Connect with us

biyografi

Amorphous: Amorphis

Esa Holopainen odaya girdiğinde, herkes düşünceliydi… “Amorphis” dedi Esa… Arkadaşları şaşkına dönmüştü… Amorphous (şekilsiz, biçimsiz) kelimesinden türemiş bu isimden başka hiçbir isim grup için daha uygun olamazdı…Biyografinin geri kalanını okumak için lütfen devamına tıklayın

Published

on

Esa Holopainen odaya girdiğinde, herkes düşünceliydi… “Amorphis” dedi Esa… Arkadaşları şaşkına dönmüştü… Amorphous (şekilsiz, biçimsiz) kelimesinden türemiş bu isimden başka hiçbir isim grup için daha uygun olamazdı…

Biyografinin geri kalanını okumak için lütfen devamına tıklayın

1990 senesinin sonbahar aylarında Esa Holopainen ve Jan Rechberger, gitarist/solist Tomi Koiyusaari ve basçı Olli-Pekka “Oppu” Laine ile güçlerini birleştirip Fin Death Metali konusunda isim yapmaya karar verdiler. O anda onlar için atağa geçen müzik tarzının ne olduğu ya da üzerine gittikleri müzik türünün inişe geçmesi önemli değildi. Hatta bir röportajında yeni bir akım ortaya çıkarsa, grubun tarz değiştirmesinin söz konusu olup olmayacağı ile ilgili bir soruya Esa “Biz grubun tarzını ancak kendi yarattığımız farklı bir tarz oluşursa değiştiririz” diyerek cevaplamıştı. Bu grup her albümde kendilerini yenilemiş, dinleyicilerinin müzikleri ile ilgili önyargı oluşturmasını engellemiş ve bütün bunların yanı sıra yeni akımlara kapılarak tarzlarını değiştirmemişlerdir.

Ocak 1991’de Amorphis ilk ve tek tanıtım kayıtlarını yapmak üzere 2 günlüğüne Timo Tolkki’nin (Stratovarius) TTT stüdyosuna girdiler. Grup üyeleri kendi kayıtlarını eleştirip çıkardıkları işten tatmin olmazken, üç şarkılık ilk EP’leri olan Disment Of Soul, Relapse Records’un dikkatini çekmeyi başardı. Mayıs 1991’de ise Amorphis TTT’ye altı şarkı daha kaydetmek için geri döndü. Amorphis 7”ye bunlardan sadece iki tanesi alındı ama bütün bu şarkılar iki sene sonra ortaya çıkan Privilege Of Evil adlı EP’de yayınlandı. Grup 1992’de Stockholm’daki efsane Sunlight Studio’ya girip ilk albümlerini kaydetmeden önce sürekli barlarda çıkarak halka ulaşmış, daha ilk zamanlarda kendilerine bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmışlardı.

1993 senesinde The Karelian Isthmus albümü ortaya çıktı ve bunu takip eden diğer dört albüm gibi Avrupa’ya Nuclear Blast Records vasıtasıyla dağıtıldı. Her ne kadar Amorphis’in daha sonraları yaptıkları işler, dünyaya ilk açıldıkları albümlerini gölgede bırakmış olsa da, bu iddialı albüm ileride grubun imzası niteliğine dönüşecek pek çok unsuru taşıyordu. Kısa doom-laden riffleri ile halk ezgilerinden etkilenmiş gitarın önderliğinde atmosferik klavye geçişleri bu albümü zamanın diğer albümlerinden ayırıyordu ve grubun gelecek vaad ettiği hemen anlaşılıyordu. Son zamanlarda Amorphis’in canlı performanslarında bu albümden şarkılara rastlayabiliriz. Bunların yeni adaptasyonlarını dinlediğimizde grubun sonraki zamanlarda yaptıkları işlerden de etkilendiklerini ve nereden nereye yol aldıklarını fark etmemek mümkün değildir.

The Karelian Isthmus, ismini Finlandiya’ya ait tarihi bir savaş meydanından almış olsa da, albümdeki şarkı sözleri evrensel mücadeleleri ve dini konu alır. Albüm kapağında Finlandiya’ya özgü geleneksel çizimlerdense, Kelt mitolojisindeki çizimler tercih edilmiştir. Ancak grup her nasılsa Progressive Metal’in kalesi konumunda olan bu küçük İskandinav ülkesinde tek başına muazzam bir albüm hazırlayıp Finlandiyalılara özgü zaferlerin mirasçısı olduklarını ortaya koydu. Ve bu günlerde Kalevala ve Fin ulusal kahramanlık destanlarını içeren Tales From Thousand Lakes adlı albümleri tüm zamanların klasikleri arasında kabul görüyor.

Death metal geleneğine sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte, 1994’te yaptıkları çıkışla tarzlarının dışına yayıldılar. Tarzlarında yaptıkları en önemli değişiklik, Ville Tuomi (Kyyria) tarafından ilave edilen clean vokaller oldu. Ville’nin melodik sesi Tomi’nin hırıltılarıyla şık bir zıtlık oluşturuyor, grubun tarzına piyano ve synthesizer kadar ün katıp, yeni bir soluk getiriyordu. İlk albümlerindeki synthesizerlar baterist olan Jan tarafından yapılıyordu. Amorphis sürekli olarak klavye kullanacak birine ihtiyaç duyduğuna kanaat getirince, Kasper Martenson gruba klavyeci olarak alındı. Sadece 1993-1994 senelerinde grupta bulunan Kasper’ın grup repertuarına en büyük katkısı, aynı ismi taşıyan bir EP’de ortaya koyulan ve tüm eski ve yeni grup hayranlarının sevdiği “Black Winter Day” adlı şarkıydı.

Tales From The Thousand Lakes’in başarısı ezici bir şekilde gerçekleşti. Bunu takip eden turneler ve programlara rağmen, Kasper yine de gruptan ayrılma kararı aldı ve ayrıldı. 3. albümlerinden önce Kim Rantala adlı bir klavyeci buldular, Jan da ex-Stone’daki Pekka Kasari ile yer değiştirdi. Ayrıca Amorphis altıncı üye olarak solist Pasi Koskinen’i de gruba dahil etti. Bu yeni çizgiyle grup çaba gerektiren büyük bir maceraya atılmıştı. Bu arada da (1996) Elegy adlı albümleri grup için önemli bir atılım olmuş, grubun death/doom başlangıcı ile progressive rockı buluşturmuş ve tüm albümleri içinde bir dönüm noktası haline gelmiştir. Kuşkuya yer bırakmayacak şekilde Elegy albümündeki parçalar artık gitar ve riffler üzerine kurulu değildi ancak parçalarda belirgin şekilde doğu ezgileri taşıyan saf bir melodi hâkimdi. Kim’in doğu ezgileri taşıyan synthesizerı ile Esa’nın kusursuz gitarı büyüleyici bir etkileşim yarattı ve 1970’lerdeki proggressive rock ruhunu en iyi şekilde yeniden canlandırdılar. Şarkı sözleri Fin Mitolojisine ve “The Kantetelar” isimli çok eski halk şiirlerine dayanıyordu. Pasi ve Tomi kabaca eşit şekilde solistliği paylaştılar, Pasi’nin rolü clean vocal ile sınırlıydı. Grubun çok yönlülüğünü kanıtlamak istermişçesine, Elegy albümündeki belki de en kayda değer şarkı olan “My Kantele”, akustik sürümüyle albüm sonuna eklenmişti.

Elegy albümü çıktıktan sonra gerçekleştirilen ve yaklaşık olarak bir buçuk yıl süren kapsamlı bir turneden sonra grup üyeleri yeni fikirler bulmak ve biraz olsun dinlenmek amacıyla bir süre sessiz kalmaya karar verdiler. Bu dönemde grup tekrar klavyecisiz kalmıştı. Stüdyo çalışmalarının ardından, Kyrria’daki Santeri Kallio gruba katılarak parçalara değişik bir klavye tadı kattı. 1999’da çıkan ve mitolojide ölülerin krallığı anlamına gelen Tuonela adlı albüm gitardan oluşan bir albümdü. Grup parçalarını belirli kategorilere uygun yapmaya çalışarak vakit kaybetmek yerine müziklerini sadece eğlenmek amacıyla yapıyorlardı. Albümdeki en “saf” metal şarkı olarak nitelendirilebilecek “Greed”, Hindu tarzı eğlenceli bir melodiye sahipti ve Tomi şarkıya sitar ile eşlik ediyordu. Parçadaki diğer değişik tatlar efsane Piirpauke’deki saksafoncu/Flütist Sakari Kukko tarafından sağlanmıştı. Gitar bölümleri, mükemmelliği yakalamak için Pink Floyd ya da U2’dan örnek aldıkları efektlerle törpülenmişti. Neredeyse bütün şarkıları şarkı sözlerini de yazan Pasi tarafından seslendiriyordu.

2000 senesi grubun 10. yıldönümüydü ve grup açısından bir başka dönüm noktasıydı… 10.yıldönümü anısına “Story” adlı albümleri yayınlanmış, bu arada Santelli Kyyria’dan ayrılıp, Amorphis’in sürekli elemanı haline gelmişti. Öte yandan basçı Oppu daha fazla grupta kalamayacağına karar vermişti. Oppu’nun yerine Amorphis’in tam da 3. Amerika turnesine çıkacağı sırada eski Kyyria üyesi olan Niclas Etelävuori gruba dâhil edildi. Sonrasında Finlandiya’ya geri döndüler ve tekrar stüdyoya girdiler. 2001 senesinde Tuonela’nın karamsar atmosferinin yanı sıra daha çeşitli melodilere sahip ve daha dinamik parçalarla Am Universum ortaya çıktı. Gitar üstünlüğünün yanı sıra klavye ve saksafona eskisinden daha çok yer verildi ve saksafon da yine Sakari Kukko tarafından eklendi. Am Universum’da halk ezgileri bilinçli bir şekilde bir adım geride bırakılmış, stüdyo jamleri serbest bırakılmıştı. Eğer sadece müzik olarak ele alınırsa, bu Amorphis’in en renkli, en yalın, en ruhsal dönemiydi. Açılış parçası olan “Alone”, single olarak ortaya çıktıktan sonra Finlandiya’da sıralamalarda dördüncülüğe kadar yükseldi. 2002 senesinde Menolippu Mombasaan adlı filme ‘76’da Fin Pop müziğinde bir numara olan “Kuusamo” adlı şarkıyı kendi tarzlarına göre yeniden uyarlayarak (cover) katkıda bulunmaları istendi.

Am Universum adlı albümle birlikte Amorphis uzun yıllardır birlikte çalıştığı Relapse Records yollarını ayırma kararı aldı. 2003 senesinde Relapse, grubun geçmişte çıkarttığı bazı şarkılardan oluşan CD ile “Black Winter Day”den “Alone”a kadar çıkmış bütün videolarını içeren DVD’yi yani “Chapters” adlı albümü piyasaya sürdü. Grup üyeleri sonraki albümlerini kendi şartları ile çıkarmaya ve hazırlanmış albümün piyasaya sürülmesi için yapımcı bir firmayla anlaşmaya karar verdiler. “Far From The Sun” adlı albüm 2003 senesinde Pekka Kasari’nin şahsi nedenlerle gruptan ayrılması ve eski baterist Jan Rechberher’in yeniden gruba dahil olmasından sonra grup tarafından kayda alındı. Albümdeki çoğu parça Niclas ve Santeri’nin kendi CCPC stüdyosunda kayda alındı ve bu da albüme rahatlık ve samimiyet duygularını kattı. Albüm Amorphis’in canlı performansına diğer albümlerinden daha yakındı. Am Universum ile karşılaştırıldığında, Far From The Sun daha ağır, daha açık sözlü ve daha halk ezgileriyle dolu, Türk ve Pers ülkelerinin derinliklerine yapılan bir yolculuk niteliğindeydi. Albüm Avrupa’da 2003 bahar aylarında Virgin/EMI tarafından piyasaya sürüldü. Amerika’da albümün piyasaya sürülmesi için grup 2004 sonbaharını beklemek zorundaydı ve bunu Kuzey Amerika turnesiyle birleştirmeyi planlıyorlardı ancak kader buna izin vermedi. Turne grubun elinde olmayan nedenlerden ötürü iptal edildi. Bu turnenin iptal edilmesi Pasi’nin birlikte geçen 9 yıldan sonra gruptan ayrılmak için aradığı bahane olmuştu…

En sonunda Amorphis aradığı solisti, enerjik, çok yönlü ve sahne karizmasına sahip solisti bulmuştu: Tomi Joutsen (Sinithra, Evergrey). 2005 senesinde grubun verdiği her konserde -Kuzey Amerika dâhil-, Tomi Joutsen’in coşkusu ve insanlara verdiği duygusallık sayesinde grup sürekli kalabalığın sevgisini kazanıyordu. Kendisi de Amorphis ilk çıktığı zamanlardan beri hayranı olan Tomi, gruba güç ve yeni bir bakış açısı kazandırdı. Grup eskiden çalıştığı ve güvenilir bulduğu Nuclear Blast ile anlaşma sağladı. 2006 senesinde Eclipse adlı albümü piyasaya sürdüler. Amorphis bu albüm için de bir kez daha Kalavela’dan ilham aldı. Ancak bu kez Kullervo’nun trajik kaderini anlatıyorlardı…Grup, Esa’nın belirttiği üzere yeni albüm için bir süre materyaller toplamış. Muhtemelen yeni albüm için bugünlerde stüdyoya girmiş olmalılar.

Ve şimdi biraz da grup üyelerine bir göz atalım;

Esa Holopainen :

Doğum Tarihi : 1 Ocak 1972
Karakter Özelliği : Tam bir Terazi burcu
Donanım : ESP tarafından ısmarlama olarak yapılmış Eclipsex2, Koch
Powertone Amp.x2 + Koch cabinet.
Etkilendiği Müzisyenler : Ritchie Blackmore, David Gilmour, Nick Cave, Thin Lizzy,
Led Zeppelin, Slayer, Metallica
Her zaman sevdiği şarkılar : Jeff Buckley “Dream Brother”, Metallica “Master Of Puppets”,
Thin Lizzy “Massacre”
Favori Albümleri : Jeff Buckley “Grace”, Camel “The Snow Goose”, Rainbow
“Long Live Rock’n’Roll”, Deep Purple “Perfect Strangers”,
Metallica “Master Of Puppets”, Kent “Du&Jag Döden”, Tool
“10,000 Days”, Coldplay “X&Y”, Von Hertzen Brothers
“Approach”, Opeth “Ghost Reveries”, Slayer “Christ Illusion”
En sevdiği Amorphis Şarkısı : “Summer’s End”, “The Smoke”
Sevmediği Amorphis Şarkısı : “Shining Turns To Grey”, “Dreams Of The Damned”
En Komik Anısı : “Sahne arkasında çalışan görevlilerden biri bira şişesindeki
Olli- Pekka’nın sidiğini bira sanıp içtiğinde çok eğlenmiştik…”
Hayat felsefesi : Etki tepkiyi çeker
Esin kaynağı : Mevsimler, Gezmek, Dünya Müziği
İlk aldığı albüm : Scorpions World Wide Live

En Sevdiği;
Kalavela Karakterleri : Ilmarinen, Väinämöinen, Lemminkäinen
Şarkı Sözü Yazarları : Roger Waters, Justin Sullivan, Jeff Hannemann, Pekka
Pohjola, Christy Moore
Film Yönetmeni : Tim Burton
Erkek/Kadın Oyuncu : Jean Reno, Vincent Gassel, Robert De Niro, Jukka S.Rasila

Santeri Kallio :

Doğum Tarihi : 6 Mayıs 1974
Karakter Özelliği : Rahat ve sabırsız
Donanım : Kurzweil K2000, Roland JD800, Nord Micromodular, Yamaha
DX7s, Korg SG-1, Crumar Performer, Emu Proformance,
Yamaha DGX-300, Hohner Clavinet, Novation Supernova,
Hughes&Kettner Rotosphere
Etkilendiği Müzisyenler : Led Zeppelin, Motörhead, Pink Floyd, Dio, Ozric Tentacles,
Red Hot Chili Peppers, Black Sabbath, Iron Maiden, Metallica,
Venom, Wigwam, Faith No More, Type O Negative, David
Bowie, Atomic Swing, Piirpauke, Shpongle, bazı iyi techno ve
trance müzikler
Her zaman sevdiği şarkılar : David Bowie “Space Oddity”, Metallica “Four Horsemen”,
Iron Maiden “Run To The Hills”, Dio “Don’t Talk To
Strangers”, Wigwam “Nuclear Nightclub”, Ozric Tentacles
“Sploosh”, Type O Negative “Loving You Was Like Loving
The Death”, Vesa-Matti Loiri “Lapin kesä”
Favori Albümleri : David Bowie “Ziggy Stardust”, Led Zeppelin “III”, Wigwam
“Nuclear Nightclub”, Vesa-Matti Loiri “Eino Leino 1”, Atomic
Swing “A Car Crash In The Blue”, Kate Bush “Hounds Of
Love”, Metallica “Kill’em All”, Simon and Garfunkel “Best
Of”, Pink Floyd “Animals”, Motley Crue “Shout At Devil”
En Sevdiği Amorphis Şarkısı : “Magic & Mayhem”, “Relief”, “Alone”, ”House Of Sleep”
Sevmediği Amorphis Şarksı : “Northern Lights”
En Komik Anısı : “Eski solistimiz Pasi Koskinen’i 2003’teki FFTS turnesinden
dönerken Stockholm’de unutmuştuk…”
Hayat Felsefesi : Hırslarından vazgeçme ve hayatını istediğin gibi yaşa
Esin Kaynağı : ’80 öncesi heavy ve pop müzik, ‘70’lerdeki heavy rock
İlk Aldığı Albüm : Kiss “Unmasked”

En Sevdiği;
Kalavela Karakteri : Musti
Şarkı Sözü Yazarı : David Bowie
Film Yönetmeni : Stanley Kubrick
Erkek/Kadın Oyuncu : Björk

Niclas Etelävuori :

Doğum Tarihi : 8 Kasım 1971
Karakter Özelliği : Uyumlu ancak insan doğasının karanlık tarafından haberdar
Donanım : G&L L-2000, Fender Precision ’74, Ampeg SVTII + 810 cabinet,
EBS MultiDrive, SansAmp Bass Driver, Boss Tuner, GHS telleri
Etkilendiği Müzisyen : Jimi Hendrix
Her zaman sevdiği şarkı : AC/DC “It’s a long way to the top”
Favori Albümleri : Slayer “Reign In Blood”, AC/DC “High Voltage”
En Sevdiği Amorphis Şarkısı : “Rusty Moon”, “Elegy”, “The Smoke”
Sevmediği Amorphis Şarkısı : “God Of Deception”, “Captured State”
En Komik Anısı : “St. Petersburg’da herifin biri yaklaşık 30 dakika sessizce yanımda
oturdurduktan sonra bana bunun sadece şeytani, gaddar bir ölüme
benzediğini beyan edip gitti. Sanırım yanlış gösteriye gelmişti…”
Hayat Felsefesi : Ardına bakma çünkü çoktan gelip geçmiştir
Esin Kaynağı : “Etrafımda olup biten her şey bana korkunç bir ilham kaynağı oluyor
aynı şekilde, tam tersini de gerçekleştirebiliyorlar.”
Diğer Grupları/Projeleri : Verenpisara, To Separate The Flesh From The Bones
İlk Enstrümanı : Hagström Classic guitar

İlk Aldığı Albüm : Deep Purple “Machine Head”

En Sevdiği;
Kalavela Karakteri : Kullervo
Şarkı Sözü Yazarı : Mark Sandman
Film Yönetmeni : Francis Ford Coppola
Erkek/Kadın Oyuncu : Dennis Hopper

Tomi Koivusaari :

Doğum Tarihi : 11 Nisan 1973
Karakter Özelliği : Değişken
Donanım : ESP tarafından özel olarak yapılmış Eclipse 1 CTM “Crescent” x2,
Gibson Les Paul Custom & Goldtop, Krank Revolution 1 100W amp,
Krank 4×12 cabinet + çeşitli efektler…
Etkilendiği Müzisyenler : Pink Floyd, Piirpauke, Porcupine Tree, Tool, Slayer, Monster
Magnet, Kingston Wall, Deep Purple, Kate Bush, Sielun Veljet,
Cardigans, Black Sabbath, Entombed, System Of A Down, Pixies,
Liekki, vs…
Her zaman sevdiği şarkı : Pink Floyd “Echoes”
Favori Albümleri : Slayer “Reign In Blood”
En Sevdiği Amorphis Şarkısı : “Değişir ama sanırım şuan en çok “Leaves Scar”, “Rusty Moon”,
“Castaway”, “Alone”, “Withered””
Sevmediği Amorphis Şarkısı : “Dreams Of The Damned”
En Komik Anısı : “Turne arabasında saunadaymışız gibi rol yapmamız”
Hayat Felsefesi : “Don’t die but rai”
Esin Kaynağı : Doğa
Diğer Grupları/Projeleri : Varenpisara, Ajattara
İlk Enstrümanı : Gitar
İlk Aldığı Albüm : Iron Maiden “Powerslave” ya da Wasp “I wanna be somebody”

En Sevdiği;
Kalavela Karakteri : Kullervo
Şarkı Sözü Yazarı : Roger Waters
Film Yönetmeni : Lars Von Trier
Kadın/Erkek Oyuncu : Jack Nicholson

Tomi Joutsen :

Doğum Tarihi : 30 Nisan 1975
Karakter Özelliği : Kısa ama duyarlı
Donanım : Audix OM 5, Shure 55 SH (Sami-Hannu tarafından modifiye edildi)
Etkilendiği Müzisyenler : Joanitor (Xysma), Jörgen (Grave), Glenn Danzig, Mark Lanegan, E
(Eels), Albert (Reverend Bizarre), Nick Cave, Keith Caputo (Life of
Agony), Mike Patton (Faith No More)
Her zaman sevdiği şarkı : Love Boat Theme Procol Harum “A Whiter Shade Of Pale” Grave
“You Will Never See”, Napalm Death “Unfit Earth”, Sepultura “Dead
Embryonic Cells”, Turbonegro “I Got Erection (live version)”, Nick
Cave “Stagger Lee”, Fu Manchu “Weird Beard”, Manic Street
Preachers “Ocean Spray”, Entombed “Morning Star”, Xysma “Green
Gas Station Jacket”
Favori Albümleri : Xysma “Deluxe”, Xysma “Loto”, Entombed “Wolverine Blues”,
Magyar Posse “Kings Of Time”, Amorphis “Tales From The
Thousand Lakes”, Danzig “Danzig 4”, Eels “Souljacker”, Slayer
“South Of Heaven”, Khoma “Tsunami”, Swallow The Sun “The
Morning Never Came”, Massive Attack “Mezzanine”, Porcupine
Tree “In Absentia”, Tool “Aenima”, A Perfect Circle “Mer De
Noms”, Turbonegro “Apocalypse Dudes”
En Sevdiği Amorphis Şarkısı : Into Hiding
Sevmediği Amorphis Şarkısı : Cares
En komik Anısı : “Benim pek komik anım yoktur çünkü ben iyi bir çocuğum ve
erkenden uyumaya giderim”
Hayat Felsefesi : “Başkalarını üzmeden mutlu olmaya çalış” – Genelde ikisini de
beceremem
Esin Kaynağı : Müzik, duygular, sezgiler, insanlar arası kimya
Diğer Grupları/Projeleri : Sinisthra (voc), Feelings (dr), Käsi (voc), Corpse Molester Cult
İlk Enstrümanı : Bateri, Pearl Export Series
İlk Aldığı Albüm : Kiss “Animalize”

En Sevdiği;
Kalavela Karakteri : Tuonelalı Joutsen – Tuonela kuğusu
Şarkı Sözü Yazarı : Nicke Andersson
Film Yönetmeni : Stanley Kubrick, Quentin Tarantino
Kadın/Erkek Oyuncu : Harvey Keitel, Juliette Lewis

Jan Rechberger :

Doğum Tarihi : 13 Haziran 1974
Karakter Özellikleri : Sürekli İyimser
Donanım : Pearl Drums, Zildjian & Istanbul Cymbals, DW Pedals, Regal Tip
Sticks, Aquarian Heads
Etkilendiği Müzisyenler : John Bonham
Her zaman sevdiği şarkı : The Mars Volta “L’Via L’Viaquez”, Pink Floyd “Dogs”, Metallica
“Master Of Puppets”, Ozric Tentacles “Sploosh”, vs.
Favori Albümleri : Led Zeppelin “IV”, Metallica “Master Of Puppets”, Faith No More
“Angel Dust” Slayer “South Of Heaven” ve daha bir çok…
En Sevdiği Amoprhis Şarkısı : The Smoke, My Kantele, The Way, Castaway, Alone
Sevmediği Amorphis Şarkısı : Black Winter Day, Captured State, Dreams Of The Damned
En Komik Anısı : Makedonya gezisi
Hayat Felsefesi : Asla vazgeçme
Esin Kaynağı : Kitaplar, Filmler, Dünya müziği
Diğer Grupları/Projeleri : Junkmen (drum&bass/breakbeat), All Human Substitutes
(progressive), Accu (Electronic)
İlk Enstrümanı : Gitar
İlk Aldığı Albüm : Kiss

En Sevdiği;
Kalavela Karakteri : Ilmarinen
Şarkı Sözü Yazarı : Roger Waters
Film Yönetmeni : Stanley Kubrick, Quentin Tarantino

Kaynakça:

1- http://www.kingfooentertainment.fi/subsites/amorphis/band.php
2- http://en.wikipedia.org/wiki/Amorphis
3- http://www.metal-archives.com/band.php?id=1
4- http://www.myspace.com/amorphismusic

Continue Reading
10 Comments

10 Comments

  1. ImpLosioN

    25 Ocak 2007 at 14:01

    Tadından yenmez bir biyografi olmuş.Günlerdir uğraştığını bildiğim için ayrıca teşekkürlerimi sunarım böyle başarıların devamını dilerim 🙂

  2. meNtal_illness

    25 Ocak 2007 at 14:09

    süper olmuş baya bi emek harcanmış gerçektende

    eline sağlık

  3. GlooM

    26 Ocak 2007 at 00:17

    oha oldum ilk gördügümde, mükemmel olmuş 🙂 ellerine saglık.. devamıonı bekliyoruz sabırsızlıkla hehe 🙂 artık buna bide night iyi gider :))

  4. DeBoRaH

    26 Ocak 2007 at 00:50

    tek bişey dicem anlayan anlar. YÜRÜ BEE 😀 süper olmuş canım. çok emek harcadın ama değmiş 🙂

  5. seytanruhlu

    26 Ocak 2007 at 04:05

    merhaba gerçekten çok mükemmel olmuş eline sağlık umarım yorumlarda güzel olur
    devamını bekliyoruz

  6. KopuK

    26 Ocak 2007 at 04:27

    Haber eklenmeden gördümde höh oldum 🙂 güzel olmuş teşekkürler.. yenilerinide beklerük hane:)

  7. Ateist

    26 Ocak 2007 at 04:41

    Emegi icin Ece’ye tesekkurlerimizi sunuyoruz , isten ciktigindan beri biyografiler icin iyi ugraslar veriyor sanirim .)

  8. AurorAxSx

    26 Ocak 2007 at 12:52

    🙂 yorum yazan herkese teşekkürler… Evet işten ayrıldıktan sonra epey bi vaktim oldu ve hoşuma da gitti açıkçası bir şeyler çevirmek… Sanırım devamı gelecek 🙂

  9. darthvader83

    23 Ocak 2008 at 14:24

    çok teşekkrler ellerine sağlık finlandiyanın en baba grubunu bundan daha yakın bir şekilde tanıyamazdım

  10. R-ainmaker

    27 Kasım 2008 at 19:51

    Hayatımda önemli bir yere sahip olan grubun çok iyi bir biyografisi teşekkürler

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

biyografi

Wintersun Biyografi

Başta Ensiferum ana vokali Jari’nin yan projesi olarak başlayan, sonradan ilk albümü çıkarabilmek için gruptan atılan Jari’nin ana projesi haline gelen, 2006 yılından beri ikinci albümünü beklediğimiz Wintersun kimdir? İşte haberin devamında buna ilişkin sorularınıza yanıtlar bulacaksınız…

Published

on

Başta Ensiferum ana vokali Jari’nin yan projesi olarak başlayan, sonradan ilk albümü çıkarabilmek için gruptan atılan Jari’nin ana projesi haline gelen, 2006 yılından beri ikinci albümünü beklediğimiz Wintersun kimdir? İşte haberin devamında buna ilişkin sorularınıza yanıtlar bulacaksınız…

(daha&helliip;)

Continue Reading

biyografi

Kontrast

Kontrast grubu 2008 yılında kurulmuş olup, 2009’da beste çalışmalarına başlamış ve grubun ilk albümü olan ‘Labirent’in temelleri atılmıştır. Alternatif metal tarzında müzik yapan grup, 2011 yılında albüm kaydını tamamlayarak sahnelerde yer almaya başladı. Albüm kayıtları Stüdyo FM’de Murat CUM taraf…

Published

on

Kontrast grubu 2008 yılında kurulmuş olup, 2009’da beste çalışmalarına başlamış ve grubun ilk albümü olan ‘Labirent’in temelleri atılmıştır. Alternatif metal tarzında müzik yapan grup, 2011 yılında albüm kaydını tamamlayarak sahnelerde yer almaya başladı. Albüm kayıtları Stüdyo FM’de Murat CUM tarafından; Mix/Mastering ise Virüs Müzik Prodüksiyon’da Ümit KUZER ve Martin SPENCER tarafından yapılmıştır.

Devamı için haberin devamına tıklayınız

(daha&helliip;)

Continue Reading

biyografi

Arkona

Arkona’nın doğuşu, yerel pagan topluluğu “Vyatichi” üyeleri Masha “Scream”(çığlık) Arhipova ve Alexander “Warlock” (büyücü) Korolyov’un kendi özgün felsefeleri ve müzik zevklerine ayna tutacak bir grup kurma fikrini benimsedikleri 2002 yıllarına dayanır.

Haberin Devamına Tıklayınız…

Published

on

Arkona’nın doğuşu, yerel pagan topluluğu “Vyatichi” üyeleri Masha “Scream”(çığlık) Arhipova ve Alexander “Warlock” (büyücü) Korolyov’un kendi özgün felsefeleri ve müzik zevklerine ayna tutacak bir grup kurma fikrini benimsedikleri 2002 yıllarına dayanır.

Haberin Devamına Tıklayınız…

(daha&helliip;)

Continue Reading

Konserler