biyografi
BATHORY
Bathory, önceleri Ace Shot adıyla tanınan, İsveçli müzisyen “Quorthon” üzerine kurulu bir ekstrem metal projesidir. Tomas Börge ‘Quorthon’ Forsberg’ün Black Mark Records’un sahibi Börge Forsberg’in oğlu olduğu iddiası grubun aktif olduğu süre boyunca resmi olarak reddedildi. Quorthon’un gerçek kim…

Bathory, önceleri Ace Shot adıyla tanınan, İsveçli müzisyen “Quorthon” üzerine kurulu bir ekstrem metal projesidir. Tomas Börge ‘Quorthon’ Forsberg’ün Black Mark Records’un sahibi Börge Forsberg’in oğlu olduğu iddiası grubun aktif olduğu süre boyunca resmi olarak reddedildi. Quorthon’un gerçek kimliği ise ancak ölümüyle birlikte doğrulanabildi. Bu eşsiz maceraya tanık olmak için;
[Biyografi devamını okumak için Link tiklayin.]
Bathory’nin ilk kuruluş aşamasında “Ace the Spunky Black Spade” ismini kullanan Quorthon Fin Metal arenasında OZ’un 1982 tarihli “Fire In the Brain” albümünün ve “Turn The Cross Upside Down” EP’sinin kapaklarını tasarımlayarak ismini çoktan duyurmuştu. Müziğe karşı olan arzusunun bir hobiden öteye gitmesini sağlayan ateşi Motörhead, Black Sabbath ve ikinci dalga İngiliz Punk akımından gelen The Exloited, Charged GBH ve Discharge gibi gruplara duyduğu sevgiyle yandı.
Venom ile birlikte modern Black Metal’in ateşini yakan Bathory, 16 Mart 1983’te eğlence amaçlı olarak Stockholm’de kurulmuştu. Gitar ve vokallerde daha önce “Agnosticum” ve Punk grubu olan “Stridskuk” isimli gruplarda deneyimi olan Ace Shot (Quorthon), bassist Frederik Hanoi ve davullarda da Vans Mcburger (Jonas Åkerlund) ile yola çıktı. İlk başlarda o zamanlarda moda olan Amerikanvari sahne isimleriyle çıkmışlardı. Åkerlund’un ismi Vans isimli abur cuburlar ve McDonalds’a olan düşkünlüğünden, Quorthon’un ismi ise Motörhead şarkıları olan “Ace Of Spades” ve “Straight Shooter” şarkılarının isimlerinin kombinasyonuyla ortaya çıkmıştı. Hanoi ve Quorthon Strisdkuk’tan tanıdıkları bassist Rickard Bergmen ve davulcu Johan Evlen ile beraber Bathory’nin 4 parçalık ilk demosunu kaydettiler. Demoda “Sacrifice”, “Live In Sin”, “Die In Fire” ve “You Don’t Move Me” parçaları yer aldı.

Grup ilk başlarda Nosferatu, Mephisto, Elizabeth Bathory ve Countess Bathory gibi çeşitli isimler kullandı. Aynı yıl içinde Quorthon’un Tyfon Grammofon Records’un patorunun güvenini kazanmasıyla, ilk kayıt anlaşmalarını yaptılar. Bir derlemeye katılmaları kesinleşince, Qurothon’un grup ismi için ilk seçimi “Bathory” oldu ve Scandinavian Metal Attack adındaki derlemeye de “The Return Of Darkness And Evil” ve “Sacrife” isimli şarkılarıyla katıldılar. Söz konusu şarkıları 23 Ocak 1984’de Stockholm’deki Elektra Stüdyosunda kaydettiler. Bathory’nin bu derlemeye katılması aslında tamamıyla bir şanstı. Albümden çekilen Finli bir grubun yerine acilen iki parça gerekiyordu ve Bathory bu boşluğu doldurmak için seçilmişti. Albüm için Black Spade’den Ace Shot’a çevirdiği sahne adını son kez iblisler listesinden bulduğu, güçlü bir varlık olduğuna inanılan “Quorthon” olarak değiştirdi. Parçaların hayranların ilgisini çekmesi üzerine Tyfon Gramofon, Quorthon’a bir albüm teklifi götürdü. Grubun o yıllardaki çabasını Quorthon şu şeklide anlatıyor:
“O zamanlar sanırım 15 yaşlarındaydım ve bir plak şirketine yeni çıkan grupları dinleyerek yardım ediyordum. O sıralarda yeni bir Metal modası gündemdeydi (NWOBHM). Sonra şirketin beş altı İsveçli grubun şarkılarından oluşan derleme bir albüm yapacağını öğrendim. Onlara grubumu dinlemeleri için ricada bulundum çünkü biz yeni Heavy Metal’in oldukça ilginç bir türünü yapıyorduk. O zaman Aralık 1984’tü.
Bir daha asla stüdyoya girme şansımızın olacağını sanmıyordum çünkü oldukça “kirli” bir sound’umuz vardı. Ama sonra plak şirketine o albümle ilgili gelen mektupların %85-90’nın bizim şarkılarımız hakkında olduğu ortaya çıktı. Şirketten biri beni aradı ve “Hey! Grubunu tekrar toplayıp biraz daha fazla şarkı yazmalısınız çünkü bu yaz çıkacak bir albümünüz var.” dedi.

Sanırım iki-üç bin kadar sattık ve bu albüm 9 yıl sonra bile hala deli gibi satıyor. Bu konuda hala heyecanlıyım. Özellikle kaydettiğimiz dönemde masrafı 200 dolar civarındaydı ve on iki parçalık demoyu Stockholm’ün güneyinde bir stüdyoda yalnızca 65 saatte kaydettik. Ondan sonraki albümlerimizi biraz daha fazla veya az sürelerde tamamladık çünkü hırslı değildik… Ta ki ‘86 yazında “Celtic Frost” ve “Destruction” ile birlikte turneye çıkmamızı teklif edilene kadar… Tüm bunlar olurken benim tabi ki sabit bir grup kadrom yoktu. O zamanlardaki İsveç müziği hakkında bir şeyler biliyorsanız ne demek istediğimi anlarsınız… Müzisyenler o zamanlar “Europe” gibi grupları örnek alıyordu. Yani bir davulcuyu provaya götürdüğümde ve onunla Bathory’nin ilk şarkılarından çalışmaya başladığımızda hemen “Hayır, hayır!” demeye başlıyorlardı. Yani o zamanlar şimdiki gibi ne Death Metal geleneği ne de atmosferi vardı… O zamanlar herkes beni koca kafalı bir megaloman olarak gördü ama bu benim hatam değildi. Başka bir yerde doğmalıydım… San Francisco veya Londra gibi grup toplamanın daha kolay olduğu bir yerlerde…”
”Scandinavian Metal Attack” Avrupa ve Amerika’da oldukça fazla sattı. Dergilerde yayınlanan kritiklerde Bathory ön plana çıkmaya başladı. Ama plak şirketi yeni bir albüm için teklifte bulunduğunda, Quorthon’un grubu pratikte artık varlığını yitirmişti. Kısa sürede Obsklass’ın davulcusu Stefan Larsson’u ve Bergman’ı yanına alarak Mayıs ayında “Satan My Master” ve “Witchcraft” isimli iki parçayı kaydettiler.
Üçlü ilk albümleri için 14 Haziran’da Heavenshore Stüdyolarında 8 parça daha kaydetti. Aslında ev arkasındaki bir garajdan stüdyoya çevrilmiş olan bu yeri, grubun albüm kariyerini geliştirmek için kullanabilirlerdi. Aslında grubun ilk albümü olan ‘Bathory’, çoğu stüdyoda yazılmış olan albümdü. Demoda yer alan “Witchcraft” isimli parça tekrar “Reaper” olarak yazıldı. Kayıtlar sırasında düşük bütçelerinin kendilerine sağlayabileceği en iyi imkânlarla 56 saatte albümü kaydettiler. Albüm kapağının yapımı sırasında o zamanlarda oldukça pahalı olan baskı tekniğinde kullanılan Letraset Harflerin bitmesi nedeniyle “Necromancy” isimli parçanın ismi albümde “Necromansy” olarak yer aldı. Ayrıca tek renkli baskı kullanmalarının nedeni de, yine bütçelerinin kısıtlı olmasıydı… Grup ve plak şirketi yine de ilk albüm için altın sarısı özel bir baskı yapmak istedi. Ama ne yazık ki işler istenildiği gibi sonuçlanmadı, bu albüm limon sarısı olarak piyasaya yalnızca 1000 tane sürüldü.
1984 yılında yayınlanan albümle birlikte kasetlerin ön ve arka yüzlerine verilen klasik isimler “A” ve “B”’den vazgeçip, bu yüzlere “Evil” ve “Darkness” isimlerini verdiler. Yine bu sıralarda sonu gelmek üzere olan Metal piyasasında Vemon’un ilk albümleriyle birlikte, ikisi, tüm dünyadaki Black Metal hareketinin başlamasını sağladılar. Görsel olarak ‘Bathory’ albümü siyah ve beyaz motifli keçi ve Quorthon’un kemiklerden yapılmış aksesuarlarını, pentagramlar ve kanı ön plana çıkarıyordu. Albümünün iyi satmasına rağmen Quorthon’un ardında hala belirli bir kadro yoktu. Kasım 1984’te Bathory, dört şarkılık bir LP kaydetti. Bu LP’nin içinde “Children Of The Beast”, “Croen Of The Thorns One The Golden Throne”, “Crucifix” ve “Necronomicon” parçaları yer aldı. Ama bu çalışma asla yayınlanmadı.

Vemon’un “Black Metal” isimli albümü bu türe isim vermiş olsa da, Bathory’nin satanik sözleri, düşük prodüksiyonlu kayıtlar ve vokalleri bu türü tam anlamıyla belirlemiştir. Sözler hakkında Quorthon;
“Sözler zamanında oldukça ciddiydi çünkü on yıl sonra o zaman bildiğimden daha fazlasını bildiğimi sanmıyorum. O zamanlar olduğumdan daha fazla bu konuların içinde değilim ama o zamanlarda zihniniz daha çocuksu ve masumdur. Korku hikâyelerine olduğundan daha fazla gerçekçilik katmak istersiniz. Tabi ki o zamanlarda yetişkinlerin dünyasına isyan ederken, o ters haçları ve benzeri şeyleri kullanarak bir Hıristiyan’dan çok Şeytana dönüşmeyi yeğlediğinizi herkese göstermek istersiniz. Öncelikle sözler çevreye bir mesaj yayma amacında veya benzeri bir amaçta değil, onlar yalnızca korku hikayeleri ve oldukça masumlar. Ama bununla birlikte o zamanlarda oldukça ciddi olduğunuzu zannedersiniz ama elbette ki değilsinizdir.”

1985 yılına gelindiğinde Bathory kalıcı bir kadro oluşturmak için Danimarkalı Artillery’den davulcu Carsten Nielsen’i gruba davet etti ama Carsten bu daveti reddetti. Aynı şekilde Sodom’dan Witchhunter’a giden teklif üzerine Witchhunter Almanya’dan İsveç’e gitti ve birlikte provalara girdiler. Ama o da teklifi kabul etmedi. Grup elemansızlık nedeniyle neredeyse 1986 yılındaki Destruction ve Celtic Frost ile birlikte çıkacağı turneye katılamayacaktı ama bir şekilde idare edebildiler.
Kimi hayranları Venom’un müziğinin Bathory üzerinde etki bıraktığını söylerler buna karşın Quorthon, 1985 yılında Kick Ass dergisi için verdiği röportajda Venom’u ilk kez Bathory’nin ilk albümü çıktıktan sonra duyduğunu söylemiştir. Aynı röportajda Quorthon, Slayer, Sodom ve Destruciton gibi gruplardan hoşlanmadığından da bahsetmiştir. 1985 yılında adı ilk olarak “Revelation Of Doom” olarak belirlenen fakat sonradan ismi “The Return Of The Darkness And Evil” olarak değiştirilen ikinci albüm kaydedildi. Albüm Elektra Stüdyolarında kaydedildi. Kayıtta basları Andreas Johansson ve davulcu Stefan Larsson çaldı. Sonra tekrar Heavenshore Stüdyolarında devam ederek Quorthon ve Larssen “Okkulta” ismini verdileri proje için “Black Leather Wings”, “Hellfire”, “Majestica Satanica”, “Circle Of Blood”, “Wicca”, “The Call From The Grave” ve “Undead” isimli 6 parça kaydettiler. Bu şarkılar satış için asla piyasaya sürülmedi.

Grubun üçüncü albümünde davullarda yerel gruplardan “Salamander” ve “Destitute”’da çalan Paul Palle Lundberg, bassta ise Christer Sandström yer aldı. Ancak daha sonra Christer’ın işi bırakmasıyla Quorthon basslara geçti. Albüm kaydedilirken adı “Nocturnal Obeisance” olarak seçilmişti ama daha sonra albümün adının “Under The Sign Of The Black Mark” olarak değiştirilmesi öngörüldü. Albüm kapağında yer alan tepedeki iblis figürünün aslında İsveç Kraliyet Orkestrası Salonunda elinde kemikle poz vermiş olan vücut geliştirici Leif Ehrnborg’a ait bir resim olduğunu kimse fark etmedi. “Under The Sign Of The Black Mark” albümü Mayıs ayında piyasaya çıktı. Bu albümle birlikte Bathory Amerika’da Combat Records ve İngiltere’de de Music For Nations ile anlaşarak yurt dışındaki ilk anlaşmalarını imzalamış oldu.
Bathory bir daha çalmama kararı almadan önce bir kaç konser vermişti… Basına göre bunun nedeni; grubun kendi çevresinde gizemli ve mistik bir hava yaratmak istemesiydi. Ama asıl neden Bathory’nin canlı konser verebilecek devamlı bir kadrosu olmamasıydı…
İleride yapacağı çalışmaların ilk işaretlerini veren ve bazı hayranlar tarafından en iyi albüm kabul edilen, içinde Viking teması ve epik bestelere genişçe yer veren, eskisine nazaran epeyce “yavaşlamış” parçaların bulunduğu “Blood Fire Death” albümü olmuştu… Yine de Black Metal elementlerinin çoğunun varlığı bu albümde hala görülebiliyordu. 1988 yılında çıkan bu albümde Quorthon’a “Kothaar” ve “Vvornth” isimli iki müzisyen eşlik etmiştir. Bu kimselerin gerçek kimlikleri hala bilinmiyor. “Blood Fire Death” albümüyle birlikte Bathory ilk defa albümle birlikte promosyon fotoğrafları yayınladı. Bu fotoğraflarda grup kendilerini şimdilerde oldukça klasik olan ellerinde kılıçlar ve deri kıyafetlerle Viking savaşçısı olarak tasvir etti. Bu sıralarda Bathory’nin kurucularından Jonas Akerlund da video klip yönetmeni olarak Metallica, Madonna, U2 gibi dünya starlarına ödüller kazandıran klipler çekerek başarılı bir kariyer yapmıştı.

Hammerheart albümünde Bathory hayranlarını oldukça şaşırtan değişiklikler yaptı. Müzik stili ani bir şekilde daha az agresif, daha epik ve daha atmosferik bir hal aldı. Bunun yanında sözleri satanizmden uzaklaşarak Vikingler ve Norveç Mitolojisine kaydı. Bu konuyla ilgili olarak Quorthon şunları söyledi;
“Kendimi kayıp bir evlat gibi hissettim. Tüm büyüme sürecimde Hıristiyan propagandasına maruz kaldım. İsteyerek ya da istemeyerek Ulusal İsveç Kilisesinde doğduk. Okul süresince Hıristiyanlık tarihi hakkında defalarca eğitildik. Ardından ne tarihle ne de dinle ilgilendim. Hıristiyanlık ve Yahudi tarihi elbette ki… İlk defa Viking tarihi ve Asatru hakkında okumaya başladığımda konuyla ilgilenmeye başladım.”
Asatru (Hıristiyanlıktan önce İskandinavya’da hâkim olan inanç) kelime olarak “Aesir’in İnancı” olarak çevrilebilir. Günümüzde geleneksel Cermen ve Norman inancının yeniden yapılandırılmış halini tanımlar. Genel olarak Hıristiyanlıktan nefret ederler. Bunun nedeni atalarına ölüm tehdidi altında kabul ettirilmiş, yalancı bir inanç olduğuna inanmalarından kaynaklanır. Bathory, Astatru’nun savunuculuğunu üstlenen tek İsveçli grup değildir (punk grubu “Leather Nun”’ ın solisti de bu konuda önde gelen isimlerden biridir) ancak bu konuda en etkili adımları atan gruptur.

Bu arada grup Manowar gibi grupların kullandığı “triplet gallop beat” kullanmaya başladı. Ayrıca Manowar’ın ilk kayıtlarına bakıldığında, grubun sözlerde olduğu kadar vokallerde de Bathory’nin etkisinde kaldığı görülür. Bathory, böylece bir başka ekstrem müzik dalı olan Viking Metal’de de öncülerden biri oldu. Hammerheart’daki stil ve onun mükemmelleşmiş devamı olan “Twilight of the Gods” ve “Blood on Ice” gibi albümlerle de bu durumu kanıtlamıştır. “Twilight of the Gods” albümünün en şaşırtıcı yönü müzikteki değişimdir. Eski sound’unu bırakıp daha sofistike bir sound yaratmış olmasıydı.
1994 yılında piyasaya sürülen “Requiem” ile Bathory tarzını bir kez daha değiştirdi. Bu sefer 1980’lerin Bay Area Thrash gruplarının sert ezgilerini denedi. Ama son yıllarda grup 2002 ve 2003’teki “Nordland” albümleriyle birlikte tekrar Viking temasına dönerken, gelen eleştiriler grubun çalışmalarının oldukça istikrarsız olduğu yönünde idi. Bathory, 1990’ların ortasında büyük ölçüde Retro-Thrash sound’unu bir kenara bırakarak, daha çok sevilen ve bilinen epik tarzına döndü. Bathory, Metallica, Marilyn Manson, Cradle of Filth, Decide’dan Eric ve Brian Hoffman, Black Crucifixion, Beherit, The Smashing Pumkins’ten Billy Corgan, Opeth ve Dimmu Borgir gibi gruplar arasında oldukça ilham verici olarak kabul edilir.
2004 yılının başlarında Lake Of Tears grubunun vokalisti Jennie Tebler ile birlikte Silverwing adında bir projeye başladılar. Ama ne yazık ki bu projeyi tamamlayamadan, Haziran 2004’te 39 yaşındaki Quorthon kalp yetmezliğine bağlı olarak evinde ölü bulundu. Ölümünün ardından başta İrlandalı bir grup olan “Primordial” olmak üzere birçok grubun yer aldığı “Day Of Darkness Festivali”’nde Nemtheanga tarafından Quorthon onuruna “Woman Of Dark Desires”, “Raise The Dead” ve “A Fine Day To Die” gibi başlıca Bathory parçaları çalındı. Nemtheanga’ya Sol Axis gitaristi Joey ve bateristi Necrohammer, Gaesa’dan bassist Phil ve Necrohammer ve Kingdom’dan da Brian O’Connorda vokallerde yardımcı oldu. Benzeri bir organizasyonda Norveç’teki “Hole In The Sky Festivali”’nde düzenlendi. Bu festival de Satyricon’dan Satyr, Immortal’dan Abbath, Aura Noir’den Apollyon, eski Emperor üyesi Faust, Gorgoroth’dan Gaahl, Enslaved’den Ivar, Darkthrone’dan Nocturo Culto ve Zyklon ve Empror’dan Samoth’un katılımıyla düzenlendi. Aynı yıl Quorthon’un ölümü üzerine Cradle Of Filth Nymphetamine albümünün Japonya baskısına Quorthon’un anısı olarak Bathory coverı olan “Bestial Lust” parçasını ekledi. “Dies Irae” parçası Peaceville Records tarafından Darkthrone’dan Fenriz’in çalışmasıyla yapılan “Fenriz Presents The Best Of Old School Black Metal” albümüne alındı.

3 Haziran 2006’da Black Mark Records Quorthon’un sevdiği Bathory şarkılarından oluşan bir CD, 176 sayfalık bir kitap, “One Rode To Asa Bay” videosunun uzun versiyonunu, bir röportaj ve nadir olan promo fotoğraflarını içeren bir DVD ile bir box yayınladı.
KÜNYE
ÜLKE:İSVEÇ
TÜR: BLACK/VİKİNG METAL
DİSKOGRAFİ
BATHORY-1984
THE RETURN-1985
UNDER THE SIGN OF BLACK MARK-1986
BLOOD,FIRE,DEATH-1988
HAMMERHEART-1990
TWILIGHT OF THE GODS-1991
REQUIEM-1994
OCTAGON-1995
BLOOD ON ICE-1996
DESTROYER OF WORLDS-2001
NORDLAND I-2002
NORDLAND iyi-2003

Kaynakça;
1- http://en.wikipedia.org/wiki/Bathory_(band)
2- http://www.cryingpuppet.com/band_details.asp?bandPos=1&GID=94
3- http://www.angelfire.com/il/TheReturn/LOCinter.html
4- http://music.aol.com/artist/bathory/biography/1003053
5- http://www.bathory-hordes.com/en/gallery/
biyografi
Wintersun Biyografi
Başta Ensiferum ana vokali Jari’nin yan projesi olarak başlayan, sonradan ilk albümü çıkarabilmek için gruptan atılan Jari’nin ana projesi haline gelen, 2006 yılından beri ikinci albümünü beklediğimiz Wintersun kimdir? İşte haberin devamında buna ilişkin sorularınıza yanıtlar bulacaksınız…


Başta Ensiferum ana vokali Jari’nin yan projesi olarak başlayan, sonradan ilk albümü çıkarabilmek için gruptan atılan Jari’nin ana projesi haline gelen, 2006 yılından beri ikinci albümünü beklediğimiz Wintersun kimdir? İşte haberin devamında buna ilişkin sorularınıza yanıtlar bulacaksınız…
biyografi
Kontrast
Kontrast grubu 2008 yılında kurulmuş olup, 2009’da beste çalışmalarına başlamış ve grubun ilk albümü olan ‘Labirent’in temelleri atılmıştır. Alternatif metal tarzında müzik yapan grup, 2011 yılında albüm kaydını tamamlayarak sahnelerde yer almaya başladı. Albüm kayıtları Stüdyo FM’de Murat CUM taraf…

Kontrast grubu 2008 yılında kurulmuş olup, 2009’da beste çalışmalarına başlamış ve grubun ilk albümü olan ‘Labirent’in temelleri atılmıştır. Alternatif metal tarzında müzik yapan grup, 2011 yılında albüm kaydını tamamlayarak sahnelerde yer almaya başladı. Albüm kayıtları Stüdyo FM’de Murat CUM tarafından; Mix/Mastering ise Virüs Müzik Prodüksiyon’da Ümit KUZER ve Martin SPENCER tarafından yapılmıştır.
Devamı için haberin devamına tıklayınız
biyografi
Arkona
Arkona’nın doğuşu, yerel pagan topluluğu “Vyatichi” üyeleri Masha “Scream”(çığlık) Arhipova ve Alexander “Warlock” (büyücü) Korolyov’un kendi özgün felsefeleri ve müzik zevklerine ayna tutacak bir grup kurma fikrini benimsedikleri 2002 yıllarına dayanır.
Haberin Devamına Tıklayınız…

Arkona’nın doğuşu, yerel pagan topluluğu “Vyatichi” üyeleri Masha “Scream”(çığlık) Arhipova ve Alexander “Warlock” (büyücü) Korolyov’un kendi özgün felsefeleri ve müzik zevklerine ayna tutacak bir grup kurma fikrini benimsedikleri 2002 yıllarına dayanır.
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- album21 yıl ago
Cradle Of Filth – Nymphetamine
Entertainment9 yıl agoRappers are blowing up Twitter with praise for Jay Z and ‘4:44’




GlooM
5 Aralık 2007 at 15:11
biyografi icin tesekkurler, eline sağlık.
Ateist
8 Aralık 2007 at 10:26
Teşekkürler, gayet iyi ve açıklayıcı bir tanıtım olmuş. Fakat bir kaç yerde Venom’un ismi, Vemon olarak yazılmış. Düzeltilirse sevinirim .)
MoribundOblivion
9 Aralık 2007 at 15:37
süper olmuş eline saglık