konser
Ben Böyle Konser Görmedim; Whitesnake !
O an birilerinin gelip de zamani dondurması için yalvardim ben. Düşünsenize aylardır hatta senelerdir bu günü beklemişiniz ve o an gelmiş çatmış, maceralı bir trafik, yolculuk ( yolda gelirken yan arabada Küçük Emrah’i bile gördük; cami açtıktan sonra bendeki tepki şu ‘Emrağhhhh koş ananiiii ….’…

O an birilerinin gelip de zamani dondurması için yalvardim ben. Düşünsenize aylardır hatta senelerdir bu günü beklemişiniz ve o an gelmiş çatmış, maceralı bir trafik, yolculuk ( yolda gelirken yan arabada Küçük Emrah’i bile gördük; cami açtıktan sonra bendeki tepki şu ‘Emrağhhhh koş ananiiii ….’ o gergin trafikteki en güzel olay buydu heralde,bizim için) sonrasi ordasiniz, hatta o da yetmemiş en ama en öndesiniz bu konserde,arkanizda dünyanin insani var,çığlık çığlığa…offf ! Bu topraklarinin gördüğü en güzel organizasyon, en güzel konser; aksini iddia edeni tanımam bile…
Şunu da söylemeden edemeyeceğim, böyle bir konserde alt grubun olmamasi da çok iyiydi, kim Whitesnake gibi bir grubun alt grubu olabilirdi ki Türkiye’den, kim açılış yapabilirdi ki… Bence olamazdi.
Park Orman denilen mekana ben ilk kez gittim; mesafe olarak bana uzak fakat tesis olarak çok güzel, estetik bir mekan, tabi ki biraz ciks işi yer. Ama Whitesnake konserini kaldırabilecek başka yer de gelmiyor aklıma, açıkçasi.
Neyse birkaç ufak olaydan sonra en önde yerimi aldım, fakat yasak olduğu için fotoğraf makinemi arabada bırakmamı istediler, bu beni üzdü tabi ki, çünkü sizler için çok güzel kareler çekebilecek bir yerdeydim konserde. İşin en güzel tarafı da Whitesnake, seyircisini hiç bekletmeden 21:30 – 22:00 arası sahneye geldi. Tanrımmm !!! Biri beni çimdiklesin, rüya gibi, adamlar tam karşımda, aramıza giren kimseler yok! İ-na-na-mı-yo-rum !

Şarkıların söyleniş sırasını tam hatırlamıyorum ama kimselere ‘Aaaa şunu çalmadı Whitesnake’ dedirttirmediler, bence. Neleri mi caldılar; Still Of The Night, Bad Boys, Give Me All Your Love, Is This Love, Here I Go Again, Aint No Love In The Heart Of The City, Love Aint No Stranger, Ready An’ Willing, Fool For Your Loving… unuttuğum neler var hatırlamıyorum ama aklıma ilk gelenler bunlar. Hele ki Still Of The Night, Here I Go Again ve Is This Love gibi parçalarda ben dahil tüm seyirci mest olup kendinden geçti.

Şunu da gördüm, Whitesnake grubunun ve konserinin diğerlerinden farkı; kulağınıza gelen ses o kadar temiz ve güzel ki sanki Whitesnake albümlerini dinliyorsunuz müzik setinizden. Adamlar yıllar sonra bile şarkılarını kayıtlarınınkinden iyi çalabiliyorlar, bu da önlerinde saygıyla eğilmek için bir sebep olsa gerek. Görsel açıdan da sahneyi izlediğinizde pişmaniye olmuş hatta pörsümüş rock yıldızlarını beklerken ‘estetik’ harikası, gayet güzel fizikli, bakımlı insanlar görüyorsunuz. Tabiî ki performanslarina da diyecek yok; David Coverdale’in sesi ve tüm sahne performansı seyirciyi fazlasıyla costurdu ve agızları açık bıraktırdı, Coverdale de bunu hissetmişçesine bir dakika bile heyecanını kaybetmedi, sahnede. Konser boyunca sahnenin sağ tarafında çalan gitarist Doug Aldrich, Coverdale’den sonra gecenin en çok merak edilen ve insanları hayran bırakan grup elemanıydı. Sarkılarda attığı sololar bir yana herkesin susup da ışıkların sadece ona döndügü anda yaptıgı solo gösterisini ben resmen ağzım acık izledim, gitarının telinin kopmasını bile şovmuş gibi yaşatıp gitar değiştiren Aldrich, sahnede öyle gaza geldi ki, bir an o gitarı da kırıp parçalayacağını bekledim.

Sanırsam ki aralarında yaşça en büyük olan davulcuları Tommy Aldridge idi. Bir davulcu bu yaşta olup sahnede bu kadar çatlak ve enerjik olamaz.Drum solosu geldiğinde önündeki tüm sette bulunanlara melodik bir şekilde vurarak aletlerin canına okudu.Yetmedi!, gaza geldi bıraktı bagetleri elleri ve yer yer de kafasıyla çalmaya başladı davulu.Dedim,heralde ya davul patlayacak ya da ziller yerinden çıkıp bize doğru gelecek.
Her Whitesnake konserinde olduğu gibi, Coverdale şarkıları kendisi söylediği kadar da mikrofonu uzatıp seyirciye de söyletti. Bence konserin en zevkli anları da bunlardı.Arada bir benim de bulunduğum sahnenin sol tarafına geldiğinde sevinçten çılgına döndük ama gerçekten döndük ki Coverdale bizi fark etti ve elini dudağına götürüp bizlere öpücük yapıp gönderdi offff !! Bayılmam için yere 5-10 cm varken ayaklarımın üzerinde tekrar durabilmeyi zar zor başardım. Fotoğraf makinesi yasak olduğu için elimdeki cep telefonu ile fotoğraflarını cekmeye calısırken Uriah ve diğer gitarist olan Reb Beachi bana güzel güzel pozlar verdiler. Hele Uriah dilindeki piercing i sürekli göstermek istercesine ön sıralara sürekli dilini çıkarıp çıkarıp durdu, bizim olduğumuz ön sırada bolca hatun vardı, acaba bu yüzden mi diye düşünmedim de değil hani…
Ses sistemi, Whitesnake ve seyircinin üzerine oynanan ışık oyunlari vs adeta rüya gibiydi ve bu anların hiç bitmesini istemediğimi de fark ettim, bolca. Hayatımda sevdiğim en önemli gruplardan biri, en iyi vokallerden biri karşımda duruyor, daha ne isteyebilirim ki. Oraya ulaşana kadar verdiğim her kuruşa değecek ilk konserdi bu, Türkiye’de olan.
Maalesef , konserin bitmesine az kalmıştı, saatler çabucak geçmişti. Ama konser sonunda bir sürpriz bekliyordu İstanbul seyircisini. Whitesnake kol kola verip seyirciyi selamladı, el salladı ve alkışlayarak içeri girdi fakat Coverdale hala sahnedeydi. Işıklar söndü, sadece tatlı mavi bir ışık verildi Coverdale’in üzerine. Çıt yok, sahnede çalan enstrüman yok, Coverdale eline mikrofonu alıp o unutulmaz, benim gibi bir çok insanın ruhunda derin hasarlara yol açmış Blackmore/Coverdale yapımı Deep Purple klasiğini söylemeye başladı; ‘I have often told you stories, About the way… I lived the life of a drifter, Waiting for the day… I guess I’ll always be… A soldier of fortune.’ … İşte tam o sırada şu hayatı boşu boşuna yaşamadığımı bir kez daha anladım, duygulanmamak hatta ağlamamak elde değildi…Artık, rahatlıkla ölsem de gam yemem diyebiliyordum,kendime. Ve rüya konser bitti ama insanlar hala yerlerinde, hala şoktalar ve kımıldamıyorlar. Park Orman’daki insanların dağılması rahat 2 saati buldu,bu yüzden.
Hissediyordum, bizim için daha gece bitmemişti ve konsere gittiğim iki can ciğer arkadaşımla backstage girişi olduğuna inandığımız bir yerin önünde durmaya başlayıp bir şekilde içeri girmenin yollarını düşünüyorduk. Backstage in kapısında 3-4 tane yarma şeklinde güvenlik görevlisi var. Aman Allahım! İçeri girmemiz gerek! Ve bir anda organizasyonun güvenliğinden sorumlu şirketin genel müdürü yanımızda bitiverdi; ‘Sizlere bir pena borcum vardı’ Adamla tanıştık, muhabbeti kurduk ve öğrendik ki bizi içeri sokabilecek en yetkili adamı buluvermişiz, yuh artık bize! Başka konserlerde de işimize yarar diye kartını bile verdi, sağolsun, böyle insanlar hala var demek ki.Ve içerdeyiz! Kapının ağzında giremeyen insanlar çatır çatır çatlıyor ve ‘Onlariiii niğğyyeee sokuyoğğsunuzzz’ gibilerinden sesler işitiyorum. :hıh
Backstage, fotograf cep telefonuyla bile çekilemesin diye çok karanlık, önce insanları seçmeye çalışıyorum, gözüme ilk tüm beyazlığı yüzünden Şebnem Ferah çarpıyor. Orda Whitesnake elemanları var, ben Şebnem’i sallar mıyım, hayır. Coverdale’in konser biter bitmez oteline gittiğini öğrenmiştik, zaten. O yüzden gözüm ilk Uriah i arıyor ve buluyor. Olamaz! Yanımızda kalem yok, bulmak gerek, onu da hallediyoruz. Ve sanki yıllardır arkadaşımmış beni tanıyacakmış gibi gidip Uriah in önünde dikildim ki öyle de oldu, hemen fark etti ama işin garip kısmı çığlık çığlığa gidip O’na sarılıp öpmem gerekirken O benim elimi tutup kaldırıp öptü ve ismimi sordu.Tam o sırada yıllardır bildiğim İngilizce’yi nasıl iki dakika gibi kısa bir sürede unutup tüm İngilizce hocalarımın bedduasını aldığımı hissettim,bana yazıklar olsun mu,olmasın çünkü o heyecanla biran ismimi bile düşündüm,bana sorduğunda:) Önce biletlerimizi imzalattık sonra Türklüğümüzü kanıtlarcasına kollarımızı açıp imzalattık ve yine bizim O’nun fotoğrafını çekmemiz gerekirken Uriah makinesini çıkartıp imzaladığı kollarımızın iki kere fotoğrafını çekti ve bizlere göstermeyip Whitesnake sitesine koyacağını belirtti.Şoklardayız! Sonra Reb’i bulduk, biraz onla konuşup imza aldık. Kısacası ağzımın açık, salyalarımız akarken heyecanın içinde pek de olaya ve ortama hakim olamadık doğal olarak yani. Adamlar otellerine gitmek için arabaya bindiler fakat biz hala buralar bizim dercesine hala backstagedeyiz. Park Ormandan çalışan elemanlarıyla birlikte en son çıkanlar biz olduk. Sonrası Taksim maceramız…Orası bana kalsın. Eve döndüğümüzde yorgunluktan geberiyorduk ama uyumak gibi bir düşüncemiz yoktu, hala tek derdim ‘bugün bitmesin!’ di, çünkü. Sadece Tanrıma duacıyım,bana bu geceyi yaşama fırsatı verdiği için ve Whitesnake gibi bir grubun varlığını sağladığı için…



konser
Blood Red Shoes İstanbul’da konser verecek
İkonik indie rock ikilisi Blood Red Shoes, 02 Ekim 2025’te %100 Studio sahnesinde unutulmaz bir geceye hazırlanıyor! Laura-Mary Carter ve Steven Ansell’den oluşan bu güçlü ekip, enerjik ve yıkıcı sahne performanslarıyla dinleyicilere tam anlamıyla patlayıcı bir deneyim yaşatacak.


İkonik indie rock ikilisi Blood Red Shoes, 02 Ekim 2025’te %100 Studio sahnesinde unutulmaz bir geceye hazırlanıyor! Laura-Mary Carter ve Steven Ansell’den oluşan bu güçlü ekip, enerjik ve yıkıcı sahne performanslarıyla dinleyicilere tam anlamıyla patlayıcı bir deneyim yaşatacak.
konser
Starsailor İstanbul’da
Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor İstanbul’da!
Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor, 24 Ekim’de %100 Müzik katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle bir araya geliyor! 2000’lerin başından itibaren melankolik melodileri ve içten şarkı sözleriyle geniş bir hayran kitle…


Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor İstanbul’da!
Efsanevi İngiliz rock grubu Starsailor, 24 Ekim’de %100 Müzik katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle bir araya geliyor! 2000’lerin başından itibaren melankolik melodileri ve içten şarkı sözleriyle geniş bir hayran kitlesi edinen grup, yeni albümleri Where The Wild Things Grow ile Türkiye’deki sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor.
konser
Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta
+1 İftiharla Sunar: Thrash metal efsanesi Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta!
Geçtiğimiz sene ülkemizi ziyaret eden ve biletleri 15 dk içinde tükenen MEGADETH, Türk hayranlarına minnettarlığını göstermek üzere yeniden İstanbul, KüçükÇiftlik Park’ta!
BİLETLER HABERİN DEVAMINDA


+1 İftiharla Sunar: Thrash metal efsanesi Megadeth KüçükÇiftlik Park’ta!
Geçtiğimiz sene ülkemizi ziyaret eden ve biletleri 15 dk içinde tükenen MEGADETH, Türk hayranlarına minnettarlığını göstermek üzere yeniden İstanbul, KüçükÇiftlik Park’ta!
BİLETLER HABERİN DEVAMINDA
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- album21 yıl ago
Cradle Of Filth – Nymphetamine
Entertainment9 yıl agoRappers are blowing up Twitter with praise for Jay Z and ‘4:44’




ironclad
2 Ağustos 2006 at 08:26
Önemli Not: Fotograf Makinasi yasak olduğu için sadece son fotoğraf bana aittir,diğerleri ekşi sözlükten Whitesnake Konseri başlığından alıntıdır.Teşekkürler.
ImpLosioN
2 Ağustos 2006 at 08:28
ah parasızlık ah…cok güzel anlatmışsın gene duygu..ama ben şu seni öptüğü fotoyuda isterim :p
ironclad
2 Ağustos 2006 at 10:22
son anda çok kısa ama net kaliteli çektiğim Coverdale in soldier of fortune ses kaydi.realplayer açıyor.
http://rapidshare.de/files/27923811/Record000.amr.html
HolyWars
2 Ağustos 2006 at 11:48
Birdaha senin gidip benim gidemediğim konserlerin kritikleri asla okumuycam hıh!
bu ne betimleme gücüdür; nasıl özendim varya :
sitesine koycakmış bide lan lan büghühüdü
coverdale le röpartaj yapınca bende aplod edicem görürsün ahah
Ateist
2 Ağustos 2006 at 13:20
Ballandira ballandira anlatilmiyacak gibi degil ama yine de oyle anlatmis..Birde bana anlatilisi vardi bunun cikip whitesnake kafilesini katledesim gelmisti.)
ironclad
2 Ağustos 2006 at 14:05
yuh be,ben sizler için ne güzel şeyler yaşıyıp yazıyorum,ne çok kıskanç varmış meğer 😀
vocal
3 Ağustos 2006 at 03:25
Ellerine sağlık. O konserde olamadığım için kendimden utanıyorum.
ironclad
3 Ağustos 2006 at 10:24
Uriah sözünü tutar ve lütfen bakınız:
http://whitesnaketour2006.blogspot.com/
istanbul kısmına. 😀
slide
7 Ağustos 2006 at 06:56
uriah’ın fotoğrafı çekerkenki fotosu bende var!:) foto çekilirken arkada gözüken beyaz ws tshirtlü olan benim ve fotonuzu çekiyorum!:)
ironclad
7 Ağustos 2006 at 15:50
nasi yani bizi mi çektin ? o zaman onu da mailime yollarsan sevinirim:)
ironclad
7 Ağustos 2006 at 15:51
nasi yani bizi mi çektin ? o zaman onu da mailime yollarsan sevinirim:)
slide
8 Ağustos 2006 at 01:55
selam,
fotolar şu an evdeki bilg.da. işe getirince sana ilk fırsatta gönderirim.
doors
5 Ekim 2006 at 15:04
ya bende o konserdeki şanslı kişilerdenim…tadına doyum olmadı walla…rüya gibiydi…zor zar fotoğraf makinesi soktum ama onuda görewliler aldı elimden.o geceye dair en kötüsüde elimde doğru düzgün foto olmaması…eğer elinde fotoğraf olan warsa bana ulaştırabilirse çok sewiniriz…