Cih. Uzmanı olarak çalışıyor.

19 ) Çalışmak zorunda olup, bir yandan da müzik yapmak ülkemizde neredeyse imkânsız. Bunu nasıl dengeliyorsunuz?

Aslında dengelerken kendimizi yıpratıyoruz desem tam isabet olur. İnan bana çok mücadele veriyoruz bunu sağlayabilmek için ve vermeye de devam edeceğiz. Esas yapmak istediğimiz iş bu elbetteki gerçekte (yani müzik) ama sonuçta iş yerlerimizde de belli bir noktaya geldik yıllar sonunda ve şuan ki standartlarımızı da yaşatmaya mecburuz ( maalesef hayat bu ). Aslına bakarsan bazen kendimizle de çeliştiğimizi fazlasıyla düşünmüyor değiliz. Çünkü bir yandan bu sistemin bir parçası olmak istemediğimizi düşünüp bu yönde hareket ediyoruz bir yandan da sistemin dişlisi olamaya maalesef ki devam ediyoruz. Ancak kuşkusuz yaşamak içinde bu memlekette bunu yapmaya mecburuz galiba yani müzikle karın doymuyor, dosyada nereye kadar diye düşünüp tedirginlik duyuyor insan ( ne kadar salakça cevap verdim kendim bile inanamıyorum hatta kabullenemiyorum söylediklerimi 🙂

20 ) Piyasayı ne kadar içinden takip ediyorsunuz? Yeni çıkan grupları, dergileri vs? En çok hangi dergileri okumayı seviyorsunuz? Bizim e-dergiyi okuma fırsatınız oldu mu hiç? ( Karanlık Oda )

Açıkçası Piyasayı çok çok yakından takip ettiğimizi söyleyebilirim. Çünkü sürekli olarak internetten ve dergilerden yeni çıkan grupları araştırıp bir şekilde albümlerine ulaşıyoruz ( tamam itiraf ediyorum İNDİRİYORUM J gerçi orijinal almaya kalksak bulamıyacağımız da kesin ) Gerçi bu takip noktasında elbette müzikal zevklerimiz ortaya çıkıyor çünkü hepimizin ortak müzik zevkinin yanında extra keyif aldığı türlerde mevcut. Örneğin ben Hardcore, Metalcore ve Groove yapılı grupların hepsine ulaşmaya yenileri bulmaya çalışıyorum sürekli. Dergi anlamında açıkçası Türkiyeden tercihim Headbang oluyor yabancı kuşkusuz Metal Hammer kimi zaman verdiği DVD lere bayılıyorum ama e-dergilerde çok renkli ve güzel çünkü size tanınmış bir maliyet söz konusu yok alabildiğince görsellik yükleyerek yazabiliyorlar bu da çok hoşuma gidiyor. E-dergi favorimse Siya Beyaz ( Selim Varışlı Kral adamdır ) . Karanlık Odayı Metal Tr sitesine girdikçe takip ediyorum ki biliyorsun Metal Tr nin müdavimlerindenim:) yanılmıyorsam 2007 sonlarında çıkmıştı derginiz ya da ben o zaman keşfettim ve o zamandan beride yeni sayılarınıza göz atıyorum. Açıkçası dedim ya e-dergi olayını seviyorum çünkü görselliği çok seviyorum . Hani böyle dergiye bakarken rengarenk şıkır şıkır olması ilk baktığım şeydir. İçerik noktasında ise Türkiye standartlarının üzerinde olduğu kesin. Çünkü gerçekten dünya ile güncel ilerliyor ve bu da bilgi ve takip açısından çok olumlu ve artı puan getiren bişey.

21 ) Düzenli takip ettiğin bir dergi var mı? İyi bir dergi okuyucusu musundur sana göre?

Düzenli takip ettiğim dergi yukarıda da dediğim gibi çıktığı günden bu yana Headbang, zaman zamansa Yuxexses alıyorum. Dergilerde en sevdiğim bölüm kesinlikle yeni çıkan albümler ve kritikleridir. Bilgi güncellemesi için en iyi bölümlerdir bu bölümler. Aslına bakarsan iyi bir dergi okuyucusu değilimdir sadece ilgimi çeken bölümleri okurum desem uygun olur ama bir ara Metal Hammer a baya kafayı sarmıştım hiçbir sayısını pas geçmiyordum ama artık mali kriz biliyosunuz ne durumda ve o kadar parayı bayılmak için çok artı bişey olması gerekiyor içinde bu yüzden her ay dergiciye gider kapağına ve içine bir göz atarım ne var ne yok diye.

22 ) Şu an için etkilendiğiniz kişi ve gruplar kimlerdir?

Valla beni oldum olası etkileyen en büyük isim Ozzy Osbourne dur. Hele ki Zakk Wylde gibi bir gitarıda onun gerisinde izlemek dehşet keyifli. Bunun dışında Lamb of God ve Killswitch Engage vazgeçilmezlerim arasında. Hellyeah den Alcohaulin’ Ass i her gün bir kere dinlerim ilaç niyetine. Buckcherry benim evden işe giderken güne başlama müziğimdir. Sinirli anlarımda ise Six Feet Under. Keyfim yerinde ise Airbourne eğer işyerinden ya da hayattan uzaklaşıp biraz hayal kurmak istiyosam da Blues ya da Country şeyler dinlerim. Eğer ki o gün içmek için bir hazırlığım varsa güne Southernle başlar Southern le bitiririm bundaki tercihim ise birden fazla elbette. Mesela son zamanlarda The New Black yanında Diablo Red.

23 ) Grup kadrosunda geçen zaman içinde değişimler yaşandı. Bu değişikliklerin sizin açınızdan değerlendirmesi nasıl? Bu değişikliklerin ana nedeni ne oluyor? Şu an ideal kadroda olduğunuza inanıyor musunuz?

Her grup sanırım böyle bir sürece haiz olmak durumunda kalıyor ve bizde bunu yaşadık. Benim söylediğim bir şey var bu konuyu açıklamak adına. Grup işi aynı evlilik gibi bir şeydir, insan evliliğinde bir kişiyi idare etmek durumunda kalırken grup dediğiniz olayda 4 , 5 bazen daha fazla kişi birbiri ile evli gibi ve ne kadar direnip mücadele etsenizde bu kadar sayıda kişinin bir arada bir ilişkiyi yürütmesi elbette ki zor ( hele ki erkeklerden oluşan ekiplerde düşünsenize 4 adam evli gibi ) Neden evli gibi diyorum çünkü birbirinizi ne kadar iyi tanıyarak birbiriniz hakkında çok şey bilirseniz o kadar güzel ürünler çıkıyor ortaya ( tabi daha fazla tanımak için aynı yatağa girmediğiniz sürece hahaha 🙂 Sahnede daha sıkı performans veriyorsunuz…. İşte böyle bir süreç içinde elbetteki gelgitler yaşanıyor bunların kimisi kalıcı hasarlar bırakabiliyor insanda ve bu gelgit sürecinin periyotları arttıkça hasar büyüyor ve elbette onarılamaz bir hal alıyor. Malum sonu belli gemi küt diye batıyor. İşte bizde bu tarz bir süreç yaşadık. Bizde 2 ana değişiklik yaşandı 1 tanesi 2. gitaristimizin gruptan ayrılmasıydı diğeri ise davulcumuzun. Biz 2. gitaristin ayrılmasından sonra yerine başta bir arayışa girsekte Orcan tek gitar kalmayı yeledi ve bundan da memnunuz. Gelelim davulcumuza. Evet davulcu konusunda da doğru kişiyi bulduğumuzu düşünüyoruz bu konuda ideal kadroyu oturttuğumuzu söyleyebilirim ancak hepinizin bildiği üzere Onur İstanbulda yaşıyor ve tek yaşadığımız sıkıntı mesafe bunun dışında bir problemimiz yok ( tabi problem demekte yanlış olur aslında ) Gruptan ayrılan elemanların NEDEN ine gelince bu konuyu detaylandırmaktan ziyade yaşlarından kaynaklanan iletişim problemi diyebilirim. Belli bir olgunluk dönemine yerleşene kadar sıkıntılar yaşanıyor biliyorsunuz ve bu süreç içinde bulunmak gerçekten özveri isteyen bir konu ve bazen artık o özveriyi sunamaz hale geliyorsunuz ve o noktada ipler kopuyor, geri dönülmeside mümkün olmuyor maalesef.

24-) Yakın zamanda organizasyonlarınız mevcut mu? Sanırım bir Black Tooht turnesi görüyorum?

Evet DRINK DRIVE GO TO HELL TÜRKİYE TUR’u yaptık. Seyahat edebildiğimiz birçok yere ulaşmaya çalıştık ve çok keyif aldık bundan da. Artık Haziran başı Sweden Rock Fest var ve onun öncesinde bir Ankara birde İstanbul konseri planlıyoruz yani Mayıs ayı içinde.

25-) Ve seçtiğimiz klasik sorularımızı da cevaplarsanız sevinirim.. Size bu kelimelerin ne ifade ettiğini birer kelimeyle öğrenmek istiyoruz.

* En son aldığın albüm?

Heal These Wounds / Ambitions

* Aynı sahneyi paylaşmak istediğin grup?

Lamb of God

* İlk aldığın T-shirt?

Iron Maiden / Killers

* İlk gittiğin konser

15-16 sene önce Hacettepe Morfoloji salonunda Chrisis, Helician ve Deathroom muydu öle 4-5 local gruptan oluşan bir konserdi ama çok eğlenmiştim.

* Alkol?

Black Tooth

* Müzik?

Metal Müzik hayattır benim için.

* Festival?

Eğlence, alkol ve insanların gönüllerince istediklerini yapabildikleri bir ortam

* Sahne?

Heyecan 🙂

* Rock & Roll?

Sex ve kızlar

* Cd’ mi hacıladı cümlesi?

Bir ara fazlasıyla maruz kaldığım bir olay ama maalesef eskilerde kaldı. Keşke bol bol CD alabilecek gücümüz olsada birileride bizden hacılasa özledim şerefsizim 🙂

Bize zaman ayırdığınız için MetalTR Ailesi olarak çok teşekkür ediyoruz. Ve en yakın konserde tekrar beraber headbang yapmayı dilediğimizi belirtmek istiyorum…

Şimdi söz senin. Son olarak MetalTR okuyucularına neler söylemek istersin?

Valla söylemek istediğim bir şey var FESTİVAL de aynı kodro orada olun

Röpotaj:Arda&KopuK

Black Tooth: Tuna

Grubun Myspace Sayfası Resimler. Ve Tüm Detayları Takip Edebilirsiniz.



http://www.myspace.com/blacktoothmusictr

Continue Reading
4 Comments

4 Comments

  1. HeiroftheMetaL

    21 Mayıs 2009 at 00:02

    Kısa zamanda gerçekten dolu dolu işler yaptılar ve ileride biz destek verdikçe de yapacaklarına adım gibi eminim. Zaten adam gibi adam olan Tuna ve Onur hangi grupta olursa ben ordayım arkadaş 🙂 Zaten her yönüyle sevdiğim için grubu,türü vs. iştahla okudum. Sadece çok çok iyi yerlere gelmelerini içte diliyorum. Bu arada röportaj için bi uyarı(Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir. ) gibi bişey çıkıyor sorularla birlikte 😉

  2. ImpLosioN

    21 Mayıs 2009 at 08:48

    5 browser ilede denedim herhangi bir sorun vermedi bende.. Sen de hangi browserda o sorun çıktı :/

  3. HeiroftheMetaL

    21 Mayıs 2009 at 13:41

    okunmasına engel değil boşver

  4. ImpLosioN

    21 Mayıs 2009 at 16:05

    Biz tüm kadro orada olunca, insanlar kaçıyor bizden.. 🙂

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yerligrup

Pentagram’ın bir albümü ilk kez plak formatında çıktı

PENTAGRAM’IN “BİR” ALBÜMÜ 24 YIL SONRA İLK KEZ PLAKTA!

TÜRK METALİNİN DÖNÜM NOKTASI ÖZEL PLAK BASKISIYLA!
Türk metalinin adını altın harflerle yazdıran Pentagram, 2002 yılında yayımladığı ve hala tartışmasız bir dönüm noktası olarak görülen “Bir” albümünü, tam 24 yıl sonra ilk kez Sony Music T…

Published

on

PENTAGRAM’IN “BİR” ALBÜMÜ 24 YIL SONRA İLK KEZ PLAKTA!

TÜRK METALİNİN DÖNÜM NOKTASI ÖZEL PLAK BASKISIYLA!

Türk metalinin adını altın harflerle yazdıran Pentagram, 2002 yılında yayımladığı ve hala tartışmasız bir dönüm noktası olarak görülen “Bir” albümünü, tam 24 yıl sonra ilk kez Sony Music Türkiye etiketiyle plak formatında müzikseverlerle buluşturuyor.

(daha&helliip;)

Continue Reading

yerligrup

Leyan Senay’ın Yeni Şarkısı ‘’Afterlife’’ Yayında

MEDUSA’NIN BATERİYLE MİTOLOJİK YOLCULUĞU!

LEYAN SENAY’IN YENİ ŞARKISI ‘’AFTERLIFE’’ YAYINDA!

Davulcu Leyan Senay, enstrümantal müzikte alışılmadık bir hikayeyle Medusa’ya tekrardan hayat veriyor.

Daha önce ‘Bluetiful’ isimli şarkısıyla 9/8 ve Türk müziğini dünyaya tanıtar…

Published

on

MEDUSA’NIN BATERİYLE MİTOLOJİK YOLCULUĞU!

LEYAN SENAY’IN YENİ ŞARKISI ‘’AFTERLIFE’’ YAYINDA!

Davulcu Leyan Senay, enstrümantal müzikte alışılmadık bir hikayeyle Medusa’ya tekrardan hayat veriyor.

Daha önce ‘Bluetiful’ isimli şarkısıyla 9/8 ve Türk müziğini dünyaya tanıtarak, dünyaca ünlü müzik dergisi Metal Hammer’da haftanın şarkısı seçilerek ülkemize birincilik getiren Leyan Senay, ‘Afterlife’ ile de aynı başarıyı hedefliyor.

Duayen isimden büyük destek!


“Yeni video klip de haberin devamında yer alıyor.”

(daha&helliip;)

Continue Reading

yerligrup

SECURIS yeni Albümünü yayınladı.

Securis yeni E.P. Ve yeni albümünü dinleyicilerin beğenisine sundu.

Published

on

Securis yeni E.P. Ve yeni albümünü dinleyicilerin beğenisine sundu.

(daha&helliip;)

Continue Reading

Konserler