Connect with us

haber

Günaydın Sakis Barbar Olduğumuzu Şimdi Mi Fark ettin?

Günaydın Sakis Barbar Olduğumuzu Şimdi Mi Fark Ettin?
(Bir Duyarsızlık İncelemesi Olarak Rotting Christ)

Hepinizin bildiği gibi politik mevzulara burnunu sokan insanlar değiliz, her ne kadar metal müzik; politik bir duruşu olan müzik türü olarak diğerlerinden ayrılsa da, yine de bu tartışmala…

Published

on

Günaydın Sakis Barbar Olduğumuzu Şimdi Mi Fark Ettin?
(Bir Duyarsızlık İncelemesi Olarak Rotting Christ)

Hepinizin bildiği gibi politik mevzulara burnunu sokan insanlar değiliz, her ne kadar metal müzik; politik bir duruşu olan müzik türü olarak diğerlerinden ayrılsa da, yine de bu tartışmaların ya da yazıların yerinin bu site olmadığını düşünüyoruz.



[ Detaylar Haberin Devamında ]


Bir Rotting Christ fanı olarak heyecanla beklediğim Aealo (Yıkım) albümünü ilk dinlediğimde son şarkı çok bayıkmış dedim. 2. dinleyişim ise kız kardeşime “Rotting Christ’ın son albümü dinlemedin değil mi, dur açayım dinleyelim” dediğim zamandı. O da son şarkıyı sevmediğini söyledi. Ben de “anamıza mı küfür ediyor ne diyor hiçbir fikrim yok” demiştim.

Aealo’nun son şarkısı “Orders From the Dead” bir Diamanda Galas cover’ı. Peki kimdir bu Diamanda Galas?

1955’te Amerika’da Ortodoks Yunan ailenin çocuğu olarak doğmuş bir dönem fahişelik yapmış “Bir Türk’e g.tümü bile vermem” özlü sözünü etmiş, müzisyen bir teyze. 1000 tane olsa ne ben ne de başka bir Türkün sana 1 tanesini vermek isteyeceğini sanmam tipe bak, çok beklersin!

Ayrıca “Kürt direnişçi Apo’yu Türklere vermemeliydik” gibi şuursuz açıklamaları mevcut. Şuursuzluğuna başka bir örnek de bir Türk tarafından fahişelik yaptığı zamanlarda tecavüze uğradığını, bu yüzden mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söylemiş olası. Fena mı olmuş bak müzisyen olmuşun! Adam seni bataktan kurtarmış!

Amerika’daki diasporalar gerçekten çok enteresan. Önce başımıza System of a down çıktı. Ermeni diasporasının söylemlerini satarak paranın dibine vurdular. Diamanda Galas da aynı tarifi uyguluyor. Ne de olsa bir kere işe yaradıysa yine yarar, değil mi? Ama eşeğini sağlam kazığa bağlamayı tercih edip sadece Ermeni unsuruyla kısıtlamıyor kendini giydirebildiği her şeyi Türkiye üzerine giydirmeye çalışıyor. Eh, ne de olsa Yahudi soykırımı artık para etmiyor.

Diamanda Galas’la ilgili bilinmesi gereken diğer önemli şeyler:
– Türk düşmanı olduğu
– Hala Türk topraklarının kendilerine ait olduğunu düşündüğü (Kendileri burada neyi temsil ediyorsa, Amerikada yaşadığı düşünülürse)
– Türkiye’ye “Türkiye” değil “Anatolia” olarak hitap etmeyi tercih ettiği
– Ve nelerden bahsettiği hakkında en ufak bir fikri olmaması!

Rotting Christ’a geri dönecek olursak. “Orders From the Dead” parçasını başka bir grup coverlamış olsaydı bu kadar konuşulacak bir husus olmazdı ama Türk insanını tanıyan, dünyada en çok sevildiği ülkenin Türkiye olduğunu bilen bir grubun böyle tartışmalı bir parça seçmesi kafa karıştırıcı. Özellikle son albümlerde Yunanca kullanımının artması ve Rotting Christ’ın ilk açık politik parça olarak direkt Türk düşmanı bir kadının parçasını seçmesi düşündürücü.

Bu durumda ortada iki olasılık var:

1- Sakis’in son yıllarda Faşist Milliyetçi duygularının oluşması ve örtülü bir şekilde bunların açığa çıkması. (Diamanda Galas’ın başka albümleri ve parçaları yok sanki)

2- Sakis’in Türkiye’yi ve Türk halkını hiç tanımayan ya da umursamayan bir insan gibi duyarsızca davranması

İşte burada kritik olan bunlardan hangisinin vuku bulduğunu öğrenmek.

Sakis ayrıca bu şarkı ile ilgili olarak “albümlerinde müzik tarihinin en hisli (“Defixiones, Will and Testament” albüm sözde soykırım sonucunda ölenlere adanmış!) şarkısı olan bu şarkıya yer vermekten büyük onur duyduğunu söylerken bir yandan da “Biz insanları ayırmak için değil, birleştirmek için müzik yapıyoruz.” diyerek Politikacı Kıvırması™ bir cevap vermiş.

Eeee bu ne peki? Pardon ama ben grubumda cihat propagandası yapan bir şarkıyı coverlasam sonrasında “Bizde politik konulara yer yoktur” desem bu parçayı politik olmaktan çıkartmaz. Bu sadece bir Ocakbaşı ustası tekniği olarak “çevir yanmasın” hareketi olur.

Sakis’in politik (rengini belli etmeyen) cevabı ve parça seçimi kendisinin de bu görüşlere sahip olduğu kuşkusunu arttıyor. Kim görüşlerini hiç desteklemediği bir parçayı coverlar. Parça ne kadar iyi olursa olsun!

Diğer yandan Sakis Blabbermouth’a verdiği röportajda yine bu parça için şöyle bir yorum yapmış “Ölenler hala ölümlerinin mazeretini bekliyor”.

Eğer “İnsanları birleştirmek için müzik yapıyoruz” gibi bir lafı edebilecek bir adamsan seni kardeşi olarak benimsemiş bir ülkeyi rencide edecek bir parçayı seçerken aklın neredeydi? Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

Cover yapılacak milyonlarca “hisli” şarkı varken neden Türk düşmanı birinin şarkısı? Neden kafam almıyor!

Eğer yüzyıllardır süre gelen düşmanlığı sonlandırmak adına yapılacak doğru hamleyi bu olarak görüyorsan (malum, insanları birleştirmek) o zaman her şeyi b.k ettin. Tebrikler.

Avrupa’nın hiçbir ülkesinde adları bilinmezken ülkemize gelip dünya kadar konser verip ki hala birçok ülkede tanınmıyorlar, bunu da geçen yıl Brutal Assault’ta gördük. Türkiye’den ekmek yemiş bir grup olan Rotting Christ elemanları Sakis ve saz arkadaşları tarihi sorgulamaya kalkacaksa ben de şunu sormak istiyorum “1919’da dedelerinizin İzmir’de ne işi vardı?” G.tümüz mü kalktı? Kafanıza saksı mı düştü? Türklere b.k at bonus kazan mı dediler size? SOAD özentisi mi oldunuz? Ne yani bu saçmalığın açıklaması? Bir daha hangi yüzle bu topraklara gelip konser vereceksiniz? Ben bu heriflere röportaj teklif edeyim bu sorular böyle havada düşünce baloncuğu olarak kalmasın…

Tarih kitaplarının her ülkenin kendi işine geldiği gibi yazıldığını düşünüyorum fakat şu bir gerçek Kurtuluş Savaşı sırasında bizim dedelerimizin elleri armut toplamamış topraklarını ellerinden almak isteyenleri kovalamış ve isimlerimizin Feodora, Sakis, Kostas olmasını engellemiştir.

Ağrı dağının tepesine Rotting Christ bayrağı diktik diye pozlar veren arkadaşlar herhalde bu içten pazarlığın bir parçasıydı (ya da farkında değillerdi) orada da mı hak iddianız var? N’oluyor?

Ayrıca ben 33 yaşındayım 1975 senesinde dünya da yoktum hatta 1976’da bebektim o yıllarda yapılmış hiçbir şeyden sorumlu tutulamam. Kaldı ki 100 sene önce olduğu öne sürülen olayları zırt pırt karşımıza çıkarmalarından bıktım usandım.

Ama bu parçaya sadece Türkiye açısından bakmamak lazım. Zaten bu parçanın asıl seçilme nedeni Türkiye değil belki de; Yunanistan. Google’da parçanın Rotting Christ versiyonuyla ilgili yunanca arama yaparsanız göreceksiniz ki sırf bu parçayla ilgili yazılan çizilen “Theogonia” albümünün tamamıyla ilgili materyalden daha fazla. Buradan Rotting Christ’ın bu parçayı seçmesinin asıl sebebinin Yunanistan’daki kitlesini arttırmak olduğu sonucuna ulaşılabilir. Ve başarılı da olmuş görünüyor. Tekrar tebrikler…

İnternette Türk sitelerinde şöyle bir dolaşıp albüm kritiklerini okuduğum zaman yüzümüze tükürseler “yarabbi şükür” diyecek kadar yüzsüzleştiğimizi fark ettim. “Themis kendini aşmış”, “harika bir albüm olmuş”, “süper”. Bunlar ne gereksiz ne yalaka kritiklerdir, biraz müzikal biraz da sözlerin içeriğine bakıp da yazın bari.

İsteyerek olsa da olmasa da Sakis’in sonucunda vesile olduğu tek şey bu iki ülke arasındaki kavgayı daha da ateşlemek oldu.

…Ve o esnada Diamanda Galas orgazm oluyordu…

Kaynaklar:

Yüce google

Rotting Christ Grubunun cover yaptığı parcanın sahibi Diamanda Galas yeni özgür politikası sitesinin yapmış olduğu röportajını baştan sonada özellikle okumanızı öneriyoruz..



http://yeniozgurpolitika.org/yazdir.php?hid=8461

http://www.pasifagresif.com/2010/01/rotting-christ-roportaji/



http://www.diamandagalas.com/defixiones/interviews_&_reviews.htm


http://en.wikipedia.org/wiki/Diamanda_Galas



http://www.greektown.net/interview_diamanda_galas.html



http://headoverhat.blogspot.com/2007/06/interview-with-diamanda-galas.html



http://www.roadrunnerrecords.com/blabbermouth.net/news.aspx?mode=Article&newsitemID=130629

Asuman Ortaç

Continue Reading
41 Comments

41 Comments

  1. razor36

    24 Şubat 2010 at 23:30

    Tamamıyla milliyetçi bir bakış açısıyla ve at gözlüğü bakış açısıyla yazılmış bi yazı.Adam Yunan Yunanca şarkı yapması nasılda eleştirilir.Folk kökenler kullanması bu grubu daha da ileri seviyelere çıkarıyor.Sakis müziği evrensel görüyor ve siyasi duyguları hiçbir şekilde koymuyor.Adamın O garıyı albümünde yer vermesi çok da abes kaçmamalıdır.Onun değişik sesini kullanmış.Acaba Enuma Elish’de Ezan sesini kullanmasına neden ses çıkarmadınız.SOAD’I YILLARCA DİNLEYEN tÜRK GENÇLİĞİ NEDEN 4 SENEDİR BU GRUBA SALDIRIR OLDU.Adamlar son 4 senede Ermeni olmadı.

    • anhedonia

      25 Şubat 2010 at 01:00

      “Bu yazıyla ilgili ne derdiniz varsa iblis@metaltr.net adresine saldırın sitede yorumlarla kirlilik yapmayın. Tartışmaya kapalı bir konu zaten…”
      Bunun nesini anlamadın. İlla yunanca mı yazmak gerekiyor Teo?

      • razor36

        25 Şubat 2010 at 01:05

        Heycanlanma heycanlanma sakin ol.”Bu yazıyla ilgili ne derdiniz varsa iblis@metaltr.net adresine saldırın” BU YAZIYI SONRADAN GÖRDÜM ÖZÜR.o YUZDEN Oraya YAZDIM.Bilseydim boyle heyecanlanacağını silerdim.TEO?Sile biliyorsan sil ve oraya taşı.Teo meo gibi şeyler kullanma ok.

  2. Keyifpezevengi

    25 Şubat 2010 at 03:02

    razor grubun zamanında yapmış olduğu, ezan sesli parcasına neden eleştiri getirelim? adam dinlerin insanlar üstünde kullanılmasına karşı bizde buna karşıyız..? ozaman lamb of god icinde ozaman topa tutalım onlarda bariz bir parcasında ezan sesiyle intro girişi yaptılar. konu burda sakisin yunanca yapması degil.

    konu sakisin secmiş olduğu parca? ve secilen kadının ne derede apo sever olması ve türk milletine hakaretleri? başka grup da bunu yapsa aynı tepkiyi alacak.. olmasıdır verilmiş yazıyı bile sonuna kadar okumamışınki hatta eminimki

    verilen linkteki yeniozgurpolitika daki o karının röportajınıda okumadın bunada eminim eğer okumuş olsan şuan bu tepkiyi yazmazdın sanırım

    • razor36

      25 Şubat 2010 at 04:06

      O link açılmadı bende o yuzden okuyamadım diğer linki okumuştum zaten.Kadını tanıyorum ve inan sesini hiç beyenmiyorum.R.C albümünü baştan sona 800 defa dinledim ama o parçayı sadece 2 kez dinledim.Ben beyenmedim.Bende o tür sapkın ve kafatasçı insanlara tahammül edemiyorum fakat bunu Sakisin bu kadın Türk düşmanı onu albümümde kullanayım değil de sadece sesinden yararlandığını ve sonuçta o da Yunanistanda yaşıyan bi sanatçı.
      Ezan sesinide yanlış anlaşılmasın bazı insanların bu kadından dolayı tepki verip ileride bakın Ezan sesinide kullanmış diyip olayı farklı boyutlara çekip bi linç politikası izleye bilir.Bazıları bunu milli boyuttan dini boyutlara taşıyacaktır belkide.Bende bu yüzden yazdım.Şimdi bazılarının eline koz verilmiş oldu.
      Sakisin müziğine koyduğu seslerde adamın daha evrensel düşünüp batı ezgileriyle değilde doğu ve Yunan seslerini birleştirmek istemesi.Bizler bu kadının sesinden çok kişiliğini tartışıyoruz.Tamam kadın pislik olabilir ama Sakisin bakış açısı Ezan sesiyle ve bu kadının son albümde kulandığı sesle amaç aynı.Değişik sesleri albümde yer vermesi.Bunuda başarıyor.Adam mistik sesleri müziğinde kullanıyor.Belki Yunanistanda da bazı insanlar neden Ezan sesi kullandın diye gruba tepki vermiş olabilir aynı bizim şuan verdiğimiz o şarkıya tepki gibi.Sakis bunları Şarkıları tamamlarken, “kim bu şarkıyı daha da güçlendirebilir” şeklinde düşündüşmüş.Adamın tek amacı Sanat.Biz insanları ayırmak için değil, birleştirmek için müzik yapıyoruz.SAKİS.Belki yukarda da yazıldı bide ben yazayım.
      Keşke bunu bu şekilde değilde Sakisle Röportaj yapılarak daha samimiş bi şekilde buraya konsaydı tartışmanın boyutu tamamen Grupla bire bir yapılsaydı belki daha iyi olurdu.Wacken’de isimleri busene düşünülüyor ve bir çok insan bi anda uçtu.Gayet fazla tanınıyorlar.Bi şarkıdan sonra bir çok şeyi bi anda grup tukaka zaten kim tanıyor şeklinde getirmekte bize has bi olay.

  3. sound

    25 Şubat 2010 at 04:45

    “Sakis’in son yıllarda Faşist Milliyetçi duygularının oluşması ve örtülü bir şekilde bunların açığa çıkması.”

    OHA! Ablacım kusura bakma ama cidden OHA!

    Adamların, bizi ne kadar çok sevdiğini bile bile bunu yazmak cidden OHA!

    Adamlar şu yazıyı çevirip okusalar, sırf yazı yüzünden bizden nefret etmelerine yeter.

    • anhedonia

      25 Şubat 2010 at 09:40

      O cümleden önce şöyle bir ibare var. “Bu durumda ortada iki olasılık var: “

      Gidip arada bir cümleye takılmayıp tamamını okumak en sağlıklısı.

      Yazının devamında da bizi bu kadar seven insanların nasıl bu kadar duyarsız davrandığının nedenini sorgulandığı açık.

  4. Keyifpezevengi

    25 Şubat 2010 at 06:31

    Tamam belki faşistce yaklaşım yazısı biraz abartı olmuş olabilir . ama parcanın ve karının türkiyeye tavrından bir haber oldukları kesin neden onca parca arasından bu diye sorarlar adama, ama eminim onunda diyeceği belli beyendik albüme koyduk olacak istediğinizi sorun kaçamak cevap vericektir.. türkiye gelip calması hiç bişeyi değiştirmez.

    hem ayrıca ezan albümdeki ezan seslerini daha önceki bir röportajında etkilenip cep telefonuylamı ne kaydettiğini söylemiştir yanlış hatırlamıyorsam zor sayısıydı..

    ve tek ezan sesi kullanan da rotting degil lamb of god, epica, orphaned-land ve dahasıda vardı sanırım unuttum şuan

  5. iblis

    25 Şubat 2010 at 11:41

    1. Türk milliyetçisi olamayacak kadar MELEZİM ama Atatürk’ün ilkeleri anlamında milliyetçi olduğumu söyleyebilirim.
    2. Kadın AMERİKA’da yaşıyor.
    3. Olayları dini boyuta taşımaya çalışan sensin EZAN konusunu sen açtın. Ben ATEİSTİM. Kimin neye inanıp inanmadığı ile ilgilenmiyorum. Keşke ezanı şarkılarda kullanmasalar zaten günde 5 kere duyuyorum, müzik dinlerken eksik olsun.
    4. “Ben görmemiştim”, “Link açılmadı” bunlar bahane değil tıpkı Sakis’in bahanesini beğenmediğim gibi.
    5. Dünya kadar şarkı arasından Rotting Christ’ın Türk düşmanı birinin şarkısını seçip coverlaması bende hayal kırıklığı yarattı sizlerde yaratmadıysa o sizin duyarsızlığınız.
    6. Yunanlılardan düşman diye bahseden Türklere bugüne kadar Türk-Yunan dostluğuna en güzel örnek Rotting Christ’tır derken bunun üzerine o kişiler bana bu ne şimdi dediklerinde “g.t oldum haklıymışsınız” demek bana koydu açıkçası. Başka grup olsa yazı yazmak için parmağımı dahi oynatmazdım.
    7. Tek amacı sanat olan politikaya bulaşmaz. Ben bu yazıyı yazarken ilk paragrafta politik konular bizim işimiz değil diye belirttim zaten.
    8. Bu yazıyı ben çevirip yollarım sen dert etme, nefret edecekse bizden değil BENDEN nefret etsin şu saatten sonra ne halt ettikleriyle ilgilenmiyorum zaten.
    9. “Faşist” kelimesini benim yazdığım yazı için kullanmak doğru değil, şimdi bir de “faşizm nedir? anlatmak zorunda bırakmayın beni. Size göre büyük bana göre doğal bir tepki sadece.
    10. Bu açıklamadan sonra da artık yorum yollmayın.

    • razor36

      25 Şubat 2010 at 12:20

      Evet dafazla yorum yazmayayım.Sen kendi yorumlarım doğru bende benimkiler doğru diyeyim.Bu boyle uzar gidr.Açılmadı bahane değil,okumak içinde ne araştırmak istedim nede uğraşmak çünkü merak etmedim.Merak etmediğim bişey içinde bahane oluşturamam.Ha bana sabah yazı yollanmış ordan baktım.
      Not :Ezan kısmını farklı boyutlara taşıyosun anlatmak istediğim orda yaıyor.

  6. GoblinLord

    25 Şubat 2010 at 12:17

    Geçmişini bilmeyen geleceğini bilemez. İblis’ e sonuna kadar katılıyorum. Kimse üzerine gelmesin ve millet ruhuna sahip çıksın.

  7. Klaus-Katalyst

    25 Şubat 2010 at 18:48

    bravo iblis

    • SMITD

      25 Şubat 2010 at 20:52

      Aynı bir Türk Grubu yapsa yerden yere vururdunuz ki…Bazılarını görüyorum hemen faşist damgasını yapıştırıyorlar…
      Müziğin siyasallaşması sevmiyorum.

  8. Dawn_Of_ReliC

    25 Şubat 2010 at 20:56

    Asuman’ın yazdığı yazıyı sonuna kadar destekliyor ve her kelimesine katılıyorum. Belki koyu bir milliyetçi dersiniz, belkide bilinçsizce konuşuyor dersiniz ancak kimsenin benim yaşadığım toprağa, altında hüküm sürdüğüm bayrağa dil uzatmaya hakkı olmadığı gibi, kimse de yıllar önce yaşanan olayları “SAPTIRARAK” ve karalama politikası uygulayarak ısıtıp ısıtıp gündeme sunamaz. Benim ne bi Yunanlı ile ne bir Kürt ile ne bir Çerkez ile ne bir İngiliz ile bir derdim yok. Benim derdim ayrımcılığı yapan, kendi haricinde diğerlerini küçük gören, aşağalayan, ortalığı kızıştıran ve bundan prim sağlayan insanlarla…

    Rotting Christ bilinçli yada bilinçsiz (ki sanmıyorum) bu olayın içine giren bir gruptur benim gözümde. Kimse de gelip bana yok müzik evrenseldir boktur püsürdür demesin. Müzik evrensel olabilir ama Metal müzik savunduğu ideolojilerin bir karşıt görüşü olduğu için hiç bir zaman evrensel olamaz! Ben şuan Rothing Christ’in coverladığı şarkıda savunulan ideolojinin karşıtı bir insanım.

    Madem bu insanlar Türk milletini bu kadar seviyor, yazıda ve bir çok kafada soru işareti ile sonlanan bu soruya cevap versinler. Neden dünyada milyonlarca parça varken, sevdiğinizi iddia ettiğiniz bir topluma ki kusan, her türlü barbarlıkla suçlayan, Ermeni, Yunan ve Kürt soykırımcısı olarak lanse eden bir insanın parçasını cover olarak seçtiniz? …ve yine sorarım bu çelişkili açıklamalar niye? Yunan misyonerlerinin kitapları yeni mi elinize geçti, yoksa popülerite çalışması için imajmaker’ınızın öneri mi?

  9. AurorA

    25 Şubat 2010 at 21:38

    Bu yazı bizler altında çeşitli yorumlarımızı yaparak birbirimizi yiyelim diye yazılmadı. Bu yazı birçoğumuzun yaptığının aksine, sağlam bir araştırma yapılarak, belirli bazı yargılara varılarak yazıldı. İçeriğini kenara bırakıyorum ve çoğu ezber – direkt ingilizceden türkçeye çeviri haberlerin arasında böyle sağlam ve özenle hazırlanmış bir haber gördüğüm için seviniyorum.

    Gerçekten çok güzel bir araştırma. Ve bu araştırmaya antitez oluşturmak isteyen bireylerin okuduğum yorumlardan çok daha fazlasına ihtiyacı var… Sakis bizi seviyor ya da sevmiyor. Umrumda değil… Yunan – Türk – Kürt – Ermeni savaşları da umrumda değil… Kim haklı – kim haksız tartışmalarını yapmak için bu ülkede fazlasıyla geç kalındı, her şeyin üzerinden uzunca bir zaman geçti ve bazı şeyleri durdurabilmek için sadece susmak gerek bazen. Hiç kimsenin ekmeğine yağ süren hiçbir tartışmada yer almayı anlamlı bulmuyorum. Eğer topraklarıma saygı duyulsaydı, eminim ki bu parça seslendirilmez, bütün olaylar gibi tarihe gömülmesine izin verilirdi…

    • exsaddam

      26 Şubat 2010 at 01:36

      Pentagram mehter marşını kullanınca avrupalılar ayaklanmadı diyeceğim ortalık karışacak , hoş bir şey değil yunan faşistinin şarkılarını koymaları ama bende sakis in veya rotting christ in faşist duygularla bu şarkıları koyduğuna pek ihtimal vermedim.ha tepki gösterilir orası ayrı , sözlerin türkçesi rahatsız eder.ben bu yazıyı okuyana kadar son albümden tek sevdiğim şarkı oydu ama ne dediğini bilmiyordum , şimdi öğrenmiş oldum.adamlar yapmış bir şekilde doğru veya yanlış fikirlerimizi söyleyeceğiz tabi ama birbirimizi kırmadan.herkes farklı düşünebilir ama aslolan bence buradaki şarkı değil biziz, ne rotting christ nede annihilator kim olursa olsun , arkadaşlarımla karşı karşıya gelmemi sağlayamaz , biz dinlemesek zaten millet dinleyecek SOAD olayında olduğu gibi.bence tepki vereceksek verelim ama gruba veya şarkısına , grubu sevenlere değil.

  10. V_Empire

    26 Şubat 2010 at 20:35

    Bu işte muhakkak bir bit yeniği aranmalı… Ne de olsa hiçbiri 1453’ü unutamıyor hak vermek lazım…

  11. bullshark

    27 Şubat 2010 at 04:12

    BİZ TÜRKLER YUNANLILAR GİBİ G.TÇÜ DEĞİLİZ.
    BARBARLIĞA GELİNCE TEK KELİMEYLE GURUR VERİCİİİİ.

  12. IcEdE4RtH

    27 Şubat 2010 at 12:25

    hımm güzel bir tespit olmuş Rotting Christ kafası güzel herhalde hem müzik yapıp insanları ayırmıyoruz,birleştiriyoruz hemde bu olay gerçekten kötü ama seni tebrik ederim iblis !

    • Halleluja

      27 Şubat 2010 at 15:30

      Yazıyı yazan arkadaşın kafasının kafatasçılar gibi çalıştığı belli olmakla birlikte yazıyı ilişkin yorumlarda ülkedeki eğitim sisteminin yıkılmasını gösteren nitelikte..

      Ayrıca hiçbir sanat dalı politikadan ve politik duruştan bağımsız değildir. Olamazda. Politikadan ve politik duruşundan bağımsız sanat ile uğraşan varda bizim mi haberimiz yok 😀

      Hangi mekanda yemek yiyip, hangi marka içeceği içtiğin politik zeka ve duruştan bağımsız sayılabilir mi ? 😀

      Yazıyı yazanında, ekleyeninde yorumlarda bulunanlarında “Allah” iyiliklerini versin. Çok güldüm 🙂

      • exsaddam

        27 Şubat 2010 at 20:01

        Halleluja: klasik tesbit ederim , tribünlere oynarım mantığını bir kenara bırak dostum. bir eleştiri getiriyorsan ; çözüm yolunuda gösterirsin yoksa ona maval okumak denir dilimizde.çok bilmiş ayakları yerine fikir katabilseydin keşke bir faydası dokunabilirdi belki.

        • Halleluja

          27 Şubat 2010 at 20:33

          Sanırım çözüm yolu olarak bilim ve nesnellikten uzak, resmi tarih denkleminde sürdürülen milliyetçi eğitim sisteminin yıkılmasını söylemiştim. Şimdi daha net olarak ifade etmiş bulundum.

          Yazının girişinde siyasi kısmına değinmeyeceğinden bahseden arkadaşımız daha sonraki satırlarda sağ görüşü köküne kadar destekler nitelikle eleştirelerini sunmuş.

          Yazının nesnellikle, kişinin de ayaklarının da yerde olmadığını kesinlikle belirtiyorum.

          En azından ayaklarının yere basması gibi bir derdi varsa kişinin resmi tarih zırvalıkları dışındaki tarih kitaplarınıda okusun.

          Ayrıca maval okumak; dilimizde yalan konuşmak,atıp tutmak anlamında kullanılmaktadır. Tavsiyem karşılığı olan kelimeleri karşındaki için kullanman.

          Yazdıklarıma cevap verilmemesi taraftarıyım. Artık herkes kendi cevaplarını içerisinde arasın.

      • AurorA

        27 Şubat 2010 at 20:31

        Rahatsız mısın arkadaşım sen?

  13. Linwe_Tiwele

    28 Şubat 2010 at 12:45

    Yazının içeriğinden çok üsluba takıldım. Hepsini okumadım, bu üslupla yazılmış bir yazıyı da okuyacağımı düşünmüyorum “tipe bak, çok beklersin!”
    “fena mı olmuş, müzisyen olmuşun” gibi iki cümleden sonra yazıya devam edemedim. Haklı bile olunsa, bu yazı küçük bir çocuğun öfkesiyle yazılmış gibi. Biraz daha olgun cümlelere sahip olmalı, biraz daha nesnel olmalıydı bence.. Ya da haber değil de, makale olmalıydı. O zaman istediği kadar öznel olabilirdi..

  14. Dawn_Of_ReliC

    28 Şubat 2010 at 13:05

    Haberin içeriğini yorumlamak varken neden herkez yazının şekline, cinsine, yazarın politik duruşuna ve sarf ettiği kelimelere takılıyor?

  15. SonMogol

    28 Şubat 2010 at 14:58

    Dünya Türk Olsun
    http://site.mynet.com/sarperen/1.jpg

    Gene bütün duvarlara baskı yapmamız gerekecek.Unutmuşlardı bizi bu yazıyla birlikte geri döndük.

  16. Aphel

    28 Şubat 2010 at 15:59

    Ezan sesi senelerdir farklı farklı gruplar tarafından kullanılıyor. bkz. Celtic Frost – Caress Into Oblivion (1987). Bundan önce de kullanılmıştır sonrasında da kullanılcaktır. Aynı şekilde diğer dinlere, kültürlere ait temaların defalarca kullanıldığı gibi. Bunun sebebi ise bence bu tip temaların farklı kültürlerden gelen insanlara sound olarak mistik gelmesi vs. olabilir. Dolayısı ile bu yazı ile ezan mevzuatının bağdaştırılmasını anlamsız buluyorum. (Derdi farklı boyuta çekmek olan zaten çeker.)

    S.O.A.D’a gelince, her ne kadar kaliteli müzik yapsalar da, siyasi dalavereler üzerinden piyasa yapma derdine düştüklerinden dolayı uzunca bir süredir (sanırım 4 seneyi geçmiştir) sevilmeyenler listemdedir. Evet adamlar belki son 4 senedir Ermeni olmadı katılıyorum, ama son 4 senedir iyice GÖT oldu.

    Malum parçadan bahsetmek gerekirse, evet belki Sakis’in tek derdi bu kadının sesinden faydalanmaktı. Bu şekilde düşündüğümde aklıma ilk gelen 2 soru:

    1) Neden bu kadın?
    Bulunmaz hint kumaşı mıdır? Başka alternatif sesler yok mudur yeryüzünde? Sordukça sorasım gelir.

    2) Neden bu parça?
    Varsayalım Sakis sadece olayı sanatsal açıdan değerlendirdi ve tekrar varsayalım bu hatuna dediler ki “Albüme seninle bir parça yapalım.” O da demiş olsun ki “Evet girerim ama şu parçayı kullanacağız. Parça bu, içerik de bu.” Peki o halde burada tartışan herkese sorayım, “Biz insanları ayırmak için değil, birleştirmek için müzik yapıyoruz.” (yada müzik yapmasak da derdimiz bu) diyen kaçınız kendi grubunda buna izin verir? Ufaktan ufaktan burnuma yanık kokusu geldi sanki, ah pardon S.O.A.D kokusuymuş..

    Son olarak yazı üslubuna da değinelim. Haber/Makale karışımı bol yorumlu bir yazı olmuş, güzel bir araştırma var ortada. Yazıyı okuduğumda hem “Haber”i, hem de “Haberci”nin yorumunu okumuş oldum, ki bence bu hiç de kötü birşey değil. Akşam 8 haberlerini açsak televizyonumuzda, Türkiye’nin en eski habercileri, duyurdukları haberler ile birlikte kendi yorumlarını da bizlerle paylaşmıyorlar mı? Üsluba takılmadan önce bu yazının nerede yayınlandığı, konunun ne olduğu tekrar gözden geçirilmeli derim. Evet yazı biraz sert olmuş, neticesinde tepki dile getiriyor, normaldir. Şahsen, bu ortamda klasik “Esen kalın.” türevinden Şirin Baba lafları okumuş olsam, tuhafıma giderdi.

    Böylesine prim arsızı bir grup için, aynı ortamları paylaşan bizlerin birbirimize karşı bu kadar agresif olması da ayrıca anlamsız.

    Asuman, merakın için, ezberci değil araştırmacı olduğun için, tepkilerini göstermekten çekinmediğin için ve bu yazıyı bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim. (bu anam için, bu babam için..) 0.o

  17. ravenkind

    1 Mart 2010 at 04:55

    Yazı biraz agresif bir dille yazılmış olsa da (agresifliğin sebebi de gayet anlaşılır ve makul), kesinlikle “kafatasçı” ya da “aşırı milliyetçi” sıfatını taşıyan bir yazı değil. Politika dahil olduğu her kavramı bk ettiği gibi, müziği de bu hallere getirebiliyor. Aealo gibi dinlemeden duramadığım (halen de günde 2 loop dönüyor) bir albümün ne kadar güzel olduğunu ve ne kadar başarılı aranje edildiğini tartışmak yerine, saçma sapan bir tartışma dönüyor burda. Nedeni de tamamen politika adlı oyuncak ve Sakisin dikkatsizliği veya vurdum duymazlığı veya Türk “kardeşleri” hakkında ki fikirlerin değişmesi. Bunu bir sonraki Rc konserine kadar bilemeyeceğiz, benim tanıştığım Sakis ki RTN de 20 25 dakika muhabbet etme şansına sahip oldum, çok sıcakkanlı ve samimi bir insandı. Umarım bu samimiyetine dayanarak bir cevabı ya da özrü çok görmez bize. Bir müzisyen olarak bu konuda ki tek üzüntülerim bunlar.

    Not: Kafatasçılık ve aşırı milliyetçilik terimlerini ne zaman ve nerede kullanacağınıza dikkat edin. Umarım başınıza bu terimleri gerçekten, hakkıyla kullanmanız gereken olaylar gelmez. Çünkü kafa yazıyla kesilmez, bıçakla, baltayla kesilir ve bu ülkenin tarihinde çok kafalar koptu. Ordan kaloriferli odanızda annenizin aldığı pc den politika yapmak kolay. Kafatasçılığı eğer 30 40 senelik istanbulluysa annenize babanıza sorun arkadaşlar.

  18. Halleluja

    2 Mart 2010 at 02:03

    Öncelikle Asuman’a sadece iyi bir insan olduğuna inandığım ve diğer arkadaşların yorumlarınıda ciddiye almadığım için özür diliyorum.

    Yazının yazılırken düşünsel altyapısı ve yazılış tarzı ile ilgili düşüncelerim halen aynıdır.

    Bilgisayarı alınterim ile almış olmamla birlikte oturduğum ev ne doğazlı,kaloriferli ne de kömür sobalı..

    Kafatasçılığın da ne olduğunu iyi biliyorum, devrimci yaşamın getirdiği zorlukları.. Kimse kimin ne olduğunu bilemez. Herkes kendi işine bakmalı..

    Hoşçakalın..

    *Dawn of Relic beni adam yerine koymasa da olur.

    • ravenkind

      2 Mart 2010 at 07:37

      Kendi öğütlerini dinleseydin de, olaya sağ sol kafa tasçı diye girmeyip “kendi işine baksaydın” bu muhabbeti yapmazdık ama değil mi? Sevgili deniz gezmiş.

  19. Dawn_Of_ReliC

    2 Mart 2010 at 14:22

    🙂

  20. Theoderic

    2 Mart 2010 at 19:18

    Asuman abla bana yazacağını söylediğinde bu tarz tepkiler aklıma geldi zaten ama konu tamamen sapmış.

    Kendi düşüncem ise yazıdakilerin çoğunu destekliyorum..Ayrıca kasten bir saldırı yapılmıyor burada RC’e ama Sakis ülkemizin bu konudaki hassaslığını bilmiyor değildir tabii ki.Bu kadar hassas bir konuda böyle bir şarkı seçmesi saçma,gereksiz ve aptalca!

    • ravenkind

      2 Mart 2010 at 19:40

      Asunun yazısında eleştiriden çok merak var!

      Neden sakis böle bir “hata” yaptı ( ki bu bize göre bir hata, satış politikası olarak başarılı bir hareket de olabilir bu ayrı bir konu, ayrıca bu işlerle uğraşacağını sanmıyorum bu adamın bu saatten sonra, en azından 40 yaşına gelmiş bi adam kafasına saksı düşmesi lazım )

      Makul bir açıklaması vardır mutlaka. Gül gibi adam Sakis, umarım burdaki fanlarının yüreğine su serper ( Gerçekten merak ediyorum bunu nasıl yapacağını). Ha yoksa da, Sakis le yatıp kalkıyor değiliz. İsteyen dinler istemeyen dinlemez küfrünü eder, tebriğini eder, polemikle bir sonuca ulaşacak bir konu değil. Tatlısu solculuğunun, 18 yaş marksizminin hiç gereği yok, hele ki bir METAL MÜZİK webzine inde.

      Geçici rahatsızlık için özür dilerim

      Ramen

  21. ImpLosioN

    2 Mart 2010 at 19:43

    @raven;
    Sırf bu yaptığı parça için bir röportaj yaptık. Sorular emin ol çok ciddi sıkıştırıcı. Bir kaç güne sanırım cevaplar gelir ve yayımlarız.

    Ondan sonra hepimiz anlarız neyin ne olduğunu..

  22. metabolic

    2 Mart 2010 at 22:01

    Okundukça okunası bir yazı. Kim ne der isese desin herkes milliyetçidir yeri geldiğinde, eleştiri yapan da yazıyı öven de. Ama yazıyı yazanı takdir ediyorum kutluyorum kendisini. Güzel bir tepki olmuş. Neyse..

    Zaten yıllardır bu konu üzerine çok tartışıldı. Zamanında bizim dış işleri bakanımız rahmetli İsmail CEM çok çabaladı bu konu üzerine ama nafile olmadı olduramadı olmayacakta. Çünkü halen adanın öbür tarafı bu tarafı kendilerine ait görmektedirler..

    a) Bizler nasıl milliyetçi isek onlar da kendilerince milliyetçidir. Bence Sakis de kendi temelinde yatan bir kendisine okul çağlarında öğretilen büyük yunan imparatorluğunu ( güya ) onu düşünüp de bu tür bir davranış sergilemiş olabilir.

    b)Olayın bir diğer tarafı da maddiyat gibime geliyor.Sonuçta bu türk bir şarkının getirisde olabilir.

    c) Bizi tanıyan tanır . Biz ”TÜRK” ler hakkında hiç bir şekilde kötü düşüncemiz yok! ama sizde bizi anlayın diyebilirler ki bu ihtimal çok daha yüksek geliyor bana. Yine maddiyat ön safhada.

    Diğer hisli şarkılar neden mi kabul edilmedi bence sebep hangisi daha büyük ses getirebilir ortalığı alevlendirmek harareti en üst safhaya çıkarmayı bu şekilde başarmak isteidler ki görüyoruz bu yazı bile bizi birbirimize düşürmeye yetiyor..! Ama şunu bilmeliler bizim hiç bir ırk hiç din dil hiç bir mezhep le sorunumuz yok olmayacakta. İster bunu sağ görüş ister sol görüş isteyen istediği düşünce kılıfına sokabilir saygıyla karşılarım. Tepkimizi ilk konsere geldiklerinde ki mutlaka gelecekler çok güzel belirtebiliriz. Tepkiyi çoğaltmak mümkün.

    Tekrardan yazıyı yazan arkadaşın ellerine sağlık. Hoşçakalın.

    • Keyifpezevengi

      3 Mart 2010 at 03:39

      Çok merak ediyorum içinizde bu röportajı okuyan varmı :))) hala okumayan varsa çok gec kalmış sayılmazsınız burdan tekrar vurgulamak istedim

      http://yeniozgurpolitika.org/yazdir.php?hid=8461

      Ayrıca bu haberin makale olarak yazılması ana sayfaya koyulmayacağı anlamına gelmezdi öyle yada böyle koyulacak ve tepki verilmesi gerekilecek bir haberdir.. eleştri sert yada degil önemli olan o parca neden?

  23. Psychopatologist

    4 Mart 2010 at 16:29

    Aynı şeyi bir türk grubu yapsa eminim överdik gibi geliyor bana Rotting Christ yaptıysa ilk görevimiz kötülemektir ama.

    Adamlar depremden sonra çıkıp konser verdiler ve zaten Türkiye’de bu dostluklarıyla tanındılar iyi hoş ta yaptılar ama bir salak karının parçasını kattılar diye bir kalemde sildik kötü bir durum açıkçası.

    Ayrıca bir kişi yorum yazdıktan sonra bu yazıyı yazan kişiyi korumak saçma bence kendisini nasıl koruyacağını bilmiyor mu arkadaşımız? saygılar.

  24. Psychopatologist

    4 Mart 2010 at 16:35

    Ropörtajı okudum Diamanda’mıdır ne boksa artık gerçekten kadın iyi saçmalıyor belli , ne milliyetçiyim ne ırkçıyım fakat Türkiye şartlarında olabildiğince özgür davranmaya ve Atatürk’çü bir tavır sergilemeye çalışıyorum bu devrimci ruh ve düşünce özgürlüğüyle ilgili fakat böyle salakları görünce çıldırmamak elde değil Rotting Christ’e şimdilik birşey söyleyemiyorum amaçlarını öğrenmeden kafadan teoriler üretmek kadar saçma birşey olamaz.

    • iblis

      4 Mart 2010 at 17:11

      Rotting Christ mı amaaan koy g.tüne gitsin demek kolaydı, zor olan tepkimi oturup yazmaktı ve ben bunu yaptım. Beğenmeme hakkına sahipsin, yorum da yaz ama senin söylediklerinle değil Sakis’in röportaj için yolladığımız sorulara vereceği cevaplar fikrim değişebilir bundan sonra. Kimse beni korumuyor ayrıca, sadece aynı fikirdeyiz…

  25. Dawn_Of_ReliC

    4 Mart 2010 at 23:50

    Sanatçılar, müzisyenler, sporcular, politacılar ve buna benzer bir çok dalda insan medyanın ve diğer iletişim organlarının yardımı ile halka örnek olan, yönlendiren, farklı tercihler sunan ve düşündüren kişilerdir. Yolda yürürken söyleyeceğiniz bir şarkı, bir söz, yapacağınız bir hareket belki etrafınızdaki 10-15 kişi tarafından tepki görür ancak önceki cümlede bahsettiğim insanlar aynı davranışları sergilediğinde 100 binleri ayaklandırabilir, sevindirebilir, üzebilir…

    Bu gibi insanlar özellikle bir ulusun geçmişi ile ilgili yorum, karalama yada eleştiri yaparsa o ulus tarafından tepki toplaması doğaldır. Bunun örneklerini daha önce de yaşadık ve ilerleyen zamanda yine yaşayacağız. Ayrıca geçmişte bazı dönemlerde yoğun şekilde birbirine girmiş, aralarında savaş yaşamış toplumlardan herhangi birine ait göz önünde olan bir insan, karşıt toplumdan tepki göreceği gibi kendi toplumundan da destek alacaktır. Bu desteği kullanarak prim yapabilir.

    Unutmamak gereken birşey var. Bu tip göz önünde olan insanlar geçmişlerinde bir melek dahi olsalar yapacakları tek bir hata dahi tüm kariyerlerini sonlandırabilir. O yüzden bu tip insanların halktan daha dikkatli olmaları şarttır.

  26. Angel_in_Black

    10 Mart 2010 at 11:12

    Güzel bir yazı olmuş..

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

haber

MEGADETH, yeni sinema belgeseli Megadeth: Behind The Mask

MEGADETH, yeni sinema belgeseli Megadeth: Behind The Mask için fragmanı yayınladı. Film, 22 Ocak’ta dünya genelinde sınırlı süreyle sinemalarda gösterime girecek ve grubun 23 Ocak’ta çıkacak son stüdyo albümünden bir gün önce izleyiciyle buluşacak.

Fragmanı izlemek için haberin devamına gö…

Published

on

MEGADETH, yeni sinema belgeseli Megadeth: Behind The Mask için fragmanı yayınladı. Film, 22 Ocak’ta dünya genelinde sınırlı süreyle sinemalarda gösterime girecek ve grubun 23 Ocak’ta çıkacak son stüdyo albümünden bir gün önce izleyiciyle buluşacak.

Fragmanı izlemek için haberin devamına göz atabilirsiniz.

(daha&helliip;)

Continue Reading

haber

Brezilyalı gitarist Kiko Loureiro, sinema dünyasına ilk adımını attı

Brezilyalı gitarist Kiko Loureiro, sinema dünyasına ilk adımını Theory of Mind filminin fragmanını yayımlayarak duyurdu. Daha önce Megadeth ve Angra gibi gruplarla tanınan Loureiro, filmde yürütücü yapımcı olarak yer alıyor ve aynı zamanda yapımın müziklerini de hazırlıyor. Filmin 2026 yılında gös…

Published

on

Brezilyalı gitarist Kiko Loureiro, sinema dünyasına ilk adımını Theory of Mind filminin fragmanını yayımlayarak duyurdu. Daha önce Megadeth ve Angra gibi gruplarla tanınan Loureiro, filmde yürütücü yapımcı olarak yer alıyor ve aynı zamanda yapımın müziklerini de hazırlıyor. Filmin 2026 yılında gösterime girmesi planlanıyor.

Fragmanı izlemek için haberin devamında.

(daha&helliip;)

Continue Reading

haber

Avenged Sevenfold yeni şarkısı Magic

Avenged Sevenfold, Call of Duty için hazırladığı yeni şarkısı Magic’i yayınladı

Avenged Sevenfold, Call of Duty’nin özel müzik içerikleri kapsamında ürettiği yeni single’ı Magic’i dinleyicilerle paylaştı. Grup uzun süredir sessizliğini koruyordu ve Magic, hem metal dinleyicilerine hem oyunc…

Published

on

Avenged Sevenfold, Call of Duty için hazırladığı yeni şarkısı Magic’i yayınladı

Avenged Sevenfold, Call of Duty’nin özel müzik içerikleri kapsamında ürettiği yeni single’ı Magic’i dinleyicilerle paylaştı. Grup uzun süredir sessizliğini koruyordu ve Magic, hem metal dinleyicilerine hem oyunculara hitap eden güçlü bir dönüş niteliği taşıyor.

Yeni Magic videosu haberin devamında yer alıyor.

(daha&helliip;)

Continue Reading

Konserler