yabancigrup
Iced Earth – Framing Armageddon Albüm Kritiği
Stüdyo albümü bazında, 2004 The Glorious Burden’den beri Best Of ve DVD’lerle karşımıza çıkan ICED EARTH, sonunda beklenen albümleri ‘’ Framing Armageddon ‘’ i 7 Eylül 2007 tarihinde sevenlerine sundu. Bizler de albümü onlarca kez dinleyip sindirdik ve sizler için yorumlarımızı yazmak istedik..G…

Stüdyo albümü bazında, 2004 The Glorious Burden’den beri Best Of ve DVD’lerle karşımıza çıkan ICED EARTH, sonunda beklenen albümleri ‘’ Framing Armageddon ‘’ i 7 Eylül 2007 tarihinde sevenlerine sundu. Bizler de albümü onlarca kez dinleyip sindirdik ve sizler için yorumlarımızı yazmak istedik..
Albümün kadrosu:
Tim Owens – Vocals (ex-Judas Priest, ex-Winters Bane, Beyond Fear (US), Brainicide)
Troy Seele – Lead Guitar
Jon Schaffer – Rhythm, Lead & Acoustic Guitars, Vocals and Keys (Demons & Wizards, Purgatory)
Dennis Hayes – Bass (Winters Bane, Seven Witches, Wretch, Beyond Fear (US))
Brent Smedley – Drums (Oracle (US), Tempest Reign, Oddysey, Motherload, guest for Silent Scream (Ger))

Overture
Alıştığımız Iced Earth albümlerinden farklı olarak Framing Armageddon etnik enstrumanlarla başlayan bir albüm. Bunun nedeni ise albümün hikayesinden kaynaklanması. Gelelim intronun genel özelliklerine. İntro Ortadoğu’da ve bizim kültürümüzde olan vurmalı çalgılarla başlıyor. Arada sanki eski Something Wicked This Way Comes albümünü hatırlatırmışcasına. Prophecy nin tınılarını duyuyoruz. Buda bizi albümün atmosferine sokmak için gayet yeterli oluyor. Daha sonra ilk şarkı Something Wicked (Part1) başlıyor…
Something Wicked (Part1)
İntrodan sonra hızlı bir geçişle şarkı başlıyor. Şarkı ilk saniyelerinde melodi bakımından Iced Earth’ün The Glorious Burden daki şarkıları anımsatıyor. Yaklaşık 15-20 saniye sonra sevdiğimiz tanıdık bir melodi duyuyoruz. Tim”Reaper”Owens’da güçlü vokaliyle şarkıyı daha da güçlendiriyor. Süre olarak şarkı 1:05 de yavaş yavaş değişmeye başlıyor ve şarkının daha yeni başladığını anlıyorsunuz ve vokal ile müzik ciddi anlamda birbirlerini tamamlıyor. Şarkının nakaratında da yine eski üçlemeye göndermeler duyacaksınız. Şarkının sonlarında davul sanki daha başlangıç olduğunu anlatırmışcasına, trampet sesleriyle sonlanıyor; bu sırada arkadan yumuşak bir geçişle Invasion duyulmaya başlıyor.

Invasion
Adından da anlaşılacağı gibi uzaylıların insanlara saldırmasını konu alan efektlerden ve bir etnik vokalden oluşan kısa bir enstrumental pasaj. Kısacası Motivation of Man’i güzel tamamlamış bir intro.
Motivation Of Man
Yine kısa bir şarkı daha doğrusu intro, benim anladığım kadarıyla bir önceki introda uzaylıların saldırısına mağruz kalan insanların bakış açısını anlatan kısa bir intro. Şarkı Iced Earth’ün yeni nesil melodilerini andıran gitar ve davullarla başlıyor. Tim telsizden konuşuyor gibi vokallere eşlik ediyor. Ufak nakarat gibi bir bölümde Tim in harmoni vokalleriyle beraber klasik Iced Earth’ü duyuyoruz . Şarkıda ya da introda (adını siz koyun), dikkat edilmesi gereken en önemli etkenlerden birisi arkadaki ses efektleri; bu efektler ciddi anlamda şarkıya atmosfer katıyor. Hızlı bir geçişle Setian Massacre başlıyor…
Setian Massacre
Daha çok Blind Guardian’ı andıran ufak ve sert bir melodiyle başlıyor şarkı. Tim ünlü cığlıklarıyla şarkıya giriyor. Vokal melodisi genel olarak Motivation Of Man le aynı giden şarkı oldukça melodik ve sert. Nakaratta yine klasik Iced Earth tarzı koro vokalleri duyuyoruz. İlk ve son nakarattan sonra kısa bir solo bizi karşılıyor. Alıştığımız Iced Earth sololarından çok kulağa daha olgun ve melodik bir solo olduğunu anlıyoruz. Soloda şarkının temposu biraz düştükten sonra tekrar şarkı eski temposuna geri dönüyor. Son solodan sonra şarkı sonlanıyor.
A Charge To Keep
Albümü dinlediğimde, ilk dikkatimi çeken şarkılardan birisi… Bunun nedenlerinden birisi alıştığımız Iced Earth’e göre şarkının daha progresif ve aksak bir şekilde başlaması. Tim bu sefer vokalleriye ciddi bir duygu yoğunluğu yaşatıyor. Verse’ler bittikten sonra nakarat yine The Glorious Burden dan fırlama gibi oluyor. Tekrar toplu vokallerle yapılmış bir nakarat. Nakarattan sonra şarkı yine aksak ve progresif temposuna geri dönüyor ve devam ediyor. 2.verse’den sonra giren nakarat iki kere tekrarlandıktan sonra, melodik bir ‘geçiş’ kısmıyla karşılaşıyoruz. Bu geçiş kısmından sonra daha melodik bir harmoni soloyla karşılarşıyoruz ve şarkı sonlarına yaklaşıyor ve finalini yapıyor. ( favori 1.parça: ironclad )
Reflections
Intro nitelikli kısa bir şarkı. Daha ballad havasında güzel bir şarkı. Yine uzaylılarla insanlar arasındaki savaşı kısaca özet geçen güzel ve soft vokallerden sonra diğer şarkıya “Ten Thousand Strong” a bağlanıyor.

Ten Thousand Strong
Reflections dan sonra şarkı resmen ortalığı yıkarak giriyor. Tim in uzun çığlıklarıyla başlayan şarkı temposunu hiç düşürmeden verslere geçiyor. O kadar akıcı bir şarkı ki nasıl geçtiğini anlamak cidden zorlaşıyor. Nakarata albümün genelinde olduğu gibi koro vokaller hakim, müzik ise The Glorious Burden daki melodikliği andırıyor. Nakarattan sonra verse kısmı giriyor. Ufak ve melodik bir geçişten sonra şarkı hala aynı hızda ve sertlikte devam ederek başladığı şekilde ‘ortalığı yıkarak’ son buluyor. Tim’in nakaratta verdiği duygu zaferin çığlıkları gibi insanı heyecanlandırıyor… ( favori 2.parça: ironclad )
Execution
The Hunter’ın başına benzeyen bir şekilde başlıyor şarkı, bu sefer gitara etnik üflemeli çalgılar eşlik ediyor. Cidden karanlık bir hava veren bu melodi 1:05 de Guns’n Roses’ı andıran ama oldukca sert ve melodik bir riffle devam ediyor. Sert kısım girdiği sırada Tim yine ünlü çığlıklarını atıyor ardı ardına ve cidden öfkesini hissediyorsunuz ve hiç duraksamadan diğer şarkıya geçiyor.
Order Of The Rose
İlk duyulduğunda orta tempo ve vokal ağırlıklı bir şarkı olarak göze çapıyor. Yüksek sesle dinlediğinizde Jon Schafferin çok kullandığı bir şeyi daha duyuyoruz; 2.gitar vokal melodilerini çalmakta… Şarkının yükselen bir yapısı var; özellikle nakarata geçmeden önceki köprülerde ciddi anlamda bunu hissediyoruz. İlk geçişten sonra verselere dönen şarkı temposunu kaybetmeden tekrar nakarata giriyor. Nakarattan sonra resmen vokalleri tamamlayan bir soloyla karşılarıyoruz. Solonun çekici kısımlarından birisi ise ritim gitarlar ile çok güzel bir harmoni oluşturmuş olması. Solodan sonra verse dönen şarkı son bir tekrar yapıyor ve benzer bir solo devreye giriyor, şarkı son buluyor. ( favori 3. parça: ironclad )
Cataclysm
Genel olarak ambiyans seslerinden oluşan bir intro. Bu introda da prophecy nin melodisini duyuyoruz.
The Clouding
Albümün en uzun şarkısı. Daha çok ballad havasında geçen şarkıda Pink Floyd etkileri duyuyoruz. Daha sonra akustik gitarlarla beraber vokal giriyor. Soft bir şarkı olarak ilerliyor. Şarkının güzel yanlarından biriside Blues ağırlıklı soloların bolca arkada olması. 5:27 de şarkı birden bire üstündeki ağrılığı atıyor ve kendine geliyor. İlk melodi girdiğinde aptal ediyor. Çok farklı ve güzel bir şekilde şarkı sertleşiyor. Tim verselerde resmen dişlerini sıkarak soylüyor. Nakaratta baştaki melodileri daha sert olarak duyuyoruz. Daha sonra şarkı Dante’s Inferno ve Burning Times karışımı bir şekilde sona ilerliyor.. Bu sırada ilginç synth efektleri dikkat çekiyor. Daha sonra sadece ‘ tam tam ‘ sesleri kalıyor ve şarkı sonra buluyor.
Infiltrate And Assimilate
İlginç melodiyle başlayan bir şarkı. Sozlerle beraber riff i dolduran ritim gitarında girmesiyle o ilginç melodi bir savaş müziğine dönüşüyor. Tim in agressif vokalleri dikkat çekiyor. Güzel bir geçişten sonra şarkı nakarata bağlanıyor. Nakarat yine koro şeklinde ve aksak bir melodiye sahip. Bir tekrardan sonra yine ensturmental bir pasaj karşımıza çıkıyor. Gitarlar melodi ve harmoni dolular. Bu pasajın sonunda Tim çığlığını attıktan sonra şarkı tekrar nakarata dönüyor.Ripper yaşadığı tüm öfkeyi vokallerinde dinleyene yansıtabiliyor, koro vokaller ise şarkıya daha yumuşak ama yine kendinden emin bir hava katıyor.. Sonlara yaklaşırken koro devam ediyor ve Tim yine çığlıklarıyla ön plana çıkıyor ve şarkı son buluyor.

Retribution Through The Ages
Şarkı, albümde en sevdiğim girişlerden birine sahip..Melodik ve orta tempoda başlayan bu şarkıda hemen kısa bir geçişle The Coming Curse’ ü andıran durmayan bir ritim gitarla karşılaşıyoruz. Hızlı bir şekilde nakarata geçen şarkının biraz temposu burda düşerken gene koro vokallerle karşılaşıyoruz. Tekrar verselerde hızlanan şarkı üstüne birde solo girince enfes oluyor. Solonun kesildiği ufak bir bölümde yine şarkı progresifleşiyor ve sonra ufak bir solodan sonra şarkı son turunu atıyor ve nakarat giriyor, şarkı son buluyor. Tim’in vokal yeteneğini hissettiğimiz şarkılardan, ama bu sefer öfkeli olmaktan ziyade daha duygulu okuyor…
Something Wicked (Part 2)
Darbukalarla başlayan ilginç ‘oryantel’ bir intro. İnanılmaz derecede fazla doğu ezgileri kullanılmış bir şarkı. Kulağımıza yabancı gelmeyecek entstrumanları duymak sevindirici, şunu da hatırlatmam gerekiyor: hikaye antik Mısır’da geçtiğinden dolayı çok iyi düşünülmüş bir intro. Konserler için iyi bir başlangıç olabilir kanımca. Bu intronun hemen ardından The Domino Decree başlıyor.
The Domino Decree
Şarkı, bizim melodilerimize yakın bir melodiyle başlıyor. Arkadaki klavyede gözden kaçmıyor ve bu klavye kısık bir sesle olsa da şarkı boyunca devam ediyor. Oldukça heavy rifflerle dolu bir şarkı. Tim cığlıklarıyla giriyor şarkıya ve gayet agresif bir vokal tarzı bu şarkıda da hakim. Nakaratta da yine koro vokaller ön planda. Şarkının en önemli özelliklerinden biri şarkının sürekli değişmesi, ilk verse ve nakarat bittikten sonra vokalli bir geçiş sonra da klavye solosu başlıyor. Belki kulağımız alışık değil ama güzel bir tat katmış diyebilirim. Solonun sonunda gitarların klavyeye eşlik ettiği bir enstrümantel pasajı dinliyoruz, oldukça uzun ve güzel bir bölüm. Bu pasajdan sonra şarkının temposu biraz düşüyor ama eski karanlık Iced Earth rifflerine yakın bir şeyler duyuyoruz, doğu ezgileri eşliğinde. Bu bölümden hemen sonra nakarata geçmeden önceki köprüde yine gitarlar ile klavye birbirlerine eşlik ediyor ve son nakarat giriyor. Son nakarattan sonra apayrı bir riffle şarkı son buluyor ve albüme adını veren Framing Armageddon başlıyor.
Framing Armageddon
İlk saniyesinden itibaren şarkının neden albüme adını verdiğini anlıyorsunuz. Eski wicked albümündeki şarkıları andırıyor ama üstünde çok daha fazla uğraşılmış. Tim’in vokalleri ise şarkının akışını tamamlayan en önemli unsurlardan birisi. Vokal performansı tam anlamıyla Framing Armageddon’da 4/4 lük. Nakarattan sonra karanlık bir riff ile güzel old school bir solo giriyor. Solo bittikten sonra klasik Iced Earth’ü duymaya başlıyoruz. Jon Schaffer yine o derinden gelen vokalleriyle şarkıya dahil oluyor. Jon’un vokalleri bittikten sonra şarkının bitmek bilmeyen temposunun üstüne bir de koro ekleniyor. Bu bolumden sonra şarkıda ciddi bir tempo artışı olduğunu duyuyoruz. 2:55 de başlayan bu bölümün konserlerde çok insanı sakatlayacağından eminim 🙂
Bu hızlı riff üzerine Tim de cığlıklarıyla eşlik ediyor ve film şeridi ondan sonra kopuyor, şarkı son buluyor.
When Star Collide (Born Is He)
Yine güzel bir giriş, ama farklı bir Iced Earth şarkısı… Orta tempolu marşa benzeyen bu şarkının en dikkat çekici özelliği bütün şarkı boyunca vokallerin koro şeklinde olması. Cidden çok melodik vokallerle donatılmış bir şarkı. İlk nakarattan sonra The Glorious Burden albümündeki Gettysburg üçlemesindeki yavaş tempolu marş melodilerine benzeyen bir gitar giriyor ve sonra şarkı tekrar eski haline dönüyor. Son kez tekrar verse girdikten sonra 2 kez nakarat tekrarına giden şarkı son buluyor.
The Awakening
Enstrumental olan bir outro. Sadece korolar ve orkestra enstrumanlarından oluşan bu outronun en önemli özelliğ ise koroda bayan sanatçıların eski Mısır melodilerini söylemeleri. Sanki bir film bitmiş de yapanların isimlerini sinema ekranından okuyormuşsunuz gibi bir his uyandırıyor, ya da alevlerin ortasında yapılan bir ainin seyredilmesi gibi bir tat bırakıyor dinleyenlerde; çok mistik ve gizemli bir atmosfere sahip; yer yer hüzünlü…Resmen albümün bitişini bizlere duyuruyor gibi…
Albüme verdiğimiz değerler ise;
M. Baran Yaşar : 10/8
ironclad: 10/5

Her ne kadar kendi yorumlarımı katıp düzenlemelerini yapsam da özünde bu güzel kritik bir Iced Earth fanı olan M. Baran Yaşar’a aittir, O’na çok teşekkür ediyorum; bizler için yazdı, ruhuna sağlık…
yabancigrup
Alter Bridge yeni albüm Scales Are Falling
Hard rock grubu ALTER BRIDGE, Cuma günü kendi adını taşıyan yeni albümlerini yayınladı ve “Scales Are Falling” şarkısı için yeni bir video klip paylaştı .
Albüm, Napalm Records etiketiyle yayımlandı.
“Scales Are Falling” parçasının visualizer videosunu YouTube üzerinden izleyebilirsiniz.


Hard rock grubu ALTER BRIDGE, Cuma günü kendi adını taşıyan yeni albümlerini yayınladı ve “Scales Are Falling” şarkısı için yeni bir video klip paylaştı .
Albüm, Napalm Records etiketiyle yayımlandı.
“Scales Are Falling” parçasının visualizer videosunu YouTube üzerinden izleyebilirsiniz.
yabancigrup
Black Veil Brides yeni single’ları ”Certainty”
Black Veil Brides, yeni albümünden “Certainty” adlı şarkıyı yayınladı. Parça, grubun bir sonraki stüdyo albümünde yer alacak şarkılardan biri olarak dinleyiciyle buluştu.


Black Veil Brides, yeni albümünden “Certainty” adlı şarkıyı yayınladı. Parça, grubun bir sonraki stüdyo albümünde yer alacak şarkılardan biri olarak dinleyiciyle buluştu.
yabancigrup
Gibson imzalı Tony Iommi belgeseli yayında
Gibson, Black Sabbath gitaristi Tony Iommi’nin hayatını ve müzik kariyerini merkezine alan yeni bir belgesel serisini yayına aldı. Tony Iommi: The Godfather of Heavy Metal adını taşıyan yapımın ilk bölümü şu anda Gibson TV üzerinden izlenebiliyor.
Belgesel, haberin devamında izlenebilir.


Gibson, Black Sabbath gitaristi Tony Iommi’nin hayatını ve müzik kariyerini merkezine alan yeni bir belgesel serisini yayına aldı. Tony Iommi: The Godfather of Heavy Metal adını taşıyan yapımın ilk bölümü şu anda Gibson TV üzerinden izlenebiliyor.
Belgesel, haberin devamında izlenebilir.
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
- biyografi21 yıl ago
Karanlığın Biyografisi: BURZUM
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- biyografi20 yıl ago
Ölü Gelinim: MY DYING BRIDE


wASp
21 Eylül 2007 at 01:06
girişteki resim ne öle yaa ne kadar kolpa duruyo … bu geyik sıkmıştr belkide ama eski ruhu bulamıyorum Iced Earth de napiyim..Ama albumu beğendim ülkemizde görsek artık