roportaj
The Pigskins Röportajı
Onlar, yıllardır süregelen azimleri ve müzik adına çabaları ile bizlere ne kadar ‘taş’ şeyler yapabileceklerini gösterdiler. Şimdilerde ise karşımıza the Pigskins ile çıktılar. Yüzlerindeki masumiyete aldanmayın. O masumiyetin altında ‘Public Perception’ ve ‘Unbroken’ adında şeyler saklı.
Yen…

Onlar, yıllardır süregelen azimleri ve müzik adına çabaları ile bizlere ne kadar ‘taş’ şeyler yapabileceklerini gösterdiler. Şimdilerde ise karşımıza the Pigskins ile çıktılar. Yüzlerindeki masumiyete aldanmayın. O masumiyetin altında ‘Public Perception’ ve ‘Unbroken’ adında şeyler saklı.
cato:
Merhaba kızlar ? Nasılsınız bugün ?
Elif :
1 = parmak kaldırma
Saba:
Teşekkür ederiz, papatya gibiyiz
(onu yazma) (özellikle yazıyorum Sabacım)
cato:
Söz sizin parmağa gerek yok
Elif :
Teşekkürler Çato seni sormalı ?
cato:
Bende iyiyim teşekkür ederim.
cato:
Postmortem’den başlamak istiyorum çünkü bir süre ortadan kayboldunuz gibi geldi bana. Neden Postmortem projesi söndü ve yerine the Pigskins’i gördük ?
Saba:
Postmortem’in dağılma tarihi 2009’a denk geliyor. O dönemden beri the Pigskins üzerine uğraşıyoruz. Aslında bu proje Postmortem’in dağılmasından önceki zamanlarda başlamıştı.
Postmortem’in hedeflediği müzik şu an the Pigskins’in yaptığı müzikti, fakat o dönemde mümkün olmamıştı.
Elif :
Evet grup içinde anlaşamadığımız noktalar oldu. Gerek müzikal gerek bazı öncelikler konusunda.. O yüzden önce Postmortem’de işler durdu. Sonra bitti.
cato:
Demonuz ne alemde ? Myspace adresinizde 2 adet şarkı dinledik ve her şey yolunda gibi duruyor. Kayıt aşamanızı sizden dinlemek isterim ?
Saba:
Aslında bir demomuz yok. Sadece Myspace’ten ulaştığınız iki şarkı sunulmuş durumda.
O iki şarkıyı İzmit(!)’te kaydettik ve tüm kayıt sonrası işlemler Meriç Erseçgen tarafından yapıldı.
Demomuzun neden olmadığına gelince, bir albümlük materyali ikiye bölmek istemedik ve sadece 2 şarkı ile ucundan göstermeye karar verdik.
Elif :
Doğru 2 şarkıyı kaydettik çünkü plak şirketlerine, “iş bu, bu ayarda işler yapıyoruz”u göstermekti amaç. Hali hazırda bi demo, ep yada mini albüm değil de eldeki materyalleri albüme kullanmak amacımız.
Kayıt 2009 yazında İzmit’te gerçekleşti, Emir’i askere yollamadan önce. Sonra teskere beklemece. Sonra hazırlıklar ve başlangıç oldu.

Saba:
Evet, bi de asker bekleme durumu oldu. Aslında planımız 2009 da yayınlamaktı şarkıları. Fakat Emir’in gelmesini beklemeyi tercih ettik. O bekleme süresi de albüm üstüne daha çok çalışabilmek için işimize yaradı.
cato:
Meriç Erseçgen bilindiği üzere Episode 13 üyelerindendi ve hafızam beni yanıltmıyorsa, daha önceki projede de yine aynı gruptan Can davul çalmıştı. Kankalık mı söz konusu Episode 13 ile ?
Saba:
Yani aslında hem öyle, hem denk geldi diyelim. Episode ile Can davula geldiğinde tanışmıştık. Meriç ise İzmitli, yani Elif ve ben de İzmitliyiz. öyle bi tesadüf durumu var.
Episode 13’e gelince, müzikal zevklerine çok güvendiğimiz insanlardır. Yazdığım en ufak gitar parçasını bile Nursuz’a dinletir, yorum alırım hala.. Yaptıkları her şeyi çok büyük bir hevesle dinlediğim ve takip ettiğim az sayıda gruptan biri oldukları için böyle bir durum var ortada.
cato:
Dişi davulcu bulmak zor dimi ?
Elif :
Üff ne diyosun..
Sende bilirsin extreme türlerde davulcu sıkıntısını..
Saba:
“Dişi davulcu” gerçekten çok büyük sıkıntı. Yaptığımız tarzda enstruman hakimetinin en zor olduğu nokta davul. Hepimizden çok daha fazla efor sarfetmesi gereken bir “bayan” bulmamız hiç bir zaman mümkün olmadı malesef.
Elif :
Olsa ne şahane olurdu…
Saba:
Ama Emir’i de seviyoruz değil mi Elif ?
Elif :
Emir is my first choise…
Saba:
I <3 EMİR
Elif :
We love you emir dog.
cato:
Emir’e de selamlarımızı yolladıktan sonra erkeklerle aranız nasıl sorusuna geçelim. Şimdi şöyle bir durum varki, Elif’le konserlerde karşılaşıyoruz ama Saba hakkında kayıp ilanları ve seni bulana 10000 dolar verecekleri söylenen afişler var. Nedir durumlar ?
Saba:
hahahahahahhahahahahahahhahahahahah
Buna gerçekten gülebilirim. Evet ben Postmortem konserleri bitirdikten sonra ortadan kayboldum. Fakat bunun erkeklerle bir alakası yok . Biraz daha kendime, evime, aileme ve müziğe zaman ayırmayı tercih ettim sadece. Yoksa ödül falan yok
bu söylentilerin sebebi Elif aslında…
Elif :
Ben erkekleride seviyorum, kadınları da..
Saba:
Dude, afişe ediyosun!
Elif :
ahah takılıyorum cnm..
cato:
hahahahahahahha
Peki bakalım. Öyle olsun…
cato:
Elif’in bass gitar çalmaktan vokale geçmesi durumu hakkında anlatacağınız birşeyler vardır ?
Elif :
Ya aslında çok beklenmedik bir hengame var orda. En son hatırladığım nokta şimdiki bassçımız Ceren’i vokale denememiz, sonra kendisinin gitarist olması.. 2 ay sonra aslında Ceren bass ta çalar aydınlanmalarıyla dolu bir zaman zarfından sonra elde benden başkası kalmadı. Çok aradık çooook ama ı-ıh. Bana kaldık…
Saba:
Tüm Türkiye’yi aradık sanırım. Sonra “e neden sen vokal olmuyorsun” dediğimi hatırlıyorum Elif’e. Buna karar verdikten sonra, “e şimdi bi de basçı mı bulucaz” sorunu çıktı ortaya. Ama Ceren vokal olarak gelip, basçılığa terfi etti grupta. Aslında Elif’in vokal olmasında onu en çok destekleyen Ceren’di.
cato:
Yeni şarkılarınızdan Public Perception ve Unbroken’a gelen tepkiler nasıl ?
Saba:
Yani, ben aslında beklediğimden daha olumlu tepkiler aldım. Bu hengameye insanların pek alışacağını sanmamıştım başlarda ama sanırım tek düze işlerden sıkılmaya başlamış millet. Bu karışıklığı sevdiler galiba.
Elif :
Genel olarak sounda olumlu tepkiler aldık. Başarılı bulundu mix ve mastering.
Saba:
Evet şarkılara oranla sound hakkında daha çok feedback geldi..
cato:
Bende çok beğendim
Elif :
Bende seni beğeniyorum
Saba:
Teşekkür ederiz efendim
cato:
Koyarım bunları ama röportaja Elif hanım
Elif :
dal dal dal
ahahaha

cato:
Peki, müzik hakkında hayallerinizi yada olmasını istediğiniz şeyleri öğrenebilirmiyim ?
Elif :
Biz uzun(…) zaman önce, küçük kızken Saba’yla hayalimizdi birlikte müzik yapabilmek. Zamanla birlikte bişeyler yapabilmeye başladık. Kendimize ait bi stüdyomuz, kendimize ait amfiler, davul set upı, kendimize ait bir adet davulcu ve sıkı dostlarla müzik yapmayı öğrenmeye başladık. O zaman da birlikte bişeyler yapmaktı amacımız. Hala birlikteyiz hala durmadan üretiyoruz(hayal).
Hala durmadan çabalıyoruz dahası için.
Saba:
Yani, aslında sadece müzik yapmak için müzik yapıyoruz diyelim. Hayal hep bu çizgideydi. Sanatsal masturbasyon. Hiç bi zaman öyle çok büyük hayallerin peşinden koşan insanlar olmadık. Zaten doğru araçla yoluna çıktığın zaman, amaçlar bir şekilde gelişiyor. 12 yaşında Korn çalmaya çalışırken ne kadar çok eğleniyorsak, hala daha aynı şekilde eğleniyoruz.
Hedefimiz her zaman eğlenmek oldu, hayalimiz de bizimle eğlenebilecek grup elemanları bulmak oldu.
cato:
Konser ve festivallerde sahne almak gibi şeyler varmı yakın gelecekte ?
Saba:
Emir’in askerde olduğu süre içinde hiç prova alamamış olmamız biraz yavaşlattı konser planlarını. Mayıs ayından sonrası için konser bakabiliyoruz. Ama şu an belli hiç bir konser yok
cato:
Nedir bu Prodigy hayranlığı anlatın bakalım ?
Elif :
eheheheh
Saba:
hahahahahahahahah
Elif :
Prodigy bir deha !
Saba:
Prodigy özel bir seçim.
Yani “kimden ilham aldın müzik yaparken” diye soruyor insanlar. Hiç birimizin sabit bir müzik zevki yok mesela. Her müzik tarzından ayrı bir parça taşıyoruz, Prodigy’nin de 80 farklı şarkı ve tarzdan farklı samplelarla müzik yapıyor olması bu hayranlığın sebebi. Bizim yola çıkışımız ile aynı mantıkta..
Elif :
Evet dışardan tarafsız bakacak olursak neden Prodigy sorusunun cevabı bizim de kendimize açıklayamadığımız bir durumun açıklayışı olur. Prodigy, çünkü blues, rock n roll, psychodelic, ambient, beatcore, drum n bass… Falan filan çünkü hepsi içinde..
Saba:
Bizim ruh halimizde de bütün sesler her şeyin içinde, o yüzden Prodigy.
cato:
Hmmmm O halde Polonyalı hayranlarınızdan bahsedin ? Myspace’e baktığımda sizinle tanışmak isteyen Polonyalı adamlar gördüm. Bir-iki tane de Polonyalı insanın yorumu var. Neden Polonya yahu ?
Saba:
haha. Ya o denk gelmiş olabilir. Belki de Polonya’da bilmediğimiz bir şeyler oluyordur. Polonyalı bir kaç sevdiğim grubu eklemiştim Myspace’ten, ordan yayıldı sanırım.
cato:
Hadi hadi yemeyin beni
Elif :
İtiraf ediyorum !
Nergal beni gelin alıcak
Saba:
hahahahahahaha
Saba:
Yani aslında oturup ülkelerin teker teker piyasasını araştırıyoruz. Doğru yerlere ulaşmaya çalışıyoruz. İnsanları ekliyoruz. Bu Polonya’ya özel bir şey değil ama en çok feedback ordan geldi, bilemiyorum.
Saba:
Kişisel tercihimi soracak olursan ilk tercihim Polonya olmaz yani
cato:
hahahahahah
cato:
İnsanlar size konser için nereden ulaşacaklar ? İnternet siteniz vs.. hadi biraz reklam yapalım..
Saba:
www.myspace.com/thepigskins ya da thepigskins@gmail.com
Elif :
0800 666 78 90 nolu numaradan Saba’ya ulaşıp konser ve sahneleri sorabilirsiniz.
Saba:
Evet 24 saat telefondayım..
cato:
hahahahahaha
cato:
Kızlar, beni kırmayıp Metaltr ve Karanlık Oda için yaptığımız bu güzel sohbetten dolayı teşekkür ediyorum. Eklemek istediğiniz birşey varmıdır ?
Elif :
Röportajı okuyup vaktini ayırmış herkese teşekkür ederiz. Sizi seviyoruz. En kısa zamanda görüşmek üzere…
Saba:
Biz teşekkür ederiz, geçirdiğim en eğlenceli röportaj oldu. Ha bir de Ceren’e aşık olduğumu eklemek istiyorum.
The Pigskins:
Elif
Saba
Ceren
Emir
Röportaj: Çato ÖZKAN
roportaj
Niklas Kvarforth video röportajı
Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!
Video Röportaj haberin devamında!

Shining’in kurucusu Niklas Kvarforth’un Prozac artık Yetmediğinde adlı kitabına dair video röportaj yayınlandı!
Video Röportaj haberin devamında!
roportaj
Papa Roachtan Jacoby ile Röportaj
Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;
“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve y…

Yeni albümün kayıtları sırasında yaşadıklarını Jacoby Shaddix James Micheal’a anlatıyor. Bakın nelerden bahsediyor;
“Kayıtlar sırasında beni intiharın eşiğine götüren bir dönem vardı. Bitmiştim. Artık bunu yapamayacağımı, bu acıya katlanamayacağımı söylüyordum kendime. Çok yalnız, kırgın ve yorgun hissediyordum. Hayatımda çalıştığım her şey için bunları hissediyordum. Ve kendi kendime babam gibi olmayacağıma söz verdiğim şeylere baktım. O sarhoş gibiydim – ki o ailesini dağıtmıştı-. Ben de… Asla yapmayacağımı söylediğim her şeyi yapmış gibi, öylece oturuyordum.”
roportaj
Manowar Yeni Albümüyle İlgili Sorulara Cevap Verdi!
MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.
Röportajın devamını okumak için devamına tıklayın…

MANOWAR üyeleri, yaz aylarında çıkarmayı umdukları yeni albümleri üzerinde çalışmak üzere stüdyoya girdiler. Ünlü grup, kayıtlara biraz ara vererek kendilerine yöneltilen hayran sorularına cevaplar verdiler.
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
Entertainment9 yıl ago10 Artists who retired from music and made a comeback
- biyografi21 yıl ago
Karanlığın Biyografisi: BURZUM
Entertainment9 yıl ago‘Better Call Saul’ has been renewed for a fourth season
- biyografi20 yıl ago
Ölü Gelinim: MY DYING BRIDE




ImpLosioN
10 Mayıs 2010 at 12:37
Eheh rulz bir röportaj olmuş =)
hey dude afişe ediyorsun! kısmında koptum 🙂